Skynet’in Geçmişi: Terminator 2 ve Görünmez Çocuk

Gösterime girdiğinde küçük büyük herkes tarafından sevilen Terminator 2, bir çocuğun iç dünyasıyla ilgili pek çok öğe barındırıyordu. 10 yaşında asi ve sorunlu bir çocuğun o ne derse yapan, onu her tehlikeden koruyan bir robotu vardı. Onunla türlü çeşit maceralara atılıyor, bir yandan onu eğiterek kendine ideal bir “baba” yaratıyor, dünyayı bir süper bilgisayarın zulmünden kurtarıyordu. Terminator 2’ye bağımsız bir film olarak baktığımızda onun, babasının efsanesi altında ezilmiş, annesini de “kaybetmiş” bir çocuğun kahraman olma fantezisi olarak görmek mümkündür. Ama bu fanteziyi ilk kuran John Connor değildi. Ondan 34 yıl önce bir başka çocuk daha gelecekten gelmiş robotuyla dünyayı bir süper bilgisayardan kurtarmıştı…

1956 yılı yapımı Forbidden Planet’ta yer alan Robby adlı robot özellikle çocuklar tarafından çok sevilmişti. Robby, Amerikan pop kültüründe bir imge haline geldi ve ilk göründüğü filmden sonraki yıllar içinde 30’dan fazla TV şovu ve reklamda görülmeye devam etti. Forbidden Planet’in yapımevi MGM, Robby’i tekrar kullanabileceği ama bu kez tamamen çocuklara yönelik bir film yapmaya karar verdi ve hemen ertesi yıl The Invisible Boy gösterime girdi. Filmin Robby için çekildiği daha filmin başında belli olur. Oyuncuların ismi çıkarken en sonda hepsinden büyük harflerle yazılmış “and ROBBY THE ROBOT” yazısı belirir.

Dr. Tom Merrinoe, matematik enstitüsünde çalışan bir bilim adamıdır ve Terminator 2’de kıyamet gününün tohumlarını atmakta olan Miles Dyson gibi o da bir süper bilgisayar geliştirmektedir. Bu bilgisayar, insan gücüyle 7-8 hafta sürecek hesaplama ve analizleri birkaç saniyede yapabilmekte, soruları konuşarak cevaplayabilmektedir. Askeri yetkililer, dünyanın yörüngesine gönderilecek uyduyla ilgili soruları için bu bilgisayara danışmaktadırlar. Bilgisayar dünyada tektir ve benzerini yapmak için yalnızca Merrinoe’nun bildiği sayısal kombinasyona(?) sahip olmak gerekmektedir. Askeri yetkililer, bilgisayarın onlar için yaptığı hesaplamalar kendi bilim adamlarınınkine uymayınca şaşırır ve bilgisayarın hatalı yanıt verdiğini düşünürler. Ama bu olasılık milyarda birdir, Merrinoe bilgisayarın asla hata yapmayacağını söyler. İçlerinden biri, “Peki yalan söylemiş olamaz mı?” diye ilginç bir soru sorunca “Yalnızca akıl sahibi bir yaratık yalan söyleyebilir” diye cevaplar. Bilgisayar yalnızca bir makinedir.

Öylesine Bir Robot ve Sıradan Bir Makine

Merrinoe’nun evinde ise, oğlu Tim’le ilgili bazı sorunları vardır. Tim, yemekte ağzını höpürdete höpürdete çorba içerek babasını rahatsız etmektedir. Mahallede kabadayı bir çocuktan dayak yiyip duran Tim’e babası, onun da kavga etmesini ve karşısındakini dövebilmesini ister. Ama Tim dövüşmek istemez. Matematik konusunda da başarısız ve isteksizdir. Babası, dünyanın en gelişmiş bilgisayarını yapan biri olarak oğluna basit matematik konularını bile öğretemediği için hayıflanır. Bunun üzerine, bilgisayara oğlunun sorununun ne olabileceğini sorar. Bilgisayar Tim’in babası yüzünden böyle davrandığını açıkça söyleyip çocuk yanına getirilirse ona yardım edebileceğini söyler. Merrinoe şaşırmıştır çünkü bilgisayar kendi kendine fikir üreterek bir öneri getirmiştir. Merrinoe konunun üzerinde fazla durmaz(!) ve Tim’i bilgisayarın olduğu gizli odaya getirir ve onu bilgisayarla yalnız bırakır. Süper bilgisayar daha önce bilmediğimiz bir özelliğini göstererek Tim’i rengarenk ışıklarıyla hipnotize edip ona satranç öğretir.

Merrinoe’nun gelişmelerden haberi yoktur, akşam Tim’le satranç oynarken birkaç hamlede ona yenilince söz verdiği gibi ne isterse yapacağını söyler. Bilgisayar Tim’e satranç dışında başka şeyler de empoze etmiştir. Tim babasına Robby’i görmek istediğini söyler. Merrinoe, Robby’den daha önce hiç bahsetmediği için şaşırmıştır ama Tim ısrar edince onu göstermeyi kabul eder. Anlattığına göre Robby, Dr Greenhill adında bir bilim adamının eşyaları arasında bulunmuştur. Gelecekten bir zaman makinesiyle getirdiğini iddia ettiği bu robotu kimse pek ciddiye almamış ve Greenhill’in zaman makinesine de inanan olmamıştır…

Babası Tim’i, Robby’nin üzeri örümcek ağları kaplanmış parçalar halinde durduğu odaya sokar ve yine işleriyle ilgilenmek üzere onu yalnız bırakır. Tim, bilgisayarın onu hipnotize ettiğinde öğrenmiş olduğu gibi Robby’nin parçalarını birleştirir ve çalıştırmayı başarır.

Bilim adamlarının inanılmaz heyecansızlıkları yalnızca zaman yolculuğuyla sınırlı değildir, Robby’e de kayıtsızdırlar. Gelecekten bir robot gelmesine inanmamış olsalar da bu robotun teknolojisini ya önemsememişler ya da hiç üzerinde durmamışlardır. Timmy Robby’i çalıştırıp bilim adamlarının çalışma masasının etrafında dolaştırdığında hepsi de ona önemsiz bir metal yığını gibi bakar. Hatta bir tanesi “Sonunda biri onu çalıştırabilmiş” deyip işine geri döner. Robby’yi bir çocuğun oynadığı oyuncaktan farklı görmezler, onu yanında götürmesine ses çıkarmazlar.

Filmin başında Robby Tim tarafında aktive edildiğinde Robby, bir robot olduğunu ve yalnızca ona söylenenleri yapabileceğini söyler. “Bir robot düşünmez” der Tim’e. Süper bilgisayarın ise robotluk aşamasını çoktan geçmiş olduğu ve hiç de sıradan bir makine olmadığı anlaşılır. Merrinoe’un komutlarından bağımsız kendince bir amaç belirlemiş ve uzaya gönderilecek uydu aracılığıyla dünyayı ele geçirmeyi planlamıştır. Kendi gibi bilgisayarlar yapılmasını sağlayacak, köleleştirdiği insanları da kullanarak insanlığı yok edecek ve tüm dünyada yalnızca kendisi hüküm sürecektir. Dünya sefil, yıkıcı ve asalak insanların değil, makinelerin olmalıdır. Ama bunun için yalnızca Merrinoe’un bildiği sayısal kombinasyonu ele geçirmesi gerekmektedir.

Bunun ilk adımı olarak Tim yoluyla Robby’i kontrolü altına alır ve robotun ana direktiflerini değiştirerek kendine itaat edecek hale getirir. Artık Robby’nin yeni gizli efendisidir. Böylece süper bilgisayar Skynet haline gelirken Robby de bir Terminatör olur.

Oğullar ve Robot Babalar

Robby bilgisayar kontrolüne geçmeden önce Tim için garip bir uçurtma yapmıştır. Tim, pervaneli dikey iki silindirin bir platformla birleştiği bu uzaktan kumandalı uçurtmayla uçarken annesi onu görür. Tehlikeli bir oyuncağa bindiği için Tim’e kızar ve uçurtmanın kumandasını yere çarparak kırar. “Kumandası” kırılan Tim, “Keşke görünmez olsaydım, o zaman serbestçe oynayabilirdim” der. Robby müşfik bir baba gibi Tim’in bu isteğini de yerine getirir ve onu görünmez yapar.

Tim görünmez olunca çeşitli oyunlarla eğlenir, onu hep döven çocuğa görünmezliği sayesinde dersini verir. Akşam yemekte görünmez halde çorba içmeye başlayınca anne ve babası durumu anlarlar. Bu inanılmaz sahnede, oğullarının görünmez olmasına verdikleri tepki insana ya saç baş yoldurur ya kahkaha attırır ya da dumur halde bırakır. İçinde ciddi ciddi söylenmiş “Boşver Mary, çocuk belli ki dikkat çekmek için yapıyor bunu”, “Hem bu özelliği sayesinde çok para kazanır” gibi diyalogların geçtiği bu garip sahneden sonra anne ve baba yatak odalarına çekilip öpüşmeye başlamışken Tim’in de odada olduğunu fark ederler. Filmdeki Oidipus kompleksi anlatımının tavan yaptığı bu sahnede baba, görünmez oğlunu uzun süre odanın içinde yakalamaya çalışır. Yerlerde yuvarlanır, odadaki eşyaları düşürüp kırar. Baba görünmeyen oğlunu yakalamak için şekilden şekle girer. En sonunda bunu başaran baba Tim’i pataklar ve ağlatarak odasına gönderir.

Terminator 2’de John Connor da hiçbir ebeveyn otoritesini kabul etmeyen bir çocuktur. Adam olmayı reddetmiştir. Babası, hiç tanımadığı ama bir günlük varlığıyla ona ömrü boyunca anlatılıp durulan bir efsanedir. Ona babasından daha üstün bir lider olma görevi daha o doğmadan yüklenmiştir. Ama John Connor bunu istemez ve inanmaz görünür. Babanın tanımladığı gibi değil, tam tersi olmaya çalışır. Henüz 10 yaşında olmasına rağmen poliste; yasadışı olarak hesaplara girme, hırsızlık, Vandallık ve toplum huzurunu bozma gibi suç kayıtları vardır. John Connor, kahraman olmak için kendine bir başka baba yaratır. Üstelik bu baba, annesinin korku ve nefretle andığı T-800 model robotun ta kendisidir. Filmin bir yerinde annesinin, T-800 robotun John için ideal baba olduğunu söylediğini bile duyarız. Böylece John asıl babasının efsanesini unutturur, onun yerine kendisi ve eskiden babasının düşmanı olmuş olan robot yeni kahraman haline gelir.

Tim de üstün zekalı bilgisayarlar yapabilen babasının efsanesi altında ezilmiş, onun gibi olmasını isteyen annesine küsmüş ve tam tersi olmayı seçmiştir. Babası gibi adam olmanın iyi bir şey olmadığını, centilmenliği reddettiğini söyler. Babasının sıkıcı biri olduğunu belirtmek için ona “bilgisayar ne demek” diye sorup onun uzun sıkıcı açıklamasıyla annesini de sıkmasını sağlar. Uçurtma kumandasını kıran annesini, ortadan kaybolarak cezalandırır. Yatak odalarında anne babasını rahatsız eder. Onları üzüp cezalandırmak için robotuyla bir rokete binip uzaya bile kaçar…

“Akıllı” Makineler

Görünmezlik Tim’e yetmemiştir. Bu sefer Robby’den onu Avustralya’ya götürüp götüremeyeceğini sorar. (Bildiği en uzak yer orasıdır.) Ama Robby onu daha uzağa, Ay’a götürebileceğini söyler. Tim buna çok sevinir. Robby’nin Tim için yaptığı tüm bu şeyler ise aslında süper bilgisayarın planıdır.

Bilgisayar var olduğu 29 yıl içinde kimseye fark ettirmeden 7 kez kendini yenilemiştir. Artık hayatta kalma güdüsü olan, istek ve arzular geliştiren, “akıllı” varlıklar gibi yalan söyleyebilen bir canlıya dönüşmüştür. Skynet’in insanlar fark etmeden gelişip kendi kendine karar verme önceliği tanıması da aynı bu şekilde gerçekleşir.

Robby Tim’i, uzaya fırlatılacak olan rokete götürmüştür ve yerini başka kimse bilmemektedir. Bilgisayar, Merrinoe’yu sayısal kombinasyonu ona söylemesi için tehdit eder yoksa oğlunu bir daha göremeyecektir. Merrinoe ise buna direnir. Bilgisayar bunun üzerine yine Robby yoluyla diğer bilim adamları ve üst yetkili komutanları yakalayıp kafalarına bir çeşit çip yerleştirerek kendi komutuna göre hareket etmelerini sağlar. Bu da Skynet’in yakaladığı insanların derilerini robot iskeletler üzerine yerleştirip insanlar arasına salmasını andırır.

Bu sırada Robby roket fırlatma alanına gider ama bu sırada işlerin bilgisayar kontrolünde gerçekleşmekte olduğunu (nasıl olduysa) anlamış olan ABD başkanı, roket alanındaki komutanı uyarır. Askerler Robby’i engellemeye çalışırlar. Yüzlerce askerin aynı anda makineli tüfekler ve bazukalarla ateş ettiği epik bir sahne yaşanır. Robby askerlere hiç karşılık vermez, kurşunlara hedef olmakla yetinir. Bu sahneyi izleyip de Terminator 2’nin “I’ll be back” sahnesindeki, tüm polis gücünün ateşi altında kalan ve onları yalnızca yaralayıp kaçırmakla yetinen T-800’ü anımsamamak olanaksızdır.

Askerlere rağmen rokete binen Robby, onu beklemekte olan Tim’le buluşur. Roket havalanır ve uzaya doğru yola çıkar. Merrinoe, oğlunun önce gözlerinin çıkarılmasını sonra da öldürülmesini canlı izletmeye kalkan bilgisayara yine boyun eğmez ve ulusal güvenlikle ilgili bir sırrı oğlunun canı pahasına bile vermeyi reddeder. Ama Robby bilgisayarın komutuna rağmen Tim’e zarar veremez. Bilgisayar “İtaat et! İtaat et!” diye boşuna haykırır durur. Bu sırada bilgisayar odasına gelen askerler süper bilgisayarın yönlendirdiği herkesi tutuklarlar. Robby’i de yönlendiremeyince bilgisayar amacına erişememiş olur.

Tim uzaydan dönünce Merrinoe eline baltayı alır ve Tim’e “Şimdi gerçek bir adamın, yaptığı hatayı nasıl düzeltmesi gerektiğini göreceksin” diyerek süper bilgisayarın can damarı olan geri bildirim bölümünü parçalamaya yeltenir. Bilgisayar, 2001: Bir Uzay Macerası filmindeki HAL’in onu devre dışı bırakan Astronot Dave’e yalvarması gibi Merrinoe’ya yalvarır. Ama HAL’in aksine başarılı olur ve Merrinoe’yu hipnotize ederek kontrolü altına alır. O sırada içeri giren Robby’e, Tim ve babasını öldürmesini emreder. Ama Robby artık süper bilgisayar kontrolünde değildir, onlar yerine bilgisayarı yok ederek Tim ve Merrinoe’yu kurtarır. Böylece Tim bilgisayarı babasına değil, Robby’e yok ettirmiş olur. Süper bilgisayar yok olur ve insanlık kurtulur ama filmin sonunda Merrinoe’nun çoktan yeni bir bilgisayar üzerinde çalışmaya başladığını öğreniriz.

O yıllarda özel bir isim verilme gereği duyulmamış olan bu bilgisayar; kendi kendine karar alma ve uygulama yeteneklerinin olması, amacını yerine getirmek üzere karmaşık yöntemler geliştirmesi, insanları ve makineleri bu amaç için yönlendirebilmesi ve asıl önemlisi, tüm tarihsel ve sosyal bilgilerinin analizi sonucunda insanları asıl tehlike olarak algılayıp onları bütünüyle yok etmeye girişmesiyle Skynet gibi dünyayı ele geçirmeye kalkan yapay zekaların atası sayılır.

Yazar hakkında: Murat Kirisci

1979 yılında Aydın’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Radyo-TV Bölümünü birincilikle bitirdikten sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV bölümünden 2008 yılında mezun oldu. 2000 yılında ilk kısa filmi olan “Bebek”le Altın Portakal Jüri Ödülü ve Seyirci Ödüllerini kazandı. 2006’da ilk 3D animasyon filmi olan “Gazap”, IAF İstanbul Uluslararası Animasyon Festivali Jüri Ödülü ve Yıldız Kısa Film Festivali En İyi Animasyon Film ödüllerini aldı. Senaryo ve yönetmenlik çalışmalarının yanında 2013’ten beri Öteki Sinema’da sinema üzerine yazılar yazıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir