Star TV Kült Filmler Kuşağı: Uçan Daireler İstanbul’da

Star TV Kült Filmler Kuşağında her Pazar saat 01:30′da, tarihin tozlu raflarında unutulmaya yüz tutmuş Türk sinemasının en fantastik örnekleri karşınızda. Star TV Kült Filmler kuşağının bu hafta göstereceği film, başrollerini  Zafer Önen, Özcan Tekgül ve Semiramis Göze’nin paylaştığı 1955 yapımı “Uçan Daireler İstanbul’da”… Ucuz film sevenler ekran başına!

Film bir gece kulübünde başlıyor ve kulüpte yer alan iki muhabir var. Bu muhabirlerden Orhan Erçin‘in oynadığı Şapşal karaketeri biraz düz bir karakter. Kaşar ise oldukça sakar bir kişilik ve yaptıkları ile ikilinin başına gelen herşeyin bir nevi sebebi oluyor. Bu gece kulübü ise ilginç bir yer, şöyleki içeride bulunan çirkin, yaşlı, emekli, kocasız ve zengin kadınlar tarafından yönetiliyor. Amaçları ise çekici dansçıları, kulübe yolu düşürecekleri erkekleri, paraları ve servetleriyle kandırarak evlenmek ya da kötü emellerine alet etmek. Dansı da tuzaklarına düşürmek için kullanıyorlar. Aslında bunu filmin kendisinin de yaptığını söyleyebiliriz!!!

Kulübün sahibeleri ile görüşen kafadalarımız gazetelerine geri dönerler ancak burada patronları Istanbul çevresindeki UFO haberleri yerine kısa etekli kızların peşinde giden ve gece kulübünde takılan ikiliye kızar. Farklı haber yapma konusunda ikna olan iki kafadar haberin merkezine giderler ve devasa bir telekopu olan ve uzun sakallı bilimadamlarının bulunduğu bir bilimsel araştırma merkezine gizlice girerler. Bilimadamlarının işi bitip gidince teleskopu ve  merkezdeki elektronik cihazı karıştırmaya başlarlar. Ve bir hata yaparak yakından geçmekte olan bir uçan daireyi İstanbul‘a yönlendirirler. (Sinematik Yeşilçam)

Filmin önemli karakterlerinden çılgın gazeteci rolü Zafer Önen’e verilir. Uzaylı kızlar ise her biri kendi janrının en gözde isimlerinden olan Özcan Tekgül, Semiramis Göze ve Türkan Şamil’dir. Gerekirse destek olarak da Ses opereti danscı kızlarından faydalanılacaktır. Filmin tek masum kızı içinse Deniz Tanyel üzerinde anlaşılır. Ayrıca Zeki Alpan’da önemli rollerden birini oynayacaktır.

Orhan Erçin, filmdeki uzay gemisini, gemideki robotlar ve uzay mekanını çoktan planlamıştır. İşbilir Platocu Sohban Koloğlu hemen bir uzay dekoru kurar. Özcan Tekgül bunu da şöyle anlatıyor:

“Rahmetli Sohban çok akıllı ve pratik çalışan bir kişiydi. Üç duvarı tamamen siyaha boyanmış bir plato kurdu. Parlak jelatin kağıtlarından çeşitli büyüklerde yıldızlar kesti ve bunları çeşitli uzaklıklarda bu siyah duvarlara yapıştırdı. Ayrıca yine strafordan gezegen şeklinde kesilmiş şekilleri misinayla tavana tutturarak gerçek anlamada bir “Uzay Yolu” yarattı. Ark denen büyük lambalar yanınca üzeri parlak olan herşey parlamaya başladı. Buraya kadar belki iyiydi ama bunların arasından uçan “uçan daire” yokmu, en komik olanı da oydu. Bildiğimiz tencere kapakları biraz şekil değiştirmişler ve iki set işcisi bu uzay dekorunda tıpkı çocukların frizbi oyunları gibi onları döndürerek birbirlerine atıp duruyorlardı. Zavallı rum kameraman beceremiyorlar diye onlara kızıp duruyordu.”

“Birde yönetmen Orhan Bey’in kendi icadı olan bir robotu vardı.” diye anlatıyor Özcan Tekgül. “Tamamen mukavva ve kutulardan yapılmış bir robottu bu. Film içinde güya konuşuyordu. Tamamen saçma sapan bir aletti diyebilirim. Gözlerinin yerine iki ampul takılmıştı ve konuşurken yanmaları gerekiyordu. Fakat her nedense sadece biri yanıyordu ve rum kameraman çıldırıyordu. Orhan bey ise tüm bu aksaklıklara rağmen sedece gülüyordu. Oyun oynayan bir çocuk gibiydi adeta. Sete arada bir yapımcı kardeşler de geliyorlardı. Onlar sadece işin ucuza çıkmasını düşünen tipik Yeşilçam yapımcılarıydılar. Oysa bu ucuzluk hem teknik ekibin hem biz oyuncuların oldukca canını sıkmıştı.”

Film, 1955 yılı Kasım ayında sinemalara çıkar. Eleştirmenler filmi hiç beğenmezler. O güne kadar bu tür konuları genellikle Amerikan filmlerinde gören seyirci ne olduğunu anlamamış, şaşırmış durumdadır. İçinde bol miktarda komedi, dans, şarkı bulunan film halk tarafından hiç beğenilmemiştir. Zaten bu film Yönetmen Erçin’in son filmi olacaktır. Çalışmalarına oyuncu olarak devam eden Erçin, daha sonraki yıllarında bu film hakkında hiç konuşmayacaktır. Filminde rol alan Zafer Önen “o filmle ilgili hiç bir şey hatırlamak istemiyorum.” derken Tekgül “Gala gecesi izlediğimde kendimden utandım.“ diyordu.

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

Bir yorum var

  1. Miray İlkay Yuce

    55 model uzaylı filmi… :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: