Don’t Breathe / Nefesini Tut Yapım Notları

“Don’t Breath/Nefesini Tut”ta, üç arkadaş kolay bir vole vuracaklarından emin bir şekilde inzivaya çekilmiş kör bir adamın evine girerler ama kendilerini ölüm-kalım savaşının içinde bulurlar. Don’t Breath/Nefesini Tut ikinci kez bir sinema filmine imza atan yazar yönetmen Fede Alvarez (Evil Dead) ile efsanevi sinemacı Sam Raimi’nin yeni projesi. Alvarez bu ikinci filminde bir hırsız üçlüsünü beklenmedik şekilde tehlikeli bir rakiple karşı karşıya bırakarak son derece şiddetli ve sürprizli bir korku filmiyle on ikiyi hedefliyor.

İstismarcı annesinden kurtulup, kız kardeşini her ikisi için de sonu yokmuş gibi görünen bu hayattan kurtartamaya kararlı Rocky (Jane Levy) bu uğurda elinden gelen ne varsa yapacaktır. O ve arkadaşları Alex (Dylan Minnette) ile Money (Daniel Zovatto) uğursuz memleketleri Detroit’ten kaçmak için yeterli nakdi biriktirmek amacıyla bir dizi iyi planlanmış soygun gerçekleştirmiştirler. Küçük suçları pek dolgun olmayan bir ödül sağlamıştır ama terk edilmiş bir bölgede, evinde minik bir servet barındıran kör bir adam (Stephen Lang) olduğunu öğrendiklerinde, en büyük ve son vurgunlarını yapmak için o eve girmeye karar verirler. Ne var ki, yaptıkları plan hiç de istedikleri gibi gitmez çünkü kurbanları asla tahmin edemeyecekleri kadar tehlikeli biri çıkar. Kör adam gençleri çok iyi güçlendirilmiş evinde amansızca takip etmeye başladığında, adamın paradan başka şeyler de saklıyor olduğunu öğrenmek genç hırsızları dehşete düşürür. Alvarez’in ustaca ve görsel açıdan nefes kesici heyecanlı filmi, son ana kadar izleyicinin tüylerini ürpertmeye devam ediyor.

“Don’t Breath/Nefesini Tut”un başrollerini Jane Levy, Dylan Minnette, Daniel Zovatto ve Stephen Lang paylaşıyor. Fede Alvarez yönetmenliğini üstendiği filmin senaryosunu Rodo Sayagues’le birlikte kaleme aldı. Filmin yapımcılığını Sam Raimi, Rob Tapert ve Fede Alvarez gerçekleştirdi.

YAPIM HAKKINDA

2013 yılında, yazar-yönetmen Fede Alvarez bir Sam Raimi klasiği olan Evil Dead’in yeniden yapımıyla korku filmi dünyasına damgasını vurdu. Alvarez yeni filmi “Don’t Breath/Nefesini Tut”ta farklı ama aynı ölçüde dehşet verici bir zeminde hayret verici ve gerilim yüklü bir öyküyü irdeliyor. Alvarez bir kez daha yapımcı Raimi ve Ghost House Pictures’dan Rob Tapert’le güç birliğine giderek, korku ile gerilim arasındaki çizgiyi bulandıran bir haneye tecavüz öyküsünü irdeliyor.

“Her ikisinden de öğeler var” diyor yönetmen ve ekliyor: “Bu filme yüzde yüz bir korku ya da gerilim filmi demezdim. Ama çok korkutucu birçok ânı olduğuna şüphe yok.” “Don’t Breath/Nefesini Tut”ta, bir dizi Don't Breathe Nefesini Tut postermükemmel planlanmış soygun gerçekleştirmiş olan üç arkadaş, metruk bir Detroit semtinde yaşayan kör bir adam olduğunu duyduklarında son bir soygun daha gerçekleştirmeye karar verirler. “Ancak gözden kaçırdıkları çok önemli bazı bilgiler var” diyen Alvarez, şöyle devam ediyor: “Bu adam son derece pratik zekalı ve tamamen acımasız biri, hatta neredeyse insanüstü görünüyor. Bu hırsızların onun parasını almasına izin vermektense kanının son damlasına kadar savaşacak.”

İlk uzun metrajlı filmi Evil Dead’i Raimi ve Tapert’ın rehberliğinde yapmanın unutulmaz bir deneyim olduğunu belirten Alvarez, “Bu yüzden yeniden birlikte çalışmak istedik. Sam müthiş bir akıl hocası. Yalnızca harika bir yapımcı ve yönetmen değil. İzleyicisinin nabzını çok yakından tutan gerçek bir sinemasever” diyor. Spider-Man üçlemesi, A Simple Plan, Drag Me to Hell ve orijinal Evil Dead üçlemesine imza atmış olan ünlü sinemacı Raimi ise Alvarez’in vizyoner bir yönetmen olmakla kalmayıp, dört dörtlük bir çalışma arkadaşı olduğunu dile getiriyor: “Kendisi harika bir hikaye anlatım içgüdüsü ile fikirlerini hayata geçirebilme ustalığını ender bir şekilde birleştirebilen bir sinemacı. Bize bu projeyi getirdiğinde, onunla yeniden birlikte çalışma fırsatına balıklama atladık. Fede daha en başından, modern sinemaseverler için sıradışı, karakter odaklı bir gerilime ilişkin belirgin bir vizyona sahipti. Kör bir karaktere yer vermek gerek görsel gerek işitsel tasarımla gerilim yaratmasına olanak tanıdı.”

Alvarez ve ortak yazar Rodo Sayagues tırnak yedirecek kadar gerilimli ama çok kanlı olmayan bir film senaryosu yazmaya koyuldular. “Korku sevdiğim bir tür” diyor yönetmen ve ekliyor: “Ama bu daha karmaşık. Korkular tamamen duruma ve gerçekten olabilecek şeylere dayanıyor. Bana göre, böylesi daha korkunç.”

Tapert buna katılıyor ve şunu ekliyor: Don’t Breath/Nefesini Tut karakterlerin duyularının yükseltildiği bir senaryo yaratarak korku gerilime yeni bir boyut katıyor. İzleyiciyi ahlaki bir ikileme dahil ederek klişeden kaçınıyor. Kim haklı kim haksız? Hikayenin nasıl biteceğini de tam olarak bilmiyorsunuz ki bu da gerilime katkı sağlıyor.”

Senaryonun üç dolu dolu başkarakteri de yönetici yapımcı Mathew Hart’a cazip geldi: “Üçü de bir çıkmazda ve hayatlarını değiştirmek için yanıp tutuşuyorlar. Bu durum onları hayallerini gerçekleştirmeye yetecek paranın olduğunu düşündükleri bir eve yönlendiriyor. Filmin bir bakıma müthiş bir gerilim ortamında geçen bir karar-sonuç hikayesi olduğunu söyleyebiliriz.”

Don't Breathe Nefesini Tut (1)

Karakterlerden hiçbirinin tam olarak takdire layık olmamasının kasıtlı bir seçim olduğunu Alvarez şu sözlerle açıklıyor: “Sinemacılar benden bir taraf tutmamı istediklerinde hoşuma gitmiyor. İzlediğim hikayelerin pek çoğu manipüle edici. Kimin iyi kimin kötü olduğunun bana dayatılmasına ihtiyacım yok. Hoşuma gideni ben seçeyim. Biz bir karakter yelpazesi sunuyor ve kararı size bırakıyoruz. Burada kimse aziz değil. Herkesin şaibeli amaçları var. Bağlantı kurduğunuz karakteri seçmek size kalmış.”

Kendinin yeteneklerini tamamlayan bir ortak yazarla çalışmak Alvarez için yaratıcı sürecin anahtarıydı. Yönetmen kendisi ile Sayagues’in hemfikir olma oranını yüzde elli olarak tahmin ediyor. “Bu da demektir ki yüzde elli oranında da hemfikir olmuyoruz ki bu bizim için müthiş iyi oluyor. O benim ben de onun asla düşünemeyeceği yerlere gidiyoruz. Bu da benzersiz bir malzeme yaratıyor. Ben düzeni yaratıyorum, o da anarşiyi katıyor. En can alıcı sahneler hep Rodo’dan geliyor.”

Alvarez’in tüm işbirlikçileri onun her fikri değerlendirmeye aldığında hemfikirler. “Kendisi de yazar olduğu için, hikaye dinamiklerini yakından biliyor” diyen Hart, şöyle devam ediyor: “Doğru performansları oyunculardan zahmetsizce çıkarıyor ve asla kararsız ya da belirsiz olmuyor. Ayrıca, diğer insanların fikirlerine kulak vermenin ve çoğu zaman bunlara fırsat tanımanın yanı sıra, başkalarını takdir ettiğini hemen gösteriyor. Harika bir çalışma ortamı.”

ÜÇLÜ ÖDÜL

Don’t Breath/Nefesini Tut Fede Alvarez’i aktris Jane Levy’yle yeniden bir araya getiriyor. Levy’nin Evil Dead’de içine şeytan girmiş Mia’ya unutulmaz dönüşümü karakterin kan donduran imajının tüm dünyada ses getirmesini sağlamıştı. “Bu, bazı düzeylerde, bambaşka bir karakter ama Rocky’nin Mia’yla bazı benzerlikleri kesinlikle var” diyor Alvarez ve ekliyor: “O da hiç şüphesiz bir savaşçı. O paranın peşinden gitmesinin bir nedeni var ve hiçbir şey onu durduramayacak. Fakat Kör Adam da halatın diğer ucundan aynı yırtıcı kararlılıkla çekiyor.”

Don’t Breathe Nefesini Tut 031

İstismarcı annesinden kaçma ve kız kardeşini her ikisi için de kaçınılmaz gibi görünen bir çıkmaz sondan kurtarma konusunda kararlı olan Rocky bu uğurda elinden geleni yapacaktır.

Levy en başından itibaren yönetmenin ilk tercihiydi ama aktrisin programı ilk önce çekim tarihine uymadı. Alvarez, “Doğru kızı bulmak için uzun bir e-seçme süreci yaşadık. Hiçbir aday beklentilerimizi karşılamadı. Sonra birden bire Jane’in programı açıldı ve her şey yerli yerine oturdu” diyor.

Levy Evil Dead’den sonra korku-gerilim türüyle işinin bittiğine karar verdiğini belirtiyor. “Ama işte buradayım ve bunun nedeni Fede. O, hikayeyi hayata geçirmek ve bunu bir tür filminden fazlası kılmak için mükemmel yönetmen. Film bana göre destansı, mitsel bir havaya sahip. Sadece Fede’nin yapabileceği şekilde zenginleştirilmiş. Bu film birçok açıdan bana çizgi romanları hatırlatıyor. Renk seçimleri çok güzel: Aralarda göze batan renk parlamaları dışında gri ağırlıklı.”

Rocky annesinden kurtulabilmek için arkadaşları Alex ve Money’yle ufak tefek hırsızlıklar yapmaya başlamıştır. “Bunu kısmen heyecan için yapıyorlar ama esas nedenleri paralarının olmaması” diyen Levy, şöyle devam ediyor: “İlk başlarda buldukları ufak tefek şeyleri çalıyorlar ama sonra Kör Adam’ın bir sürü nakdinin olduğunu duyuyorlar. Eğer o parayı ele geçirebilirlerse, Detroit’ten kurtulabilirler.”

Aktris, Alvarez’in iyi adamlar kötü adamlara karşı düşüncesini altüst eden, kolay beklentileri tersine çeviren dört karakter yarattığını söylüyor: “Onursuz bir şey yaptığı halde, Rocky’yi destekliyorsunuz. Onu hoşlanılır biri haline getirmek bir meydan okumaydı ama Fede insanlığın karmaşıklığını yansıtan arketipik karakterler yarattı. Bu hikayede, Alex beyin, Money itici güç, Rocky ise kalp, yani ona yakınlık duyuyorsunuz.”

Levy’nin Evil Dead’de karşı karşıya olduğu aşırı fiziksel zorluklar —canlı canlı gömülmek dahil— bu filmde tekrarlanmış olsa da, Alvarez aktrisi her gün cendereye soktu. “Jane hiçbir şeye hayır demeyen harika bir takım oyuncusu” diyen yönetmen, şöyle devam ediyor: “Aslında, hep daha fazlasını istiyordu.” Aktris fiziksel rollerden keyif aldığını dile getiriyor: “Bana göre, filmlerde hikaye anlatmak için hareket esastır. Sırf gözlerimle ya da bir yüz ifadesi veya beden hareketiyle yanıt verebiliyorsam, kelimelerden çok daha fazlasını söyler.”

Öte yandan, Levy’nin olmasa da olur dediği bir zorluk vardı. Rocky’nin Kör Adam’ın devasa Rottweiler’ı ile karşı karşıya gelmesi gerekiyordu. Rocky’nin nakit dolu çantasına saldırmak için eğitim alan köpek, aktrisin tahmininden daha korkutucuydu. “Gerçekten kendini kaybetmiş görünüyordu. Sahibi olan çok iri yapılı Macar adam köpeği geri tutuyordu ama şimdi beni canlı canlı yer mi diye düşünmeden edemedim”

Rocky’nn arkadaşı Alex (Dylan Minnette) grubun bir dizi haneye tecavüz eylemini planlayan, güvenlik görevlisi olan babasından anahtarları ve alarm kodlarını çalan kişidir. Soygunlar için çok kesin kurallar belirler ve uygulatır: Yakalanırlarsa ağır hırsızlıkla yargılanmamaları için nakit ve çok değerli eşyalar çalmak yoktur. Cep telefonu, mücevher ve sigortalanabilen diğer tüm şeyleri çalmak adildir çünkü kurbanları kayıplarını telafi edebilirler. Fakat Kör Adam’ın, söylentilere göre, sahibi olduğu üç yüz bin dolar Alex için bile fazla baştan çıkarıcıdır.

Don’t Breathe Nefesini Tut 032

Alvarez, “Alex oldukça karmaşık ve çok çelişkili bir karakter. Hukuk okuluna gitmek için yeterli parayı toplamak adına hırsızlık yapıyor. Bir bakıma, gelecekte doğruyu yapabilmek için şimdi yanlış yapıyor. Ayrıca, Rocky’ye yakın olmak için her şeyi yapacaktır ama Rocky onun kendisine aşık olduğundan habersiz gibi görünüyor.”

Minnette filme dahil edilen ilk oyuncuydu. Eski bir çocuk oyuncu olan aktör, tıpkı canlandırdığı karakter gibi 18 yaşında. Alvarez, Minnette seçmelere geldiğinde, aradığı kişiyi bulduğunu hemen anladığını ifade ediyor: “B, hayatımda ilk kez başıma geldi. Dylan olduğu haliyle, konuşma şekliyle, hareketleriyle karakter için tam da aklımda olan kişiydi.”

Hem Evil Dead’in hem de Alvarez’in ilk dönem kısa filmi Panic Attack’in sıkı bir hayranı olan Minnette yönetmenle çalışma fırsatına balıklama daldı. Aktör bu konuda şunları söylüyor: “Fede’nin daha önceki çalışmalarına dayanarak, bu filmin de çok özel olacağını biliyordum. Hem yoğun ve karanlık bir gerilim hem de şık ve stilize bir film. Çok karanlık ve akıl almaz yerlere gidiyor ama Fede sadece kan gölü hedeflemiyor. Filmin içeriği bundan çok daha zengin. Karakterlere önem vermemizi sağlıyor.”

Rocky’nin sokak kanunlarını bilen atılgan arkadaşı Money’yi Daniel Zovatto canlandırdı. Money;  Alex ile Rocky’nin sokaklarla bağlantısını sağlayan kişi. Zovatto bunu şöyle açıklıyor: “Money temelde grubun alfasını ve kas gücünü oluşturuyor. Ama tekdüze bir karakter değil. Onda bir gangster ya da sokak çocuğundan çok daha fazlası var. Çok katmanlı.”

Money’ye emekli bir gazinin evinde yüklü miktarda nakit bulundurduğuna dair tüyoyu veren kişi, yakın arkadaşı Raul’dur (Christian Zagia). Money yaşadıkları hayalet şehirden güneşli California’ya götürecek büyük vurgunun bu olduğuna arkadaşlarını ikna eder. “Buralarda fazla para yok” diyor Zovatto ve ekliyor: “Bu iş oldukça kesin görünüyor. Ama aynı zamanda hırsızlığın yarattığı adrenalin patlamasını da seviyor.”

Alvarez rolü Zagia’ya bağımsız film It Follows’daki performansına dayanarak verdiğini söylüyor: “Senaryodaki rolü alıp kendinin yapmayı başarabilen bir aktör. Seçmelerde role getirdiği yaklaşım diğer herkesinkinden farklıydı.”

Alex’in planlı programlı oluşunun aksine, Money ânı yaşar. “Enerji dolu ve anarşik bir karakter. Ne istediğini biliyor ve onu elde ediyor. Money kim olduğunu Alex’ten daha iyi biliyor çünkü Alex hâlâ ne yapmak istediği konusunda kararsız.”

Zovatto “Don’t Breath/Nefesini Tut”un çekimlerinde başka hiçbir filmde eğlenmediği kadar eğlendiğini belirtiyor: “Fede hem yazıp hem yönettiği için, hikayeyi ve karakterleri avcunun içi gibi biliyordu ki bu da harikaydı. Aynı zamanda, kendi rehberliğinde bizim kendi karakterlerimizi keşfetmemize olanak tanıdı. Gerçekten çok tutkulu bir insan ve ben tutkulu insanları çok severim.”

Don’t Breathe Nefesini Tut 029

Üçlünün sadece Kör Adam olarak bilinen rakibi, Körfez Savaşı sırasında yaralanarak gözlerini kaybetmiş bir gazidir. Ülkesine dönmesinden kısa bir süre sonra eşi vefat etmiş, tek çocuğu ise dikkatsiz bir sürücü tarafından ezilerek ölmüştür. Kör Adam o zamandan beri münzevi bir hayat sürmektedir ve terk edilmiş sokağın yegane sakinidir.

“Tüm bu hikaye Kör Adam’la başladı” diyen Alvarez, şöyle devam ediyor: “O sıradışı bir karakter. Filmler engelli kişileri genellikle asil ya da altın kalpli olarak resmeder. Biz ise bambaşka bir yön belirledik. Bizim karakterimiz son derece pratik zekalı ve çetin ceviz. Metruk bir sokakta ayakta kalmış son kişi.”

Rocky, Alex ve Money çok iyi korunan bu eve girdiklerinde çok katlı yapıda sessizce gezinmeye çalışırlar. Fakat çok geçmeden Kör Adam uykudan uyanıp kendini koruma moduna geçer. Üç genç kendilerini kaçması imkansız gibi görünen, kabus gibi bir kedi-fare oyununa hapsolmuş bulurlar.

Hart, “Bu karakter körlüğünü diğer duyularıyla telafi ediyor” diyor ve ekliyor: “Becerileri kesinlikle normal bir insanın yapabileceklerinin çok ötesinde. Bu da hikaye içinde eşsiz, gerilim yüklü durumlar yaratıyor.”

Kör Adam rolündeki deneyimli aktör Stephen Lang göz korkutan cüssesini ve zor zapt ettiği enerjisini güçlü ve gerilim yüklü performansına aktardı. Lang canlandırdığı karakteri bir tür şehir efsanesi gibi görüyor: Yarı gerçek, yarı kurmaca. “İnsanların onun hakkında söylediği çoğu şey gerçeğe dayanıyor ama hikayenin tamamı bu değil” diyen aktör, şöyle devam ediyor: “Büyük bir evi var. Durum bu üç genç için biçilmiş kaftan gibi duruyor çünkü sokağın diğer tüm evleri terk edilmiş. Eve girip parayı çalmak çok kolay olmalı. Ama anlıyorlar ki eve girmek hiç kolay değil, çıkmak ise çok daha zor.”

Kör Adam en hafif tabiriyle sandıkları çaresiz kurban değildir. Evinde her türlü avantaja sahip olduğu bir düzen kurmuştur. Lang bunu şöyle açıklıyor: “Korkutucu derecede becerikli. Hayatta kalmaktan fazlasını yapabiliyor; o bu evrenin hakimi. Evini korumak istemesine anlayış duyuyorsunuz, hatta onun beklenmedik kurnazlığını fark ettiğiniz de bile. Bir karakterle empati kurduğunuzda, bunu geri almak kolay değildir. İzleyiciler ancak onun insaniyetini keşfettikten sonra dehşet verici sırrını öğreniyorlar. Bana göre bu son derece zekice bir hikaye.”

Yönetici yapımcı Erin Westerman Kör Adam için şunları söylüyor: “Hayat bu karaktere biraz farklı davranmış olsa, mahallede nalbur işleten bir aile adamı olabilirdi. Bunun yerine, çok yıkıcı şeylerle mücadele etmek zorunda kalmış. İzleyiciler Stephen’ı Avatar’dan tanıdıkları için onu bir savaşçı olarak hatırlayacaklar. Kör olmasına rağmen, kendi alanına giren herkesi alt etmeye çalışacak biri. Sonunda, Rocky’nin istediği şey ile Kör Adam’ın istediği şey birbiriyle doğrudan çakışıyor, dolayısıyla ikisi birden kazanamaz.”

Lang filmin ahlaki ikilemini ilgi çekici bulduğunu kaydediyor: “Karakterin bir kurban olduğu yadsınamaz” diyor aktör ve ekliyor: “Ama durum bundan çok daha karışık. Kör Adam bana gerçek güç ile mutlak kırılganlığın muhteşem bir bileşimi gibi geldi. Bir oyuncu ve yönetmen olarak bu ikiliği irdelemek harikaydı.”

Saygın Actor’s Studio’nun eski ortak yönetmenlerinden olan Lang, rolüne kendini tam olarak verişiyle rol arkadaşlarını hem etkiledi hem de tedirgin etti. “Stephen eski ekol aktörlerden. Bu işi yıllardır yapıyor. Hazırlanışı ve sahneye girişi ayaklarımı yerden kesti. İşine çok düşkün” diyor Zovatto.

Levy de bu görüşe katılıyor ve şunu ekliyor: “Stephen çok korkutucu bir adam. Aslında onunla çalışmaya ilk başladığımızda biraz ürkmüştüm!”

ARABA ŞEHRİ,  MACARİSTAN

“Don’t Breath/Nefesini Tut”un ana çekimleri yedi hafta sürdü ve Detroit’in yerine geçen, Macaristan’ın Başkenti Budapeşte’de gerçekleştirildi. Yapım ekibi daha sonra Michigan’a geçerek dış mekan çekimlerini yaptılar. Alvarez ve yapım ekibinin kilit isimleri yapımın öncesinde Kör Adam’ın sarı evini bulabilmek için kısa süre önce iflas etmiş olan şehri taramışlardı.

Detroit’in boş alanları ve terk edilmiş evleri filme eşsiz bir karakter kattı. “Böyle bir hikaye için, belirli bir semtte belirli bir sokakta bir eve ihtiyacımız vardı” diyen Alvarez, şöyle devam ediyor:  “Genelde hoş bir sokakta korkunç bir ev bulmaya çalışırsınız ama bu kez durum tam tersiydi. Sokak korkunçtu ve üzerinde bir tane bakımlı ev vardı. Başka herkes gitmiş olduğu için, böyle bir hikaye orada gerçekleşebilirdi.”

Yapım tasarımcısı Naaman Marshall, Budapeşte’deki bir platoda, Detroit evinin bir kopyasını iç tasarımı ve yan bahçesiyle birlikte inşa ederek şehrin harap olmuş manzarasını yeniden yarattı. “Don’t Breath/Nefesini Tut”un genel görünümünün orijinal semtin renk paletini ve diğer niteliklerini yansıtması amaçlandı. “Kostümler, yapım tasarımı ve ışıklandırmada hepimiz aynı çizgide kalamaya çalıştık. Bazı renk patlaması anlarının dışında çok düz bir renk çizgisi var” diyor Marshall.

Don’t Breathe Nefesini Tut 033

Alvarez görüntü yönetmeninin “Don’t Breath/Nefesini Tut”a katkısının olağanüstü olduğunu belirtiyor: “Kör Adam’ın evi için sıradışı bir kat planı tasarladı ki bu da filmin gerilimini yükseltmeye yardımcı oldu.” Westerman ise şunları söylüyor: “Karanlık ve körlük bu filmi ilginç kılan şeyin büyük bir parçası. Rocky, Alex ve Money eve girdiklerinde, hemen kafaları karışıyor. Hiçbir şey gözleri gören bir insanın koyacağı yerde değil.”

Yapımın başlarında, Alvarez, Marshall ve görüntü yönetmeni Pedro Luque elde çizilmiş bir kroki ve karakterlerin eylemlerini takip etmek için piyonlar kullanarak labirenti andıran evdeki aksiyonun haritasını çıkardılar.

“Naaman bize bu evde yaşayan bir adamın hikayesini temsil eden bir alan yaratmada çok yardımcı oldu” diyor yönetmen ve ekliyor: “Sırf koridorlarda yürüyerek bile Kör Adam hakkında çok şey öğreniyorsunuz. Bu, yapım tasarımının en güzel örneği. İzleyiciye hiçbir şey söylememiz gerekmiyor. Duvarlar gerekeni anlatıyor.”

Luque, Alvarez’in dünya çapında tanınmasını sağlayan bilimkurgu filmi Panic Attack’a da imza atmıştı. İkili birlikte çalışmalarını kolaylaştıran bir ortak dile sahipler. Luque bu konuda şunları söylüyor: “Fede çok zeki ve çok iyi bir göze sahip. Ne yapmak istediği konusunda çok net olmakla birlikte, ekibiyle birlikte çalışmanın filme çok daha büyük bir his katacağına da inanıyor.”

Alvarez ve Luque izleyicileri hırsızlarla birlikte evin karanlığına atmak yerine —yönetmen bunun çok bariz bir seçim olacağını düşündü— filme ürkütücü bir hava katan alternatif ışık kaynaklarından yararlandılar. “Karakterlerin her an göz önünde saklanmalarını sağlamak için çok fazla ışık kullandık” diyor yönetmen ve ekliyor: “Bir gerilim filmi için çok farklı bir görünüm ama benzersiz bir gerilim yaratıyor.”

Luque sokak lambaları ya da bahçe güvenlik lambaları gibi kaynaklardan yararlanan bir ışıklandırma planı tasarladığını söylüyor: “Farklı renklere ve farklı dokulara sahip bir ışık örüntüsü yaratmaya çalıştım. Yumuşak ve sert ışıkları, sıcak ve soğuk ışıkları birleştirdik. Özetle, görsel olarak göze hitap etmeye çalışmanın bir yoluydu bu.”

Kostüm tasarımcısı Carlos Rosario; Rocky, Alex ve Money’nin gardıropları için Detroit sokak modasından faydalanırken, her birine de ayrı bir görünüm ve tarz kattığını açıklıyor: “Filmin karanlık ve kasvetli olduğuna kuşku yok. Bu hava karakterlerin kişisel tarzlarına da yansıyor. Rocky çok özgüvenli bir kız ama aynı zamanda kadınsı. Biraz 80’ler, biraz rock ’n’ roll. Fazla parası yok, dolayısıyla kıyafetlerini ikinci el mağazasından alınmış gibi duruyor. Ama farklı evler soyduğu için, oralardan da daha pahalı bir iki şey almış.”

Tasarımcı şöyle devam ediyor: “Alex’in biraz daha fazla parası var. Kıyafetleri çok daha klasik ve onun ne kadar içe dönük olduğunu da yansıtıyor. Çok daha kullanışlı ve tek renkli giysiler giyiyor. Money ise sokak çetelerine uyum sağlamak istiyor. Kıyafetleri onun cephanesi, ‘Buradayım’ deme yolu.”

Alvarez yapım ekibinin tasarımcılarının filmin tanımına katkı sağlayan bir gizem havası yaratmak içinde çaba gösterdiklerini ifade ediyor: “Bana göre, bu filmdeki görseller zaten kendilerini gösteriyorlar. Karakterlerin her şeyi yüksek sesle söylemesine gerek kalmadan izleyicilere bilgi verebiliyoruz. Filmin görünümünde baştan sona çok yoğun bir gerilim yarattık.”

Tapert “Don’t Breath/Nefesini Tut”un modern izleyicilerin bugüne dek izlemiş oldukları en gerilimli filmlerden biri olacağını öngörüyor: “Sinema salonunu dolduran bütün izleyicilerin diken üstünde oturup nefeslerini tuttuklarını görmek çok mutluluk vericiydi. Bu amansız deneyimi atlattıktan sonra, sinemadan çıktıklarında enerji dolu olmalarını umarım.”

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir