Zibahkhana / Hell’s Ground (2007)

2007 yılı mahsulü Omar Ali Khan tarafından yönetilmiş olan Pakistan yapımı bir film Zibahkhana. Uluslararası piyasada Hell’s Ground ismiyle biliniyor.

Bir grup genç bir karavan ayarlayarak rock konserine gitmeye karar verirler. Üç erkek ve iki kızdan oluşan, üniversite öğrencisi olduklarını tahmin ettiğim gençler, bu geziye ailelerinden gizli olarak katılmaktadırlar. Her biri ailelerine türlü yalanlar söyler. Klasik olarak anayoldan sapılır, kestirme bir yol tercih edilir. Bu yol onları yerel halkın Hell’s Ground diye isimlendirdiği bir yere çıkarır. Burada karşılarına çıkan Pakistanlı zombiler içlerinden birini ısırır. Güç bela oradan kaçarlar ve eve dönmeye karar verirler. Ormanın ortasında ıssız bir yerde benzinleri biter. Yardım ararken birtakım garip insanlara ve kesmekten hoşlanan ‘burqa’lı bir arkadaşa denk gelirler. Bundan sonraki kalan kısımda, zombiler ile manyak bir katil arasında sıkışan gençlerin, hayatlarını kurtarmak için nasıl saçmaladıkları anlatılır.

Karakterler yarı İngilizce yarı Urduca konuşuyorlar. Pakistan’ın resmi dili de İngilizce ve Urduca imiş. Filmde “Acele işe şeytan karışır” veya “Pakistan’da hiçbir şey zamanında başlamaz” gibi, ülkemize de çok yabancı olmayan özlü deyişlere sık sık kulak misafiri oluyoruz. Beni benden alan nokta ise karavanı kullanan arkadaşın Alişan’a olan inanılmaz benzerliği idi. Onun olduğu sahnelerde, aniden eline mikrofonu alıp bir türkü patlatmasını bekledim nafile.

Slasherların olmazsa olmaz klişelerinden, yolun başında gençleri uyaran yaşlı adam figürünü, mola verdikleri “tea shop” sahibi çaycı amca üstleniyor. Attığı korkunç kahkaha hala kulaklarımda. Çaycı amca rolündeki Rehan isimli aktör, Zinda Laash (The Living Corpse, 1967) isimli ilk Pakistan vampir filminde Drakula rolünde imiş ki filmde kahkaha attığı sahne, 1967’de Drakula rolünde kahkaha attığı sahne ile üst üste kurgulanarak veriliyor.

Oyunculuklar, kurgu, ses, senaryo için kötü olan birçok kelime kullanılabilir. Ama açıkçası beni en çok ışık rahatsız etti. Büyük bir kısmı ormanda gece vakti geçen filmdeki ışıklandırma amatör ötesi umursamaz bir anlayışla yapılmış. Her sahnede yüksek bir noktadan verilen güçlü projektör ışıkları, ara ara ulan acaba uzaylılar da iner mi şimdi gibisinden beklentilere yol açtı bende.

Zombi 2 (Zombie Flesh Eaters, 1979), The Texas Chainsaw Massacre (1974), Eaten Alive (1977) gibi klasiklerden bariz bir şekilde etkilendiği belli olan Zibahkhana’nin en etkileyici karakteri, afişi de süsleyen “burqa”lı manyak. Elektrikli testeresi yok belki ama inanın, elindeki uzun zincirli topuz çok daha etkili.

Ülkesinde sinema eleştirmenliği yaptığını öğrendiğim Omar Ali Khan’ın ilk yönetmenlik denemesi. Her şeyden önce cesur bir deneme. Pakistan gibi bir ülkeden böylesi gore bir filmi kimsenin beklediğini sanmıyorum. Çok da matah olmayan senaryosuna rağmen Öteki Sinema severler mutlaka görmeli.

Öteki Sinema için yazan Murat Kızılca

Yazar hakkında: Murat Kızılca

1971 İstanbul doğumlu. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. 2008 yılından beri katkı sağladığı Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

10 Yorumlar

  1. Korku filmi olsun çamurdan olsun demek istiyorum ama bu benim bile dayanma sınırlarımı zorlayacağa benziyor :) ama olsun her türlü zombi filmine açığım verin, verin direkt damardan verin.

    Bi de zombi kardeşlerden ricam artık bağırsak yemeyi kessinler ya iyice midesizleşti bunlar. Eskiden ne güzel bi beyni yiyor gerisini atıyorlardı, aynı karpuz tarlasına girip, o bollukta karpuzun göbeeni yiyip gerisini atmaya benzer bir tavır sergiliyorlardı. şimdi şu gül gibi zombinin haline bak eline dolamış bağırsağı… (diriyken de kokoreçe bayılırdı zaten bu) Bak orda ne güzel kalp var, mis gibi ciğer, kanlı kanlı dalak… kime diyorum oh-hooo

  2. Murat Kızılca

    Pakistan’ı ziyaret etmiş bir arkadaşıma bu filmi kastederek, “Pakistan yapımı bir korku filmi seyrettim, çok acayip” dediğimde bana “Ne yapmışlar? Sadece sokakları mı çekmişler?” diye cevap vermişti. :)

  3. temizkan tamda benim düşündüğüm gibi konuşmuş. Kötü mötü ayırt etmeden her türlü zombi filminin başımın üstünde yeri vardır her zaman. Bundan daha kötülerini seyretmişimdir defalarca :)

  4. aha murat özkan:) abi senin midnight.blogcu ve burada yaptığın bannerlar nedir böyle… harikasın :)

  5. Arkadaşlar şu an Zombilerle ilgili bir yaşam rehberi hazırlamakla meşgulüm… Sayenizde bu haftayı gayri resmi Zombi araştırma ve geliştirme haftası ilan ediyorum.

  6. harika bi haber bu Murat abi.. zombilere ağırlık verelim lütfen. Bende zombiler hakkında harika bir yazı hazırlıyorum. Temizkan sana mail attım bu konuda ve bu arada teşekkür ederim yorumun için ;)

  7. Yazıyı ekledim abi. Bu arada yıllardır içerlediğim bi konudur. Yıllarca içerlemeyede devam edicem sanırım. Pakistan’ın İrlanda’nın bile zombili filmleri var ama bizim neden yok? Halbuki bu ülkelerden çok çok daha fazla imkanlara ve yetenekli beyinlere sahibiz. Bana bi imkan verseler kalkıp ben çekicem bi zombi filmi sonunda :) Türkiye’ninde bir zombi filmi olsun. Buradan yetkili kişilere sesleniyoruuzzzz!

  8. Okudum Murat… Dehşetengiz bir yazı olmuş, çok lezzetli, çok doyurucu :) Buraya almayı düşünüyorum. İznin olursa tabi :)

  9. Ben filmi çok beğendim. Çarşaflı katil (ve topuzu da) mükemmeldi. Söyleyebilecek fazla negatif birşeyim yok zira Pakistan’ın kaçıncı dünya ülkesi olduğu mâlum. Dracula in Pakistan’dan başka da o ülkeye ait film hatırlayamadım. Özellikle Türkiye’de son yıllarda çekilen “ilk Türk korku filmi” furyasındaki çoğu örnekle kıyaslayınca gayet başarılı bir film..

  10. cok merak ettim bu filmi!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: