<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Semum (2008) yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Feb 2024 16:51:27 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>
		Yazar: Burak sozer		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/#comment-103412</link>

		<dc:creator><![CDATA[Burak sozer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2024 16:51:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=108#comment-103412</guid>

					<description><![CDATA[Bir insan uyuduğu saatler dışında yemek ve tuvalet banyo ihtiyacini da gecersek ortalama 75 yillik bir ömürde ( ki film izlemeye başlama yasini 7 olarak kabul edelim kundakta olmaz o iş) taş catlasin 80 bin film seyredebilir...bu da bir ütopya olduguna göre...işi film seyretmek olan en sinefil elestirmenin bile ulasabilecegi sayı maksimum 30 bin film...lütfen fuzzy, ben büyük sinemaseverim diye boyle sacmalamayalim ..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insan uyuduğu saatler dışında yemek ve tuvalet banyo ihtiyacini da gecersek ortalama 75 yillik bir ömürde ( ki film izlemeye başlama yasini 7 olarak kabul edelim kundakta olmaz o iş) taş catlasin 80 bin film seyredebilir&#8230;bu da bir ütopya olduguna göre&#8230;işi film seyretmek olan en sinefil elestirmenin bile ulasabilecegi sayı maksimum 30 bin film&#8230;lütfen fuzzy, ben büyük sinemaseverim diye boyle sacmalamayalim ..</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: seda		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/#comment-2592</link>

		<dc:creator><![CDATA[seda]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 08:15:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=108#comment-2592</guid>

					<description><![CDATA[çok süper olmuş,  devamını bekliyoruz Hasan Karacadağ&#039;dan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>çok süper olmuş,  devamını bekliyoruz Hasan Karacadağ&#8217;dan&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: gorcun		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/#comment-2408</link>

		<dc:creator><![CDATA[gorcun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 17:17:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=108#comment-2408</guid>

					<description><![CDATA[Semum filmini bende Dabbe felaketinden sonra çok büyük bir önyargıyla izledim. Galiba bu yüzden o kadarda kötü olmayan hatta yer yer geren sahneleri olan bir film olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar çok orijinal sahneleri ve fikirleri olmasada yinede ortaya çıkan görüntüler bir yere kadar başarılı sayılabilir. Taki son sahneye kadar semumla imamın cehenneme gittiği sahnede filmin tüm ciddiyeti gidiyor ve birden çocuk filmine dönüyor. Zaten az olan Türk korku sinemasının nadir örneklerinden biri olarak böyle bir hata görmezden gelinemez bence. Oyuncu seçimleride aynı şekilde niye illaki jön tipli mankenlik yapmış ama çok yetenekli olmayan oyunculardan seçiliyor anlamıyorum. Korku filmlerinde tanınmamış oyuncu kullanmakta son derece etkili bir yöntem olabiliyor. Musallattan sonra Semumuda türün iyi örneklerinden biri olarak göremiyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Semum filmini bende Dabbe felaketinden sonra çok büyük bir önyargıyla izledim. Galiba bu yüzden o kadarda kötü olmayan hatta yer yer geren sahneleri olan bir film olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar çok orijinal sahneleri ve fikirleri olmasada yinede ortaya çıkan görüntüler bir yere kadar başarılı sayılabilir. Taki son sahneye kadar semumla imamın cehenneme gittiği sahnede filmin tüm ciddiyeti gidiyor ve birden çocuk filmine dönüyor. Zaten az olan Türk korku sinemasının nadir örneklerinden biri olarak böyle bir hata görmezden gelinemez bence. Oyuncu seçimleride aynı şekilde niye illaki jön tipli mankenlik yapmış ama çok yetenekli olmayan oyunculardan seçiliyor anlamıyorum. Korku filmlerinde tanınmamış oyuncu kullanmakta son derece etkili bir yöntem olabiliyor. Musallattan sonra Semumuda türün iyi örneklerinden biri olarak göremiyorum.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: seçkin bulut		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/#comment-2405</link>

		<dc:creator><![CDATA[seçkin bulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 12:38:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=108#comment-2405</guid>

					<description><![CDATA[Filmi bilmem de &quot;fuzzy&quot; adlı arkadaş çok fantastik geldi bana. &quot;...yıllar boyu izlediğim film sayısı sanırım milyonu bulmuştur.&quot; Hey maşallah!!
En iyi ihtimalle bu arkadaş (hiç uyumadığını düşünürsek) 160 bin küsür film izlemiştir :)
Aynı anda 6 film izleyebiliyorsa diyecek bi&#039;şey yok tabii ki.

İyi kötü, haftada 4-5 film izleyen biri olarak, sinema hakkında diyeceğim tek şey var: Kötü veya iyi, her filmde, tek bir kare bile olsa mutlaka hoşlanılacak bir şey vardır. Önemli olan o kare için harcadığınız vakti içinize sindirebilmektir. Benim daha sindirememişliğim yok. O yüzden &quot;fuzzy&quot;vari acımasızlıklara  (çok) kızıyorum. 
Bütün sinemacıları(nitelikli veya niteliksiz) da gözlerinden öpüyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Filmi bilmem de &#8220;fuzzy&#8221; adlı arkadaş çok fantastik geldi bana. &#8220;&#8230;yıllar boyu izlediğim film sayısı sanırım milyonu bulmuştur.&#8221; Hey maşallah!!<br />
En iyi ihtimalle bu arkadaş (hiç uyumadığını düşünürsek) 160 bin küsür film izlemiştir :)<br />
Aynı anda 6 film izleyebiliyorsa diyecek bi&#8217;şey yok tabii ki.</p>
<p>İyi kötü, haftada 4-5 film izleyen biri olarak, sinema hakkında diyeceğim tek şey var: Kötü veya iyi, her filmde, tek bir kare bile olsa mutlaka hoşlanılacak bir şey vardır. Önemli olan o kare için harcadığınız vakti içinize sindirebilmektir. Benim daha sindirememişliğim yok. O yüzden &#8220;fuzzy&#8221;vari acımasızlıklara  (çok) kızıyorum.<br />
Bütün sinemacıları(nitelikli veya niteliksiz) da gözlerinden öpüyorum.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: emre sicak		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/#comment-189</link>

		<dc:creator><![CDATA[emre sicak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 23:24:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=108#comment-189</guid>

					<description><![CDATA[Haa şunu da ekleyeyim ki,(spoooiler!!)13 sayısının aslında B çıkması güzel bir bağlantı.Bedeni yavaş yavaş ele geçirilen kadının içine düşmüş olduğu paranoyak durumu yansıtması açısından iyi bir bağlantı.Çünkü kadın çevresindeki garip olan herşeyi katil zanlısı komşusuna bağlıyor ve bu anlamda duvardaki bir küfü komşunun plakasının 13 rakamıyla ilişkilendiiyor.Yani kendi görmek istediği gibi görüyor.B harfini 13 olarak görmesi bu ruh halini yansıtmak için kullanılmış.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haa şunu da ekleyeyim ki,(spoooiler!!)13 sayısının aslında B çıkması güzel bir bağlantı.Bedeni yavaş yavaş ele geçirilen kadının içine düşmüş olduğu paranoyak durumu yansıtması açısından iyi bir bağlantı.Çünkü kadın çevresindeki garip olan herşeyi katil zanlısı komşusuna bağlıyor ve bu anlamda duvardaki bir küfü komşunun plakasının 13 rakamıyla ilişkilendiiyor.Yani kendi görmek istediği gibi görüyor.B harfini 13 olarak görmesi bu ruh halini yansıtmak için kullanılmış.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: emre sicak		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/#comment-188</link>

		<dc:creator><![CDATA[emre sicak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 23:20:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=108#comment-188</guid>

					<description><![CDATA[Semum&#039;u da Musallatı da izledim.Kendince korku filmi takipçisi olarak Semum&#039;u küçük bir adım musallat&#039;tan önde buldum.Uluslaraarası korku camiasında Semum&#039;un hasan Karacadağ&#039;ı iyi  noktalara taşıyacağına inancım tam.Kısa ve öz olarak,
semum&#039;u sevme sebeplerim;
1-ağır ağır akan ama gayet bilinçli ilerleyen ve çarpıcı olmasa da tatmin edici bir twistle sonlanan öyküsü

2-Japon korku sineması,islami temalar ve the exorcist&#039;in şeytani havasını aynı potada ertimeyi başaran yönetim biçimi.

3-Çok ciddi araştırmlar sonucu yazılmış olduğu belli olan semum(şeytan&#039;ın askeri deniyor) yaratığının iğneleyici diyalogları

4-Bazı anlarda afallatan dejavu kurgusu

sevmeme sebeplerim

1-Efektler...ahh o cgi kokan kötü kompozitler...!

2-Bazı oyunculuklar.misal;Burak hakkı.Ne işi var o adamın bu filmde anlayabilmiş değilim.

3-Exorcisti fazlaca andıran bazı gereksiz planlar.

SONUÇ:İlerisi için umut vaat eden bir yönetmen Hasan Karacadağ.
Not:Fuzzy isimli arkadaşın yorumu çelişkilerle dolu ve kesinlikle objektif değil.Ayrıca semum&#039;u izlediğini de düşünmüyorum.Full önyargı!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Semum&#8217;u da Musallatı da izledim.Kendince korku filmi takipçisi olarak Semum&#8217;u küçük bir adım musallat&#8217;tan önde buldum.Uluslaraarası korku camiasında Semum&#8217;un hasan Karacadağ&#8217;ı iyi  noktalara taşıyacağına inancım tam.Kısa ve öz olarak,<br />
semum&#8217;u sevme sebeplerim;<br />
1-ağır ağır akan ama gayet bilinçli ilerleyen ve çarpıcı olmasa da tatmin edici bir twistle sonlanan öyküsü</p>
<p>2-Japon korku sineması,islami temalar ve the exorcist&#8217;in şeytani havasını aynı potada ertimeyi başaran yönetim biçimi.</p>
<p>3-Çok ciddi araştırmlar sonucu yazılmış olduğu belli olan semum(şeytan&#8217;ın askeri deniyor) yaratığının iğneleyici diyalogları</p>
<p>4-Bazı anlarda afallatan dejavu kurgusu</p>
<p>sevmeme sebeplerim</p>
<p>1-Efektler&#8230;ahh o cgi kokan kötü kompozitler&#8230;!</p>
<p>2-Bazı oyunculuklar.misal;Burak hakkı.Ne işi var o adamın bu filmde anlayabilmiş değilim.</p>
<p>3-Exorcisti fazlaca andıran bazı gereksiz planlar.</p>
<p>SONUÇ:İlerisi için umut vaat eden bir yönetmen Hasan Karacadağ.<br />
Not:Fuzzy isimli arkadaşın yorumu çelişkilerle dolu ve kesinlikle objektif değil.Ayrıca semum&#8217;u izlediğini de düşünmüyorum.Full önyargı!</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: fuzzy		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/semum-kritigi/#comment-10</link>

		<dc:creator><![CDATA[fuzzy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 08:15:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=108#comment-10</guid>

					<description><![CDATA[SEMUM filmi için gayet iyi niyetli yazılar yazmış. İyi niyetli diyorum çünkü Murat arkadaşımız Öteki Sinema diye adlandırılan Kült Korku filmleri ve Fantastik filmleri irdeleyen ve üstünde tartışmalar yapan bir siteyi yönettiğinden SEMUM filminide bu çerçevede değerlendirmiş. Tabi yazılarında hiçbir maddi çıkarı olmadığından ve tıpkı benim gibi bir sinema sever olduğundan gayet usluplu bir dille eleştiriler yazmış. Hiçbir kuruma veya kuruluşa maddi bağlantısı olmadığından yazdıklarının tarafsız Türk Seyircisi Gözlüğü ile yazıldığına inanıyorum. Hal böyle iken bile SEMUM kritiğini yaparken fazla insaflı olduğunu düşünüyorum. 9 yaşımdan beri (şu an 37 deyim), sinema filmi izlemek benim için bir hayat tarzı olmuştur. Dayımın Kocaeli bölgesinde 7 adet sineması vardı. Bende tatil zamanlarında hergün o sinemalarda sabahtan akşama kadar film izlerdim. Aklınıza ne gelirse seyrettim. Sonra videolar çıktı. Hafta sonları 12 kaset film izlediğimi hatırlıyorum ve bunları yaparken ben 13 yaşımdaydım. Bugüne geldiğimizde ise evdeki arşivimin sadece binlerce nitelikli filmden oluştuğunu düşünürsek yıllar boyu izlediğim film sayısı sanırım milyonu bulmuştur. Yıllar geçsede Türk Sineması sında olup bitenler hiç değişmedi. Neden Türk Sineması gelişmedi diye tartışmak istemiyorum çünkü Türk lerin hayat görüşü ve düşünce tarzının ekonomik ve eğitim süreci ile bağlantılı olarak sınırlı kalmasından kaynaklandığını bilen ve gören birisiyim. Dolayısıyla birçok Türk filminin yaratıcı düşünceden uzak, boş beyinleri meşgul eden içeriği sınırlı filmlerden oluşması normal bir sonuç oluyor. Ancak kendini geliştirebilen ve hayal güçleri gördükleri ile sınırlı kalmayan kişilerin var olması ile Türk Sineması kalkınabilir. Bu bağlamda SEMUM filminin ne kadar basit kaldığı, içeriğinde barındırdığı bir çok yabancı içerikli korku filminin sahne alıntıları ile dolu olmasından anlaşılıyor. Öteki Sinema da yazılanlar aslında SEMUM filmine pirim bile yaptırmıştır. Eminim o yazıları okuyanlar -yaw bu kadarda olamaz, gidip bir göreyim şu filmi .. demiştirler.

Arkadaşlar, paranıza yazık. Nitelikli bir film izleyecekseniz Cloverfield a gidin. Şimdi diyecekseniz o bütçeyle böyle filmi bende yaparım. Sakın ha demeyin. Filmi film yapan bütçesi değil, özgün içeriğidir. Bknz. Blair Cadısı.... Fazla söze gerek yok. İyi seyirler....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SEMUM filmi için gayet iyi niyetli yazılar yazmış. İyi niyetli diyorum çünkü Murat arkadaşımız Öteki Sinema diye adlandırılan Kült Korku filmleri ve Fantastik filmleri irdeleyen ve üstünde tartışmalar yapan bir siteyi yönettiğinden SEMUM filminide bu çerçevede değerlendirmiş. Tabi yazılarında hiçbir maddi çıkarı olmadığından ve tıpkı benim gibi bir sinema sever olduğundan gayet usluplu bir dille eleştiriler yazmış. Hiçbir kuruma veya kuruluşa maddi bağlantısı olmadığından yazdıklarının tarafsız Türk Seyircisi Gözlüğü ile yazıldığına inanıyorum. Hal böyle iken bile SEMUM kritiğini yaparken fazla insaflı olduğunu düşünüyorum. 9 yaşımdan beri (şu an 37 deyim), sinema filmi izlemek benim için bir hayat tarzı olmuştur. Dayımın Kocaeli bölgesinde 7 adet sineması vardı. Bende tatil zamanlarında hergün o sinemalarda sabahtan akşama kadar film izlerdim. Aklınıza ne gelirse seyrettim. Sonra videolar çıktı. Hafta sonları 12 kaset film izlediğimi hatırlıyorum ve bunları yaparken ben 13 yaşımdaydım. Bugüne geldiğimizde ise evdeki arşivimin sadece binlerce nitelikli filmden oluştuğunu düşünürsek yıllar boyu izlediğim film sayısı sanırım milyonu bulmuştur. Yıllar geçsede Türk Sineması sında olup bitenler hiç değişmedi. Neden Türk Sineması gelişmedi diye tartışmak istemiyorum çünkü Türk lerin hayat görüşü ve düşünce tarzının ekonomik ve eğitim süreci ile bağlantılı olarak sınırlı kalmasından kaynaklandığını bilen ve gören birisiyim. Dolayısıyla birçok Türk filminin yaratıcı düşünceden uzak, boş beyinleri meşgul eden içeriği sınırlı filmlerden oluşması normal bir sonuç oluyor. Ancak kendini geliştirebilen ve hayal güçleri gördükleri ile sınırlı kalmayan kişilerin var olması ile Türk Sineması kalkınabilir. Bu bağlamda SEMUM filminin ne kadar basit kaldığı, içeriğinde barındırdığı bir çok yabancı içerikli korku filminin sahne alıntıları ile dolu olmasından anlaşılıyor. Öteki Sinema da yazılanlar aslında SEMUM filmine pirim bile yaptırmıştır. Eminim o yazıları okuyanlar -yaw bu kadarda olamaz, gidip bir göreyim şu filmi .. demiştirler.</p>
<p>Arkadaşlar, paranıza yazık. Nitelikli bir film izleyecekseniz Cloverfield a gidin. Şimdi diyecekseniz o bütçeyle böyle filmi bende yaparım. Sakın ha demeyin. Filmi film yapan bütçesi değil, özgün içeriğidir. Bknz. Blair Cadısı&#8230;. Fazla söze gerek yok. İyi seyirler&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
