Dev Sinematik Evren Rehberi 2017

Hollywood’da bugünlerde elinizi sallasanız sinematik evrene çarpıyor. Bunların bazıları çok eskilerden geliyor. Bazı seri filmler moda olduğu için evrenleştirilmeye çalışılıyor. Her stüdyo bir, üç, beş ayrı projeyle “biri tutmazsa diğeri” mantığıyla kesesini doldurmaya çalışıyor. İşte sağlam gidenleri, başlayamadan bitenleri, yere düşenleri ve tökezleyip kalkanlarıyla toplam 17 sinematik evreni stüdyolara göre ayrılmış halde aktaran, kapsamlı sinematik evrenler dosyası.

NEDİR BU SİNEMATİK EVREN?

Aslen seri film dediğimiz olayın biraz daha süslüsüdür. Seri filmler gibi her biri kapsayıcı bir öykünün bir bölümünü anlatır. Buna karşın seri filmlerle aralarında önemli bir fark vardır: Kahraman, her filmde farklıdır. Seri filmler aynı kahramanların serüvenlerini anlatarak “bu aslında tek hikâyeydi, üçe böldük” izlenimi yaratmaya çalışır. Geleceğe Dönüş serisi gibi. Sinematik evrenlerde ise kahramanlar filmden filme değişir. Bir filmde olan şeyler bir diğer kahramanı etkileyebilir veya film içinde daha önce başka bir kahramanın başına gelmiş bir olaya gönderme yapılabilir.

Sinematik evren yeni bir şey değil aslında. Star Wars, Star Trek gibi kökeni çok eskiye dayanan sinematik evrenler var. Fakat bunlar zaman içerisinde, yan hikâyelerle zenginleşerek, doğal bir evrim sonucunda evrene dönüştü. Günümüzdeki sinematik evren selinin sorumlusu olan Marvel ise baştan “ben evren kuracağım” diye çıktı ortaya. Hatırlayalım. Marvel’in ilk filmi 2008’de gösterime girdiğinde farklı kahramanların tekli filmlerinin çekileceği, bunların daha sonra Yenilmezler serisinde birleşeceği haberi gelmişti. Bu, Marvel’in çizgi romanlarda çokça yaptığı bir şeydi. Söz gelimi Örümcek Adam gibi popüler bir kahramanla başlayan macera daha az okunan bir seriye, oradan Fantastik Dörtlü’ye atlar, çoğunlukla da yılda bir çıkan özel, tüm kahramanları bir araya getiren ve kalın ciltli sayılarla tamamlanırdı. Hikâye bir çizgi romandan diğerine atladığında macera yarım kalmasın diye takip etmediğiniz çizgi romanları almak zorunda kalırdınız. Bazen o kahramanları beğenir, onları da takip etmeye başlardınız ki Marvel’in amacı da buydu zaten. Marvel, işte bu iş modelini sinemaya uyarladı.

SİNEMATİK EVRENE HÜCUM!

İşte bunlar hep kapitalizm. Stüdyo yöneticilerine göre filmlerin “türü” diye bir şey yoktur. Pazarı diye bir şey vardır. Bir bilimkurgu filminin çekilmesinin sebebi “bilimkurgu türünde eser vermek” değil, “bilimkurgu pazarından pay kapmak”tır. O yüzden tutan bir formül bulunduğunda herkes o tarafa doğru hücum eder. Yeni bir Star Wars filmi duyurulduğunda uzay operası türünde patlama yaşanır. Hatta o kadar geriye gitmeye bile gerek yok. Açlık Oyunları’nın tetiklediği “gençlik distopyaları” furyası daha yeni dindi (sayılır, çünkü Maze Runner’ın üçüncü filmi gelecek daha). Kötü filmler doğal seçilimle elenirken pazar bir süre sonra doygunluğa ulaşır. Fakat sinematik evrenlerin modası çok daha çabuk geçecekmiş gibi görünüyor. Bunun bir sebebi, senaristlerin çoğunun hem hikâye anlatmak, hem evren oluşturmak işini pek becerememesi. Kendini kurtarabilen evrenler, başı sonu belli bir hikâye anlatmaya odaklananlar. Önceliği evren kurmaya veren filmlerin hepsi istisnasız başarısız. Bir diğer sebep ise pek çok stüdyonun pek çok serisinin olmasının “franchise fatigue” (seri yorgunluğu) dediğimiz şeyi çok daha çabuk tetiklemesi. Bu durum, uzun vadede başarılı evrenleri bile etkileme riski taşıyor.

Yazar hakkında: Kaan Zanbakcı

1976, İstanbul doğumlu. Sinema denen sanatın ne kadar büyülü bir şey olduğunu 1986’da, Şişli Site sinemasında izlediği Return of the Jedi ile farkına vardı. 10 yıldır çevirmenlik yapıyor. Önce Divxplanet bünyesinde, ardından Öteki Sinema’da film eleştirileri yazdı. Sender’in açtığı senaryo atölyelerine katıldı. Hayalî İcraat adında bir bilimkurgu/fantastik sinema sitesi hazırladı ancak o büyüklükte bir siteyi tek başına hazırlamanın zorlukları, hosting firmasının saçmalıklarıyla birleşince 6 yılda büyük mesafe kat eden, 800’ü aşkın makale içeren sitesini kapadı ve Öteki Sinema’ya geri döndü.

4 Yorumlar

  1. Rehber yazmayaydın iyiydi

  2. şuraya bir buton koyun o sayfaları tek sayfa halinde açsın yoksa tıklamam hürriyet galerisi mi bu. emeğine sağlık.

  3. Normalde sayfalara bölme adetimiz yok ama yazı çok uzun olduğunda sayfa yüklenmesi çok uzun sürüyor ve sunucuya epey yük bindiriyor. Böyle yazıları bölmekten başka çare yok. Hürriyet galerisi değil doyurucu ve bilgilendirici bir rehber. Tıklamazsanız çok şey kaçırırsınız. Sevgiler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir