Ön Bakış: Alita Battle Angel

Bazı filmlerin yapım süreçleri çok uzun oluyor. Alita: Battle Angel da o filmlerden biri. Guillermo del Toro’nun teşvikiyle okuduğu mangaya bayılan James Cameron, sinema uyarlaması haklarını ta 2000 yılında aldı. Fox, alan adını 2003’te tescil ettirdi. Neden uzun sürdüğününse tek kelimelik bir yanıtı var: Avatar. Önce o filmi çekmek isteyen Cameron, Alita’ya filmi tamamladıktan sonra başlamayı planladı. Ben de bu projeden o dönemde, 2012 yılında haberdar oldum. Fakat Cameron, bu sefer arka arkaya çekeceği dört Avatar filminden dolayı Alita’yı başka bir isme devretti.

O isim de Robert Rodriguez’den başkası değil. Kariyerinin başlangıcında özellikle Quentin Tarantino’yla yaptığı işbirlikleriyle gündeme gelen yönetmenin filmografisi Four Rooms (Dört Oda), From Dusk Till Dawn (Günbatımından Şafağa), Planet Terror (Dehşet Gezegeni), Machete (Ustura) gibi güldürülü vahşet senfonileriyle Spy Kids serisi, Sharkboy & Lava Girl gibi bol bilgisayar efektli çocuk/genç filmleri arasında değişiyor. Fragmandan da göreceğiniz üzere Alita, bu ikisinin harmanıymış gibi görünüyor. Filme adını veren kahraman tamamen bilgisayarda yaratılmış. Ayrıca gördüğümüz kadarıyla ciddi bir şiddet eğilimi var. Kollar bir anda palaya dönüşebiliyor. Buna karşın fragman, Robert Rodriguez’in önceki işlerinin aksine fena halde PG-13 hissettiriyor. Ayrıca “hafızasını kaybettikten sonra iyi olan canlı silah” hikâyesinin pek özgün olduğunu da söyleyemeyeceğim. Ama klişelerin varlığından çok nasıl işlendikleri önemli.

Robert Rodriguez Nereye Koşuyor?

Neyse ki Robert Rodriguez, son dönemde Hollywood’da çok başarılı işlere imza atan Meksika asıllı yönetmenlerden eksiğinin olmadığını ispatlamaya karar vermiş. Ödül canavarı Alejandro Gonzalez Inarritu, sinemaya Children of Men (Son Umut) gibi bir şaheser kazandırmış olan Alfonso Cuaron, El Labirento del Fauno (Pan’ın Labirenti) ve son çektiği The Shape of Water (Suyun Şekli) ile istediğinde olağanüstü işler çıkarabileceğini ispatlayan Guillermo del Toro’nun izinden giden Rordriguez, dümenini eğlence sinemasının daha duygulu, dolayısıyla daha akılda kalıcı sularına doğru kırmış gibi görünüyor. T-800’ün aksine ağlayabilen bu siborgun Rodriguez’i diğer memleketlilerinin mertebesine ulaştırıp ulaştıramayacağını ise zaman gösterecek.

Alita’yı bilgisayarda yaratılan karakteri gibi kocaman gözleri olan Rosa Salazar canlandırıyor. Ona Christoph Waltz ve Jennifer Connelly gibi iki usta oyuncu eşlik ediyor. Watchmen’in Rorschach’ı Jackie Earle Haley, geçen yıl Moonlight’la Oscar’ı kucaklayan Mahershala Ali, son dönemin yükselen aksiyon yıldızlarından Ed Skrein ve Rodriguez’in sıklıkla rol verdiği Fast & Furious (Hızlı Ve Öfkeli) yıldızı Michelle Rodriguez, filmin oyuncu kadrosunun çok sağlam olduğu anlamına geliyor. James Cameron yapımcı rolünde. Senaryo yazımında Cameron/Rodriguez ikilisine filmografisinde Shutter Island (Zindan Adası) ve Terminator: Genisys gibi filmler olan Laeta Kalogridis eşlik ediyor. ABD’de 20 Temmuz 2018’de, sadece IMAX’te gösterime girecek olan filmin ülkemiz sinemalarına gelip gelmeyeceği şimdilik belli değil.

Yazar hakkında: Kaan Zanbakcı

1976, İstanbul doğumlu. Sinema denen sanatın ne kadar büyülü bir şey olduğunu 1986’da, Şişli Site sinemasında izlediği Return of the Jedi ile farkına vardı. 10 yıldır çevirmenlik yapıyor. Önce Divxplanet bünyesinde, ardından Öteki Sinema’da film eleştirileri yazdı. Sender’in açtığı senaryo atölyelerine katıldı. Hayalî İcraat adında bir bilimkurgu/fantastik sinema sitesi hazırladı ancak o büyüklükte bir siteyi tek başına hazırlamanın zorlukları, hosting firmasının saçmalıklarıyla birleşince 6 yılda büyük mesafe kat eden, 800’ü aşkın makale içeren sitesini kapadı ve Öteki Sinema’ya geri döndü.

Bir Cevap Yazın