The Stand (1994)

The Stand posterStephen King’in en sevilen kitaplarından birinin aynı adlı televizyon dizisi/mini seri versiyonu olan The Stand, 1994 yılında King’in senaryolaştırması ile hayat buldu. Gary Sinise, Miguel Ferrer, Rob Lowe, Ossie Davis, Ruby Dee, Jamey Sheridan gibi zamanın iyi oyuncularını bünyesine katması ile dikkat çeken serinin yönetmeni ise Mick Garris.

Öteki Sinema için yazan: Masis Üşenmez

Kaliforniya’da bir devlet laboratuvarında savaş için hazırlanan grip virüsü bir anda yayılmaya başlar. Laboratuvardan sadece ailesi ile birlikte kaçan güvenlik görevlisi kurtulur. Ancak onların da sonu küçük bir kasabada, benzincide çalışan Stu Redman (Gary Sinise)’ın gözleri önünde olur. Virüs böylece dünyaya yayılır ve kısa zamanda dünya nüfusunun büyük bir bölümü etkilenir. Ancak Stu gibi virüse karşı dayanıklılık gösteren başkaları da vardır.

Geriye kalanlar sürekli rüyalarında Abagail Ana adında yaşlı bir kadın tarafından çağrılmaktadır. Böylece yolları kesişir. Ancak kalan herkes iyi değildir. Randall Flagg (Jamey Sheridan) adlı karanlık bir güç tarafından çağrılanlar da vardır. İyi ve kötünün safları böylece belirlenir ve mutlak sona doğru macera başlar.

The Stand 11

Oldukça detaylı bir roman olan The Stand bu mini seri ile özüne dokunulmadan adapte edilmiş. Daha büyük bütçeli TV dizilerine aşina olunmayan zamanlarda çekilmiş olduğu düşünülürse, oldukça başarılı bir iş çıktığı söylenebilir. Hele Rob Lowe gibi yakışıklılığı ile nam salmış bir oyuncuya sahipken ona sağır rolünü vererek zorlamak oldukça cesur bir hareket.

Bir korku filmi olarak bakarsanız The Stand sizi tatmin etmeyecektir. Evet bazı zorlayıcı sahneleri var. Örneğin New York’taki insan ölüsü dolu tünel sahnesini örnek verebilirim. Ancak çok fazla korku öğesi yok filmde. Düşünün ki ana kötü karakterimiz iblis Randall bile doksanlardan çıkmış buz mavisi kotu ve kot ceketi ile barda en fazla size sataşıp dayak yiyecekmiş gibi duruyor.

The Stand 5

Zaten filmin korkutmak gibi bir gayesi de yok. Daha çok iyi ve kötünün savaşını anlatan gerilimli bir fantazi olarak sınıflandırılabilir.

King’in de kısa bir rolle karşımıza cameo olarak çıkması 80’lerdeki King filmlerini hatırlatıyor. Senaryosunu kendisinin kaleme alması ile aslına sadık bir çevrim olmuş ancak uzun sürdüğü için zaman zaman sıkmıyor değil. Hani daha kısa bir senarist cut versiyonu çıksa fena olmaz diyebilirim.

The Stand konu itibari ile de dine sırtını çok yaslayan bir film. Hele tanrının eli bile işin içine girince biraz hikayenin tadı kaçmıyor değil. Abigail aracılığı ile insanlara yol gösteren Tanrı figürü bir şekilde inandırıcıydı oysa ki. Ancak tabi bu filmin bir zaafı değil, direkt olarak romanın ve King’in “Başın sıkışınca tanrının elini indir” kafasından kaynaklanıyor. Oysa güzelim hikaye çok daha iyi bir şekilde bağlanabilirdi.

The Stand 2

TV filminin hala bir kült olarak yerinde durmasına rağmen The Stand evreni de gelişmeye devam ediyor. Marvel çizgi romanlarından sonra bir sinema filmi için de çalışmalara başlanmış ancak David Yates, Ben Affleck, ve Scott Cooper gibi üç yönetmen projeyi sırtlanmaktan vazgeçmiş. Bakalım ilerleyen yıllar bize ne gösterecek ve King’in bu ihtişamlı süper grip salgını hikayesi tekrar önümüze gelecek mi?

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

2 Yorumlar

  1. Oğulcan Çomak

    Müzik kullanımı çok iyidir. Bu mini dizi vcd olarak iki bölüme ayrılmıştı. Yazara katılıyorum, Tanrı’nın Eli devreye girene kadar hiç de fena değildi. Yukarıdaki oyunculara ek olarak Shawnee Smith, Molly Ringwald, Ed Harris, Kathy Bates, Matt Frewer, Laura San Giacomo gibi isimler de vardı.

  2. Kıtabını okuyalı baya oldu ve ardından bu serıyı ızlemıstım, soyle dıyebılırım; kıtabı okur gıbı oldum, tamamen aynı yansıtılmıstı, cok buyuk keyıf almıstım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: