Rebetiko: Ayrık Otu

Kanunsuzluk Bir Tür Spordur!!!

1930’lu yılların sonu, Yunanistan…

Askeri diktanın gölgesinde bir ayrık otu yeşeriyordu: Rebetiko.

Türkiye’den ve Yunan adalarından kopup gelmiş Rebetler, adı kötüye çıkmış mahallelerde, hapishanelerde ve limanlarda esrar içip, bahtsızlık ve sürgün şarkıları söylüyorlardı geceleri, tutunamayışın şarkılarını. 1936’da, milliyetçi diktatör Metaksas, şarkı söyleyen bu marjinallerin yola getirilmesi gerektiğine karar verdi…

Rebetiko Ayrık Otu kapakRebetiko, kökeni hakkında çeşitli varsayımların olduğu bir müzik türü. Yine de kökeninin dayandırıldığı nokta, Yunanistan’da otoriteye karşı gelen ve esrar tekkelerinde yaşayan müzisyenlere dayandırılıyor. Mevcut uyaranların etkisiyle kozmik bir itici güce sahip ve özgürlük kokan bir ruh çağırma seansı olarak da değerlendirilen bu müzik türü; bugünlerde, doğmuş olduğu coğrafyada oldukça popüler bir hale gelmiş durumda.

Öteki Sinema için yazan: Fatih Yürür

Rebetiko, temelde doğuyu ve batıyı tek bir çizgi üzerinde birleştirerek, birbirine kenetleyen bir yapıya sahip. Temalarıysa genellikle sürgünlerden, ayrılık acılarından, romantizmden, gece hayatından, çalkantılı aşklardan ve sıra dışı cinsel deneyimlerden besleniyor.  Faşizmin kol gezdiği, müziğin kafese tıkılmaya çalışıldığı ve savaşın etkilerinin halihazırda sürdüğü bir ortamda rebetiko; asi ruhların, hırçınların ve kendilerine dayatılan diktaya kafa atanların neredeyse tek kaçış yolu!

David Proudhomme’un, diaspora kavramının en başarılı çizgili aktarımı olarak niteleyebileceğimiz, yarı otobiyografik çizgi romanı Rebetiko; 1936 yılında, kronik milliyetçi bir diktatör olan ve Franco, Mussollini ve Hitler ekolünü devam ettirmeye çalışan Metaksas’ın; Atina’da iktidarı ele geçirdikten sonra, şarkı söyleyen marjinallerin hepsinin yola getirme mücadelesinin arka planında, omuzlarını dimdik tutmayı sürdüren bir avuç rebetin hayatını konu alır. Bu rebetlerin başı çekenleri, centilmen olduğu kadar agresif ve dengesiz olan Stavres, flaneur bir buzuki olan Artemis ve Metaksas’ın katı sisteminin kurbanlarından biri olarak hapse düşmüş Markos’tur.

Rebetiko Ayrık Otu 3

Bu üç karakter hem mevcut dikta sistemi için hem de kendilerini rol model belleyen rebetler için birer semboldürler. Her biri hem gözüpek birer gezgin hem de ideal bir günah keçisidir. Mitaksas da bu adamların yaşam biçimlerini teşhir ederek, ahlaki yozlaşmayı bahane eder ve halka nefes aldırmayacak yaptırımlar uygulamaya başlar. Aynı zamanda Yunanistan’ı Türk kültürünün etkisinden arındırmayı amaçlayan Metaksas, bu iki kültür arasındaki köprüleri de tamamen havaya uçurmayı planlamaktadır.

Bu karmaşık koşullarda, rebetiko bir isyandır. Bu isyankâr notalar da asi tınıları sebebiyle, sözlerinden, makamına kadar durmaksızın kötülenir. Buzuki çalarak bu şarkıların sözlerini okumak, zamanla sisteme karşı çığlık atmanın sembolü haline gelmiştir.

Rebetiko Ayrık Otu 2

Proudhomme’un her karesine sinematografik bir zenginlik sinmiş olan öyküsünün, hem görsel tonları hem de her biri nefes alıyormuşçasına işlenmiş karakterleri, kolektif hafızalarda yarına dair pek çok kırıntı barındıracak cinsten! Hem Türk hem de Yunan kültürünün ortak ögelerinin çatısı altında ilerleyen öyküde, western filmlerindeki bar kavgalarını aratmayan renkli karmaşalardan, “Hades’te Beş Yunan” şarkısı uğruna dağıtılan çenelere; buzuki ile adam tepelemekten, külhanbeylerine caka satmaya kadar hemen her tür bıçkınlık örneği var!

Tabi bütün bunlarla birlikte usta yazar-çizer Proudhomme’un diasporaya bakış açısı o kadar da toz pembe değil! Tası tarağı toplayıp dünyanın bambaşka yerlerine savrulan insanların bir süre sonra kendi çevrelerinde oluşturdukları elitizmin dibine vurmuş katman, onları asıl sorunlarından da saptırıyor. Nihayetinde zaman içerisinde yüksek tabakanın birer mevcudu haline gelen insanlar, alt tabakanın yuttuğu karabiberi ve kırmızı biberi seviyor gibi görünseler de asla gerçek acısını tatmak istemiyorlar!

David Proudhomme’un çizgi roman başyapıtları arasında sayılan Rebetiko’su, nihayet geçtiğimiz ay aylak kitap etiketiyle de basıldı. Sert kapak ve 102 sayfa olan öykü, oldukça kaliteli bir baskıyla karşımıza çıkıyor. Özellikle Simpsonlar serisiyle çizgi roman takipçilerinin yüzünü güldüren yayınevi, Rebetiko ile birlikte, önemli bir çizgi öyküyü daha dilimize kazandırmış oldu! Bize de devamını beklemek düştü!

Rebetiko Ayrık Otu 1

Yazar hakkında: Fatih Yürür

İlk sinema deneyimi, bir Stephen King uyarlaması olan “Geri Döndüler” olmuştur. Yazmaya başladığı dönem ise aslen lise yıllarıdır. Saçma sapan korku hikayeleri kaleme almaktadır ve asıl amacı bir gün bunları görselleştirebilmektir. Çeşitli platformlarda oyun incelemeleri ve film eleştirileri yazar. Yaratmış olduğu RüyadaM adında bir animasyon ve çizgi hikaye karakteri bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir