Amerikan Rüyasına Muhalif: The Simpsons

“Marge, denemek başarısızlığa atılan ilk adımdır!”

Amerikan rüyasına sonuna kadar muhalif ve bir o kadar da aykırıydılar. Hayatımıza ilk girdiklerinde belki kendileri de bu denli popüler olacaklarını bilmiyorlardı. Bazen zekice tespitleri ile dünyaya geleceği görebiliyoruz dedirttiler, bazen de yarım akıllı halleriyle normal bir aile olduklarını gösterdiler. Onlar Simpsonlardı ve biz onları oldukları gibi sevdik.

Simpson Ailesi Amerika asıllı bir animasyon dizisidir. Görüp görebileceğiniz en uzun ömürlü yapım desek yanlış olmaz kanımca. Sarı renkleri ile ticari taksi kafasına girip dikkat çekmeleri amacı ile hastalıklı bir görünümle ekranlarımıza hücum etmiş, bebeklerin yıllık bakım ücretini kasadan geçirerek belirtmeleriyle -bu ince espiriyi anlayanlar için- bizi kahkahalara boğmuş ve konuk oyuncu kontenjanı ile kırılamayacak bir rekora imza atmıştır aile. Kahramanlarımız Homer ve Marge üç çocukları (Bart, Lisa Maggie) ile yaşadıkları Springfield Kasabasında bulunan 742 Evergreen Terrace’de sayısız serüvene kucak açarlar başladıkları 19 Nisan 1987 tarihinden bu yana. Uzaylılarla karşılaşırlar, Amerika’nın başkanları hakkında öngörüde bulunurlar -ki bir rivayete göre Trump’ın başkan olacağını 16 yıl önceden bilmek gibi yetenekleri vardır-, normal bir ailenin yaşadığı sıkıntıların içine düşerler ve çoğu kez ütopik bir aile serüveni olmakla birlikte yaşadıkları devri oldukça inceden deşer ve eleştirirler.

Kimler konuk olmamıştır ki şovlarına; Michael Jackson, Madonna, Trump ve diğer Amerika Liderleri, şovmenler, spikerler vs. Onlar bize içlerinde barındırdıkları ünlülerle anlatırlar yaşamlarını ve biz izlemeye bayılırız. Aile 19 Nisan 1987’de “The Tracy Ullman Show-Good Night- ile çıkış yaptı. 17 Aralık 1989’da ise çizgi dizi olarak maraton koşusuna adım attı. Beş aile üyesinin yanında birçok ilginç karaktere de yer veren dizi yoluna büyüyerek ve ilginçleşerek devam etti. Kendinden sonra gelen traji komik birçok aynı tür diziye öncülük etti. Peki nasıl ortaya çıktı şu bir türlü hayatımızdan çıkmayı bilmeyen amiyane tabiri ile görgüsüz ve fütursuz aile?

“Unutmayın biri öğrenene kadar biz iyi ve normal bir aileyiz.”

Simpson Ailesi fikri James L. Brooks’un lobisinde kaderini beklemekte olan Matt Groening tarafından ortaya çıkarıldı. Groening kendi aile üyelerini gözlerinin önüne getirip bu aileye hayat verirken kendi aile isimlerini de kullanmaktan çekinmedi lakin sıra kendine geldiğinde ismini Bart -yumurcak anlamına gelen Brat’ın anagramı- olarak değiştirdi. Brooks Matt’den kısa bir canlandırma dizisi istemişti aslında. Groening ise kendine ait olan “Life in Hell” adlı karikatür serisini önermeyi düşünmüştü ama bazı yasal sıkıntılar sebebiyle bu fikrinden vazgeçmek durumunda kaldı. Sonuç olarak kendi ilginç ailesi gözünün önündeydi ve başka bir fikre de ihtiyacı kalmamıştı. Matt beş aile üyesinin çizimlerini kabataslak çizdi ve düzeltileceğini düşünerek animatörlere gönderdi fakat çizimler olduğu gibi kaldı. Ve estetikten zerre nasibini almamış karakterlerimiz tüm doğallıklarıyla arzı endam etmeye başadılar bombeli camda.

“Bilimkurgu toplantısı olduğuna emin misiniz? Burası ineklerle dolu…”

“Eğer bu hayatta bir şey yapmak istiyorsan onun için çabalamalısın. Şimdi sus sayısal loto çekiliyor!”

Ailemizin Ana Karakterleri

Homer Simpson

“Evlat, herkes aptaldır; ben hariç…”

Homer Jay Simpson namı diğer aile babası… Dan Castellaneta tarafından seslendirilmektedir. Hatta Oxford İngilizce Sözlüğüne “D’oh” ünleminin alınmasını sağlamasıyla ünlüdür. Homer beceriksiz, kaba, tembel, korkak, şişman ve düşüncesizdir. Alkolik olmak ya da olmamak arasında gidip gelmişliği çoktur. Sprinfield Nükleer Santral’inde çalışmaktadır. En büyük hayali lotodan büyük miktarda para kazanıp hiç çalışmamaktır.

“Öf İngilizceymiş. Kimin İngilizceye ihtiyacı var ki! İngiltere’ye de hiçbir zaman gitmeyeceğim ki.”

Marge Simpson

“Eğer izin verirseniz temizlenmesi gereken kirlerim var.”

Marjoire (Marge) Simpson. Evin cefakâr anası… Kızlık soyadı Bouvier’dir. İyi niyetli ve aşırı sabırlıdır. Mavi saçı dışında klasik bir ev kadınından pek farkı yoktur. Her duruma bir çözümü vardır. Temizlik yapmayı sever ama kötü bir aşçıdır. Julie Kavner tarafından seslendirilmektedir. Bu performansı ile birçok kez ödüle layık görülmüştür.

“Kapa çeneni Hommer, kimse senin ne düşündüğünü önemsemiyor!”

Bart Simpson

“Ama bana kim zarar vermek ister ki? Ben bu yüzyılın Afacan Dennis’iyim.”

Bartholomew “Jojo” Simpson, evin haşarı, aklı bir karış havada, otoriteye sonuna kadar muhalif on yaşındaki hayırsız çocuğu. Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir. Şovun ilk iki sezonu boyunca başkarakteriydi. Bilindik yaramaz çocuk konseptinin en uçuk hali olan Bart aslında Groening’in kendini konumlandırdığı karakterdir. “Şortumu ye!” sözünü lugatimize katması da cabası…

“Ben Bart Simpson! Sen de kim oluyorsun?”

Lisa Simpson

“Yalnızlık kimseye zarar vermemiştir. Emily Dickinson yalnız yaşadı ve tüm dünyanın bildiği en iyi romanlarını yazdı. Sonra değersiz biri gibi delirdi…”

Lisa Marie Simpson evin akıllı kızıdır. Derslerini sever, doğayı sever. Aktivisttir. Hayvanları sever. Matematik sınavı hergün olsa girer. En iyi anlaşabildiği dostu kendisidir. Vejeteryandır ve nirvanaya çeyrek kala her seferinde Bart tarafından çıldırtılmayı başarır. Yeardley Smith tarafından seslendirilmektedir.

“Neden bunu bir gün bir psikiyatriste anlatacakmış gibi hissediyorum?”

Maggie Simpson

“emzik sesi… cuk cuk cuk cuk…”

Margaret Simpson. Dünya üzerinde en uzun süre bebek kalabilme rekoruna sahiptir. Evin şirin mi şirin emziğiyle iletişim kurmaktan mutlu ve market kasasından itinayla geçirilebilen bebeği. Çok az konuşur o da emziğiyle…

“Marge, anlamaya çalış. İki çeşit öğrenci vardır. İnekler ve sporcular… Ben bir sporcu olarak, görevimin ineklere zor zamanlar geçirtmek olduğunu düşünüyorum.”

Çekirdek ailemizin yanında seyre katkısı azımsanamayacak birçok karakteri, evin cılız tazısı Santa’s Little Helper, evin kedisi Snowball ve ironik, komik, duygusal anlarıyla Simpson Ailesi uzun yıllardır aramızda. Öyle karakterler hediye etti ki bize yazsak roman olur. Ne bizim onları bırakmaya ne de onların gitmeye niyeti var. Hatta yapabilsek yemeğe ve çaya da çağırırdık muhtemelen. Peki bir soru ile kapatsam yazımı. Sizin en sevdiğiniz Simpson karakteri hangisi?

“Marge seni seviyorum ama bunu kimsenin bilmesini istemiyorum.”

Öteki Sinema için yazan Melahat Yılmaz

Yazar hakkında: Melahat Yılmaz Özberk

1981 Ankara doğumlu... Anadolu Üniversitesi Türk dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Gölge- e Dergi ve Öteki Sinema’da çeşitli film eleştirileri ve hikâyeler yazıyor. Tek dileği yazacak sözlerinin bitmemesi ve bunları sayfalara dökebilmek…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir