Mimaroğlu Belgeseli Fongogo Destek Kampanyası

Yolu Öteki Sinema ile de kesişen sevgili dostumuz Serdar Kökçeoğlu, uzun bir süredir besteci İlhan Mimaroğlu ve 50 yıllık hayat arkadaşı Güngör Mimaroğlu üzerine heyecan verici bir belgesel projesi için çalışıyor. Biz lafı uzatmayalım, sözü Fongogo’da desteklerinizi bekleyen Mimaroğlu belgeseli senaristi ve yönetmeni Kökçeoğlu’na bırakalım.

Yönetmen Görüşü

Öncelikli amacım, İlhan Mimaroğlu’nun klasik yapıları reddeden, daima yeni seslerin peşindeki müziğine mümkün olduğu kadar sadık kalan bir görsel yapı benimsemek. Mimaroğlu gerçek bir avangard, 60’larda klasik müzikten uzaklaşan bir grup besteciyle beraber elektronik müziğin öncülerinden oldu.

İlhan Mimaroğlu onunla da yetinmedi, Atlantic Records çatısı altında jazz’ın özgür kalıplarını bile zorlayan avangard albümlerin yapımcılığını yaptı. Gittiği her kurumda, uğradığı her müzik türünde öncü olmayı, kalıpları zorlamayı seçti.

Bu gerçekler, belgeselimin görsel yapısını da doğal olarak belirliyor. Konuşan kafa ve romantik müziklerden oluşan klasik belgesellerden uzaklaşarak, eklektik, kolajımsı bir belgesel yapmak istiyorum.

İlhan Mimaroğlu’nun ironik metinlerine yer veren aktörlü sahne performansının kurmaca yapısıyla beraber belgesel türünün sınırlarını iyice zorlamayı ve belgeselimi yenilikçi bir hikaye anlatma formu ile hayata geçirmeyi amaçlıyorum.

Mimaroğlu benim ilk uzun metrajlı sinema filmim olacak. Birbirine zıt ama tamamlayan iki radikalin; İlhan ve Güngör’ün, avangard müzik ve politika ile iç içe geçen hayat arkadaşlığının hikayesi, hayatım boyunca anlatacağım en önemli hikayelerden biri olacak

İlhan Mimaroğlu kimdir?

Tarihin önemli mimarlarından Mimar Kemaleddin’in oğlu olan İlhan Mimaroğlu Türkiye’den yola çıkıp dünya müziği üzerinde en çok etkisi olan isimlerden. Aslında Galatasaray Lisesi mezunu bir hukukçu ama babasından kalan plaklar hayatını değiştirdi.

Erken yaşta jazz müziğine ve deneysel seslere kafayı takıyor ve 1959 yılında hayat arkadaşı Güngör Mimaroğlu ile Amerika’ya yerleşiyor. Besteleriyle elektronik müziğin mucitleri arasına giriyor ve Atlantic Records’ta Charles Mingus’ların efsanevi prodüktörü oluyor. Avangard müziği Federico Fellini’yi, Frank Zappa’yı ve John Lennon’u etkiliyor, ve hatta Fellini onun müziğini Satyricon filminde kullanıyor. Türkiye ile bağlarını hiçbir zaman koparmayan besteci 2012 yılında hayata veda etti.

Güngör Mimaroğlu’nun hikayesi nedir?

İlhan Mimaroğlu’nun hayat arkadaşı, 70’li yıllarda Yoko Ono gibi isimlerle New York sokaklarında eylemlere katılmış bir aktivist. Politik kimliği ile İlhan Mimaroğlu’nun müziğini etkilemiş, New York’taki evlerini Türkiye’den gelen sanatçı ve siyasetçiler için bir buluşma yeri yaparak pek çok isme ilham vermiş. Hayat arkadaşının ölümünün ardından 50 yıl sonra İstanbul’a döndü, anlatacak çok hikayesi var…

Neden belgeselin adı ‘Mimaroğlu’?

Çünkü bu belgesel sadece besteci İlhan Mimaroğlu’nun hikayesi değil. İlhan ve Güngör’ün, romantik ve yaratıcı bir hayat arkadaşlığının hikayesi. Avangard müzik ve politikanın birbirini etkilemesinin hikayesi.

Müzik belgeseli mi? Biyografik mi?

İkisi de değil. Mimaroğlu, İlhan Mimaroğlu’nun müziğine; İlhan ve Güngör’ün hiç yazılmamış biyografilerine de yer verecek ama Mimaroğlu belgeseli bunlardan daha fazlası. Bir kere müzik dışında fotoğraf, sokak sanatı ve sinemayla da ilgilenmiş çok yönlü bir sanatçıyı artıları ve eksileriyle, kolaj tarzıyla ele almayı amaçlıyor ve bu açıdan kurmaca ve deneysel sinema tekniklerinden yararlanıyor. Belgesel, çılgın bir 60’lar portresi ortaya koyarken Türkiye’ye dönen Güngör Mimaroğlu’nun gençken ayrıldığı Moda’daki yeni hayatını da derinlikli bir şekilde ele almayı hedefliyor.

Mimaroğlu belgesel türünün sınırlarını nasıl zorluyor?

Bir deneyim gibi tasarlanan belgesel pek çok farklı epizottan oluşacak ve 8mm, HD, iPhone gibi farklı kameralarla çekilirken, eski film ve video arşivlerine de yer verecek. Bu eklektik yapı İlhan Mimaroğlu’nun farklı kaynaklardan alınma konuşma ve seslere yer veren avangard kolaj tekniğine de yakın. Epizotlar New York’ta çekilecek 60’lar tarzı 8mm kolajlarına da yer verecek, animasyonlara da. Müzik videolarına ve İlhan Mimaroğlu’nun hiçbir yerde gösterilmemiş belgesel filmlerine de…

Belgeseli ne zaman izleriz?

2019 başına kadar New York ve İstanbul çekimlerinin gerçek 8mm filmle yapılması, Güngör Mimaroğlu ile görüşmelerin tamamlanması ve İlhan Mimaroğlu’nun çektiği yüzün üzerindeki 8mm ve Video 8 filmin dijitalleştirilmesiyle çekimlerin tamamlanması amaçlanıyor. 2019 ortasındaki post prodüksiyon aşamasının ardından belgeselimizi dünya festivallerinde, dijital platformlarda göstermek ve bu olağanüstü çifti tüm dünyaya tanıtmak istiyoruz.

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir