Sessiz sinema filmlerini sever misiniz? Sessiz sinemanın siyah-beyaz kurmaca klasiklerine bir şans verin derim ben. Başlamak için de Tod Browning’in The Unknown u (Bilinmeyen, 1927) iyi bir seçim.
The Devil Rides Out, şeytanî tarikatlar, okültizm, kara büyü ve Şeytanın hizmetkârlarına dair birinci sınıf bir korku ve dehşet sineması klasiği. Kült bir başyapıt!
Jack Palance’ın en sevdiğim özelliği, her türden olumsuz koşullara rağmen tüm hayatı boyunca ortaya koyduğu o harikulade mücadele azmidir. Onu başarıya götüren de bu azmi olur.
Maskeli süper kahramanları çocukluğumdan beri sevmekle beraber, bu çizgiromanları baştan sona okumaya her zaman biraz mesafeli yaklaşmışımdır. Çünkü süper kahraman hikayeleri, jenerasyonlar boyunca çocuklara pazarlanabilir olması adına her türlü naif mantık ve devamlılığın çok ötesinde, sakız gibi uzata uzata, artık pembe diziden
Zombiler, kurt adamlar ve vampirler; edebiyat ve ardından sinema dünyasının fantastik alt türleri içinde en bilindik korku figürlerdir. Yoğun bir hayran kitlesi olan bu alt gruplar içinde, zaman zaman biri popülerleşir ve belirli bir süre o tür ile ilgili eserler daha yoğun
Korku filmleri içine dahil olan mizah 80’li yıllarda bariz bir şekilde kendini hissettirip, pek çok filmin içinde yer almış olsa da konumuz korku/komediler değil de, korkunun komedilerini yapan komedi takımlarıdır. İşte bu durumda tarih 40’lı yılları gösterir.
Bazı yönetmenler türleri birbiriyle harmanlayarak uçuk projelere imza atıyorlardı. İşte bu harmanlamadan doğan bir film; The Legend of the 7 Golden Vampires.