Çok Yaşasın Bağımsızlar: Mumblegore Külliyatı

Mumblegore ifadesi “mumblecore” ile “gore” kelimelerinin bileşiminden oluşuyor. Ancak açıkçası kelimelerin anlamlarıyla beraber bu bileşime dâhil olduklarını iddia etmek güç. Daha çok fonetik bir tercih; kulağa hoş geliyor ve kelimelerin köklerini kolaylıkla belli ediyor. Önce mumblecore nedir, ne değildir, ona bakalım.

Amerikan bağımsız sinemasının son yıllarına damgasını vuran sinema akımı mumblecore, düşük bütçe ile çekilmiş, genelde tanınmamış oyuncuların yer aldığı, doğaçlamaya fazlasıyla yer veren, günlük doğal diyalogların hâkim olduğu filmleri tarif etmek için kullanılıyor. Hatta kimi zaman diyaloglar olay örgüsünün bile önüne geçiyor. Doğallığın ön planda olması en belirgin özellik olarak dikkat çekiyor. Gerçek mekânlarda çekilen filmler, sıklıkla yirmili ya da otuzlu yaşlardaki bir ya da birkaç karakterin başından geçen günlük, rutin olayları resmederken, haliyle sinemanın klasik anlatım yapısından uzak durmuş oluyor.

Her ne kadar Andrew Bujalski’nin 2002 tarihli Funny Ha Ha isimli filmi, akımın ilk örneği olarak kabul görse de daha geriye gittiğimizde Jim Jarmusch’un Stranger Than Paradise’ta (1984) ya da Richard Linklater’ın Before Sunrise’da (1995) benzer teknikleri kullandığını gözlemlemek mümkün. Hatta daha da geriye gittiğimizde asıl fikir babasının John Cassavetes olduğu bile iddia edilebilir.

Kimilerince zaman içerisinde tıkanacağı ve çıkmaza girerek yok olacağı öngörülen mumblecore, bırakın tıkanmayı başka ülkelerin bağımsız sinemacılarını da etkisi altına almayı başardı ve başta Almanya, İngiltere ve Hindistan olmak üzere birçok ülkeden farklı örnekler izlememizi sağladı. Bu arada Amerikalı bağımsız sinemacılar da boş durmadı. Mumblecore, içine hapsolacağı düşünülen monotonluğu, farklı türlerin kalıplarını kendi kuralları içerisinde eritip yeni melez yapılanmalara giderek yırtıp atmayı başardı ve hemen her kesim tarafından takdir edilen birçok yenilikçi filmin doğumuna vesile oldu. Polisiye (Cold Weather, 2010), bilim kurgu (Safety Not Guaranteed, 2012) ve gizem-gerilim (The One I Love, 2014) gibi türlerle yakın ilişkiye geçerek önemli sayılabilecek birçok bağımsız filmi kadrosuna katarak güçlenen mumblecore, en verimli örneklerini korku türüyle yaptığı evlilikler sonucu ortaya çıkardı.

Aşağıda mumblegore başlığı altına dâhil edebileceğimiz bugüne kadar çekilmiş filmlerin tamamını (ya da şöyle diyelim; belki gözden kaçırdığım başka film ya da filmler varsa önemli bir kısmını) kapsayan listeyi bulacaksınız. Yalnız bütün filmlerin birbirleriyle birebir benzer kulvarlarda yer almadığını düşündüğümden, biraz daha yönlendirici olabilmesi niyetiyle kendi içlerinde de bir sınıflandırmaya gitmeyi tercih ettim. Kimi filmler aynı mumblecorelar gibi diyalog ağırlıklı, özel efekte fazla yüz vermiyor ve gerilimi izleyenin hayal gücüne bırakmayı tercih ediyor. Kimileri ise korku filmlerinin bilindik kalıplarından fazla uzaklaşmıyor ve gerektiğinde bol kırmızı da ihtiva edebilen özel efektleri sakınmadan kullanıyor. Bu yüzden alt başlıkları “geveze mumblegore” ve “kanlı mumblegore” olarak belirledim. Ancak her birinin değişmez bir ortak özelliği var ki hepsi düşük bütçeli bağımsız filmler.

Geveze Mumblegorelar

  • Pop Skull (Adam Wingard, 2007)
  • Home Sick (Adam Wingard, 2007)
  • Baghead (Jay Duplass, Mark Duplass, 2008)
  • I Can See You (Graham Reznick, 2008)
  • The Innkeepers (Ti West, 2011)
  • Silver Bullets (Joe Swanberg, 2011)
  • Martha Marcy May Marlene (Sean Durkin, 2011)
  • What Fun We Were Having (Adam Wingard, 2011)
  • The Battery (Jeremy Gardner, 2012)
  • Resolution (Justin Benson, Aaron Moorhead, 2012)
  • Entrance (Dallas Richard Hallam, Patrick Horvath, 2012)
  • Sightseers (Ben Wheatley, 2012)
  • The Sacrament (Ti West, 2013)
  • 24 Exposures (Joe Swanberg, 2013)
  • Blue Ruin (Jeremy Saulnier, 2013)
  • Creep (Patrick Brice, 2014)
  • Honeymoon (Leigh Janiak, 2014)
  • They Look Like People (Perry Blackshear, 2015)
  • The Invitation (Karyn Kusama, 2015)
  • Lace Crater (Harrison Atkins, 2015)
  • Creep 2 (Patrick Brice, 2017)

Kanlı Mumblegorelar

  • The Roost (Ti West, 2005)
  • Murder Party (Jeremy Saulnier, 2007)
  • Trigger Man (Ti West, 2007)
  • The Signal (David Bruckner, Dan Bush, Jacob Gentry, 2007)
  • Acolytes (Jon Hewitt, 2008)
  • The House of the Devil (Ti West, 2009)
  • A Horrible Way to Die (Adam Wingard, 2010)
  • Red White & Blue (Simon Rumley, 2010)
  • Kill List (Ben Wheatley, 2011)
  • You’re Next (Adam Wingard, 2011)
  • V/H/S (Çeşitli Yönetmenler, 2012)
  • V/H/S/2 (Çeşitli Yönetmenler, 2013)
  • Cheap Thrills (E.L. Katz, 2013)
  • Proxy (Zack Parker, 2013)
  • The Guest (Adam Wingard, 2014)
  • Starry Eyes (Kevin Kolsch, Dennis Widmyer, 2014)
  • The Ritual (David Bruckner, 2017)

Yazar hakkında: Murat Kızılca

1971 İstanbul doğumlu. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. 2008 yılından beri katkı sağladığı Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir