Lucas Filmciliğe Öneriler Bölüm 3

Lucas Filmciliğe öneriler bölüm 3 ile devam ediyor. Prenses Leai’nın Luke ile Han Solo arasında kaldığını ve 2. bölümde sevimli haydutu tercih ettiğini düşünen bir nesilin fertleriyiz. Onlar aslında  kardeşti, Anakin’in çocukluğu Küçük Emrah tadındaydı, Ben Kenobi İskoçtu, Stormtrooperlar klon ordusuydu, Alderaan’ın soyluları, birden çok Jedi ocağı vardır gibi her 15 dk bir genişleyen (expanded universe) bir evren yoktu hayatımızda. İlk çekilen üçlemeden sonra çıkan romanlar ve oyuncaklar biraz kafamızı karıştırmıştı sadece.

HAN-SOLO 2

Sonra olay bir noktada koptu, önce andropozdur dedik ama Lucas filmcilik oyunları, oyuncakları, çizgi romanları ve filmleri ile kendisinin bile kontrol edemediği bir noktaya vardı. Bir noktadan sonra kapitalist Amerika’nın aykırı çocukları Lucas ve Spielberg hayallerimizi nasıl birer ticari mala ve ürüne dönüştürebileceğimizi de öğrettiler. Bu gerçeği hayran kafası ile ele aldığımızda pek çok çelişkiyi yaşayabiliyor insan. Ya hiçbir şey beğenmez hale geliyor (ama ürünleri) tüketiyor ya da o ticaretin yılmaz bir savaşçısı haline geliyor Star Wars severler. Bu konuda hem çelişkileri ele almak için hem de abartmış olan Lucas’a da eleştirilerimi paylaşmak için 2 tane Lucas filmciliğe öneriler yazısı hazırlamıştım. Bu seriye, Disney sonrası sıklaşan haberler üzerine bir yenisini daha ekliyorum.

Lucas abimizin Disney ile ilgili flörtü (evliliğimi desek?) farklı noktalara gitmeye başladı. Hepimiz Disneyin Star Wars fenomenini ele geçireceğini düşünürken son haberler Lucas’ın Star Wars evrenindeki asıl favori karakterinin Palpatine olduğunu gösterir cinsten. Hisse senetlerine sahip olduğunu okuduğum zaman oldukça şaşırdım. “Ben artık yoruldum köşeme çekileceğim” diyen bir adamın bu kadar büyük hisseye sahip olması ister istemez, istemeden İmparator olan Palpatine’i hatırlattı. Şimdi de Boba Fett ve Han Solo ile ilgili 2 film haberi ortaya çıktı. Tabi güzel abimizi uyarmak boynumun borcu oldu.

Sevgili Lucas Ağabey

Geçenlerde kaybettiğimiz Ferdi Özbeğen Dilek Taşı şarkısında ne güzel anlatmış:

Gözümde canlanır koskoca mazi,
Sevdiğim nerede ben neredeyim,
Aşkımız neydi ki ne oldu böyle,
Kaybolmuş benliğim bak ne haldeyim.

Disney satışı bir yere kadar da Star Trek’i çeken J.J. Abrams’a yeni filmi emanet edeceğini öğrendiğimden beri bu şarkının 45’liğini üst üste dinliyorum. Biz ki arkadaş sohbetlerinde Trekker’lara hadlerini yıllardır bildiririz. Millenium Falcon kaç Enterprise eder diye bağırmaktan sesi kısılmış insanlarız. İmparatorluk destoroyerlerinin Romulonları kaç saatte yenebileceğini bile bir ara hesaplamıştım, bir ara kargo ile yollarım sana. Ama sen ne yaptın ağabey? Kalktın Star Trek yönetmeni ile anlaştın. Bizi Dilek Taşı’ndan başka ne paklar?

Korkum şudur ki tek sorunumuz Micky Mouse ve Goofy değil. Artık neler olabileceğini kestiremiyorum. Ama bize bunu da mı yapacaktın Lucas ağabey? Düşmanı inimize kadar soktun bundan sonrası nedir? Mr Spock Jedi düzeninin kurucusu diye filme mi girecek? Bin stormtrooper alsın beni…

mogwai

Han Solo’nun gençliği filme alınıyormuş başrol oyuncusu olarak Justin Timberlake’in adı geçiyormuş. Yoksa bir müzikal mi yapacaksınız? 2000’lerin Smooth Criminal’i mi olacak?

Kusura bakma güven böyle birşey işte. Bu aralar geceleri rüyama Yoda giriyor. İlk önce Ak saçlı bir dede tadında devrik cümleler kuruyor. Tam anlayacakken bir anda koşmaya başlıyor ve kayboluyor odanın içinde. Kutunun arkasına saklanmış Yoda’yı yerinden çıkartmak için su sıkıyorum, bir anda Gremlin’e dönüşüyor ve herşeyi odadaki Star Wars Figür koleksiyonuma varana dek yemeye başlıyor. Gemilere geçtiğinde X Wing’i yerken ikinci bir gremlin daha ortaya çıkıyor. Ben şuursuzca kaçarken bir anda önüme bir poster çıkıyor: “Master Yoda the Gremlin İncident”.

gy

megan foxKan ter içinde uyanıyorum, oysa rüya bitmemiş, beni Justin Timberlake uyandırıyor. İlginçtir rüyamda Amerikan aksanı olmadan gayet düzgün Türkçe konuşuyor. Başrol için Megan Fox’u nasıl ayarladığını Prenses Leia’nın kostümü ile film setinde ne maceralar yaşadıklarını anlatıyor bana. Ben inanmayınca  beni Han Solo’nun gençliğinin çekildiği sete götürüyor. Chewbacca’yı traş etmişler bir köşede ağlıyor. Orada yeni filmdeki dans figürlerini çalıştırıyor bana, valla ne yalan diyim yeni bir oyun daha çıkartırsın yine iyisin ancak bu filme  John Travolta’yı Han Solo’nun dans hocası olarak alabilirsin…

Ne dediğimi bilmiyorum Lucas ağabey. Korkuyorum…

Bir hayal tufanı eser başımda,
Hangi yana baksam durur karşımda,
Artik tüm ümitler yabancı bana,
Seni aramaktan bak ne haldeyim.

Ferdi Özbeğen’e saygılarımızla…

Yazar hakkında: Utku Uluer

1974'te Moda'da doğdu. İtalyada yaşıyor. Italyanca ve Ingilizce dillerinde profesyonel turist rehberliği yapıyor. 1994 yılında Doğuş FM de Katiller de Ağlar müzik programı ile başlayan DJ'lik tutkusu DJ Legoman ismiyle farklı bir noktaya taşındı. 2007 yılında Sinematik yeşilçam sitesini kurdu, O zamandan beri Sinematik Yeşilçam ve Öteki Sinema'da kafasına göre yazmaktadır.

Bir yorum var

  1. Star wars hayranı falan değilim. Fakat ilk üç filmi severim, sonraki 3 filmi doğru düzgün izlemişliğim de yok. Amma kotor deyince akan sular durur. Revan gibi efsane bir lord varken, Keria gibi stihliğin aziizesi dururken, boba fit gibi niye bu kadar sevildiğini anlamadığım yarım yamalak bir karakter için film çekmek tam bu lucas ipsizine göre bir iş. Bu adama kıl oluyorum. Kotor 2 yi bile aç gözlülükle mahvetmiş adamdır. Fan yamalarıyla düzelmiş bir oyun olmasına rağmen 10 sw filmi çıkaracak senaryo ve felsefeyi içerir. Kotor u filme çekmeyi geçtik, ad&d bir oyun çıkarmayı bile düşünmemiş bir adam, bu. Şu işte çok para varmış hacım kafası ile iş yapıyor. Resmen mahalle çakalı kafasında. Ölse de aklı başında birileri bu sw ürünlerini hale yola soksa.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: