Superstition (1982)

Superstition poster 11982 yılı mahsulü Superstition, yönetmenliğini James W. Roberson’ın üstlendiği, Kanada yapımı bir korku filmi. The Witch olarak da bilinir.

Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca

David, küçük bir kasabadaki kiliseye tayin olan genç bir rahiptir. Kilisenin sabık rahibi Maier’den teslim aldığı hesaplara göz atarken yerel polisten kiliseye ait bir köşkün ve gene kilise malı olan yakınındaki bir gölün etrafında cinayetler işlendiğini öğrenir. Köşkte, hemen yanı başındaki kulübede kalan ve köşke göz kulak olan yaşlı bir kadın ve zihinsel özürlü oğlu dışında kimse yaşamamaktadır. Kiliseye tayin olan ikinci rahip George, karısı ve iki yetişkin kızı ile beraber köşke yerleşir. Faili meçhul ölümler hız kesmeden devam ederken, komiser Sturgess ve David cinayetlerin arkasındaki gizemi çözmek için işbirliği yapar.

Superstition, korku sineması hayranlarını tavlamayı bilen, şiddet dozu yüksek, birbirinden garip ve abartılı iki cinayet sahnesi ile çok hızlı bir giriş yapıyor. Ve sonrasında da frene basmayı aklına bile getirmeyen filmdeki cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Gerçi çoğu cinayet kamera dışında gerçekleşiyor ama gösterdikleri arasında yaşlı rahip Maier’in daire testere bıçağı ile öldüğü sahne on numara. Aslında filmin öyküsü de hiç fena değil. Bütün cinayetleri 1692 yılında köşkün yakınlarındaki gölde meydana gelen bir olaya bağlıyor bağlamasına ama senaryo tam bir fecaat. Hatta cinayet sahneleri ve geri planda kalan öykü dışında Superstition hakkında edebileceğim tek bir olumlu kelime yok. Oyunculuklar, diyaloglar, kurgu, devamlılık ve mantık hataları insanı çileden çıkartacak düzeyde. Hele karakterlerin zaman kavramından bihaber oradan oraya sürüklenmesi yok mu? Tamam, bu yöntem cinayetlere soluk almadan devam etmek için tercih edilmiş ama ne yazık ki çalışmıyor.

Superstition orta

Filmin İngiltere’deki serüveni çok da alışılmadık bir şekilde gelişmiş. 1982 yılında video piyasasına giren Superstition, bir hayli popüler olmuş ve yoğun istek üzerine 1984 yılında sinemalarda The Witch ismiyle gösterilmiş. Sonrasında yenilenen ismiyle tekrar video piyasasına giren film, popülerliğini uzun yıllar devam ettirmiş.

70’lerin İtalyan korkularından ve ‘giallo’larından etkilendiği açıkça görülen Superstition, sadece bununla da yetinmeyerek tam bir tür karmaşası içinde kayboluyor. ‘Giallo’, cadı filmleri, ‘slasher’, canavar-yaratık filmleri ve perili ev filmleri gibi alt türlerin neredeyse hepsinden alıntılar yapıyor. Etkisi altına girdiği kaynakların bu kadar çeşitli olması, filmin özgünlüğüne büyük bir darbe vuruyor. Gerçi yönetmen Roberson’ın kariyerine göz attığımızda birkaç sinema filminden sonra kendini TV dizilerine ve TV filmlerine adadığını görüyoruz. Zaten özgün bir film vücuda getirme gibi bir derdi yokmuş belki ama birbirinden leziz efektlerle süslü sıradışı cinayet sahnelerine çok ama çok yazık olmuş.

Superstition, sadece azılı korku sineması hayranlarının (belki de sadece cinayet sahneleri ile) ilgisini çekebilecek tipik bir seksenler korku filmi örneği. Tabii ki monoton bir seyir izleyen ve bol mantık hatası içeren yapısı ve teknik özelliklerin neredeyse bütününden sınıfta kalması ile can sıkıcı olma ihtimalini de göz ardı etmemek gerek.

Superstition (1982) fragman. Tıklayın, izleyin.

Superstition poster 2

Yazar hakkında: Murat Kızılca

1971 Beylerbeyi, İstanbul doğumlu. 2008 yılında Öteki Sinema ekibine katıldı. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. Halen yazmaya devam ettiği Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir