Romandan Beyazperdeye: The Host, The Mortal Instruments, Carrie

Romandan Beyazperdeye: 3 Kitap ve Onlarca Kadın…

Pek kıymetli üstad Hercule Poirot’un dediği gibi beynimizin gri hücreleri her derde deva. Adının ‘hücre’ olduğuna bakmayın siz. Koridorları sonsuza uzanan, tek bir fikrin üzerine, saniyesinde malikaneler inşa eden bir yapı beyin denen şey. Hal böyle olunca her bir okuyucunun zihninde bambaşka bir şekilde canlanan kitapları filme uyarlamak, ete kemiğe büründürmek oldukça cüretkar bir girişim.

Öteki Sinema için yazan: İrem Yılmaz

Kitap uyarlamalarını Hollywood için bu kadar çekici kılan şeylerin başında kuşkusuz, satışı kolay ve hayran kitlesi hazır bir hikaye, sinemaya halihazırda karakterle empati kurup gelmiş, film vasat bile olsa senaryodaki boşlukları kendi kafasından tamamlayacak sadık bir izleyici kitlesi var. Olumsuz yanı ise “kitap” denen kişisel deneyime kalabalık bir kitlenin ortak beğenisini kazanmak. İşte işin bu kısmı oldukça riskli!

Yeni yıl kapımıza dayanmışken oyuncu seçimleriyle şimdiden beğenimizi kazanan, 2013 yılında bizi sinema salonlarına çekecek üç kitap uyarlamasından bahsetmekte fayda var. Ne tesadüftür ki bu hikayelerin hepsinin merkezinde öyle ya da böyle gücü elinde tutan kadınlar var. İster ergenliğinin başındaki asi bir yeni yetme, ister başka evrenlerde sayısız hayat deneyimlemiş bir yaşam formu olsun, dişi karakterlerin uyanışı ve güce kavuşması her zaman şölen tadında olmuştur. Aynı kitabı birden çok kere okumanın her seferinde kafanızdaki evreni genişlettiğini bilenlerdenseniz, bu filmleri izlemeden önce hikayelerin şöyle bir tozunu almak isteyebilirsiniz.

The Host – Gösterim Tarihi: 29.03.2013 Yazar: Stephenie Meyer

the-host-14-tile

Ülkemizde “Göçebe” adıyla yayımlanan “The Host”, Twilight serisi ile tam bir altın madeni haline gelen Stephenie Meyer’ın 679 sayfalık ilk yetişkin romanı. Yazarın başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan kitapta vampir veya kurtadamlar olmasa da hikaye dünyayı ve insan vücudunu istila eden bir canlı türüne karşı mücadele veren bir avuç insanın ele geçirilmemek için mağaralarda yaşadığı bir gelecekte geçiyor. Ufak bir operasyonla insanların içine yerleştirilen bu canlılar kendi bilinçleriyle konuk oldukları bedeni ele geçiriyor. Ele geçirilen kişinin tüm anıları, kişiliği bir daha geri gelmemek üzere ortadan kayboluyor. Melanie son kalan insanlardan biri olarak yiyecek bulmak için çıktığı bir gece yakalanıyor ve içine bir Host yerleştiriliyor. Bu Host söz konusu ırkın en eski ve bilge gezginlerinden biri (Hatta kendi ırkı için bir tür celebrity bile diyebiliriz). Fakat Melanie o kadar da kolay silinecek biri değil. Tüm gücüyle insan olmanın ne demek olduğuna dair anılarıyla Host’a adeta saldırıyor. Sevgi, umut, aşk gibi hislere yabancı olan Host kendini Melanie’nin aşık olduğu Jared’ı bulmak için yollara düşmüş buluyor. Jared ve grubu bir vücut içinde iki benlik taşıyan Melanie’yi yakaladıklarında ne yapacaklarını bilemiyor. Melanie ve Host zaman içinde birbirleriyle tuhaf bir arkadaşlık bağı kurarken grup da Host’a güvenmeye başlıyor. İnsan ırkını yakından tanıdıkça türünün dünyadaki varlığını sorgulamaya başlayan Host’un peşindeki acımasız Seeker’da (Diane Kruger) işlerin tuzu biberi oluyor.

_MG_4815.CR2

Hanna’da bizi kendine hayran bırakan Saoirse Ronan’ı Melanie olarak izlemek keyifli olacak.

The Mortal Instruments: City of Bones – Gösterim Tarihi: 23.08.2013 Yazar: Cassandra Claire

mortal-instruments-city-of-bones

cats

Annesiyle yaşayan 15 yaşındaki Clary Fray. Babasını yıllar önce kaybetmiş. Bir gece yakın arkadaşı Simon ile eğlenmek için gittiği klupte Jace, Isabelle ve Alec’i görüyor. Üstlelik bu üçünü başka hiç kimse göremiyorken… Vücutlarını saran dövmeleriyle (özel güçleri olan mühürler) olağanüstü güzellikteki bu üçlü, peşinde oldukları iblisle dövüşürken Clary de kendini kavganın ortasında buluyor. Bu andan itibaren Clary kendini büyücü, kurtadam ve vampirlerin yaşadığı “Aşağı Dünya”, diğer boyutlardan gelen iblisler ve kendilerini dengeyi korumaya adamış, Meleklerin kanından gelen Nephilim’lerin (Gölge Savaşçıları) dünyasında buluyor. Tüm bunların üzerine annesi kaçırılıyor ve sebebi bilinmeyen derin bir komaya giriyor. Kısa sürede annesinin (Lena Headey) de aslında bir Nephilim olduğumu öğrenen Clary onu tekrar hayata döndürmek için bilmediği bu dünyada asıl kimliğini ve gerçek yeteneklerini bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Bunu yaparken efsanevi düşman Valentine’e (Jonathan Rhys Meyers) karşı durması ve Jace’e hissettiği duyguları da bastırması gerekiyor.

mortal-instruments-city-of-bones-trailer

Kitap bu türün meraklıları için olmazsa olmaz pek çok unsuru biraraya getirmiş. Kendilerini kötülükle savaşmaya adamış yakışıklı/güzel gölge avcıları, kaçırılan/komada bir anne, tek başına ayakta kalmaya çalışan bir ergen, etrafta bir iblis varken parlayan melek bıçakları (Bknz. The Lord of the Rings), öldüğü sanılan ama geri dönen büyük kötü (Bknz. Harry Potter), gay karakterler (işte bu yeni), aşk üçgeni/yasak aşk, türler arasındaki kutuplaşma ve hızla yaklaşan bir savaş (Bknz. Twilight). Daha ne olsun?

Mortal Instruments serisini üçleme olarak kaleme alan Cassandra Claire gördüğü yoğun ilgi üzerine seriye devam etti. 5. Kitap 2014’de çıkacak.

Tarsem’in Mirror Mirror’ında kendine özgü güzelliğiyle izlediğimiz Lilly Collins’i Clary rolünde izlemek için bile filmi görmeye değer.

Carrie – Gösterim Tarihi: 15.03.2013 Yazar: Stephen King

Carrienovel-tile

(İlk baskı)
Stephen King’in 1976 yılında filme çekilen ve balodaki kan banyosu sahnesiyle hafızalarımıza kazınan kitabı Carrie’nin hikayesinde, anormal, aşırı dindar annesi tarafından sürekli olarak tacize uğrayan bir genç kızın ilk adetiyle birlikte açığa çıkan telekinetik yeteneklerinin, okul balosunda herkesin alay ettiği bir eşşek şakasına hedef olmasıyla nasıl ölümcül hale geldiğine tekrar tanık oluyoruz. Julliana Moore’un anne rolüne cuk diye oturduğunu anlamak için üstteki gecelikli fotoğrafa bir göz atmak yeterli olur sanırım (zaten kadın karakterde 3B gördünüz mü kaçmak lazım. Bol-Beyaz-Buruşuk). Lilly Collins, Dakota Fanning gibi oyuncuların seçmelerine katıldığı Carrie rolünde, en son Tim Burton’ın Dark Shadows’unda evin ara sıra tüylenen ergeni olarak izlediğimiz Chloe Grace Moretz var. Görünen o ki kızımız ergenlik geçişlerini ya kurtadam ya da kasaba yakıcı olarak geçiriyor.

carrie2013620

1976 yılında hikaye perdeye aktarılırken olayların geçtiği Ewen Lisesi’nin adı (Thomas Ewen Consolidated High School) Bates olarak değiştirilmiş. ‘Psycho’ filminin ünlü anne mağduru katili Norman Bates’e atıf yapılmıştı. Yönetmen ve senaristlerin filme mi yoksa kitaba mı daha bağlı olacağını yakında öğreneceğiz.

 

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir