The Experiment / Deney (2010)

Öteki Sinema editörü Murat Tolga Şen‘in Ömür Gedik’in yaptığı bir yanlış sonrası yüklendiği ve bunu yaparken de haklı olduğu söz konusu Splice filminin, aslında Ömür Gedik’in kastettiği başka bir film ile benzerliğinden dolayı karıştırmış olduğunu düşünüyorum. Niye mi? Çünkü 2001 yapımı Das Experiment filmi Amerikalı yönetmen ve yazar Paul Scheuring tarafından tekrar çekildi ve başrol oyuncusu ne tesadüf ki Adrien Brody. Sanırım Ömür Gedik, Adrien Brody hem Splice filminde hem de The Experiment filminde oynayınca karıştırdı. Doğrusu ‘’Das Experiment filminin remakei olan The Experiment filminde de seyredeceğimiz Adrien Brody…’’ şeklinde olmalıydı.

Gelelim benim bahsetmek istediğim 2010 yapımı The Experiment’e. Ben 2001 yapımı orijinal filmi izlemedim. Gözden kaçırmışım. Yoksa IMDB puanı 7.9 lara kadar yükselmiş bu filme bakmadan geçmezdim. Geriye dönüp o filmi izlemek yerine çok sevilen dizi film Prison Break’ın yaratıcısı Paul Scheuring’ten The Experiment‘i izlemeyi tercih ettim. İyi de etmişim.

Konuyu az çok biliyorsunuzdur veya Das Experiment’ten hatırlıyorsunuzdur. Bir gurup parasız kalmış adamın 2 hafta süre ile kapatıldığı binada başlayan deney, aslında seyrederken içimizde uyandırdığı hisler itibari ile bizi de deneklerinden biri yapıyor. Deneklerimizin bir kısmı gardiyan, diğer bir kısmı mahkum olurken onlardan istenen basit bazı kurallara uyulmasıdır. Bunu yaparken de tüm olaylar kamera ile izlenmektedir. Burada ilginç olan deneklerden istenen 6 basit kurala uymalarıdır. Fakat deneklerimiz kurallara uymanın başlarına ne getireceğinden habersizdirler. Yaşanan olaylar ve devamındaki gelişmeler deneklerin içindeki baskın karakterlerin ortaya çıkmasına, adeta ikinci kişiliklerine bürünmelerine yol açacaktır. Hepimizin içinde bastırdığımız duygular yada olmak istediğimiz roller yok mudur? Ya da mahallenin en sakin, en efendi çocuğunun kedi kesen satanistlerden biri çıkmasına şahit olmadınız mı? İşte filmdeki deneklerimiz rollerine öyle bir kendilerini kaptırıyorlar ki, aslında yaşananların sadece bir oyun olduğunun ötesine geçiyorlar.

Filmden edindiğim çıkarımlar sadece bununla da sınırlı değil. Diğer tespitim ise kısaca ‘’Çobana krallık vermişler, ilk önce babasını astırmış’’dır. Düşünün size basit 6 kural söylüyorlar. Ama bu kuralı nasıl uygulayacağınız tamamen size kalmış. Dolayısıyla kuralın gerektirdiği ruh haline bürünüyorsunuz. Tıpkı işyerinizdeki müdürleriniz gibi… Ama bu görevi yerine getirirken ki davranışlarınız tamamen sizin elinizde. Yani hem güzellikle hem de zorbalıkla karşınızdaki insana size verilen görev gereği olan kuralları uygulayabilirsiniz. Bu noktada işte içinizdeki öbür kişilik devreye girer. Özünüzde bastırdığınız kişilik, fırsatını bulduğunda karşısındaki ezmeye yönelik tavırlar sergileyebilir. Eğer böyle bir insansanız bunun bir oyun, yani deney olduğunu bile bilseniz davranışlarınız yine de değişir. The Experiment, aynayı bize doğru tutarak kendimizi sorgulamamızı sağlıyor: Acaba çalışma hayatımda bende görevim gereği iş kurallarını uygulatmak için insanlara böylemi davranıyorum diye. Ama unutmayın sonunda yaptıklarınız size geri döner.

Piyanist filmindeki rolü ile gıcık olduğum Adrien Brody‘nin bu filmdeki performansına hayran oldum. Her daim yardımcı rollerde izlediğimiz Forest Whitaker ise resmen döktürüyor! Kısaca The Experiment filmini izlemek, sizin için de bir DENEY olacaktır.

Öteki Sinema için yazan Fevzi Özçakmak – fuzzy.blogcu.com

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

12 Yorumlar

  1. Bu filmi Das Experiment’i izlemeden yorumlamak, biz izlemiş olanlar için bir yol gösterici olmaktan çıkarıyor. Ne yazık ki tek kelimeyi bile dikkate alamıyorum. Bir Hollywood çöpü ile mi karşılaşıcam yoksa başarılı bir cover ile mi? Bu soruya yanıt almayı beklerdim.

  2. “Das Experiment”ı daha önce izlemiş ve fikir olarak çok sevmiştim. Zaten gerçekte uygulanmış bir deneyin filme çekilmiş olduğunu hakkında araştırma yapanlar bilirler. bkz. Stanford Prison Experiment. Ama bu filmin yeniden çekimini duyduğumda gereksiz bulmuştum. Yine de izlemeden yorum yapmayacağım. Film bildiğim kadarıyla ülkemizde vizyona girmedi ve henüz dvd’si de çıkmadı. Geçen gün internetten ulaşılan versiyonunu izlemeye kalktım ama altyazısız izlemek istemedim. Ve şu an internette ulaşılan tek altyazı da son derece yetersiz ve eksik bir altyazı. Bu eleştirinin sahibi filmi izlemiş anlaşılan, bizim doğru düzgün bir versiyonunu izleyebileceğimiz sürümü var mı piyasada?

  3. film gerçeten güzel izlenmesi gerekir sadece sonunu daha sağlam bağlasalardı süper oldu

  4. Sevgili Onur kardeşim, Das Experiment ı izlemiş şanslı kişilerdensin anladığım kadarıyla. The Experiment ı izleyip aradaki farkı paylaşırsan sevinirim. Ben bu filmden çok etkilendim. Oyuncular süper oturmuş karekterlere. Etkili bir konu ve çarpıcı bir anlatım var. Sırf dizi film Prison Break’ın yaratıcısı Paul Scheuring ın elinin değmiş olması bile bu filmi izlemeye değer kılar. Ayrıca Remake filmlere ön yargılı yaklaşmayın derim ben, bazen ilk filmden daha iyi olabiliyor.

  5. Peki bu filmi nerden izleyebiliriz ?? İnternetteki kötü altyazılı versiyonları dışında…

  6. Bir remake’i kıymetli bulmak için ille de orijinali izlemiş olmak gerekli değil bence de… Hatta avantajlı bir durum bile olabilir. Mesela 80’lerin iki ünlü remake’i The Fly ve The Thing’in asıllarını kaç kişi izlemiştir ki bu ülkede (halen…)

    Das Experiment’i izledim ve müthiş bir film olduğunu düşünüyorum. Bu filmi de yakın zamanda izler fikrimi paylaşırım.

  7. Das expermenti izledim ama bu yeni filmi henüz izlemedim bir remake’in orjinaliden iyi olması durumu yok denecek kadar azdır galiba. Das experiment kabus gibi bir film bence ve neredeyse bir başyapıttı. Bu filmi izlemeden bile onun kadar iyi olacağını pek sanmıyorum diyebilirim sanırım hemen hemen. İzleyince göreceğim tabiki.

  8. remakelar arasinda en az bir 30 yil olunca basarili olabiliyorlar…sahsi fikrim tabii ki

  9. Das Experiment’ı izledim. Film aslında günlük hayatta bile basit örneklerine rastladığımız bir konuyu anlatıyor. Kendisine bir görev verilen kişiler bir süre sonra – bu rol bile olsa- o karaktere bürünüp karakterin özelliklerine uygun bir davranış gösteriyor. Ve film bunu çok çarpıcı bir şekilde bize anlatmayı başarıyordu. Filmin yeni çevrimini izlemememe karşın 2001 çevriminin önüne geçemeyeceği şeklinde bir önyargım var.

  10. das experiment ‘ı bir hafta önce falan izlediydim ve çok beğendiydim yeniden çekildiğini ise şans eseri şimdi gördüm nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrim yok ama sırf Forest Whitaker, Adrien Brody ve orjinal konusu için bulup izlemeyi düşünüyorum ama ilk önce izlemeyenlerin das esperiment ‘ı izlemesini tavsiye ederim çünkü gerçekten üzerinde durulması gereken bir yapım..

  11. Film tek başına değerlendirildiğinde kötü değil ama bence “Das Experiment” varken Amerikan versiyonunu izlemek çok da önemli değil. Neredeyse tüm filmi değiştirmeden aynen çekmişler. Açıkçası bir yerden sonra sıkıcı geldi çünkü olaylar aynıydı ve ne olacağını bilerek izlemek heyecan vermedi bana. Gelişmiş bir teknoloji veya özel efekt gerektiren ya da imkansızlıklardan dolayı iyi çekilememiş filmlerin remake’i kabul edilebilir ama bu anlamsız geldi bana.

  12. bu yazıyı okuduktan sonra ömür gedikle ilgili sitede “Ömür Gedik vs. Sinema!” adlı bir yazıya baktım ama bulamadım. neden kaldırıldı acaba?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: