Pandora’nın Kutusu 23 Ocak 2009’da Sinemalarda

Yönetmeliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı başrollerini Tsilla Chelton, Derya Alabora, Övül Avkıran, Onur Ünsal ve Osman Sonant’ın paylaştığı Pandora’nın Kutusu 23 Ocak 2009’da Türkiye’de gösterime giriyor.

San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton), Antalya Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Övül Avkıran) ve Amiens Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton) ödüllerini alan “Pandora’nın Kutusu” ilk gösterimini Eylül ayında Toronto Film Festivali’nde yaptı.

Yeşim Ustaoğlu’nun dördüncü uzun metrajlı filmi olan “Pandora’nın Kutusu”, bir gün kaybolduğunu öğrendikleri yaşlı annelerinin yaşadığı küçük bir Batı Karadeniz kasabasına doğru yola çıkan üç kardeşin öyküsünü anlatıyor. Yolculukla beraber kendi sorunları ve aralarındaki gerginlik de ortaya çıkan üç kardeş, Alzheimer olduğunu öğrendikleri annelerinin yanlarındaki varlığıyla kendi hayatlarını sorgulamaya başlıyorlar. Pandora’nın Kutusu yavaş yavaş açılırken anneanne ve torunu arasında filizlenen yakınlık filmin sürprizli finalini hazırlıyor.

Filmin senaryosunu, “Sandık Lekesi” ve “Doyma Noktası” ve ‘Yere Düşen Dualar’ isimli kitaplarıyla tanıdığımız Türkiye’nin genç ve başarılı öykücülerinden Sema Kaygusuz’la beraber kaleme alan Ustaoğlu “Pandora’nın Kutusu”nu “İnsanlık hallerinin kimi ironik kimi hüzünlü bir dille anlatıldığı, orta sınıf ahlakı üstüne kurulu dokunaklı bir hikâye” olarak tanımlıyor. Yönetm”3enin, 2005 yılından beri üzerinde çalıştığı bir proje olan “Pandora’nın Kutusu”, henüz senaryo aşamasındayken Pusan Promotion Fund’a katıldı ve 2006 Selanik Film Festivali Crossroads Co-production Forum’dan da en iyi proje ödülüyle döndü.

Tatie Danielle filminin unutulmaz yıldızı 90 yaşındaki Tsilla Chelton’ı perdeye taşıyan “Pandora’nın Kutusu”, Chelton’ın nüanslara dayalı oyunculuğuyla uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek.

Görüntü yönetmenliğini Jacques Besse’nin üstlendiği, çekimlerine 2007’in Ekim ayında başlanan; sisli, puslu bir atmosferde görüntülenen, “Pandora’nın Kutusu” İstanbul’un birbirinden farklı kentsel dokuları barındıran köşelerini Karadeniz’in Küre Dağlarının dinginliğiyle yan yana getiriyor. Çekimleri 7 haftada tamamlanan “Pandora’nın Kutusu”nun post-prodüksiyonu 2008 yılında gerçekleştirildi. 8 hafta süren montajda Franck Nakache çalıştı, ses miksajını ise Bruno Tarriére yaptı.

“Pandora’nın Kutusu”nun müzikleriyse Fransız besteci Jean Pierre Mas’a ait. Filmin atmosferini yansıtacak en yalın enstrümanları bir araya getiren Mas’ın bestelerinin kayıtları Türkiye’de yapıldı. Müzik direktörlüğünü Ceyda Pirali’nin yaptığı

“Pandora’nın Kutusu”nda filme eşlik eden müziklerin arkasında usta yorumcular var: Klarnette Serkan Çağrı, viyolonselde Şirin Vatan ve piyanoda Jean Pierre Mas.

Murat Tolga’nın notu: Pandora’nın Kutusu aslında ‘Öteki Sinema’ alanına giren bir film değil ama bizi  ve Türk blogculuğunu önemseyerek basın gösterimi için davet eden Üstüngel İnanç’ın bu inceliğine ve duyarlılığına kayıtsız kalamazdık ve öyle de yaptık. Ayrıca basın gösterimine katılamasak bile bu filmi sinema salonunda izleyerek gerçek Türk Sinemasına gereken desteği göstermek niyetindeyiz.

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

2 Yorumlar

  1. Hiç bir bilgi vermemişsiniz dorusu hiç beyenmedim ben sizin yerinizde olsaydım her filimleri verirdim çok yanlış yapmışsınız

  2. Ne içtiniz söyleyin, biz de ondan alalım! :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: