Without Warning (1980)

It Preys On Human Fear. It Feeds On Human Flesh.

(İnsan korkularını avlıyor. İnsan etiyle besleniyor.)

1980 yılı mahsulü Without Warning, Greydon Clark tarafından yönetilmiş olan ABD yapımı bir film. It Came Without Warning ya da Alien Shock olarak da bilinir. Başrollerde Jack Palance ve Uzay 1999’un Kaptan Koenig’i Martin Landau gibi iki önemli isim var.

Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca

Film tedirgin edici bir müzik eşliğinde, etkileyicilikten uzak, amatörce çekilmiş hissi uyandıran ormanlık alan görüntüleri ile açılır. Kıyafetiyle ‘ben avcıyım’ diye bağıran bir adam yol kenarına park etmiş karavana doğru ilerler ve içeride uyuyan oğlu Randy’yi uyandırır. Avcılık mevzusuna kilometrelerce uzak olduğu her halinden belli olan Randy’nin bu baba-oğul kaynaşmalı avlanma gezisine gönülsüzce katıldığı ortadadır. Garip ikili bir süre sonra dairesel şekilli, uçan, minik ‘şey’ler tarafından saldırıya uğrar. Bu ‘şey’ler insan vücuduna yapışıp gövdesinden çıkan damarımsı kollarla vücudun içine girerek kurbanını öldürür.

Ancak burada şöyle bir saçmalık var, Randy 20’li yaşlarının başındadır ve bu tip baba-oğul organizasyonları için yaşı bir hayli geçmiştir. Filmin inandırıcılığını zedeleyen, hatta ciddiye alınmasını engelleyen bu rol için neden ergen yaşta bir oyuncu seçilmemiş anlaşılır gibi değil. Belki de çocuğun uçan ‘şey’lerin saldırısına maruz kaldığı sahneyi sansür ya da ‘rating’ belasından uzak, daha rahat çekebilmek için tercih edebilecekleri akla yatkın geliyor ama Randy’nin saldırıya uğradığı sahne filme giremeden makası yemiş.

Umut verici giriş bölümünden sonra film klişelerle dolu bir yola sapar. İkisi kız ikisi erkek dört genç göl kenarında kamp yapmak için minibüsle yola çıkar. Yolda mola verdikleri benzinliğin sahibi Taylor (Jack Palance) göle gitmemeleri için gençleri uyarır. Tabii ki onu dinlemezler ve göl kenarına giderler. Çiftlerden Tom ve Beth olanı göle girer girmez muhabbeti arttırınca tanışma aşamasındaki Sandy ve Greg yürüyüşe çıkar. Geri döndüklerinde kimseyi bulamazlar. Kayıp arkadaşlarını ararken ormanın orta yerinde bir kulübe keşfederler. Kulübenin içinde ‘şey’ler tarafından avlanmış insanlar buzdolabındaki yemek misali yenmeye hazır vaziyette saklanmaktadır. Sandy ve Greg, yaşlı kurt Taylor’ın da yardımıyla kulübedeki insanları avlayanın kim ya da ne olduğunu bulmaya çalışırlar.

Her şeyden önce çekimleri üç hafta süren Without Warning’in 150.000 dolar gibi çok düşük bütçeye sahip olduğunu söyleyelim. Hatta Jack Palance ve Martin Landau’ya ödenen 75.000 dolar da bu bütçenin içinde. Buna rağmen filmin ilk yarım saati oldukça umut verici bir tablo çiziyor. Ne zaman ki ormanda insanların depolandığı kulübe bulunuyor, tempo ve heyecan zirve yapacak diye beklerken film birden kendini rölantiye alıyor ve anlamsız koşturmacalar ve diyaloglar eşliğinde şoke edici olması planlanmış finale doğru tabir yerindeyse arkadan ittirerek ilerliyor.

Ormanda insanlara saldıran, uçan, minik ‘şey’ler fikir olarak çok başarılı. Havada uçarak geldikleri sahneler pek etkileyici olmasa da fazla rahatsızlık vermiyor. İnsan vücuduna yapışıp damarımsı kollarla vücudun içine girdiği yakın çekim sahneler, özel efekt harikası sayılmasa bile düşük bütçeli bir filme göre bir hayli özenli.

Aslında filmin en önemli kozu insanları avlayanın kim ya da ne olduğu üzerine oluşturulmak istenen merak duygusu. Bunda da sıkıcı olmaktan kurtulamayan bazı bölümleri yok sayarsak bir hayli başarılı olduğu söylenebilir. Ancak afişin neredeyse tamamını kaplayan uzaylı resmiyle kendi sürprizini kendisi bozuyor. Hele afişi süsleyen o slogana ne demeli: It Preys On Human Fear. It Feeds On Human Flesh. (İnsan korkularını avlıyor. İnsan etiyle besleniyor.) Sanki uzaylıyı resmederek sürprizi bozamadıysak bir de kelimelerle ifade edelim de garanti olsun der gibi. 1950’lerin bilim kurgu filmlerinden ödünç alınmış gibi duran uzaylının makyajı da şoke edici ya da korkutucu olmak gibi bir iddiadan uzak, kelimenin tam manası ile sıradan.

Filmin ilginç yanlarından birisi de uzaylıyı canlandıran aktör Kevin Peter Hall. Senaryo açısından bir hayli benzeşen Predator’da (1987) uzaylı avcıyı gene Kevin Peter Hall canlandırıyor.

Without Warning, seksenlerin düşük bütçeli bilim kurgu ve korku filmlerine düşkün bünyeleri fazlasıyla memnun edecek bir film. Sinema tarihinin tozlu raflarında unutulmuş bir mücevher değil belki ama vantuzumsu uçan minik ‘şey’leri, finale doğru uzaylıyla yaşanan ultra garip kaçma kovalamaca sahneleri, ‘oraya gitmeyin’ adamı Jack Palance’ın ekstra gayreti ve deli rolü yapmaya çalışırken izleyeni delirten Martin Landau performansı gibi akılda kalan ayrıntılarıyla izlenmeyi hak ediyor.

Yazar hakkında: Murat Kızılca

1971 İstanbul doğumlu. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. 2008 yılından beri katkı sağladığı Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir