Le Notti del Terrore / Burial Ground (1981)
Yazan: Murat Kızılca 09 Aralık 2008
Kategori: Eurohorror, Film İncelemeleri, Korku Filmleri, Zombie Kültü
Le Notti del terrore 1981 yılı mahsulü Andrea Bianchi tarafından yönetilmiş olan İtalya yapımı bir film. Uluslararası piyasada en çok bilinen ismi Burial Ground, fakat bu tarz İtalyan filmlerinde sıkça görüldüğü üzere bu filmde defalarca farklı isimlerle piyasaya sürüldü. Diğer isimlerinden bazıları; Le Manoir de la terreur, Nights of Terror, The Zombie Dead, Zombi horror, Zombie 3. Misal bendeki kopyasının ismi Nights of Terror. İngiltere’de piyasaya sürülen kopya.
Filmin konusu çok basit; bir grup aptallığın sınırlarını zorlayan insan bir villada zombi saldırısı altında mahsur kalırlar. Bu insanların ölmek için yaptıkları aptallıklar anlatılır. Gerçi bugüne dek izlediğimiz onlarca zombi filminde herkes bir takım aptallıklar sonucunda ölmüştür belki ama eminim bu filmdeki gibisini görmemişsinizdir. En azından ben görmemiştim. Her şeyden vazgeçtim sadece diyaloglar için bile bir göz atmakta fayda var. Filmin açılış sahnesinde zombilerin saldırısına uğrayan profesörün “yaklaşmayın, ben dostum!” tadındaki sözleri akıllara zarar.
Seksenli yıllarda özellikle İtalyan sinemasının başı çektiği Eurotrash olarak adlandırılan filmlerin arasına rahatlıkla koyabileceğimiz bir film. Film ekibinin hiçbir sahne için ekstra bir gayret harcamadığı filmin her saniyesinde belli oluyor. Herkes bir an önce bitse de gitsek modunda. Yönetmen Bianchi zaman zaman erotik filmlerde çektiğinden olsa gerek bu filme de bir iki sevişme sahnesi sıkıştırmış. Gene seksenli yıllardaki videokaset furyası döneminde İtalyan kökenli filmlere bakıldığında türü ne olursa olsun hepsinde erotik sahnelerin sos olarak kullanıldığı görülür. Bu film de onlardan biri.
Burial Ground daha çok Lucio Fulci’nin zombi klasiği Zombi 2 (Zombie Flesh Eaters, 1979) filminin kopyası olarak bilinir. Zombi 2 filmindeki birçok sahne neredeyse birebir olarak aynen bu filmde de çekilmeye çalışılmış. Özellikle hastası olduğum zombilerin kapıyı kırıp saçından yakaladıkları kadını dışarıya çektikleri göz çıkma sahnesinin bir benzeri bu filmde de var. Tek farkı bu sefer zombi kardeşlerimiz kapıyı değil de pencereyi kırıyorlar.
Filmdeki bir başka enteresan nokta ise onlu yaşlarda bir çocuğu canlandıran 26 yaşındaki Peter Bark isimli cüce. Sanırım o tarihlerdeki İtalyan çocuk çalışma yasaları nedeniyle böyle dâhiyane bir çözüm üretmiş yönetmen Bianchi. Annesiyle arasındaki garip ilişki ile birleşince onun oynadığı sahneler ekstra bir rahatsızlık veriyor.
Sonuç itibariyle benim gibi iflah olmaz zombi filmi manyakları dışında, “bir filmin karakterleri ne kadar aptal olabilir?” sorusunu alıp götürdüğü yerleri merak edenlerin de görmesi gereken bir film Burial Ground.
Öteki Sinema için yazan Murat Kızılca

![Reblog this post [with Zemanta]](http://img.zemanta.com/reblog_e.png?x-id=cbd98bb1-d893-4166-a88e-62e045b2e702)




















temizkan tarafından 09 Aralık 2008 14:27 tarihinde
bu italyan zombi filmlerinde insanların 10 metre uzakta olan ve saatte 2 metre hızla yaklaşan bir zombiyi görünce yerlerinde çakılıp kalmaları ve sadece çığlık atıp “gel ısır abi şimdi mücadele edersem yüzündeki makyaj gidecek” mantığıyla hareket etmeleri beni ziyadesiyle delirtmekte.
italyan yönetmenlerin salak karakterleri yüzünden zombilerin karizmasının sarsıldığını düşünüyorum. zombiler gerçekten tam olması gibi ama bu seferde diriler tüketiyor filmi
muharrem tarafından 09 Aralık 2008 14:53 tarihinde
Gerçekten çok korkunç bir film…
canevrenol tarafından 09 Aralık 2008 15:23 tarihinde
Bu filmdeki o anne-cocuk arasinda gecen rahatsiz edici sahne ve Zombi2 kopyasi goz cikarma sahnesi gercekten hatri sayilir sahneler. Film epey beyin ozurlu bir film ama atmosferiyle bir sekilde kendini sevdirmeyi basariyor.
Tesekkurler Murat Kizilca.
Filmin en en son sahnesi ise muhtesem bence. Sonunda freeze-frama olarak duran ve ustune muzik patlayan finallerin hastasiyim.
quattromosche tarafından 23 Aralık 2008 23:39 tarihinde
Bu filmle ilgili okuduğum çok güzel bir yorum vardı. yazar filmi bir pornoya benzetmiş. “Hareketli” sahneleri çıkardığınızda, ki bu kısım filmin başlarından ibaret, filmin iyi sinema adına tutulur bir yanı yok (ki bana göre bu hali bile çok eğlenceli). Ayrıca kanlı-canlı sahneleri de gayet iyi. Bunun yanında filmin genelinde ürkütücü bir atmosfer bulunduğunu düşünüyorum.
O adı çıkmış “çocuk” ise ününü hakeden hali ile filmi izlemek için yeterli ki çok çok daha fazlası var.