Mr. Nobody (2009)

Yazan: Fatih Yürür 23 Temmuz 2010  
Kategori: Film İncelemeleri, Son Yazılarımız

Tercihlerimizin, hayat için kaldırım taşlarını doğru ya da yanlış kavramları ile akrabalık konusunda sağlıklı sonuçlardan bağımsız bir şekilde rotamızı çizerler. Tam da böyle düşündüğümüz bir anda şu cümle çıkagelir karşımıza : “Hiç bir seçim yapmadığınız sürece, herşeyi mümkün kılarsınız…” . O halde yıllardır bir düstur olarak ağızlara sakız olan, “Tercih etmek diğer seçeneklerden vazgeçmektir.” cümlesinin doğruluk payını da desteklemiş oluruz böylece!

Tıpkı başlangıç sekansının yıldızı olan beyaz güvercinin kafasında çaktığına inandığımız “Ben bunu hak edecek ne yaptım?” sorusu, aslında özümüzün vazgeçilmez bir parçası halini almıştır. Seçeneklerin azaldığı zamanlarda kendimizi kaderciliğin kollarına teslim etmek, o bahsi geçen “an” söz konusu olduğunda düşüncelerimizin temeli olarak nitelendirdiğimiz bütün yapının da yıkılışını temsil etmektedir. Gerek sinema da, gerek ise yedi sanat dalının herhangi bir kulvarında, özde sürekli karşılaştığımız ve cevaplar konusunda durmadan kafa patlattığımız halde muğlaklığından fazla bir şey yitirmeyen bir demirbaştır tercihlerimiz. İşte Jaco Van Dormael, yedinci sanat adına aynı kalıptan çıkan ürünlerin biz sinema severleri kusma noktasına getirdiği şu günlerde, ilaç niyetine reçetenin en üst kısımlarına eklenmesi gereken bir yapım…

Gerçeklik kavramını ve bu gerçeklik ya da gerçek üstülük söz konusu olduğunda yönelimlerimizi sorgulayan film, aslında yine bu türde son derece başarılı bulduğum Waking Life ile benzeşen bir yol haritası izliyor. Herşeyin mümkün olabilmesi üzerine karalananlara da göz atmayı ihmal etmiyor. Sonuç olarak bütün gerçekliğini yitirip, kendi hücresinin ölümünün bile üstesinden gelen insanoğlu; plastik yaşama anlayışına tıkılıp kaldığında hatta üretim faaliyetlerini kurcalamayıp, “küresel” bir tüketim neferi olduğunda onu “kör” olarak nitelendirebiliriz. Fakat yine de özümüze dönüp bakmak yerine tercihlerimizin haritasını izleyerek eve dönüş yolunu bulabilmek daha sağlıklı olur.

Van Dormael’in çözümlemeleri salt kelime oyunları ya da görsel “denemeler” kıvamında değil…Gerçeküstü sinema anlayışını son derece başarılı görsel kompozisyonlar ile destekleyen yönetmen, yedinci sanat namına bildiğimiz herşeyi de bir daha gözden geçirmemizi sağlıyor adeta! Bütün bunlarla birlikte 45 milyon dolar gibi azımsanamayacak bir bütçeye sahip olmasına rağmen sadece 2,5 milyon dolarını toparlayabilmesi sinema pazarlaması ya da izleyicinin yaklaşımı konusunda da çeşitli soru işaretleri barındırıyor.

Dormael, izleyicisini sırf çıkarımlar sunarak boğmak yerine, onu diri tutacak görsellikleri ve başarılı kurgusal ilüzyonları sayesinde seyir zevkini diri tutabilmeyi de başarıyor. İstanbul Film Festivali sayesinde yurdumuz izleyicis ile buluşma şansı yakalayan Mr. Nobody, öyle sanıyorum ki kulaktan kulağa yapacağı sükse ile, bizde adet olduğu üzere 3-4 yıl sonra genel gösterime girebilir.

Üzerine sinen Avrupa kokusuna ve pahalı olmasına rağmen kilit altında kalmamasına rağmen; Dormael popüler oyuncular ile çalışmayı tercih etmiş. Diane Kruger’ın ölçülü oyunculuğu görmezden gelinemez fakat ana karakterin farklı dönemlerini başarılı bir şekilde canlandıran Jared Leto’nun performansı gerçekten şapka çıkarılacak türden! öyle ki son zamanlarda en fazla takdir ettğim performanslardan birini sergilediğini söyleyebilirim…

Sözün özü şudur ki, hayalgücümüzü başarılı bir şekilde kurcalarken; gerçek anlamda tadı damağımızda kalan bir sinema şölenine imza atan Dormael’in ellerinden öpmek bir tarafa; sinemanın izleyici üzerindeki mevcut işlevini de yeniden gözden geçirmemizi sağlayacak ender yapımlardan biri Mr. Nobody…Hele ki son bir kaç yıl içerisinde eğlence sinemasının tiksinlerinden kurtulamayan ve adam akıllı seyirlik söz konusu olduğunda çuvalı boş kalan nitelikli sinema izleyicisi için biçilmiş kaftan…Hatta Site konseptinden de güç olarak şunu söyleyebilirim ki, Sinemanın “öteki” taraflarında rahatlık gezinirken bir ayağını da buradan çekmeyen bir yapım…İyi Seyirler…

Öteki Sinema için Yazan Fatih Yürür

Yorumlar

"Mr. Nobody (2009)" için 4 yorum

  1. 0x266 tarafından 24 Temmuz 2010 01:50 tarihinde 

    berbat ve bayici bir filmdi, senaryosu ise orijinal olmaktan uzak

  2. Fatih YÜRÜR tarafından 24 Temmuz 2010 19:44 tarihinde 

    Herhangi bir örneklendirme olmadığı sürece bu tür eleştiriler ciddiye alınmaz… Nesi berbattı? senaryoyu sana göre orjinallikten uzaklaştıran neydi? Biraz daha eleştiri kültürümüz olursa daha iyi anlaşırız kanımca :) ))) Saygılarımla…

  3. 0x266 tarafından 24 Temmuz 2010 20:52 tarihinde 

    @Fatih YÜRÜR
    benim duygularima terciman olmus bir inceleme: http://kedilervekitaplar.blogspot.com/2010/06/mr-nobody.html

  4. Fatih YÜRÜR tarafından 24 Temmuz 2010 22:15 tarihinde 

    Çok değerli arkadaşım ben senin fikrinden bahsediyorum sen başka bir yazar arkadaşımızın yazısını bana referans gösteriyorsun olmuyor böyle…Farkındaysan yazının altındaki yorumlarda “imdb puanına tav oldum” vs vs diyerekten uzayıp gidiyor…Pek çoğunun filmi izlediği bile şaibeli…Elbette beğenip beğenmemek kişisel bir şey fakat biraz kendi düşüncelerimiz kendi deneyimlerimiz çıksın sahneye…Ben bunu demek istemiştim…Saygılarımla…


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!