Spider-Man: Homecoming’den Örümcek Çocuk Çıktı!

Sonunda Örümcek Adam’ın Marvel Sinematik Evren’i içerisinde “Spider-Man: Homecoming”le kendi filmine kavuştuk. Böylece 2002’den beri üçüncü kez Örümcek Adam sinemaseverlerin karşısına çıktı ancak 2016 yapımı “Captain America: Civil War” filmi içerisinde Marvel Stüdyo’nun yarattığı Örümcek Adam’ı gördüğümüz için “Spider-Man: Homecoming”de Örümek Adam’ın kendi macerasının nasıl başlayacağını anlayacaktık.

Öteki Sinema için yazan: Hakan Tunga Kalkan

Marvel Stüdyo’sunun kendi evreniyle iç içe bir hikaye oluşturmasını bekliyordum ama Örümcek Adam’ın doğuşu daha doğrusu kendi hikayesinin nasıl olacağı merak konusuydu. Bu noktada önce biraz geçmişe gidelim. Marvel’ın 1980lerde çizgi roman dışındaki ticari konulardaki başarısızlığı Örümcek Adam’ın sinema haklarını elinden çıkarmasına sebep olmuştu. Sony firmasının elindeki haklar önce 2002’de daha sonra 2012’de iki ayrı seriyi doğurdu. Örümcek Adam’ın üçüncü kez sinemada başlangıca gitmesi biraz da mecburiyetten oldu diyebiliriz. Sonuçta Marvel Sinematik Evreni’nde bir şekilde Örümcek Adam yer almalıydı ve uzun süren pazarlıklar sonrasında Marvel Stüdyo’su Sony’i ikna etti.

Örümcek Adam’ın bu kadar ilgi görmesinin altında tabii ki de çizgi roman geçmişindeki başarılar yer alıyor. 1960larda Marvel’ın süper kahraman atağı içerisinde en çok ön plana çıkan karakter Örümcek Adam olmuştu. Bir lise öğrencisinin maddi ve manevi zorluklarla dolu hayatının yanında çok renkli kötü karakterlerle olan mücadelesi o zamana kadar alışılan, daima her konuda güçlü bir duruş çizen süper kahramanlardan çok daha farklı, çok daha fazla “bizden” birisiydi. Çizgi roman dünyasının 1980lerde yakaladığı gerçekçilik akımının ortaya çıkardığı yeni anlatım yaklaşımı Örümcek Adam’ın daha da nefes kesen maceralarını da beraberinde getirdi. Ancak bu sefer Örümcek Adam kadar ilgili gören süper kahraman maceraları da ortaya çıkmış oldu. Artan bu rekabet içerisinde zamanla çizgi romana olan ilginin düşüşü yaratılan paralel evrenler ve yeniden başlangıçlar yeni okuyucu kitlesi yaratmak yerine sadık çizgi roman severlerin daha mesafeli durmasına sebep oldu diyebiliriz. Bir yandan çizgi film ve bilgisayar oyunları gibi gelişen popüler kültür kolları Örümcek Adam ve diğer süper kahramanları çizgi roman dışındaki kitlelere de ulaştırmayı başardı.

Örümcek Adam’ın sinema filmleri öncesindeki geçmişine değinecek olursam 1977’de başlayan TV dizisine bakalım. İlk olarak 1977’de pilot film televizyonlarda gösterildi. Ardından da 2 sezon boyunca toplam 13 bölüm daha yayınlandı. Televizyon serisi gösterildiği dönem Amerika’da büyük bir ilgi toplayıp, olumlu eleştiriler aldı. İşin ilginci bu serinin içerisinden bir şekilde ortaya çıkan sinema filmleri oldu. Çok az ülkede sinemalarda gösterilen filmler ülkemizde de gösterime girmişti. Toplam 3 filmin sonuncusu “Spider-Man: The Dragon’s Challenge” filmi ülkemizde 1986’da sinemalarda gösterildi. O dönem için bu filmler Superman filmleriyle kıyaslandığında teknolojik olarak çok fakir filmlerdi ama yine de karşımızda ilk kez Örümcek Adam kanlı canlı olarak duruyordu.

1980lerde Örümcek Adam ilk gerçek sinema filmine kavuşmaya çok yaklaşmıştı. O dönem Örümcek Adam’ın haklarını elinde bulunduran Cannon Films tarafından filmin ön hazırlıklarına başlanmış hatta filmin tanıtımı için kısa bir fragman da yayınlamıştı! Örümcek Adam’ı canlandırması düşünülen dublör Scott Leva’nın Örümcek Adam çizgi roman kapağında kendisine yer bulmasına kadar iş ileriye gitmişti ama sonunda proje rafa kaldırıldı.

2002 senesine gelmeden iki çalışmanın adından da bahsedelim. İlki 1973 yapımı “3 Dev Adam” filmi! Bu film resmi olarak Örümcek Adam yer aldığı ilk sinema filmidir. Fantastik Türk sineması bu filmde Örümcek Adam’ı kötü karakter olarak kullanmıştı. Diğer çalışma ise 1978’de Japonya’da 41 bölüm olarak yayınlanan Örümcek Adam’ın TV dizisidir. Tahmin edebileceğiniz üzere harika saçmalıklarla dolu fantastik bir çalışmaydı.

2002 senesinde Sam Raimi’nin yönetmenliğinde ilk yüksek bütçeli sinema filminde Tobey Maguire’ı Örümcek Adam ve yanında Mary Jane olarak da Kirsten Dunst’ı gördük. Seri 2004 ve 2007’de devam filmleriyle devam etti. Benim için asla Örümcek Adam/Peter Parker olarak göremediğim Tobey Maguire’ı seyretmek büyük bir eziyetti. Bu üçlemenin ikinci filminin diğerlerinin çok önünde olduğunu da unutmamalı. Özellikle Doktor Ahtapot’un varlığı ve doğuş hikayesinin tamamlanmış olmasının avantajıyla tempolu bir film seyrettik. Tam bu adamlar bu işi öğreniyor derken üçüncü filmde Venom rezaleti başta olmak üzere saçmalıklar tavan yaptı ve seri sona erdi!

Sony firması hemen yeniden seriye başlamak için kolları sıvadı ve bu sefer bana göre daha iyi bir ikiliyi vitrine çıkardı: Andrew Garfield ve Emma Stone. Yönetmen koltuğunu da Sam Raimi gibi gerilim filmleriyle isim yapan birisi yerine ilişki anlatımındaki başarısıyla öne çıkan Marc Web seçildi. Kağıt üzerinde her şey bu sefer daha olumlu duruyordu. Filmi seyredince Örümcek Adam’ın hikayesindeki tekrarları görmek doğal olarak sıkıcıydı. Örümcek tarafından ısırılması ve Ben Amca’nın ölümü gibi. Diğer yandan Peter Parker’ın anne –babasını ve ilk aşkı Gwen Stacy’i de görmek güzeldi. Artık ağ kartuşları da geri dönmüştü ama bu sefer kostüm klasik kostümden uzaktı. İşin özü, ilk üçlemeye göre çok daha fazla artılar ve ileriye dönük altyapıyı daha sağlam oluşturan bir yapım vardı ama hikaye çevresinin bir türlü genişleyememesi ve biraz da akışın yavaş olması yine “birşeyler eksik” duygusunu yaratıyordu. Serinin ikinci filminde daha tempolu bir anlatım tercih edilmişti ki ben bunu beğenmiştim ama bu sefer de orijine göre daha hızlı anlatım tercihlerini beğenmeyenler çıkmıştı. Gözüken herkesi memnun edecek Örümcek Adam filmi yapmak mümkün olmayacaktı!

Açıkçası “Spider-Man: Homecoming” filmine ancak gelebildim ki bu girişi mümkün olduğunca da kısa tutmaya çalıştım. Son olarak yukarıdaki geçmişin gişede ne yaptığına bakalım:

(rakamlara enflasyon etkisi yansıtılmamıştır)

Bu listede yer alan “Spider-Man: Homecoming”in rakamlarını şimdilik dikkate almayın lütfen çünkü bu rakamlar sadece 4 günlüktür ama aşağıda başka bir çalışmada son filmin gişe performansını anlayabileceğiz.

Yukarıdaki tablo ilk  5 filmin içerisindeki (bana göre) en kötü film olan “Spider-Man 3”ün en yüksek hasılatı yaptığını gösteriyor! Buna kısaca “Venom’un adı yetti” diyebiliriz. 2012’de başlayan serinin ise ilk üçlemenin gerisinde kalması ise çok ciddi bir sorun! Belki 700 milyon’un biraz üzerindeki rakamlar iyi gibi gözükebilir ama altın yumurtlayan kahramanımız milyar $ barajını süper kahraman filmlerine olan ilginin ve 3D sebebiyle bilet fiyatlarının arttığı bir dönemde görmeliydi ki bu sefer daha sağlam yapımlar seyirciye sunulmuştu.

Seyircinin Örümcek Adam’a olan ilgisine Marvel Sinematik Evreni içerisinde 16. film olan “Spider-Man: Homecoming”in açılış hasılatını dikkate alarak bakalım:

(rakamlara enflasyon etkisi yansıtılmamıştır)

Bu tablo bize gösteriyor ki Örümcek Adam’ın açılış rakamı düşük kalmış! Bir başka deyişle; milyar $ barajı başka bir bahara veya seriye kaldı.

“Spider-Man: Homecoming” filmine bu sefer gerçekten sıra geldi. Marvel firması bize geçmişine saygı duruşu gösteren alternatif bir Örümcek Adam gösterdi. Peter Parker çok gerçekçi, kostümün görünüşü harika, ağ kartuşları var ama geriye kalan her şey yeniden inşaa edilmiş gibi. Bu durumu dert eden birisi de değilim. Genç bir May Yenge görmek (bu arada Hala’sı değil!!! sonuçta Peter’ın babasının kardeşiyle evli), mekanik kanatları olan Akbaba veya ultra teknolojik Örümcek Adam kostümünün olması sorun değildi. Iron Man üzerinden Avengers’a yapılan bağlantı ve Tony Stark’ın Peter’ın çocuksu duruşunu daha ön plana çıkartan varlığı da iyiydi. Bu tarz yorumlar yapmama rağmen film bana göre ikinci kez seyredilecek kıvamda değildi. Tom Holland’ın beklenmedik iyi ötesi performansıyla 10 numara bir ergen filmi seyrettik. Tamam, Örümcek Adam’ın olması gereken bu ama Örümcek Adam sadece bundan ibaret değil ki. Bir kere bile düzgün bir şekilde Peter’ın gelecek kaygısını görmedik. Belki de şimdiden gazetede part-time çalışsa daha farklı bir yanını da görebilirdik. Hem böylece J. Jonah Jameson’ın varlığı Tony Stark’ın baskın duruşunu engellerdi.

Bu arada Örümcek hisleri neredeydi? Filmin sonundaki animasyon credit sahnelerde bile gördük ama filmde göremedik. Ya gizemli M.J. olma potansiyeli olan kıza ne demeli? Çok gereksizdi. Peter’ın buddy’si Ned’i sevdik, güldük ama her film bu çocukla ikilimsi maceraları seyredilmez ki! Flash’ın ezikliği ise abuklukta çığır açtı! Alternatif evren yaratarak daha önce sinemada defalarca gördüğümüz sahnelerin es geçilmesi iyiydi ama bir yerde de çocuksu Peter Parker dışında özüne sağdık yanlar eklenmeliydi. Bu formatın dizisini yapsalar, 100 bölüm olsa seyrederim çünkü çok eğlenceli ama sinema filmi için yetersiz. Filmden çıkınca genelde herkeste film güzeldi izlenmi oluştu. Öyleyse yukarıda yer alan 16 adet Marvel filmi içerisinde filmi kaçıncı sıraya koyarsınız? Benim ilk 5’ime girmez.

Tom Holland’ın için yaptığım iltifatları Michael Keaton’a da yapmalıyım. Yıllanmış şarap tabiri cuk diye oturuyor. Aktörümüzün bahtının da hep kuşgillerden yana gitmesine ne demeli? Önce yarasa (Batman), sonra Birdman ve son olarak da akbaba J

Görsel efekt açısında sahneler sizlere de fazla hızlı gelmedi mi? Bazı sahnelerde kırmızı-mavi bir obje zıplaya zıplaya gidiyordu. Şaşırtıcı şekilde her filmde görsel efekt açısından üzerine koyan Marvel’ın bu sefer beni şaşırttığını söylemeliyim. Farklı aksiyonlarla Örümcek Adam’I doya doya hareket ederken görmemiz gerektiğini düşünüyorum. Film ieçrisinde uzak çekimlerle Örümcek Adam’ın küçücük gözükme tekniği de ikinci kezden sonra esprisini kaybetti. Bu noktada; Marvel Sinematik Evreni’ne yeni katılan 1981 Amerika doğumlu yönetmen John Watts’a değinelim. Geçmişi ağırlıklı olarak TV işlerinden oluşan yönetmenin 2015 yapımı “Cop Car” filmini Marvel yapımcıları beğeniyorlar ve John Watts’la defalarca biraya geliyorlar. İşte bu görüşmelerde John watts’ın yaratıcı yaklaşımları Marvel yapımcılarının aklını çeliyor. Filmdeki müzik kullanımının süper kahraman/aksiyon filmlerinin çok gerisinde olmasını beğenmeyen birisi olarak buradan John Watts’a sesleniyorum: Lütfen biraz müzik! Olmadı, “Baby Driver”ı seyret J

(filmde referans yapılan bir çizgi roman sahnesi)

Marvel’ın Örümcek Adam’ının Avengers filmlerine büyük renk katacağı muhakkak. Bu başarının kendi serisinin devamı için söyleyemiyorum. İkinci kez ergen filmini kimse Örümek Adam filmi olarak satın almaz. Sinister Six’le yola devam edilecek olursa “fazla sürat tehlikelidir” demeliyiz. Altı kötü adamı bir anda bu Örümcek Adam’ın karşısına çıkartacaklarını zannetmiyorum. Belki filmin başında “3 sene sonra” gibi bir yazı yazar ve yine bir anda Peter’ı yeni hayatı içerisinde görebilirsek olur.

Marvel Sinematik Evreni’ne yeni dahil olan 1996 doğumlu İngiliz aktör Tom Holland’ın büyümesini hep beraber seyretmeye şimdiden hazırlanın!

Loading...

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

Bir yorum var

  1. Çok güzel bir değerlendirme olmus. Elinize saglik.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir