Kör Bir Kılıç Ustasının Kanlı Serüvenleri: Zatoichi Filmleri

Bu yazıyı yazmak için senelerce bekledim, bazen böyle uygun zamanı beklemek gerekir. Yazıya başlamadan önce notlarımı kontrol ettim, asıl mesleği masörlük olan kumar düşkünü kör bir kılıç ustasını anlatan ilk “The Tale of Zatoichi” (bundan sonraki film isimlerinde geçen Zatoichi kelimesi, Z olarak verilecektir) filmini 23 Temmuz 2004’te izlemişim, 11 yıl olmuş. Bu film serinin ilk uzun metraj filmi ve 1962 tarihli. 2004 yılı bitmeden seriden 22 film izlemişim ama geri kalan filmlere ulaşamamışım. Hepsinin notları duruyor. 

Eskiden notlarımı A4 kağıtlarında tutuyordum, zamanla tarihçilerin kartograflarına benzeyen dev bir arşiv oluştu. Sonunda dijital arşive geçtim, notların çok ciddi bir kısmını word’lere ve ilişki matrisleri kurabilmek için de excel’lere taşıdım. Yeri gelmişken söyleyeyim, yazma hevesi olan herkese önerimdir: Mutlaka ve mutlaka not tutun. Dediydi dersiniz.

Neyse, geçtiğimiz hafta itibariyle tüm uzun metraj Zatoichi filmlerini tamamlamış bulunuyorum, Zatoichi’ye Giriş niteliğindeki bu yazıya başlamamın sebebi bu. Shintaro Katsu’nun oynadığı 26 uzun metraj film var. Bir de 101 bölümlük dizi var, yine Shintaro Katsu oynuyor. Dizinin yarıdan fazlasını izledim, devam ediyorum, bitince diziyi de değerlendireceğim, çok ilginç detaylar var.

Shintaro Katsu’nun oynamadığı filmler de var. Hepsini izledim. Hiç kuşkusuz en parlak olanı, Takeshi Kitano’nun 2003 tarihli “Zatoichi”si. Kitano, Katsu serilerinin hayranı olduğu için (mesela Kitano’nun “Getting Any” filminde sayısız Zatoichi göndermesi vardır, bota binme esprisi gibi), serinin tüm detaylarına hakim, grafik şiddetse had safhada. Yeni nesli kesecek tek film bu çünkü en kanlısı bu. Başrolü bu sefer kör bir kılıç ustası kadına veren “Ichi” (2008) ve bazı güzel dramatik anlar barındıran  “Z: The Last” (2010) diğer örnekler. Her iki film de diğer filmlere kıyasla zayıf kalmış. Zatoichi serilerinden esinlenen filmler de az değil. En meşhuru, Tony Anthony’nin oynadığı İtalyan usulü western “Blindman” (1971). Kör bir silahşör biraz abartılı olmuş gibi gelebilir ama film fena değil. Yılmaz Güney’in “Acı” (1971) filmini ve Rutger Hauer’in “Blind Fury”sini (1989) de bu bağlamda değerlendirebiliriz. Hepsinin köklerinde Zatoichi var, peki o nereden geliyor, onun kökleri nerede?

Zatoichi, aslında gittiği yerlere adalet götürdüğüne inanılan isimsiz, kör bir kılıç ustasına dair Japon efsanesine dayanıyor. Eserlerinin yüzden fazla uyarlaması yapılmış olan Kan Shimozawa, karakteri kısa bir hikaye için yaratıyor. Shimozawa’nın hikayesinin ilk uyarlaması olan “The Tale Of Z”nin (1962) dev gişe başarısından sonra büyük bir seriye dönüşüyor. Filmin başrolüne Shintaro Katsu’nun getirilmesi de tesadüf değil. Katsu, Zatoichi’den iki yıl önce yine kör bir masörü başarıyla canlandırdığı bir filmle, Kazuo Mori’nin “Shiranui kengyô”suyla (1960) asıl büyük patlamasını yapıyor. Filmin yönetmen koltuğuna ise Kenji Misumi oturuyor. Görece genç bir yaşta hayatını kaybeden Kenji Misumi benim en sevdiğim Japon yönetmenlerden biri. Yapım şirketi Daiei’nin sözleşmeli çalışanı olan Misumi, “Kozure Okami”nin de yönetmenidir yani “Lone Wolf and Cub”ın (Shogun Assassin). En azından 1980 tarihli “Shogun Assassin”i bilmiyorum etmiyorum demeyin, hani “Kill Bill”de ‘gelin’in küçük kızıyla izlediği film bu. “Kozure Okami”nin film versiyonlarında oynayan adamı yani Tomisaburô Wakayama’yı (yapımevini değiştirdiğinde bir süreliğine sahne adı ‘Kenzaburo Jo’ olmuştur) Shintaro Katsu’ya benzetenler çıkacaktır. Benzetmeniz normal, kardeş olurlar. Tomisaburô Wakayama düpedüz Shintaro Katsu’nun öz abisidir. Wakayama, Zatoichi serilerinde gözükür, Katsu abisinin “Kozure Okami” filmlerine yapımcı olur. Bu konuya Tomisaburô Wakayama hakkındaki yazımda geri döneceğim.

ZATOICHI KİMDİR?

Zatoichi; aslında kör bir masördür. Ne zaman kör olduğu konusu farklı bölümlerde birbiriyle çelişkili şekilde yer almaktadır. “Z the Outlaw”dan, yürümeye başladığı zamanlar kör olduğunu öğreniriz, “Z and the Fugitives”de 8 yaş civarından beri kör olduğunu, “Z: Darkness Is His Ally”de ise 2 yaşındayken kör olduğunu duyarız. Zatoichi’nin yaşadığı çağda (19. yüzyıl, yaklaşık 1840’lar) eski bir Japon geleneği olarak körler masörlük ve müzik eğitimi almaktadır, serinin birçok filminde (“Fight Z Fight” vb.) başka kör masörlere de rastlanır, garibinize gitmesin. Hatta körlere Ichi ismi verildiğini öğreniriz. Eski bir Yakuza’dır. İlk filmde anlatıldığına bakılırsa, kılıç ustası olması sonraki çalışmalarının bir neticesidir (pek inandırıcı değil ama kılıç kullanmaya ve bu konuda uzmanlaşmaya sadece 3 yıl önce başladığını öğreniriz). Zatoichi’nin kılıcı ve kaması hem “Chest of Gold”ta hem de “Z’s Revenge”de üzerine bahse girmesi istenen değneğinde gizlidir. Muraku ekolünden bir kılıç ustasıdır o. Eski hocası Hikonoichi adlı bir ustadır. “Z’s Cane-Sword” adlı bölüm, neredeyse bütünüyle kılıcıyla ilgilidir. Zatoichi’nin kılıç ustalığı asla tartışılmaz, birçok bölümde olağanüstü şovlar yapar. Favorim “Z Challenged”ta kan akıtmadan adamın birinin kaşlarını kesmesi ve havadaki çekirgeyi doğramasıdır. Hem ilk filmi “The Tale of Z”de hem dizinin ilk bölümünde hem de “Z and Fugitives”de silahla vurmaya çalışırlar onu, “Z and Fugitives”de vururlar da…

Zatoichi-Kitano-Blood

İlk filmle beraber Zatoichi’yi Zatoichi yapan temel özellikler öne çıkar ve hemen hemen tüm filmlerde kullanılır. Öncelikle sezgileri son derece gelişmiş, saygılı, gelenekçi ve özünde iyi biridir. Gülmeyi güldürmeyi sever. Kadınlara düşkündür (“Z in Desperation”da ve “Z: Darkness Is His Ally”de onu sevişirken de görürüz). Çocuklarla, yaşlılarla, yoksullarla arası iyidir. İyi kalplidir (“Z and the Chess Expert”te tetanozdan ölmek üzere olan küçük bir çocuğu kurtaracak ilacı kaybettiğinde yıkılır, bulduğunda sevinçten havalara uçar. Bu bölümde onu ağlarken de görürüz). Biraz oburdur, yemelere doymaz. Saki’ye ve kumara düşkünlüğü vardır (“Z and the Doomed Man”de kumar oynadığı için kamu otoriterlerinden sopa yediğini görürüz. Film serisinde kumar oynamadığı ilk bölüm, 13. bölüm olan “Z’s Vengeance”dır. ”Z: The Blind Swordsman’s Pilgrimage”da “kumar benim en sevdiğim şeydir” der). Fena halde gıdık alır. Balık tutmayı sever. Dürüst insanlara karşı hep dürüsttür. Hileyi sevmez ama hile yapanlara hile yapmayı sever. “Z’s Vengeance”de “Çalmak yanlıştır, her türlü hırsızlık” ve ekler “açık arazi soygunu ise en kötüsüdür”. Hırsızlık konusunda acımasız yoktur. ”Z: The Blind Swordsman’s Pilgrimage”da, gemide hırsızlık yaptığını anladığı kişinin elini keser.

Öte yandan; kılıcı kınında durduğu müddetçe çok renkli bir kişiliktir. Esprilidir. Sumo yapar. Dans bilir. Davul çalar. Biwa çalar. Flüt çalar. Akupunktur bilir. Sakardır. Ve köpeklerden korkar. Duymasını ve hissetmesini engellediği için yağmuru ve rüzgarı sevmez. Güneşe adeta tapar. Okyanusa bayılır. Saygılı ve anlayışlı biridir. Örneğin; “The Tale of Z”de (1962); saygısından ustanın kılıcını gömdürür, kıza ayıp olmasın diye yoldan geçmez. Serinin dördüncü filmi “Z the Fugitive”de öldürdüğü adamın annesinden özür diler. Televizyon dizisinde, babasını öldürdüğü bir kızın kendisini yaralamasına karşı koymadığı görülür aynı şekilde ”Z: The Blind Swordsman’s Pilgrimage”da Eigoro’nun kızkardeşinin kendisini yaralamasına izin verir. “Z’s Cane-Sword”ta ölünün başına üşüşen leş yiyici kargayı bir güzel doğrar. Asla rakibinden önce kılıcını çekmez. Kılıcını da zenginleri eğlendirme aracı olarak kullan(dır)maz. Parasını verip, kiralamış olsanız bile tam anlamıyla sahip olunamayan bir kahramandır o. Onu kiralamış olmanız, her istediğinizi yapacağı anlamına gelmez. Çoğu zaman sezgilerini dinler, içgüdüsel olarak hareket etmeyi yeğler ve her zaman doğru olduğuna inandığı yolda yürür, doğru bildiği şeyi yapar.

Kasama’lıdır (“Z’s Conspiracy”de 23 sene sonra ilk kez kasabasına döndüğünü görürüz). İlk filmin devamı niteliğindeki “The Tale of Z Continues”da (1962) bir kardeşi olduğunu ama kardeşinin ondan nefret ettiğini öğreniriz. O da bir kılıç ustasıdır. Zatoichi’nin televizyon seriyallerinden, onun senede bir gün sabahtan akşama kılıç kullanmadığını, o günün de annesinin ölüm yıldönümü olduğunu öğreniriz. “Z: Darkness is His Ally”de 28 yaşında ölen annesinden hatıra kalan aynayı taşıdığını öğreniriz. Annesine çok düşkündür. Serinin ilk bölümlerinden “Tane” adında eski bir sevgilisi olduğunu ama Tane-San’ın, Zatoichi bir yakuza olduğu için bir marangozla evlendiğini öğreniriz. Arasıra bu eski aşkını ve onun ölümünü hatırlar ve hüzünlenir.

Tabii bu özelliklerin çoğu, onlarca filme ve dizi bölümüne yayılmış durumda ama yine de serinin her filmi kendi içinde tutarlı bir bütünlük sergiliyor, onu söyleyelim. Filmlerin en büyük ortak özelliği, Zatoichi’nin gittiği yerlere kılıcıyla ve zekasıyla adalet getiriyor oluşu. Her filmde eser miktarda kötü adamı kılıçtan geçirmek zorunda kaldığını tahmin etmek zor değil. Film başına en az 20-30 kötü adamı doğruyor ama filmler grafik anlamda çok kanlı değil. Şimdi benim gibi Zatoichi manyağı olanlar için serinin içinden birkaç tane film seçmek çok güç. Bana kalırsa hepsini, tarihsel sırasına göre izleyin gitsin. Şahsi favorilerimi sorarsanız, kendi içinde bir tutarlılık arz eden ilk 2 film ”The Tale of Z”,  ”The Tale of Z Continues”, en dişli rakipleriyle karşılaştığı ”Z the Fugitive”, ”Chest of Gold”, ”Z’s Revenge”, ”Z’s Vengeance”, ”Z Challenged”, ”Samaritan Z”, ”Z Meets Yojimbo” ve ”Z Meets the One-Armed Swordsman” çok iyidir derim. Bu arada ”Z Meets Yojimbo”da Yojimbo’yu Toshiro Mifune oynuyor, ”Z Meets the One-Armed Swordsman”de tek kollu kahramanı Wang Yu oynuyor. Bu iki filmin böyle de bir tarihsel özelliği var.

Kabul ediyorum, bu uzakdoğu dövüş filmleri herkese uygun değil, yalnız benim gibi, bu filmlerle büyümüş olanlar için bu filmlerin hepsinin birer hazine değerinde olduğunu bilmenizi isterim. “Zatoichi” serileri de tıpkı ‘Kozure Okami’ ya da ‘Hanzo the Razor’ gibi iyi bir başlangıç noktasıdır. Belirli prensiplere tutunarak hayatta kalan, yeri geldiğinde çok ama çok acımasız olan karizmatik kahramanlarıyla kolaylıkla özdeşleşmenizi sağlayan filmlerdir bunlar. Her daim bir tür katharsis ile biten bu şiddet dolu filmler, çizgiroman karakterlerini andıran tiplerle tıka basa doludurlar. Bir anafor gibidirler, kendinizi kaptırmanız işten bile değildir. Ama dediğim gibi herkese hitap etmezler, özel bir ilgi beklerler. Uzakdoğu samuray ve yakuza filmlerine merak duyanlar Zatoichi serilerine de bir şans versin derim ben. Pişman olmazsınız. Şimdiden iyi seyirler…

SHINTARO KATSU’LU UZUN METRAJ ZATOICHI SERİLERİ 

  1. ”The Tale of Zatoichi” (1962)
  2. ”The Tale of Zatoichi Continues” (1962)
  3. ”Na9186a966808ec6872041d24c9bd3ca7ew Tale of Zatoichi” (1963)
  4. ”Zatoichi the Fugitive” (1963)
  5. ”Zatoichi’s Fighting Journey ” (1963)
  6. ”Chest of Gold” (1964)
  7. ”Zatoichi’s Flashing Sword” (1964)
  8. ”Fight, Zatoichi, Fight” (1964)
  9. ”Adventures of Zatoichi” (1964)
  10. ”Zatoichi’s Revenge” (1965)
  11. ”Zatoichi and the Doomed Man” (1965)
  12. ”Zatoichi and the Chess Expert” (1965)
  13. ”Zatoichi’s Vengeance” (1966)
  14. ”Zatoichi: The Blind Swordsman’s Pilgrimage” (1966)
  15. ”Zatoichi’s Cane-Sword” (1967)
  16. ”Zatoichi the Outlaw” (1967)
  17. ”Zatoichi Challenged” (1967)
  18. ”Zatoichi and the Fugitives ” (1968)
  19. ”Samaritan Zatoichi” (1968)
  20. ”Zatoichi Meets Yojimbo” (1970)
  21. ”Zatoichi Goes to the Fire Festival” (1970)
  22. ”Zatoichi Meets the One-Armed Swordsman” (1971)
  23. ”Zatoichi at Large” (1972)
  24. ”Zatoichi in Desperation” (1972)
  25. ”Zatoichi’s Conspiracy” (1973)
  26. ”Zatoichi: Darkness Is His Ally ” (1989) 

KAYNAKLAR

  • LACKNEY, Lisa. “From Nostalgia To Cruelty: Changing Stories Of Love, Violence, And Masculinity In Postwar Japanese Samurai Films”, 2010. “The Graduate Faculty of the University of Akron”
  • SCHILLING, Mark. “The Yakuza Movie Book: A Guide to Japanese Gangster Films”, 2003. Stone Bridge Press, ABD.
  • SILVER, Alain. “The Samurai Film” (Expanded and Revised Edition), 2005. The Overlook Press, ABD
  • www.imdb.com
  • http://www.imdb.com/title/tt0056714/

Yazar hakkında: Ertan Tunc

Sevdiği filmleri defalarca izlemekten, sinemayla ilgili bir şeyler okumaktan asla bıkmaz. Sürekli film izler, sürekli sinema kitabı okur. Ve sinema hakkında sürekli yazar. En sevdiği yönetmen Sergio Leone’dir. En sevdiği oyuncular ise Kemal Sunal ve Şener Şen. “Türk Sinemasının Ekonomik Yapısı 1896-2005” adlı ilk kitabı; 2012 yılında Doruk Yayımcılık tarafından yayınlanmıştır. Kara filmler, gangster filmleri, İtalyan usulü westernler, giallolar ile suç sineması konularında kitap çalışmaları yürütmektedir. İletişim: [email protected]

3 Yorumlar

  1. Selahattin "noordinator" Özpalabıyıklar

    Henry Fonda’nın oynadığı bir western görmüştüm seneler önce: Gözü bozuk bir “kahraman şerif” ile kızı ve tabii kötü adamlar. imdb’ye vs. baktım ama bulamadım filmi :( Bilen çıkar mı?

  2. güzel.
    anlaşılır.
    kronolojili.
    on numara bir çalışma.

  3. Tebrik ederim harika bir inceleme olmuş. Bir şey de ben ekleyim. Zatoichi çok sosyal bir kişiliği olsada özünde yanlız olduğunu ve sevgiye muhtaç olduğunu filmlerde hissedersiniz. Birde kötülere karşı çok çirkeflik yapar biraz çamurdur. Bir filminde kızıp ortalığa yemek saçmıştı (hararet etmek için) Bu seriyi 2005 yılında izleyecek samuray filmi ararken keşfetmiştim. O dönemde alt yazıları tam değildi, tamamlanması 7-8 sene kadar sürdü. Bu nedenle ingilizce alt yazılı olarak seyretmiştim. Halende arşivimdeler. arada bir birini seçip izliyorum. Ancak diziye halen ulaşamadım. Çevirisi de halen yok birisi tamamlasa da izlesek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: