<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Igor (2008) yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/igor-2008/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com/igor-2008/</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Aug 2018 10:30:18 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>
		Yazar: Halil Hamevioğlu		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/igor-2008/#comment-8874</link>

		<dc:creator><![CDATA[Halil Hamevioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 16:53:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=27742#comment-8874</guid>

					<description><![CDATA[Sinema, müzik gibi sanat dallarında zevklerin de ön plana çıktığı ve kişiden kişiye değiştiğinin bir kanıtıdır bu yazı. Tanıtım yazısını okurken, bu animasyonun bu kadar övülecek nesi var acaba diye düşünmekten kendimi alamadım. Bir Victor Hugo başyapıtı olan Notre Dame&#039;nin Kamburu&#039;nun iskeletine sırtını yaslayan ve her sahnesinde &#039;Büyüyünce The Nightmare Before Christmas olacağım&#039; diye adeta bağıran bir animasyon olmuş. The Nightmare Before Christmas&#039;ın atmosferi, Wall-E&#039;nin kurgusu ve tekniği ile Notre Dame&#039;nin Kamburu&#039;nun iskeletine sırtını dayamasına rağmen, tüm bu başyapıtları kendisine referans almasına rağmen, ortaya yalnızca karmaşa ve kendini bilmeyen, lezzetsiz bir çorba çıkmış. Bariz bir şekilde sıradan olduğunu belirtmeliyim. Üstelik de filmin sürprizi olarak John Cusack&#039;in seslendirmesi belirtilmiş, ne var ki o bile bu filme yakışmamış. Yazıda katıldığım tek nokta; muhteşem müzikleri. Bunu da bataklıktaki nergiz çiçeği olarak görüyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sinema, müzik gibi sanat dallarında zevklerin de ön plana çıktığı ve kişiden kişiye değiştiğinin bir kanıtıdır bu yazı. Tanıtım yazısını okurken, bu animasyonun bu kadar övülecek nesi var acaba diye düşünmekten kendimi alamadım. Bir Victor Hugo başyapıtı olan Notre Dame&#8217;nin Kamburu&#8217;nun iskeletine sırtını yaslayan ve her sahnesinde &#8216;Büyüyünce The Nightmare Before Christmas olacağım&#8217; diye adeta bağıran bir animasyon olmuş. The Nightmare Before Christmas&#8217;ın atmosferi, Wall-E&#8217;nin kurgusu ve tekniği ile Notre Dame&#8217;nin Kamburu&#8217;nun iskeletine sırtını dayamasına rağmen, tüm bu başyapıtları kendisine referans almasına rağmen, ortaya yalnızca karmaşa ve kendini bilmeyen, lezzetsiz bir çorba çıkmış. Bariz bir şekilde sıradan olduğunu belirtmeliyim. Üstelik de filmin sürprizi olarak John Cusack&#8217;in seslendirmesi belirtilmiş, ne var ki o bile bu filme yakışmamış. Yazıda katıldığım tek nokta; muhteşem müzikleri. Bunu da bataklıktaki nergiz çiçeği olarak görüyorum.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
