Mission Fantasturka

Mission Fantasturka! Fantasturka bu yılın kesinlikle en eğlenceli festivali oldu. Bizim gibi hem fantastik Türk filmlerini seven, hem de daha çok kişiye ulaşmaları için imkan sağlamaya çalışan insanların bir araya geldiği festival, Ali Murat Güven ve arkadaşlarının üstün gayreti ile sona erdi.

Ben Cumartesi günü Kunt Tulgar, pazar günü de Çetin İnanç söyleşilerine katılabildim. Kunt Tulgar, Levent Çakır, Çetin İnanç, Yılmaz Atadeniz gibi ustaları görmek, yıllardır hayranı olduğumuz isimlerle muhabbet etmek gerçekten inanılmaz bir keyifti.

Kunt Tulgar’ın söyleşisi son derece eğlenceli geçti. Üstadın yaşadığı zorlukları, Süperman’i uçuruş hikayesini, Sansür Kuruluna karşı geldiği zamanları son derece dürüst bir şekilde kendi ağzından dinledik. Yeni nesil seyirciye saçma gelen sahnelerin neden öyle çekilmesi gerektiğini de böylece anlamış olduk. Yeşilçam’ın o sanayileşmeden uzak, kendi içinde bir aile imiş gibi naif yapısını içeriden birinin anıları ile öğrendik.

Çetin İnanç söyleşisi ise yine öğretici ve bilgilendirici idi. İnanç’ın zaman zaman duygulandığı, sesinin titrediği, kendisine yapılan haksız eleştirilere cevap verdiği bir söyleşi oldu. “Bize porno çekti diyorlar, ne yapsaydık aç mı kalsaydık!”, “Ben şimdiye kadar bir Çetin İnanç filmi çekmedim, hep sipariş üzerine film yaptım!” sözleri söyleşiyi özetleyebilir.

İki yönetmenin de hala film çekmeye aç olması ise ümit verici. Umarız yakın zamanda yeni projelerde görürüz. Bu gibi ustaların know-how’ından yararlanılması gerekir. İnanç’ın dediği gibi “Sinemayı sevmek insanı sevmektir”.

Sözü Çetin İnanç’ın Cüneyt Arkın ile tanışma anısı ile bitirelim. “Yılmaz Atadeniz ile film çekiyoruz, başrolde Cüneyt Arkın oynayacak ama bize şu gün hazırım dediğinde hemen sahneleri çekmemiz lazım. Sahnelerini bitirdik, onun olmadığı sahneleri çekeceğimizi söyledik gitti. Bir gün beni taksimde gördü boğazıma sarıldı “Ulan bir film çektik, iki film çıkarmışsınız” diye. Cüneyt’i bulmuşken aynı dövüş sahnesini “Bu olmadı gömlekle değil ceketleydin” diye bir daha çekiyorduk gömlekli sahne bir filmin finali ceketli diğer filmin ortalarıydı.”

İşte böyle bir Yeşilçam söz konusu. Canı pahasına 15 mt yükseklikten atlayan figuranları ile, aynı anda 6-7 sette çalışan başrol oynucuları ile, hayallerini gerçekleştirmek için uğraş veren set işçileri ile, imkansızlıklar içinde filmler çeken, sürekli devlet ile başları derde giren yönetmenleri ile bir dönemi şahitlerin ağzından dinlemek inanılmaz bir mutluluktu.

Öteki sinema okuyucularının yanımıza gelerek bizi tebrik etmeleri, fotoğraf çektirmeleri ise ayrı bir keyifti tabi. Bir kez daha bu oluşumun içinde olduğum ve Murat Tolga Şen ile yaktığımız ateşin buralara kadar geldiğini gördüğüm için gurur duydum. Tamam ağlamadan kapatıyorum konuyu…

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir