Martin (1976)
Yazan: Murat Kızılca 29 Aralık 2011
Kategori: Film İncelemeleri, Korku Filmleri, Vampir Miti, Vintage
Martin 1976 yılı mahsulü George A. Romero tarafından yazılıp yönetilmiş olan ABD yapımı bir film.
Martin (John Amplas) amcası ile beraber yaşaması için onun yanına gönderilir. Trenle yola çıkan Martin, yolda gözüne kestirdiği genç ve çekici bir kadının kompartımanına girerek kadını öldürür. Ardından jiletle kadının bileğini keser ve kanını içer. İneceği istasyona gelmeden önce etraftaki bütün delilleri bir seri katil titizliği ile ortadan kaldırır ve kadının intihar ettiğine dair bir görüntü oluşturmaya çabalar.
Martin, kendini vampir zanneden ufaktan kafayı kırmış delinin tekidir ya da hakikaten vampirdir. İşin komik tarafı Doğu Avrupa kökenli ailesi de onun vampir olduğunu düşünür. Amcası Tata Cuda (Lincoln Maazel) ondan haçlarla, sarımsaklarla korunmaya çalışır. Zaten eve geldiği ilk gün kendisine “Vampir, önce senin ruhunu kurtaracağım, daha sonra seni yok edeceğim” der.
Martin (eğer vampirse) öyle bildiğimiz vampirlere benzemez. Uzun köpek dişleri yoktur, güneşten pek etkilenmez, kurbanlarının kanını içmek için kesici aletler kullanır. Haç, sarımsak gibi bilindik koruyucu yöntemlerin üzerinde etkisi yoktur. Daha 20 yaşında bile göstermemesine rağmen 84 yaşında olduğunu iddia eder. Zaman zaman geçmişe dair oldukça canlı halüsinasyonlar görür, ya da bunlar gerçek anılarıdır. Film aslında tam bu noktaya, Martin’in kimlik bunalımına odaklanır. Martin kimdir, ya da nedir?
Usta yönetmen Romero, hemen herkes tarafından kabul edilir ki zombi kültünü inşa eden adamdır. Ama bu şöhret, ustanın içinde zombi olmayan filmlerini bir parça geri plana atar. Gerçek Romero ‘fan’larının çok iyi bildiği üzere bu gözlerden ırak filmlerin her biri mücevher değerindedir. Martin ise bu mücevherlerin belki de en önemlisidir. Neden mi? Çünkü Romero, yönettiği filmler arasında en sevdiğinin Martin olduğunu çeşitli vesilerle dile getirmiştir. Ustaya hürmetimiz sonsuz, işte bu yüzden.
Martin birden fazla okumaya müsait bir film. Vampir mitinin etrafında türe ait bilindik din, cinsellik, ahlak gibi babayiğit konularla güreşir. Diğer yandan da ergenliği henüz atlatmış birinin kendini bulma, aile içi ilişkiler, toplumda kendine yer edinme problemlerini kaşır.
Pek dizi sevmeyen biri olarak takip ettiğim nadir dizilerden Dexter’ın Martin’den fazlasıyla etkilendiği açıktır. Her iki karakter de görünürde asosyal ama şüphe uyandırmayan bir hayat sürer, kendi normlarına göre kurbanlarını seçer ve titizlikle takip edip bir aksilik çıkmadan işini görür ve en önemlisi her ikisi de kurbanlarına ağzında bir enjektör ile yanaşır.
Filmde George Romero’yu rahip Howard, Tom ‘hastasıyız’ Savini’yi ise Christina’nın sevgilisi Arthur rollerinde izlemek mümkün.
Martin’in süresi 95 dakikadır, ama filmin efsanevi 2 saat 45 dakikalık bir versiyonundan söz edilir. Romero New York’daki özel bir gösterimden sonra bu versiyonun bilindik bir kopyası olmadığını söylemiştir.
Sonsöz: Martin, vampir mitine dair bütün ayrıntıları titizlikle masaya yatıran, türdeşlerinden farklı olmayı başaran, düşük bütçesine rağmen gerçek bir başyapıt. Hala izlememiş olanlara ‘mutlaka izleyin’ seviyesinde şiddetle tavsiye ederim.

























emrkse tarafından 03 Ocak 2012 13:18 tarihinde
zamanında ben de bu film için bir şeyler yazmıştım ilgilenenler için
http://oncewestern.blogspot.com/search/label/martin