LEMMY Movie (2009)

LEMMY Movie

%49 Motherfucker, %51 Son of a Bitch

Müzik dünyası kendi içerisinde kahramanlarını, balonlarını, sahtekarlarını, uyanıklarını ve üstün yeteneklerini barındıran acaip bir gezegendir. Özellikle Rock müzik dünyasında bazı balonlar vardır her patladıklarında yeniden şişirilirler. Şehir efsaneleri ile bezenmiş bu süslü hikayeler “harbilik” mevzusu da işin içine katılarak devamlı önümüze konulur. Rock müzik dünyasında sadece birkaç isim bu boyalı, süslü ve abartlı hikayelere ihtiyaç duymamıştır.  Kuşkusuz bu isimlerin başında Lemmy gelir.

Kadim dostum Alper İf 2011 kapsamında Lemmy Kilmister ile ilgili bir belgesel olduğunu haber verdiğinde hiç düşünmeden bilet almasını söyledim. Bugüne kadar pek çok ismin yaşam hikayesini merak edip dergileri karıştırmıştım ama nedense Lemmy hakkında böyle bir düşüncem hiç olmamıştı. Ama Lemmy üzerine yapılacak bir film veya belgeselin içten ve dürüst olacağını düşündüm. Açıkcası büyük ekranda izleyene kadar da bir hafta boyunca ön hazırlık yapmadan onun hakkında hiç birşey okumamayı ve Motorhead dinlememeyi seçtim.  Bazen aç karına yediğimiz yemekleri hiç unutmayız ya…

Tabi belgeseli izledikten sonra film hakkında ve Lemmy hakkında pek çok kaynak okudum. Öncelikle If film festivali bültenlerinde belgeselin ismini eksik yazdıklarını gördüm. Alt başlığı ile beraber tam ismi; Lemmy the Movie: %49 Motherfucker %51 Son of a Bitch. Belgeselin alt başlığını eklememiş olmaları üzücü çünkü bu alt başlık belgesel ile ilgili pek çok şeyi anlatırken aslında  pozitif farklı anlamlar da taşıyor.  Belgesel Greg Olliver ve Wes Orshoski imzası taşıyor. Belgesel içerisinde David Grohl, Ozzy Osbourne, Slash, Joan Jett, Alice Cooper, C.C. Deville, Paul Levesque, James Hetfield, Lars Ulrich, Mick Jone, Billy Bob Thornton ve Jarvis Cocker gibi isimler ile röportajalr yapılmış. Bu muhabbetler içerisinde Ozzy Osbourne ve Dave Grohl’unkiler ilgimi çekti.

Greg Olliver ve Wes Orshoski, Lemmy gibi karakteri çok basit bir şekilde maymunluklara girmeden ama derinlemesine ele aldığı için oldukça başarı bir iş çıkartmışlar. Belgeselin montajı ve çekilme şekli Lemmy gibi, yani doğal yapılmış olması herşeyi olduğu gibi aktarma şansını yaratmış. Bunu çok iyi yaptıkları için bence oldukça basit ve sade ama bir o kadarda derin bir şekilde Lemmy’nin hayatını izleme şansını elde ediyoruz.  Kesinlikle izlenmesi gereken bir belgesel olduğunu düşündüğüm için bu yazıda sürprizbozanlara yer vermek istemiyorum. Lemmy ile ilgilenmiyorsanız veya Motorhead beğenmiyorsanız bile müziksever olarak izlemeniz gereken bir çalışma. olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar Motorhead hayranlarına veya rockseverlere yönelik yapılmış hissi verse de bir insanın hayatına müziğin %100 nasıl yerleştiğini ve bir insanın hayatını müzik üzerine nasıl kurduğunu görmek için önemli bri çalışma. Lemmy’in bilmediğiniz pek çok özelliğini paylaşan ve içerisinden yüzlerce hikaye çıkacağına emin olduğum hayatının çok güzel bir özeti bu belgesel. Belgesel ağırlıklı olarak Motörhead’in 2008 yılında piyasaya çıkan Mötörizer albümünün kayıtları sırasında yapılmış o yüzden görüntüler oldukça yeni.

Müzik tarihi açısından ele alırsak bu yapım ele aldığı kişi nedeniyle Beatles ve Rock n roll’un Heavy Metal’e doğru aldığı yolu da gösteriyor. Kuşkusuz Lemmy’nin yarattığı ve oluşması için ter döktüğü bu yolun altının çizilmesi gerekiyordu.  Her yerde dünyanın en büyük Motorhead hayranı Lars Ulrich’tir geyiğine rağmen Lars Ulrich’e çok önem verilmemesi hoşuma gitti. 90larda yakından takip etmeme rağmen Napster açıklamaları ve son 15 yılda sergiledikleri tavırlar ile Metallica benim için itici bir gruba dönüştü. Bence bir şekilde bunu Lemmy doğruluyor gibiveya belgeseli yapanlar benim hem fikir.  Sizin benimle hemfikir olup olmadığınıza ancak belgeseli izleyerek karar verebilirsiniz. Bu konuda izleyen herkesin fikrini merak ediyorum.

Belgeselin en vurucu noktası ve bence herşeyin toparlayıcısı ise krediler bittikten sonra Lemmy’nin yaptığı hareket.

Harbi adam Lemmy izledikten sonra soracağınız soru şu olacak:

İçmeye nereye gidiyoruz…

Yazar hakkında: Utku Uluer

1974'te Moda'da doğdu. İtalyada yaşıyor. Italyanca ve Ingilizce dillerinde profesyonel turist rehberliği yapıyor. 1994 yılında Doğuş FM de Katiller de Ağlar müzik programı ile başlayan DJ'lik tutkusu DJ Legoman ismiyle farklı bir noktaya taşındı. 2007 yılında Sinematik yeşilçam sitesini kurdu, O zamandan beri Sinematik Yeşilçam ve Öteki Sinema'da kafasına göre yazmaktadır.

2 Yorumlar

  1. Stupid Bullshit

    …şahsına munhasır bir karakter ve rocknrolll!

  2. Lars konusunda hemfikiriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: