Ölüler Konuşmaz ki (1970)

Yazan: 03 Ocak 2009  
Kategori: Sinematek

Ölüler Konuşmaz ki yıllardır kayıp olan süper düşük bütçeli siyah beyaz birYavuz Yalınkılıç filmi. Geçmişte sadece afişinden bildiğimiz bu filmi, genç yaşta yitirdiğimiz sevgili arkadaşımız, sinema araştırmacısı Sadi Konuralp (1964-2003) kenarda köşede kalmış bir film deposundan bulup çıkarmış, topluma kazandırmıştı. Büyükada’da geçen bir hortlak öyküsü anlatan Ölüler Konuşmazki, kült oyuncu Aytekin Akkaya’nın da ilk filmlerinden biri olma özelliğini de taşıyor.

Bazı korku motiflerini kullanan ama tam anlamıyla korku türü içinde sayılama yacak birkaç örneği saymazsak, Drakula İstanbul’da (1953) ve Şeytan (1974) filmleri bugüne dek Yeşilçam’ın yegâne katıksız korku filmleri olarak sayıla gelmiştir. As­lında Yavuz Yalınkılıç’ın 1970′de çektiği bir korku filmi olan Ölüler Konuşmaz ki’nin, gösterime girdiği dönemde dikkat çekmediğini, sonradansa tamamen unu tulduğunu kayda geçirmek gerekiyor.

5327_1Ölüler Konuşmaz ki (jenerikte adı Ölüler Konuşmazki olarak yazılıyor!), kasabaya yeni gelmiş genç bir çiftin (erkeği, Aytekin Akkaya canlandırıyor) faytonla tekinsiz bir malikâneye gitmesiyle başlıyor. Arabacı atları deli gibi sürmekte ve devamlı ayın 15′i olduğundan bahsetmektedir. Arabacı, genç çifti konaklayacakları malikâneye bırakıp, ücret bile almadan hemen oradan kaçar. ‘Adem Bey’in konağı’ olarak anılan ve Adem Bey’in vasiyeti üzerine ücretsiz otele dönüştürülmüş olan bu malikanede yalnızca karalara bürünmüş, Hasan adlı bir kâhya yaşamaktadır. Hasan, eski sevgilisinin portresi olduğu anlaşılan bir tabloya adetâ tapmaktadır. Genç çift, gece eve giren şapkalı, pardesülü garip bir adam tarafından öldürülür. Bu garip adam aslında civardaki mezarlıktan kalkmış bir hort laktır. Hortlak, her ayın 15′inde ortaya çıkarak cinayetler işlemektedir. Kasabaya yeni atanan öğretmen Sema da aynı malikâneye yerleşir ve aynı dehşete maruz kalır. Mezardan kalkmış ölü, finalde, Kurân’dan âyetler okuyan bir hoca ve ellerinde küçük Kurân’lar olan destekçileri tarafından köşeye sıkıştırılacaktır. Filmde vampir kelimesi geçmese ve hortlak kelimesi kullanılsa da imamın “Bilirsiniz bu hikâyeler Balkan memleketlerinde geçer. Biz Varnalıyız.” girişiyle başlayan ve “yaşayan ölülerle” ilgili bir anısını aktardığı sahne, vampir olasılığını akla getirmektedir. Zâten Dracula filmlerini anımsatan açılış sekanslarının yanısıra hortlağın “Duydunuz mu? Bizimkilerin sesi” repliği de, Dracula’daki ünlü “Dinleyin! Gecenin çocukları…” repliğini anımsatmaktadır.

Mezardan kalkmış ölünün gayri ihtiyarî gülünç ve durmak bilmeyen kahkahalarının, filmin esas zaafı olduğu söylenebilir, zaaf listesine klasik dönem Amerikan korku filmlerinde olduğu gibi, gereksiz yere komedi unsuru sağlayan bir yan karakterin varlığı da eklenebilir.

Öte yandan Ölüler Konuşmaz ki’de zaman zaman bir hayli takdire şayan bir maharet de sergilenmiyor değil. Özellikle bazı sahnelerde duvar aynalarının kullanımı oldukça dikkat çekici. Mezardan kalkmış ölünün, gecenin karanlığında camların dışında göründüğü sahne, açıkçası Nosferatu’daki benzer bir sahneyi anımsatıyor. Bariz devamlılık sorunlarının ve konunun gelişimindeki ‘boşlukların’ (örneğin karalar içindeki adam ve tapındığı tablonun konu açısından nereye oturduğu hiçbir zaman belli olmuyor) ise bir bakış açısına göre filmin genel havasına katkı yaptığı düşünülebilir; hatta filmin bu açıdan aynı dönemin bazı ayrıksı İtalyan korku filmlerini anımsattığı da bir gerçek. Televizyon kanallarımızda şimdiye dek yalnızca bir-iki kez gösterildiği söylenen ama esas itibariyle yıllardır film deposu raflarında tozlanmaya yüz tutmuş Ölüler Konuşmaz ki’nin artık yeniden keşfedilmesi gerekiyor.

Kaynaklar : Metin Demirhan (giriş) –  Gece Yarısı Sineması dergisi

Yazarımız: Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen tarafından yazılmış 489 Öteki Sinema yazısı var..

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Sitede editörlük yaparken bir yandan da Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Yorumlar

"Ölüler Konuşmaz ki (1970)" için 11 yorum

  1. temizkan tarafından 04 Ocak 2009 15:07 tarihinde 

    Kurbanlarına saldırırken boyunlarına doğru hamle yapması ve ortadan kaldırılış şekline bakarak rahatlıkla vampir olduğunu söyleyebiliriz.

    Ayrıca yazıda filmin zaafı olarak belirtilen, bildiğin Erol Taş tarzı kötü adam kahkası, bir yerden sonra gerçekten sinir bozucu bir hal alıyor

    Bi de Aytekin Akkaya elindeki altıpatlarla 8 el ateş etti:)

  2. canevrenol tarafından 04 Ocak 2009 18:48 tarihinde 

    Red Kit’in ozel yapim 7 kursunlu altipatlari varsa, Aytekin Akkaya’nin da belki ozel yapim 8 kursunlusu vardir?

  3. ÖTEKİ SİNEMA « Blogintroduction’s Blog tarafından 22 Ocak 2009 01:13 tarihinde 

    [...] ölüler konuşamazki deranged istila [...]

  4. özgür tarafından 27 Şubat 2009 18:48 tarihinde 

    uzun süredir izlemek istediğim bir filmdi. Bulmak mümkün olmamıştı. teşekkürler

  5. ömer tarafından 04 Haziran 2009 18:21 tarihinde 

    Bulandan da… paylaşandan da… Hakkında yazandan da Alllah razı olsun… Aramızda olmayanlarının mekanı cennet olsun.

  6. İlk Türk Zombi Filmi Çekiliyor | Öteki Sinema tarafından 23 Temmuz 2009 11:21 tarihinde 

    [...] fakat Zombi fenomenine türle etkileşimi düşük de olsa ilk dokunuş 1970 yılı yapımı “Ölüler Konuşmazki” filminden gelmiştir. Filmde önemli yer kaplayan, çeşitli büyü ve ritüellerle mezardan [...]

  7. Serdar Çınar tarafından 19 Ocak 2010 22:45 tarihinde 

    Bir adamın kahkahası, birbirinden kopuk sahneler… Bunu korku filmi olarak uluslararası arenada gösterebileceğimize gerçekten inanıyor musunuz? Filmin müzikleri Kubrick’in A Space Odyssey’den alıntı finalde çalan Rosemary’s Baby theme ve biz buna Türk korku filmi diyoruz. İkinci sınıf bir Avrupa korku filmini buna tercih ederim, en azından kötü de olsa makyaj var, çaba var, kalitesi yüksek olmasa da ‘ciddi’ emek var…

  8. canevrenol tarafından 20 Ocak 2010 01:37 tarihinde 

    Serdar’a bir nebze hak vermeden edemiyor insan malesef…

  9. BURAKkk tarafından 18 Haziran 2010 10:19 tarihinde 

    Ben bunun vampir olduğunu anlmıştım çünkü filmde Nosferatu’ya benzer bi sahne var.

  10. Can Evrenol tarafından 27 Eylül 2011 16:34 tarihinde 

    Arkadaşlar filmi sonunda Fantasturka’da izledim. Serdar’ın yukarda dedikleri her ne kadra haklı olsa da, bu film saygıyı hakediyormuş onu gördüm. Ciddi bir atmosfer denemesi var bir kere. Carnival of Souls tadında yer yer… Kesinlikle kütüphaneme eklemek isteyeceğim bir film. Bizim sinemamız için de oldukça değerli


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!