Sukiyaki Western Django (2007)

Dünya sineması Takashi Miike gibi bir yönetmenden mahrum kalsaydı halimiz nice olurdu sevgili okur? Sanırım içi doldurulamaz bir boşlukta bulurduk kendimizi. Her filmi farklı bir yönü ile insanı vuran Miike, üretkenliğinin doruğuna çıktığı son yıllarda sevenlerinin “Artık daha ne yapabilir ki?” sorularına Spagetti Westernlere saygı duruşunda bulunarak Sukiyaki Western Django ile yine ilginç bir cevap veriyor.

Bir Japon yönetmenin Western filmi çekmesi zaten oldukça ilginç bir durumken bu kişinin Miike olması da olaya ayrı bir tat katıyor. Tarantino’nun Kill Bill’inin sanki cevaben çekilmiş. Hani “Sen bizim filmlerimize el atarsan, ben de sizinkilere el atarım” der gibi Miike. Filmde Tarantino’ya ufak bir rol de vererek aralarında husumet çıkmasını önlemiş sanırım.

Tarantino dışında bütün oyuncuların Japon olması ancak filmin orjinalinin İngilizce olarak çekilmesi de bir başkalaşıma neden oluyor. Zaten Japon kovboy figürleri seyirciye yeterince garip gelirken konuşamadıkları bir dili gevelemeleri de filmi tamamlayan bir unsur oluyor.

Sergio Corbucci’nin çektiği, Fistfull of Dollar’ın kanlı versiyonu diyebileceğimiz, Franco Nero’nun can ve kan verdiği Django serisine dayanan filmimiz (ki bu iki filmde Akira Kurosawa’nın Yojimbo’suna dayanmaktadır) yalnız kovboyumuzun kasabaya gelmesi ile başlıyor. Önceleri sessiz sakin bir yer olan bu küçük dağ kasabası altın avcısı iki grup tarafından sahiplenilmiştir. Genji ve Heike adlı bu iki Eşkıya grubu kovboyumuzu kendi saflarına çekmeye çalışırken o da bu arada ikili oynayarak en yüksek kazancı elde etmeye çalışacaktır.

Bu iki grup beyaz ve kırmızı olarak ayrılmış durumdadır. Shakespeare’in Henry VI’ünde geçen güllerin savaşı’na göndermeler söz konusu bu renk ayrımında. Estetik açıdan da çok güzel durmuş film içinde, ayrıca grup liderinin Henry VI’den etkilenerek kendisine bundan sonra Henry denilmesini istemesi de başka bir Shakespeare göndermesi olarak filmde yerini alıyor.

Film teknik açıdan çok başarılı. Özenle hazırlanmış kareografiler zaten Miike hayranlarına tanıdık gelecektir. Ancak hiçbir Hollywood westerninin ulaşamadığı bir görsellik şöleni mevcut. Miike yaratıcılığına bir kez daha şapka çıkarmamak elde değil. Konu ise Tarantinovari bir şekilde klişe, ancak anime kültürüyle de beslenerek benzerlerinden farklılaşmayı başarıyor. Set dizaynları, kullanılan giysiler ve müzik filmin havasına büyük katkı sağlıyor.

Oyunculuklara gelecek olursak rolünde en çok sırıtan karakter kesinlikle Quentin Tarantino. Keşke filme hiç dahil olmasaymış dedirtiyor. Oynadığı sahnelerde filmin dengesini bozuyor. Onun dışında hem genç oyuncular hem de çeşitli filmlerden göz aşinalığımız olan eski oyuncular oldukça başarılı (hepsi birbirine benziyor demeyin). Hideaki Ito’nun oynadığı ana karakterimiz yer yer Eastwood’un Fistfull of dollar’daki isimsiz silahşörü iken yer yer de Kirli Harry’e dönüyor.

Takashi Miike’nin Audition, Ichi: the Killer ve Children of Lost Souls gibi kült filmlerinin mertebesine çıkamasa da Sukiyaki Western Django oldukça eğlenceli, yer yer kanlı, aksiyon dolu, silahlı çatışmalara, patlamalara ve Miike estetiğine doyacağınız bir film.

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

4 Yorumlar

  1. Takashi Miike filmlerini seyretmeden önce asla beklentimi yüksek tutmam çünkü çılgın yönetmenimiz daima daldan dala konduğu için yeni birşey denemiş olmasının ihtimali yüksektir. Bu film ise seyrettiğim Takashi Miike filmleri arasında ortalarda yeralır. Filmin en büyük sorunun film boyunca yaratılan atmosferdeki istikrarsızlık olduğunu düşünüyorum. Film boyunca kasvetli, neşeli, tempolu, absürd, duygusal gibi birbirinden çok zıt ortamlar oluşturulmuş.

  2. cok guzel ve isabetli bi yorum olmus bu Hakan. Katiliyorum. Bu filmi izlemedim ama genel olarak Takashi Miike filmleri cok sikici ve bayik da olabilir, basyapit da olabilir….

  3. Bu adam için “japonların tarantinosu” deseler de değil, keza tarantino tutarlı bir yönetmen, belli bir üslubu ve tekniği var. Ancak Takashi filmlerinin tamamı birbirinden farklı üsluplar içeriyor. Sanırım deneysel takılıyor.
    Film ise açıkçası kopuk, eksik ve “bitse de kurtulsak” türünde…
    “korku komedi” filmlerinden nefret ederim, bu kadar biribrine zıt iki kavramı asla aynı film içinde görmek istemem; bu film de onun gibi. Tam bir zıtlıklar birleşkesi.
    Koroshiya 1 gibi bir yapıt beklemiştim ama avucumu yaladım.

  4. biraz umutlu bir şekilde filmi izlemeye başladım çünkü tarantinonun olduğu bir sahneyle açılış yapıyor film fakat film ilerledikçe pek aradığımı bulamadım shakespeare den miike nin çok etkilendiği filmin genel havasındada belli oluyor bence.Ran kadar renkli bir film bu.Masis hocam tarantino filmde sırıtmış desede benim çok houşma gitti onun olduğu sahneler,özellikle replikleri:) komik adam şu tarantino.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: