The Goonies (1985)

“Merhaba Willy! Ben Mike Walsh. Beni bekliyordun, değil mi? Seni yendim. Buraya kadar tek parça halinde geldim…”

ABD’nin batı sahilinde küçük bir kasabada yaşayan bir grup çocuk vardır. Onlar kendilerine Goonies derler. Her anlarında bir arada olmaya yemin eden bu çocukların çözmeleri gereken bir problemleri vardır. Oturdukları yer golf sahası haline getirilmek istenmektedir. Bunun zengin adamlar için anlamı zevk ve sükse olmasının dışında onlar için tek anlamı vardır Goonies’in dağılması… Onlara gereken şey paradır. Tek sorun nasıl bulacakları?

Bir gün tüm ekip tavan arasında antika eşyalara göz gezdirirken bir harita bulurlar. Bir define haritası… Harita ellerinde define avına çıkan ekip hem akıllı korsan tek göz Willy’nin hazırladığı tuzaklarla dolu yer altı tünelinde mücadele verecek hem de Fratelli ailesinin suç makinesi üyelerinden kaçmakla uğraşacaklardır.

1985 yapımı 110 dakikalık bu macera içerdiği iyilik, cesaret ve macera ruhunu tüm seyir boyunca size yansıtmayı başaran yapımlardan biriydi. Farklı bir tabiriyle çocuklar için Indiana Jones da diyebileceğimiz filmin hikâyesi ve yapımcılığının Steven Spielberg tarafından üstlenildiğini hatırlatmama izin verin ki bu filme yansıyan E.T ruhunun nereden geldiğini ve seyir boyunca oradan oraya sürüklenen küçük Indiana Jones’larımızı da açıklıyor. Senaryosu ise Chris Colombus’a ait.

Küçük kahramanlarımız tüm korkularından sıyrılıp da evlerinin yıkılmaması için mücadele ederken biz 80’lerin ruhunu yaşamanın tadını çıkarıyoruz bir yandan da. İçilen içeceklerden tutun da kıyafetlere kadar her şey o anın büyüsünü yansıtıyor. Film için kullanılan müzikler ise size işte benim yıllarım dedirtiyor her seyirde. Özellikle de Cyndi Lauper’ın Good Enough adlı şarkısını bir kez daha dinleyin derim ben. Film tam bir 80’ler aksiyon- komedisi… Keyifli, heyecanlı ve her şeye rağmen masum…

Yönetmenliğini Superman, The Omen, The Toy, Lethal Weapon, Conspiracy Theory gibi başarılı yapımlara imza atan Rıchard Donner’ın üstlendiği yapım başarılı bir seyirlik… Filmin bir kısmında, korsan gemisinde Sloth’un kötücül ailesini cezalandırmak için gömleğini yırttığında ortaya çıkan Süperman baskılı tişörtü ise sanırım yönetmenin kendine kısa bir selamıdır. Ve aynı zamanda kanıtıdır, kötülüğün olduğu yerde her daim bir süper kahraman vardır. Sakın onun çirkin göründüğüne aldanmayın.

Oyuncu kadrosunda ise büyümüş halini yüzüklerin efendisi serisindeki Samwise Gumgee olarak hatırlayacağımız Sean Astin, American Gangster filminde karanlık tarafa meyilli rüşvetçi polis rolüyle hatırlayacağımız Josh Brolin, Jeff Cohan, Kerri Green’i görüyoruz. Çocuk oyuncuların sağlam performansları eşliğinde sıkılmadan kendini seyrettiren bu yapım her daim bir gülümseme sunar izleyicisine.

Korsan hazinesi, suç makinesi bir aile, ödenmesi gereken yüklü miktar para ve bunların hepsinin tam ortasında birbirlerine sonuna kadar bağlı bir grup çocuk…

İşte size keyifli ve masumiyetini kaybetmemiş 80’lerden kalan bir macera. O zamanlarda çocuk olmanın ve hayallerinizin ne olduğunu hatırlamak istiyorsanız bir kez daha seyredin. Gülümseyin ve rahatlayın. Sonunda mutlaka iyiler kazanır…

Yazar hakkında: Melahat Yılmaz Özberk

1981 Ankara doğumlu... Anadolu Üniversitesi Türk dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Gölge- e Dergi ve Öteki Sinema’da çeşitli film eleştirileri ve hikâyeler yazıyor. Tek dileği yazacak sözlerinin bitmemesi ve bunları sayfalara dökebilmek…

Bir yorum var

  1. Kesinlikle doğru, çocukluğumuzun şahane filmlerinden. üç dört kez izlemiştim.. geçenlerde dvd sini buldum Bahariyede hemen aldım. Kızıma izlettim (11 yaşında), kendim de çocukluğumu hatırlayarak.. Eğlenceli buldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: