<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Brief Encounter (1945) yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/brief-encounter-1945/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com/brief-encounter-1945/</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Feb 2018 18:24:02 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>
		Yazar: Burak Çetin		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/brief-encounter-1945/#comment-9536</link>

		<dc:creator><![CDATA[Burak Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jul 2012 10:43:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=33544#comment-9536</guid>

					<description><![CDATA[*Spoiler içermediğini ve filmi izlemeyenler için pek bir şey ifade etmeyeceğini düşünsem de belirtmekte fayda var: Okuyacaklarınız filmin çok sevdiğim giriş bölümünün anlatımıdır.

&quot;Kamera bir istasyona odaklanır. İstasyon görevlisi saatini kontrol eder ve rayların üzerinden geçerek kafeye yönelir. Gülümsemektedir, çünkü kafede çalışan kadını görecektir az sonra. İçeri girer, barın arkasındaki kadınla konuşmaya başlar. Biz onlara dikkat kesilmişken, yönetmen sanki buradan bir hikaye çıkmaz dercesine ani bir kararla arka masalardan birine yönelir. Masada bir adamla bir kadın oturmaktadır. Göz göze bakıyorlardır, ama ikisinin yüzünde de bir hüzün.. Konuşuyorlardır da, ama biz duymayız onları, hala istasyon görevlisiyle kafede çalışan kadını duymaktayız çünkü. Kamera tekrar görevli ile kadına döner. Biz onları dinlerken, kafeye bir kadın girer. Kamera arkada oturan adamla kadına yönelir birden, kafeye giren kadın şaşırıp o masaya yönelir. Tanıyormuş masada oturan kadını, teklif edilmeden oturur masaya, başlar konuşmaya. Masada oturan kadın şeytan görmüş gibi olur adeta, nereden çıktı bu kadın dercesine.. Bir adamla göz göze bakarlar, bir teklifsiz masaya oturan kadına. Durmadan konuşmaktadır kadın. Adam, doktor olduğunu söyler arada bir yerde. Acaba deriz, az önce kadına öleceğini mi söyledi, çünkü kadının yüzünde öyle bir ifade.. Sonra adamın treninin geldiğinin anonsu yapılır. Adamla kadın göz göze bakarlar.. anlamlı.. Adam yavaşça kalkar.. Montunu alır, elini kadının omzuna şöyle bir koyar. Hoşçakalın der ve kapıdan çıkar gider.. Bizim tüm gördüğümüz budur.. Oysa... &quot;

Eskiden yazdığım bu paragrafı ne zaman okusam filmi tekrar yaşarım... Sizin incelemeniz de filmin hissettirdiklerine yakışır güzellikte olmuş, teşekkürler. Yazınız sayesinde bu harika klasiğin çok daha fazla kişiye ulaşacağına eminim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>*Spoiler içermediğini ve filmi izlemeyenler için pek bir şey ifade etmeyeceğini düşünsem de belirtmekte fayda var: Okuyacaklarınız filmin çok sevdiğim giriş bölümünün anlatımıdır.</p>
<p>&#8220;Kamera bir istasyona odaklanır. İstasyon görevlisi saatini kontrol eder ve rayların üzerinden geçerek kafeye yönelir. Gülümsemektedir, çünkü kafede çalışan kadını görecektir az sonra. İçeri girer, barın arkasındaki kadınla konuşmaya başlar. Biz onlara dikkat kesilmişken, yönetmen sanki buradan bir hikaye çıkmaz dercesine ani bir kararla arka masalardan birine yönelir. Masada bir adamla bir kadın oturmaktadır. Göz göze bakıyorlardır, ama ikisinin yüzünde de bir hüzün.. Konuşuyorlardır da, ama biz duymayız onları, hala istasyon görevlisiyle kafede çalışan kadını duymaktayız çünkü. Kamera tekrar görevli ile kadına döner. Biz onları dinlerken, kafeye bir kadın girer. Kamera arkada oturan adamla kadına yönelir birden, kafeye giren kadın şaşırıp o masaya yönelir. Tanıyormuş masada oturan kadını, teklif edilmeden oturur masaya, başlar konuşmaya. Masada oturan kadın şeytan görmüş gibi olur adeta, nereden çıktı bu kadın dercesine.. Bir adamla göz göze bakarlar, bir teklifsiz masaya oturan kadına. Durmadan konuşmaktadır kadın. Adam, doktor olduğunu söyler arada bir yerde. Acaba deriz, az önce kadına öleceğini mi söyledi, çünkü kadının yüzünde öyle bir ifade.. Sonra adamın treninin geldiğinin anonsu yapılır. Adamla kadın göz göze bakarlar.. anlamlı.. Adam yavaşça kalkar.. Montunu alır, elini kadının omzuna şöyle bir koyar. Hoşçakalın der ve kapıdan çıkar gider.. Bizim tüm gördüğümüz budur.. Oysa&#8230; &#8221;</p>
<p>Eskiden yazdığım bu paragrafı ne zaman okusam filmi tekrar yaşarım&#8230; Sizin incelemeniz de filmin hissettirdiklerine yakışır güzellikte olmuş, teşekkürler. Yazınız sayesinde bu harika klasiğin çok daha fazla kişiye ulaşacağına eminim.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
