Son Derece Eğlenceli: Micmacs (2009)

Sinefillerin gözlerini okşayan ve her daim damakta kalıcı tat bırakacak rengarenk işler yapmasını bilen Jean Pierre Jeunet’in ellerinden çıkan son güzelleme Micmacs; ne yazık ki izleyicinin gerekli ilgisinden tam olarak nasibini alamadı! Öyle ya! Aslen Jaunet’in hikaye anlatımında ya da filmlerinin görsel işçiliğinde öyle aman aman bir fark yok! Fakat nedense ülkemiz salonları halihazırda kapılarını popüler olmayana açmak konusundaki tutumundan vazgeçmiyor – ki Jean Pierre Jeunet’in ülkemizdeki azımsanmayacak takipçi kat sayısını göz önüne alacak olursak burada da şaibeye mahal olduğunu görebiliriz! 

Burada sinema-ticaret bağı üzerine fazladan birşeyler karalamama gerek yok! Zaten izleyicinin fikri ne olursa olsun bazı zihniyetlerin vana başında durduğunu göz önünde bulundurursak, nato mermer nato kafa tabirine cuk oturan bu tutumun artık orada burada yazılıp çizilenlerle değişebileceğine de inanmıyorum…

Biz dönelim filmimize…Öncelikle bu filmin “öteki sinema” sınırlarına dahil edilmesinin gerekliliği üzerine bir kaç kelam etmek istiyorum…Şarküteri, Kayıp Çocuklar Şehri ve Amelie gibi yapımlarla zaten gerekli ilgi ve alakaya nail olan Jean Pierre Jaunet, zaten kendisini sıkı bir biçimde takip eden bir kitleye sahip. Fakat bununla birlikte onun en popüler çalışmalarının tadına bakıp, sonrasında takip rotasını başka yönlere çeviren izleyicilerin de azımsanmayacak kadar fazla olduğunu da belirtmek gerekir. A Very Long Engagement’ın, öncüllerinden daha az ilgi görmesini buna bağlayabilirdik elbette fakat Micmacs’ın neredeyse “sadece meraklısına” sunulan bir meze olması ve pazarlama stratejisi mevzu bahis olduğunda yapılan hataların; filmin izleyiciye ulaşmasındaki rolünü bir kere daha görmüş oluyoruz böylece. Sonuçta usta ve popüler bir yönetmenden “saklı bir hazine” çıkmasını da bir bakıma buna bağlayabiliriz!

Micmacs, neredeyse şairane olarak tabir edilebilecek bir tesadüfler dizisi sonunda, kafasına bir kurşun yiyen Bazil’in abzürdlükler ile dolu öyküsünü anlatıyor. Kafasına yediği kurşuna rağmen önünde iki seçenek var -tabi buna seçenek diyebilirsek. Eğer kurşun çıkarılmazsa, ölüm riski devam etmesine rağmen yaşayacak; eğer çıkarılırsa, bitkisel hayatta kalacak. Kendi iradesinden bağımsız bir şekilde tıpkı açılış sahnesinde olduğu gibi bu karar da tesadüfe bağlanır ve doktorlar arasında yazı-tura bahisi neticesinde Bazil’in kafasındaki kurşun çıkarılmaz.

Elbette bu noktadan itibaren Bazil’in hayatındaki bazı şeyler değişir. Sıkı bir sinefil olan Bazil, video dükkanındaki işinden olur ve kendini sokaklarda dilenirken bulur. İzlediği yol onu Jeunet usulü uçuk kahramanların diyarına çeker adeta!

Bazil’in hayatına yön veren son bir rastlantı sonrasında ise, hem babasının ölümünde rol oynayan, hem kendi kafasını sonsuza dek işgal etmiş olan hem de masum insanların canını alan silahları üreten tacirlerden intikam almaya karar verir. Yer yer karikatür bir havaya bürünen ve çizgi film estetiğinden asla vazgeçmeyen Jaunet, bir taraftan karakter yaratımındaki maharetlerine izleyenlere yeniden kanıtlarken diğer taraftan o bilindik nevi şahsına münhasır görüntü ilüzyonları ile de baştan sona keyif veren bir başka şahesere daha imza atıyor…

Neticede Micmacs, dünya silahlanmasına, bireysel çıkarcılığa ve modern firavunların kölelerine ettiği muazzam eziyetlere; kararında mizah sosu ile bıyık altından yerinde göndermelerde bulunan ve bunu yaparken mümkün mertebe aynı renk boyalı duvar üzerine bir kaç boş kat geçmekten kaçınan son derece eğlenceli bir film…

Yazar hakkında: Fatih Yürür

İlk sinema deneyimi, bir Stephen King uyarlaması olan “Geri Döndüler” olmuştur. Yazmaya başladığı dönem ise aslen lise yıllarıdır. Saçma sapan korku hikayeleri kaleme almaktadır ve asıl amacı bir gün bunları görselleştirebilmektir. Çeşitli platformlarda oyun incelemeleri ve film eleştirileri yazar. Yaratmış olduğu RüyadaM adında bir animasyon ve çizgi hikaye karakteri bulunmaktadır.

2 Yorumlar

  1. bence harika bir film. izlerken çok eğlendim. sahnelerin kalitesi, görselliği beni çok etkiledi. bu yönetmen hakikaten sanatçı.

  2. Micmacs filmini daha çok yeni seyrettim ve bu kadar göz ardı edilmiş olmasını da garip karşıladım. Sinemaya gönül vermiş herkes için bir hediye sanki bu film.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: