Osman Cavcı Yazıyor: Benim Öğretmenim Kel Mahmut

Benim öğretmenim Kel Mahmut. Evet, Hababam Sınıfı’ndan bahsetmiyorum. Münir Özkul’u kastediyorum. Kazancı Yokuşu’ndaki Gül Apartmanı’nın giriş katında otururdu. Arkadaşım Hakan Tanfer ile meraklısıydık. Hakan, Sersem Koca’da oynamış, tapardı. Beni de götürdü. “Münir Abi” derdik. Biz 18 yaşındaydık, o 50’li yaşlardaydı. Benim babamın da arkadaşı. Tipimi çok beğenirdi; “Doğuştan İbiş” derdi. Orta oyununa takmıştı kafayı. Çünkü Dümbüllü kavuğu onda. Yaptığı uygulama çok insani. Orta oyununa özendirmek istiyor. “Bu işler normal adamların işi değil” derdi. Normal insanların sahneye çıkamayacağına inanırdı. Mutlaka bir akıl derdi olmalı. Birkaç kere Bakırköy’e yatmışlığı var. “Sakın memur sanatçı olmayın” derdi. İlk dersi buydu. Yıldız Kenter konservatuarda ağzımıza sıçardı. Türk tiyatrosundan nefret ederdi. Ankara ekolü. Orta oyununu aşağılayan hatta yasaklayan bir devlet kültür politikasından yetişmiş, Batı tarzı tiyatro dersleri verir. Hiç umduğum, yapmak istediğim tiyatroyu göremiyordum. Benim öğretmenim Kel Mahmut. Evet, Hababam Sınıfı’ndan bahsetmiyorum.

Arada bakkaldan şarap aldırırdı. Bakkal yazardı hesaba. O ara Ertem Eğilmez ile dargındı. Biraz sıkıntısı vardı. Evine gelen adamlar da önemliydi. Senarist Bülent Oran, Burhan Bolan, sahaf Naki Turan Tekinsav, daha niceleri. Okuldu orası.

Konservatuarda çok başarısız bir öğrenciydim. Benim için hayal kırıklığı. Hiç umduğum, yapmak istediğim tiyatroyu göremiyordum. Münir Özkul iyi gelmişti bana. Tekrar moralim yükseldi. Gece gündüz orta oyunu konuşuyoruz. Kedisinin adı bile İbiş. Manyak bir kedi, devamlı duman altı. Dünyanın tek kafa üstü yere düşüp çakılan kedisi, yerde yarım saat baygın yatardı. Münir Abi çok konuşmaz aslında. Sadece özendirmek istiyor. Hakan’ın kulağına da benim kulağıma da; “Kavuğu sana vereceğim” derdi, sırf özendirmek için.

Kalıplarımızı kırmaya çalıştı çaktırmadan. Hayata değişik bakıyorduk artık. Entelleri sevmezdi; “Onlar sadece konuşur” derdi.

İsmail Dümbüllü kavuğu verince çok bocalamış. Ben derdi; “Aslında batılı tarzda aktörüm, bulvar komedilerinde jön komik oynadım. General rolleri falan… Orta oyunu pek denememiştim. Nasıl komik olunur?”

Ama aktörlüğü kafaya takmış bir deliydi. Gece gündüz düşünür. “Güldürmek için, soytarı olmak için gururu kırmak gerek, kafayı kazıttım, dişlerimi sökmek istedim.” O derece eğilmiş orta oyununa… Ama arada Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatmak zorunda kalıyor.

Eski orta oyuncuları da pek sever. Hakkı Karadayı mesela. Orta oyuncu biri. Hababam Sınıfı’nda kapıcı Veysel Efendi.

Hakkı Karadayı’yı eve çağırıyor. Rakı sofrası kuruluyor. Bir güzel kafayı çekiyor Hakkı Abi. Zaten rakıyı pek sever. Münir Abi ses kaydını açmış, Hakkı Abi’yi konuşturmaya çalışıyor. Orta oyuncu sesleri biraz farklıdır. Değişik bir müzik vardır konuşmalarında. Aynı zamanda iyi baterist Hakkı Abi. Tek elinin parmaklarıyla masada bateri çalarken operetleri, kantoları söylüyor. Arada masanın altına düşse de eli masada ritim tutmakta. Dinlemiştim o kayıtları. (Acaba duruyor mudur, Umman Hanım’dan istemeli, çok değerli.)

Gece geç oluyor. Sızıyor Hakkı Abi. Zaten otelde kalacak. Yatak açıyorlar. Münir Abi’nin Amerika’dan oğlunun yollayıp hiç giymediği pijamaları veriyorlar. O gece uyuyor. Sabah pijamaların üstüne elbisesini giymiş gitmiş büyük bir pişkinlikle. (ahahaha) Söyleyememişler; “Pijamaları çıkar ver” diye. Münir Abi espriyi patlatıyor; “İşemiştir de ondan çıkarmadı. Siktir et, amannn Umman.”

Öteki Sinema için yazan: Osman Cavcı

Not: Osman Cavcı’nın YouTube kanalına abone olmayı unutmayın. Orada eski Yeşilçam ruhunu yaşatmaya çalışıyor:

https://www.youtube.com/channel/UC4RMuUvWBzuJGqy6OITmpMg

Yazar hakkında: Osman Cavcı

1962 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Cavcı, tiyatro sanatçısı İsmail Cavcı' nın oğludur. Baba mesleği olan tiyatroya olan aşkı 1972' de bir turnede (İzmir Turnesi) başlamıştır. Daha sonraları Ertem Eğilmez ile tanışmasının ardından 1981 yılında sinemaya adım atmıştır. İlk sinema filmi Ertem Eğilmez'in yönettiği Hababam Sınıfı Güle Güle'dir. İlk sinema filminden sonra Türk filmlerinde rol almaya devam etmiş, Muhsin Bey filmi ile genç yaşta kariyerinin zirvesini yakalamıştır. Muhsin Bey'de organizatör Muhsin Kanadıkırık'ın genç yardımcısını kendi adıyla oynamıştır. Filmdeki bu rolüyle geniş kitlelerce tanınmıştır.

Bir yorum var

  1. Cemal Berktaş

    Osman Cavcı önemli bir değer. Ve pek çok kıymetli sanatçıyla hatıraları var. Bunları bir kitapta toplamak, onun sinemaya olan borcudur bence…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: