Sinemanın En Psikopat Kadınları

Filmler tehlikeli kadınlarla doludur ve onlar bir erkeğin kalbini çalmaktan daha fazlasını da yaparlar, mesela o kalbi elleriyle sökebilirler ve bunu yaparken son derece mutlu görünürler. Masum görünüşlerine aldanmayın. Onlar beyazperdenin en tehlikeli, en psikopat kadınları!

Bu listemiz Öteki Sinema’nın listecibaşı Begüm Özdemir‘den (miserym) geliyor, iyi okumalar…

mommiedearest

Mommie Dearest (1981) – Joan Crawford

Bir dönemin televizyon yıldızı olan Joan Crawford’un kızı Christina’yı yetiştirirken ona bu kadar çok acı çektireceğini kim nereden bilebilirdi? Christina Crawford’un yaşadığı tacizleri, travmaları, gençliğinin sıkıntı dolu yıllarını önce bir hatıralar bütünü olarak yazdı, sonrasında ise bu kitap filme aktarıldı.

fatalattractcion

Fatal Attraction (1987) – Alexandra Forrest

Karısı ve kızı şehir dışındayken avukat Dan Gallagher bir gecelik ilişki yaşamaya kalkışır. Yayıncı Alex Forrest ile yaşadığı bu kısa ilişkinin ona nelere mal olacağından ise haberi yoktur. Dan, yaşadıklarından sonra iletişimi kesmeye çalışır ama Alex ilişkiyi bitirmek niyetinde değildir. Dan’in onu reddetmesi üzerine çıldıran Alex şiddete başvurmaya başlar ve bunu Dan’in ailesine de yansıtır.

misery

Misery (1990) – Annie Wilkes

Paul Sheldon kolay okunan popüler romanlar yazarıdır. Artık kariyerinde bir dönüm noktasında olduğunu düşünür, seri maceralarını yazdığı karakteri Misery Chastain’in öldürüp diziyi bitirir. Paul taşrada geçirdiği bir araba kazasından yaralı kurtulur. Onu bulup evinde bakmaya başlayan Annie Wilkes, şans eseri Paul’un sadık okurlarından biridir ve kahramanı Misery Chastain’in de sıkı bir hayranıdır. Son kitabı okuyup Misery’nin ölümüyle şoke olan kadın öfkeye kapılır ve Paul’u ayağından feci şekilde yaralayarak onu yatağa hapseder. Hem bölge şerifi hem de menajeri umutsuzca Paul’ü ararken o, gardiyanı Annie’ye özel bir Misery macerası daha yazmak zorundadır.

TheHandthatRockstheCradle

The Hand that Rocks the Cradle (1992) – Peyton Flanders

Claire Bartel mükemmel bir hayata ve aileye sahip bir kadındır. Ve bu hayat tam da Peyton Flanders’ın ümitsizce istediği bir hayattır. Payton görünüşte kusursuz bir dadıdır, ancak yardım eder gibi göründüğü ailedeki insanlara zarar vermektedir.

singlewhitefemale

Single White Female (1992) – Hedra Carlson

Kendi yaşlarında genç bir kadın olan Hedy ile birlikte oturmaya başlayan Allison bir süre sonra yeni ev arkadaşının ona fazlaca hayranlık duymaya başladığını, hatta kendi yerine geçmeye çalıştığını fark edecektir. Gerçekten de Allison kadar güzel, sosyal ve popüler olmayan Heddy önce dış görünüşüyle onu taklit etmeye başlayacak, ardından yavaş yavaş hayatının hemen her alanını işgal etmeye kalkışacaktır. Allison’ın yeni ayrıldığı ama tekrar bir araya gelmek için çözüm arayışına giriştiği nişanlısı Sam ile yakınlaşması bardağı taşıran son damla olur ve iki genç kadın arasında ölümcül bir son perde yaşanır.

naturalbornkillers

Natural Born Killers – (1994) – Mallory Knox

Mickey ve Mallory birbirine aşık bir çifttir. Ancak onları diğer çiftlerden ayıran, oldukça garip ve ürkütücü bir ayrıcalıkları vardır. Bu da onların birer katil ruha sahip olmalıdır. Route 666 otobanına çıkarlar ve tamamen amaçsızca etraflarına korkunç bir dehşet saçarlar. Artık onlar işledikleri cinayetle sadece birer korku ikonu değil; medyatik canavarlardır. Polis kadar basın da onların peşinde, onlardan bir şeyler öğrenmenin hedefindedir.

audition

Audition (1999) – Asami Yamazaki

Aoyoma, yedi yıl önce veda ettiği karısından beri hiçbir kadınla birlikte olmamıştır. Yakın bir arkadaşı halen depresyonda olan bu adamı kurtarmak için ilginç bir plan yapar. Bir TV şovu için bir mülakat hazırlıyormuş gibi yaparak Aoyama’ya uygun bir eş bulacaktır. Birçok adaydan sonra Asami adında oldukça güzel bir kadın kendini gösterir. Aoyama, ikna olmuş gibidir. Ancak bambaşka planları olan Asami, başka bir gezegenden gelmiş gibidir.

wickerpark

Wicker Park (2004) – Alex

Chicago’nun Wicker Park bölgesinde yaşayan Matthew bir gün çalıştığı iş yerinin penceresinden karşı kaldırımda en yakın arkadaşı Luke’a ait ayakkabı dükkanının vitrinine bakan bir kız görür. O dakikadan sonra artık Matthew onunla tanışmak için her yolu deneyecektir, ancak bu ilişkinin bütün yaşamını etkileyeceğinden haberi yoktur. Matthew ve Lisa birbirlerine aşık olurlar ve kader ağlarını örmeye başlar. Fakat bir gün Matthew eve geri döndüğünde Lisa’yı bulamaz. Lisa sanki yok olmuştu. İki yıl geçer ve Matthew hayatını yeniden düzene sokmaya çalışırken arkadaşı Luke, bir kıza çılgınca aşık olmuştur.

gonegirl

Gone Girl (2014) – Amy Dunne

Amerika’nın Missouri eyaletlerinden birinde sıcak bir yaz sabahı, Nick ve Amy evliliklerinin beşinci yıl dönümünü kutlamaya hazırlanmaktadırlar. Fakat o gün Amy aniden ortadan kaybolur. Geri dönmeyince, polisin gözünde kocası Nick tüm şüpheleri üzerine çeker. Nick’in ise kafası karışmıştır zira Amy’ye ne olduğuna dair hiçbir fikri yoktur ama bir anda kendisini Amy’nin ailesinin hazırladığı bir yardım operasyonu içerisinde piyon olarak bulur! Nick masum olduğu konusunda ısrar etse de üstündeki şüpheleri tamamen yok edemez. Amy’nin hayatta olup olmadığı ise büyük bir muammadır…

Yazar hakkında: Begüm Özdemir

1982 doğumlu yazar ilk sinema deneyimini L’ours (The Bear) filmiyle yaşamış olup Öteki Sinema'da yazmaya 2011 yılında başlamıştır. Sinema yazıları yazmasının yanı sıra dizi ve film çevirileri de yapmaktadır. Ayrıca büyük bir Stephen King ve Queen hayranıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir