<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	The Mist / Öldüren Sis (2008) yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Oct 2018 15:40:21 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>
		Yazar: katılımcı		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-9586</link>

		<dc:creator><![CDATA[katılımcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jul 2012 13:32:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-9586</guid>

					<description><![CDATA[Kitabını okumadım, akıcılığını hikayede bölümler arası geçişi kişide uyandırdığı hisleri nedir bilemeyeceğim. Ama filme baktığımda klasik şu TV filmlerinin daha ötesine geçtiğini düşünmüyorum, hani başlarını izlersiniz, sonra gider çayı demlersiniz sonra çekirdeği arayıp bulur gelirsiniz, gelip devam ettiğinizde hâlâ birşeyleri kaçırma eksikliği yaşamazsınız.
Filmin sonuna gelince, öyle abartı bi başarı olduğunu düşünmüyorum. Yazarın hikayeyi oluştururken tek amacının klasik gidip farklı bir sonla bitirmek olduğunu böylece başarı elde edeceğini planladığını düşünüyorum. Bu baz alınarak da kaliteli film yapılmayacağı düşüncesindeyim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitabını okumadım, akıcılığını hikayede bölümler arası geçişi kişide uyandırdığı hisleri nedir bilemeyeceğim. Ama filme baktığımda klasik şu TV filmlerinin daha ötesine geçtiğini düşünmüyorum, hani başlarını izlersiniz, sonra gider çayı demlersiniz sonra çekirdeği arayıp bulur gelirsiniz, gelip devam ettiğinizde hâlâ birşeyleri kaçırma eksikliği yaşamazsınız.<br />
Filmin sonuna gelince, öyle abartı bi başarı olduğunu düşünmüyorum. Yazarın hikayeyi oluştururken tek amacının klasik gidip farklı bir sonla bitirmek olduğunu böylece başarı elde edeceğini planladığını düşünüyorum. Bu baz alınarak da kaliteli film yapılmayacağı düşüncesindeyim.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: erkan sarioglu		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-3387</link>

		<dc:creator><![CDATA[erkan sarioglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 13:47:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-3387</guid>

					<description><![CDATA[sisin ve yaratığın olayı nedir, nerden gelir nereye giderler konularının askda klamsı haricinde güzel bir film. özellikle finali çok iyi düşünülmüş bir film. marketin içinde yaşananlar ve insanların dini konular söz konusu olunca çok çabuk galeyana gelebileceğini bir kere daha göstermesi bakımından başarılı bir film.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>sisin ve yaratığın olayı nedir, nerden gelir nereye giderler konularının askda klamsı haricinde güzel bir film. özellikle finali çok iyi düşünülmüş bir film. marketin içinde yaşananlar ve insanların dini konular söz konusu olunca çok çabuk galeyana gelebileceğini bir kere daha göstermesi bakımından başarılı bir film.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Murat Tolga Şen		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-669</link>

		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2008 10:12:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-669</guid>

					<description><![CDATA[Ben &#039;host of Seraphim&#039;i yıllar önce Sinan Çetin&#039;in &#039;Bay E&#039; filminin finalinde duyup aşık olmuştum. Adını bilmediğim bu parçayı yıllarca arayıp bulmayı başaramamışken &#039;The Mist&#039;in finalinde karşıma çıkınca bir tuhaf oldum.

Ayrıca &#039;The Mist&#039;i izlerken aynı yaşta bir çocuğa sahip bir baba olarak çok etkilendiğimi itiraf edeyim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben &#8216;host of Seraphim&#8217;i yıllar önce Sinan Çetin&#8217;in &#8216;Bay E&#8217; filminin finalinde duyup aşık olmuştum. Adını bilmediğim bu parçayı yıllarca arayıp bulmayı başaramamışken &#8216;The Mist&#8217;in finalinde karşıma çıkınca bir tuhaf oldum.</p>
<p>Ayrıca &#8216;The Mist&#8217;i izlerken aynı yaşta bir çocuğa sahip bir baba olarak çok etkilendiğimi itiraf edeyim.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: temizkan		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-668</link>

		<dc:creator><![CDATA[temizkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2008 09:24:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-668</guid>

					<description><![CDATA[The Host of Seraphim parçası filmin finalinin etkileyiciliğinde gerçekten çok büyük bir yere sahip... Filmde ilk duyduğumda daha bilinmeyen, özgün bir parça olamaz mıydı diye düşünmüştüm ama finalin ruhunu daha iyi yansıtabilecek bir şarkı olamayacağına kanaat getirdim. Genelde yorumlarda filmin finali söz konusu ediliyor ama bana göre film &quot;Something, in the mist&quot; repliğinden başlayarak son anına kadar oldukça sürükleyici bir anlatıma sahip.

Söz konusu Stephen King filmleri olunca pek tarafsız bakamıyorum televizyon için çekilenler bile benim için çok büyük değere sahip ama The Mist bambaşka bir yere oturdu. Eve her gelen arkadaşla tekrar tekrar izlenecek bir filmim daha oldu :)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>The Host of Seraphim parçası filmin finalinin etkileyiciliğinde gerçekten çok büyük bir yere sahip&#8230; Filmde ilk duyduğumda daha bilinmeyen, özgün bir parça olamaz mıydı diye düşünmüştüm ama finalin ruhunu daha iyi yansıtabilecek bir şarkı olamayacağına kanaat getirdim. Genelde yorumlarda filmin finali söz konusu ediliyor ama bana göre film &#8220;Something, in the mist&#8221; repliğinden başlayarak son anına kadar oldukça sürükleyici bir anlatıma sahip.</p>
<p>Söz konusu Stephen King filmleri olunca pek tarafsız bakamıyorum televizyon için çekilenler bile benim için çok büyük değere sahip ama The Mist bambaşka bir yere oturdu. Eve her gelen arkadaşla tekrar tekrar izlenecek bir filmim daha oldu :)</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: quattromosche		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-667</link>

		<dc:creator><![CDATA[quattromosche]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 23:47:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-667</guid>

					<description><![CDATA[Stephen King&#039;in Sis hikayesi çocukken okuduğum beni en çok etkileyen hikayelerden biridir. O yüzden hala arada bir okuduğum oluyor. O yüzden Darabont&#039;un versiyonundan beklentilerimi ya da daha doğru bir deyimle beklentisizliğimi tahmin edersiniz. Ki kendisinin kolunun altında yabana atılmayacak The Woman In The Room, The Shawshank Redemption ve Green Mile gibi King uyarlamaları var. Bir de bendeki öldürecek merak. Lafın kısası beklentimin tam tersine filmi çok beğendim. Stephen King her ne kadar film gibi kitap yazdığı söylense de, sahip olduğu, kimi zaman yerinden yerler esen kara mizah anlayışı nedeniyle aksini düşünüyorum. Bu filmde ise bu mizahı hissettim. Tabii kahkahalarla güldüren, bakın ben ne komiğim diyen bir mizah değil bu. Ayrıca, hikayedeki ucu açık finali bir adım ileri götüren o çok tartışılan finaline, yani Dead Can Dance eşliğinde hem bize hem de karaktere yapılan kocaman eşek şakasına basbayağı üzülecek kadar bayıldım. Hem baksanıza, King&#039;in kendisi bile memnunmuş. Şu bir kaç yıl içerisinde merakla beklediğim ve beni mutlu eden bir avuç ender filmden biri The Mist.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Stephen King&#8217;in Sis hikayesi çocukken okuduğum beni en çok etkileyen hikayelerden biridir. O yüzden hala arada bir okuduğum oluyor. O yüzden Darabont&#8217;un versiyonundan beklentilerimi ya da daha doğru bir deyimle beklentisizliğimi tahmin edersiniz. Ki kendisinin kolunun altında yabana atılmayacak The Woman In The Room, The Shawshank Redemption ve Green Mile gibi King uyarlamaları var. Bir de bendeki öldürecek merak. Lafın kısası beklentimin tam tersine filmi çok beğendim. Stephen King her ne kadar film gibi kitap yazdığı söylense de, sahip olduğu, kimi zaman yerinden yerler esen kara mizah anlayışı nedeniyle aksini düşünüyorum. Bu filmde ise bu mizahı hissettim. Tabii kahkahalarla güldüren, bakın ben ne komiğim diyen bir mizah değil bu. Ayrıca, hikayedeki ucu açık finali bir adım ileri götüren o çok tartışılan finaline, yani Dead Can Dance eşliğinde hem bize hem de karaktere yapılan kocaman eşek şakasına basbayağı üzülecek kadar bayıldım. Hem baksanıza, King&#8217;in kendisi bile memnunmuş. Şu bir kaç yıl içerisinde merakla beklediğim ve beni mutlu eden bir avuç ender filmden biri The Mist.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: canevrenol		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-666</link>

		<dc:creator><![CDATA[canevrenol]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 22:58:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-666</guid>

					<description><![CDATA[Film son derece klise, sacma ve yer yer sikici olsa bile Lovecraft-vari ahtapot kollar ve muhtesem bir son 15 dakika ile bir saygiyi hakediyor... bence...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Film son derece klise, sacma ve yer yer sikici olsa bile Lovecraft-vari ahtapot kollar ve muhtesem bir son 15 dakika ile bir saygiyi hakediyor&#8230; bence&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: geee		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-135</link>

		<dc:creator><![CDATA[geee]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 16:03:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-135</guid>

					<description><![CDATA[Ben filmi beğenmedim ama kitabı güzelse almak isterim... Okuyanlardan yorum bekliyorum.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben filmi beğenmedim ama kitabı güzelse almak isterim&#8230; Okuyanlardan yorum bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: masis		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-51</link>

		<dc:creator><![CDATA[masis]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 12:52:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-51</guid>

					<description><![CDATA[Ben de filmi genel olarak beğensem de dialogları ve oyunculukları lise müsameresi gibi buldum. Ayrıca romandan aklımda kalan bir sevişme sahnesi filmde verilmemişti oysa ki romanda çok can alıcı bir gelişmeydi o. Yıllarca John Carpenter&#039;ın fog&#039;unu sis sanmış biriyim, bunu da belirtmek isterim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben de filmi genel olarak beğensem de dialogları ve oyunculukları lise müsameresi gibi buldum. Ayrıca romandan aklımda kalan bir sevişme sahnesi filmde verilmemişti oysa ki romanda çok can alıcı bir gelişmeydi o. Yıllarca John Carpenter&#8217;ın fog&#8217;unu sis sanmış biriyim, bunu da belirtmek isterim.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Deniz Akhan		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-50</link>

		<dc:creator><![CDATA[Deniz Akhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 01:25:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-50</guid>

					<description><![CDATA[filmin bir şaheser mertebesine erişememesinin sebeplerini sıralamış aybars badur: evet, filmin epey bir eksisi var, ama bütün bunlar filmi topyekün mahkum etmemize sebep değil diye düşünüyorum. ayrıca insanların gayet antipatik ve sürekli kafa şişiren kadının kuyruğuna bu kadar kolay takılabilmesini yadırgamamak gerektiğini belirteyim: amerikanya&#039;da vaiz tipinin bir temsiliydi o kadın, kablolu yayınlarda yer alan hristiyan kanallarını biraz seyreden biri için hiç de yadırganmıyor. hele &quot;there will be blood&quot; filmindeki vaizi de düşünürsek bunu bir amerikanya gerçeği olarak görmek daha da kolaylaşır...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>filmin bir şaheser mertebesine erişememesinin sebeplerini sıralamış aybars badur: evet, filmin epey bir eksisi var, ama bütün bunlar filmi topyekün mahkum etmemize sebep değil diye düşünüyorum. ayrıca insanların gayet antipatik ve sürekli kafa şişiren kadının kuyruğuna bu kadar kolay takılabilmesini yadırgamamak gerektiğini belirteyim: amerikanya&#8217;da vaiz tipinin bir temsiliydi o kadın, kablolu yayınlarda yer alan hristiyan kanallarını biraz seyreden biri için hiç de yadırganmıyor. hele &#8220;there will be blood&#8221; filmindeki vaizi de düşünürsek bunu bir amerikanya gerçeği olarak görmek daha da kolaylaşır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: aybars badur		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-48</link>

		<dc:creator><![CDATA[aybars badur]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 16:03:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-48</guid>

					<description><![CDATA[çoğu insanın beğenmesine rağmen, aşırı gülerek izlediğim filmdir kendisi. kitapta belki çok iyi işlenmiş olabilir, ama bilinmeyenden korkarak dine sığınma filmde - bana göre - ziyadesiyle abartılıydı, belkide kör gözüne parmak şeklinde düşünülmüştür, ama bir süpermarket dolusu insandan (sanırım 100 kişi kadarlardı) toplasan 5-10 aklı selimin çıkması, genele oranlarsak daha bir düşük gibi, sosyologda değilim gerçi, ama neredeyse film boyunca susmayan bir kadının, ve hemen hemen saçmaladığı da gayet anlaşılır olan bir kadının peşine kalabalığın %90 ının katılması biraz tuhaf geldi açıkçası, belkide amerikanyalılarda böyledir bilemiyorum. 

zira kadın çok müthiş karizmatik - etkileyici anlamında değil, kitleleri peşinden sürükleme gücü anlamında - değildi sonuçta, hatta oldukça iticiydi. denize düştük yılana sarılalım durumu olunca da, hadi %40-%50 tamamdır, ama %90lar bilemiyorum çok uzak gibi geliyor. 

bunun ötesinde, birde süpermarkete böcek saldırısı esnasında, yani bir akıllı adam çıkmadı, - yine amerikanyalılarda bu oran daha düşük olabilir tabii - ama herkes mi salak ile avanak gibidir. üç-dört böceğin vereceği zararın 100 mislini kendilerine verdiler.  yani en azından bir iki kişi cama böcekler yapışmadan çok daha evvel, &quot;birader, hava karardı, ışıkları söndürelim, bunlar böcek ışığa gelirler&quot; der. yani ben olsam ilk aklıma gelecek şey ışıkları kapatmak olurdu ki ortalama zekada bir insanım. 

heleki sonu, belkide literatüre girecek kadar absürddü bence, spoiler vermeden anlatması zor o yüzden burdan sonrasını filmi seyretmeyenler - yada sonunu bilmeyenler - okumasın diyerek... 

kısaca özetlersek, filmin sonu, aaa benzin bitti, eee naapcaz, hımm kendimizi vuralım mı ? olurr... 

yahu bu amerikanyalılarda, bir intihar saplantısı yoksa - ki olduğundan hiç şüphem yok gerçi - normal şartlarda, insan bi oturur beş-10 dakka düşünür, &quot;elinde silah var zaten, böcekler araca saldırınca vururuz abi kendimizi acelesi yok &quot; der, yani ben o kadar takla atıp, süpermarketten çıkmayı başarıp, saatlerce yol gittikten sonra, adamın biri kafama silahı dayasa, ilk diyeceğim bu olur, yada &quot; manyak mısın lan &quot; da  diyebilirim duruma göre artık. 

bildiğim kadarıyla kitabın sonuda farklıdır zaten, sonuçsuz bırakılmış diye biliyorum, gerçi rivayete göre stephen king sonunu beğenmiş gerçi. ama bir düşünün, kaçınız o durumda intihar etmeye çalışır...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>çoğu insanın beğenmesine rağmen, aşırı gülerek izlediğim filmdir kendisi. kitapta belki çok iyi işlenmiş olabilir, ama bilinmeyenden korkarak dine sığınma filmde &#8211; bana göre &#8211; ziyadesiyle abartılıydı, belkide kör gözüne parmak şeklinde düşünülmüştür, ama bir süpermarket dolusu insandan (sanırım 100 kişi kadarlardı) toplasan 5-10 aklı selimin çıkması, genele oranlarsak daha bir düşük gibi, sosyologda değilim gerçi, ama neredeyse film boyunca susmayan bir kadının, ve hemen hemen saçmaladığı da gayet anlaşılır olan bir kadının peşine kalabalığın %90 ının katılması biraz tuhaf geldi açıkçası, belkide amerikanyalılarda böyledir bilemiyorum. </p>
<p>zira kadın çok müthiş karizmatik &#8211; etkileyici anlamında değil, kitleleri peşinden sürükleme gücü anlamında &#8211; değildi sonuçta, hatta oldukça iticiydi. denize düştük yılana sarılalım durumu olunca da, hadi %40-%50 tamamdır, ama %90lar bilemiyorum çok uzak gibi geliyor. </p>
<p>bunun ötesinde, birde süpermarkete böcek saldırısı esnasında, yani bir akıllı adam çıkmadı, &#8211; yine amerikanyalılarda bu oran daha düşük olabilir tabii &#8211; ama herkes mi salak ile avanak gibidir. üç-dört böceğin vereceği zararın 100 mislini kendilerine verdiler.  yani en azından bir iki kişi cama böcekler yapışmadan çok daha evvel, &#8220;birader, hava karardı, ışıkları söndürelim, bunlar böcek ışığa gelirler&#8221; der. yani ben olsam ilk aklıma gelecek şey ışıkları kapatmak olurdu ki ortalama zekada bir insanım. </p>
<p>heleki sonu, belkide literatüre girecek kadar absürddü bence, spoiler vermeden anlatması zor o yüzden burdan sonrasını filmi seyretmeyenler &#8211; yada sonunu bilmeyenler &#8211; okumasın diyerek&#8230; </p>
<p>kısaca özetlersek, filmin sonu, aaa benzin bitti, eee naapcaz, hımm kendimizi vuralım mı ? olurr&#8230; </p>
<p>yahu bu amerikanyalılarda, bir intihar saplantısı yoksa &#8211; ki olduğundan hiç şüphem yok gerçi &#8211; normal şartlarda, insan bi oturur beş-10 dakka düşünür, &#8220;elinde silah var zaten, böcekler araca saldırınca vururuz abi kendimizi acelesi yok &#8221; der, yani ben o kadar takla atıp, süpermarketten çıkmayı başarıp, saatlerce yol gittikten sonra, adamın biri kafama silahı dayasa, ilk diyeceğim bu olur, yada &#8221; manyak mısın lan &#8221; da  diyebilirim duruma göre artık. </p>
<p>bildiğim kadarıyla kitabın sonuda farklıdır zaten, sonuçsuz bırakılmış diye biliyorum, gerçi rivayete göre stephen king sonunu beğenmiş gerçi. ama bir düşünün, kaçınız o durumda intihar etmeye çalışır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Deniz Akhan		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-45</link>

		<dc:creator><![CDATA[Deniz Akhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2008 11:47:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-45</guid>

					<description><![CDATA[görece kapalı bir mekan, her şeyi değiştiren dış etken, insan halleri... görünüşte klasik bir yöntem, ama etkili olduğu da bir gerçek. orhan pamuk &quot;kar&quot; romanını bu yöntemle inşa etti, aynı şekilde sinemaya da uyarlanan jose saramago&#039;nun &quot;körlük&quot; romanı da böyle. her birinde dış etken (kiminde bütün yolları ve iletişimi kesen doğa olayı, kiminde herkesi kör eden gizemli bir virüs, kiminde de böcekler alemini dev canavarlara dönüştüren gizemli bir sis) insan&#039;ın bir halini, ruhunun karanlık bir yönünü, ahlaki ya da ideolojik tavrını aşırılıştararak önümüze koyuyor.

the mist filminde merkezde din yer alıyor. doğanın karşısında hâlâ çaresiz ve cahil olan insan tahammül edemediği bilinmezlik karşısında nasıl dine sarılıyor ve bu kaçış nasıl da dogmatik kör bir yapıya kavuşabiliyor? benim basit ve kabaca geçtiğim bu sorular derinleştirilebilir elbet.

sonuç olarak zevkle seyrettim bu filmi; hem alt okumasının hem de üst okumasının iyi olduğunu düşünüyorum. süper marketteki korku, gerilim, endişe, çaresizlik gibi duygular ve düşünceler iyi yansıtılmış. sorun filmin sonundan kaynaklanıyor sanırım; (filmi seyretmeyenler için sonunu anlatmayacağım, ama) insanda gereksiz bir boşluk ve hayalkırıklığı yaratıyor, yine de beni filmi toptan mahkum etmeye sevk etmedi bu durum. (gereksiz bir şekilde) filmin mutlaka etkileyici bir finalle bitmesi gerektiği baskısı yapımcılardan kaynaklanmış olabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>görece kapalı bir mekan, her şeyi değiştiren dış etken, insan halleri&#8230; görünüşte klasik bir yöntem, ama etkili olduğu da bir gerçek. orhan pamuk &#8220;kar&#8221; romanını bu yöntemle inşa etti, aynı şekilde sinemaya da uyarlanan jose saramago&#8217;nun &#8220;körlük&#8221; romanı da böyle. her birinde dış etken (kiminde bütün yolları ve iletişimi kesen doğa olayı, kiminde herkesi kör eden gizemli bir virüs, kiminde de böcekler alemini dev canavarlara dönüştüren gizemli bir sis) insan&#8217;ın bir halini, ruhunun karanlık bir yönünü, ahlaki ya da ideolojik tavrını aşırılıştararak önümüze koyuyor.</p>
<p>the mist filminde merkezde din yer alıyor. doğanın karşısında hâlâ çaresiz ve cahil olan insan tahammül edemediği bilinmezlik karşısında nasıl dine sarılıyor ve bu kaçış nasıl da dogmatik kör bir yapıya kavuşabiliyor? benim basit ve kabaca geçtiğim bu sorular derinleştirilebilir elbet.</p>
<p>sonuç olarak zevkle seyrettim bu filmi; hem alt okumasının hem de üst okumasının iyi olduğunu düşünüyorum. süper marketteki korku, gerilim, endişe, çaresizlik gibi duygular ve düşünceler iyi yansıtılmış. sorun filmin sonundan kaynaklanıyor sanırım; (filmi seyretmeyenler için sonunu anlatmayacağım, ama) insanda gereksiz bir boşluk ve hayalkırıklığı yaratıyor, yine de beni filmi toptan mahkum etmeye sevk etmedi bu durum. (gereksiz bir şekilde) filmin mutlaka etkileyici bir finalle bitmesi gerektiği baskısı yapımcılardan kaynaklanmış olabilir.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Hulya		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/stephen-kingden-sis/#comment-25</link>

		<dc:creator><![CDATA[Hulya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 11:19:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=141#comment-25</guid>

					<description><![CDATA[Uzunları yakmayı unutmayın, hava çok &quot;Mist&quot;ic.

Filmi az önce izledim. Gerçekten mükemmel bir film. Böyle bir film ancak Stephan King&#039;in düş gücünden doğabilirdi. Hayatımda izlediğim ikinci harika sisli filmdi ( birincisi John Carpenter&#039; ın &quot;SİS&quot; i ).Korkutan ölü tayfalar yok ama içerdeki panik dışardakine göre daha &quot;mist&quot;ik.  
Bağlantı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzunları yakmayı unutmayın, hava çok &#8220;Mist&#8221;ic.</p>
<p>Filmi az önce izledim. Gerçekten mükemmel bir film. Böyle bir film ancak Stephan King&#8217;in düş gücünden doğabilirdi. Hayatımda izlediğim ikinci harika sisli filmdi ( birincisi John Carpenter&#8217; ın &#8220;SİS&#8221; i ).Korkutan ölü tayfalar yok ama içerdeki panik dışardakine göre daha &#8220;mist&#8221;ik.<br />
Bağlantı</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
