<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Romanın Ağırlığı Altında Ezilmek: Ağır Roman (1997) yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/agir-roman-1997/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com/agir-roman-1997/</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Jan 2021 23:06:47 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>
		Yazar: cem		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/agir-roman-1997/#comment-86675</link>

		<dc:creator><![CDATA[cem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2021 23:06:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=86912#comment-86675</guid>

					<description><![CDATA[ahmet kaya adlı arkadaşa katılmakla birlikte yazar arkadaşı da haklı buldum tabi ki romanı okuyup filmi yetersiz bulması doğaldır ama böyle fikren zikren ve hatta devleten iran&#039;dan bile geride olan bir ülkede böyle bir film yapılabilmiş hele hele bir zamanlar TV&#039;de bile yayınlanabilmişse buna saygı duymak lazım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ahmet kaya adlı arkadaşa katılmakla birlikte yazar arkadaşı da haklı buldum tabi ki romanı okuyup filmi yetersiz bulması doğaldır ama böyle fikren zikren ve hatta devleten iran&#8217;dan bile geride olan bir ülkede böyle bir film yapılabilmiş hele hele bir zamanlar TV&#8217;de bile yayınlanabilmişse buna saygı duymak lazım</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: hasan		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/agir-roman-1997/#comment-85722</link>

		<dc:creator><![CDATA[hasan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2020 17:07:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=86912#comment-85722</guid>

					<description><![CDATA[Ağır Roman romanını filme çekecek babayiğit yoktur. Çünkü romanın anlatımı ve olaylar ısinematograf değildir. Çünkü romanın baş kişisi anlatımıdır. Olaya bakalım: işlene işlene sakız olmuş bir mafya oluşumu ve Kolera sokağında yaşanan tutkulu bir aşk hikayesidir. Yönetmen kişiler ve olaylarla yaslanarak anlatamayınca dışses yardımına sığınmıştır. yoksa Okan Baülge, Müjde Ar berber Ali, gaftici Fethi idden iyi oyun veriyorlar.
kısacası Ağır Roman olmamıştşr. nıstasını bekliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ağır Roman romanını filme çekecek babayiğit yoktur. Çünkü romanın anlatımı ve olaylar ısinematograf değildir. Çünkü romanın baş kişisi anlatımıdır. Olaya bakalım: işlene işlene sakız olmuş bir mafya oluşumu ve Kolera sokağında yaşanan tutkulu bir aşk hikayesidir. Yönetmen kişiler ve olaylarla yaslanarak anlatamayınca dışses yardımına sığınmıştır. yoksa Okan Baülge, Müjde Ar berber Ali, gaftici Fethi idden iyi oyun veriyorlar.<br />
kısacası Ağır Roman olmamıştşr. nıstasını bekliyor.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Yunus Bayraktaroğlu		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/agir-roman-1997/#comment-39461</link>

		<dc:creator><![CDATA[Yunus Bayraktaroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2017 01:30:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=86912#comment-39461</guid>

					<description><![CDATA[Filmi izlediğimde çocuk yaştaydım. Kitabı sanat eğitimimden sonra okudum. Kitaptaki ile örtüşmeyecek 50 nokta bulabiliriz. Beni en çok şaşırtan, reis&#039;in ile sado dövüş sahnesinin aslında berber aliyle yapmasıydı.

Böyle bir filmin başarısını orjinali ile örtüşmesi ile mi ölçmeliyiz? Yoksa özünü yansıtabilmesi ile mi? Kitabı okumamışken filme hayranlığımdan, istanbula gelip tarlabaşını gezdim. Bir kahvehanede çay içtim, bir mahallelinin evine girdim. Sanat eidoladır(yansıtma). Romanın başarısı bu mahalle yaşantısının öz&#039;ünü yansıtabilmesinde. Filmin başarısı da aynı öz&#039;ü farklı şartlar imkanlar altında aynı şekilde işleyebilmesinde.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Filmi izlediğimde çocuk yaştaydım. Kitabı sanat eğitimimden sonra okudum. Kitaptaki ile örtüşmeyecek 50 nokta bulabiliriz. Beni en çok şaşırtan, reis&#8217;in ile sado dövüş sahnesinin aslında berber aliyle yapmasıydı.</p>
<p>Böyle bir filmin başarısını orjinali ile örtüşmesi ile mi ölçmeliyiz? Yoksa özünü yansıtabilmesi ile mi? Kitabı okumamışken filme hayranlığımdan, istanbula gelip tarlabaşını gezdim. Bir kahvehanede çay içtim, bir mahallelinin evine girdim. Sanat eidoladır(yansıtma). Romanın başarısı bu mahalle yaşantısının öz&#8217;ünü yansıtabilmesinde. Filmin başarısı da aynı öz&#8217;ü farklı şartlar imkanlar altında aynı şekilde işleyebilmesinde.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: ahmet kaya		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/agir-roman-1997/#comment-38753</link>

		<dc:creator><![CDATA[ahmet kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 10:55:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=86912#comment-38753</guid>

					<description><![CDATA[sinemamızın gözbebeği bir filmi olmamış bir film gibi aktarmak ancak böyle yapılabilirdi. cesur olarak addebileceğimiz ingiliz sinemacılar bile çektikleri orjinal eserlere ne kadar sadık kalıyorlar ne kadar törpülüyorlar bakmak lazım. fakat ülke sinemamız söz konusuysa mutlaka birşey yarımdır olmamıştır. kendi işlerimizi kötülemek konusunda eleştiriye açık olmayacak kadar başarılıyız. tıbının at ile olan ilişkisi gözlere mi sokulmalıydı. dikkatsiz bir izleyicinin bile anlayabileceği kadar resmedilmiş bu ilişki. film zamanına göre yeterince cesur sahneler barındırıyor. türkiye de zaman tersine akıyor gibi gözüküyor maaalesef. eleştiri bir yaratının sadece olmamış yönlerine mi odaklanmalı? eleştiriye de eleştiri yazılmalı mı?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>sinemamızın gözbebeği bir filmi olmamış bir film gibi aktarmak ancak böyle yapılabilirdi. cesur olarak addebileceğimiz ingiliz sinemacılar bile çektikleri orjinal eserlere ne kadar sadık kalıyorlar ne kadar törpülüyorlar bakmak lazım. fakat ülke sinemamız söz konusuysa mutlaka birşey yarımdır olmamıştır. kendi işlerimizi kötülemek konusunda eleştiriye açık olmayacak kadar başarılıyız. tıbının at ile olan ilişkisi gözlere mi sokulmalıydı. dikkatsiz bir izleyicinin bile anlayabileceği kadar resmedilmiş bu ilişki. film zamanına göre yeterince cesur sahneler barındırıyor. türkiye de zaman tersine akıyor gibi gözüküyor maaalesef. eleştiri bir yaratının sadece olmamış yönlerine mi odaklanmalı? eleştiriye de eleştiri yazılmalı mı?</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
