Amicus Sunar: The Beast Must Die (1974)

beast-must-die-darksky“Bu film bir dedektif filmidir. Bu dedektif rolünde ise siz varsınız. Sorumuz ‘katil kim?’ değil, ‘kurtadam kim?’  Bütün ipuçları gösterildikten sonra, cevabınızı vermek için size bir şans sunulacak… ‘kurtadam arası’nı bekleyin”

Evet, film bu acayip sözlerle açılıyor. Ardından da son derece funky bir müzik eşliğinde, zenci bir adamın kameralarla dolu bir ormanda eli silahlı adamlar tarafından avlandığını izliyoruz. Daha sonra aslında bu avlanan zenci kahramanımızın avlanan değil, avcı olduğunu anlıyoruz. Meğerse ormanda kameralar ve güvenlik sistemini test ediyormuş kendisi. Ormanın ortasında bu adamın bir de evi var. Evde de bir avuç misafiri. Kahramanımız misafirleri karşısına alıp, onlara içlerinden birinin kurtadam olduğunu ve bu beraber geçirecekleri dolunaylı haftasonunda bu kurtadamı yakalayıp öldüreceğini söylüyor. Kahramanımız bu bilgilere nereden, nasıl sahip olmuş, orası meçhul.

Bu şekilde biraz absürd ama son derece enteresan ve keyifli başlayan The Beast Must Die, malesef ivedi bir şekilde sıkıcılaşmaya veya iyice saçmalamaya başlıyor. Film, İngilizlerin “Hammer” şirketinden sonra ikinci kült korku filmi şirketi olan “Amicus”un elinden çıkma. Satın aldığım dvd’nin kapağında zenci kahramanımız yerine, filmde ikincil bir rolü olan, Star Wars’daki General Moff Tarkin rolüyle belleklerimize kazınan Peter Cushing var. Filmin posteri ve dvd kapağı 10 numara. Zaten el çizimi film posterlerine her zaman zaafım olmuştur. The Beast Must Die’ın da kapağında el çizimi bir kurt suratı, kırmızı alev alev gözleri, ve elinde tüfekle Peter Cushing var. Kapağın üst kısmında “Üzerinden kanlar akan stüdyo Amicus sunar” yazıyor. Filmin adı The Beats Must Die! E şimdi gel de bu filmi alma! Film kendini muhteşem satıyor.

beast1

Dediğim gibi oldukça enteresan bir başlangıçtan sonra temposunu düşüren film, 70. dakikada bir anda donup kalıyor. Öyle kalakalıyor izleyici. Ve bir anda filmin başında direk seyirciyi muhatap alarak konuşan ses geri dönüyor. Bir kurt (güya kurtadam resmi) üzerinde bir soru işareti beliriyor ve ses şöyle diyor: “Kurtadam arası’na hoşgeldiniz. Evet kurtadamı tahmin edebildiniz mi? Şimdi kurtadamın kim olduğunu tahmin edebilmek için 30 saniye düşünme süreniz var” ve ekranda bir saat beliriyor. Saniye kolu tık tık tık diyerek kadranın en üst kısmından en altına kadar 30 saniye ilerliyor. Bu sırada arka fonda misafirlerin suratları teker teker bize bir kez daha sunuluyor. Ve ses devam ediyor “evet cevabınız hazır mı? Bakalım katilimiz kimmiş” ve film devam ediyor. Şimdi sevgili ötekisinema.com okuyucuları, allahaşkına siz hiç böyle bir şeye şahit oldunuz mu bir filmde! Yüksek sesle bir kahkaha patlattım açıkçası ben. Benim için kesinlikle değer kazanmış oldu film bütün o sıkıcılığından sonra.

beast2

Normalde bir film hakkinda yorum yazarken kesinlikle filmin konusu anlatmaktan kaçınırım. Ancak bu filmde bunları anlatmayı doğru buldum. Bu ‘kurtadam ara’sından sonra ise kurtadam ortaya çıkıyor. Tıpkı The Thing‘deki (1982) paranoya sekansını anımsatan bir sekanstan sonra (ki burda çok etkileyici bir sahne var, izlerseniz sizi de çarpacaktır) kurtadam ortaya çıkıyor ve filmimiz sona eriyor. Artık kurtadamın da kim olduğunu buraya yazmıyorum.

Film mega-ucuz bir yapım olduğundan kurtadam’a dönüşmek diye bir sahne bile yok. Bir anda karakterimizin yerine bir Alman çoban köpeği beliriveriyor. Evet… kurtadam için de makyaj ve bir plastik kıyafet içinde bir adam falan bile beklemeyin, direk tüyleri biraz kabartılmış bir Alman çoban köpeği bu filmde kurtadam!

beast4

Sonuç olarak, sıradışı, oldukça matrak, keyifli, bir o kadar sıkıcı ve aptal bir film The Beats Must Die. Filmin, sıraladığım bu unsurlardan dolayı geceyarısı sineması ve korku filmiseverlerin kütüphanesinde bir yer hakettiğini düşünüyorum. Hammer filmlerini sevenler ve ilgilenenler için Amicus filmlerinin de bir cazibesini olacağını muhakkak. (Bu arada Norman Jay Warren filmlerini de şahsen şiddetle tavsiye ederim, keza kendisi İngiltere’nin Fulci’sidir.)

Evet, İngiliz B-film, korku sineması kuşağından çok enteresan ve keyifli bir örnek The Beast Must Die! … İyi seyirler… Canavar Ölmeli!

Yazar hakkında: Can Evrenol

2007 yazında tamamen kendi imkanlarıyla, doğup büyüdüğü mahallede, arkadaşlarının da yardımıyla çektiği SANDIK adlı kısa film, ''Fantasia Film Festival'', ''BIFFF'' ve ''Frightfest'' ve dünyanın en önde gelen korku ve fantastik film festivallerine seçildi. Londra’da Middlesex Üniversitesi’nde ''Moving Image'' master'ı yaptı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir