<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Yeni Distopya Estetiği yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/yeni-distopya-estetigi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com/yeni-distopya-estetigi/</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Aug 2021 12:01:12 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>
		Yazar: Utku Uluer		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/yeni-distopya-estetigi/#comment-10050</link>

		<dc:creator><![CDATA[Utku Uluer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Oct 2012 16:59:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=36849#comment-10050</guid>

					<description><![CDATA[Cok guzel bir yazi olmus ozellikle de &quot;Sonuçta her bilim kurgu filmi ne kadar geleceği anlatırsa anlatsın, aslında içinde bulunduğu dönemi anlatır.&quot; cumlesine katiliyorum.

Ben bu donemi biraz da Noir&#039;in donusu onun gercekciliginin disutopik filmlere hakim olmasi olarakta goruyorum. sanirim bu donemle 40lar ve 50ler daha yakin gibi.
Ilginctir sadece disutopyayi konu alanlarda degil pek cok bilimkurgu filminde de bu degisim var.
Mesela kurdugu Utopik gelecek ve sinifsiz bir toplum ile pembe tablolar da cizen Star Trek yeni filmleri ile ve yaratilan yeni hikaye dokusu ile farkli bir yere dogru gidebilir hatta gidiyor ki bak adam Vulkan gezegenini yok etti ( DIKKAT SPOILER!!!!!).
Hattta icinde yaratilacak bu alternatif gelecek disutopyaya da isarete edebilir.Bu gercekcilik uzay yolunu daha karanlik bir noktaya da tasiyor mesela.

Ote yandan 1960larda dusunulen 2000leri su anda yasiyoruz ve o gun dusunulenle alakasi olmayan ve gercektende daha kaotik, minimalizmden uzak ve karanlik bir gelecek icinde yasiyoruz...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cok guzel bir yazi olmus ozellikle de &#8220;Sonuçta her bilim kurgu filmi ne kadar geleceği anlatırsa anlatsın, aslında içinde bulunduğu dönemi anlatır.&#8221; cumlesine katiliyorum.</p>
<p>Ben bu donemi biraz da Noir&#8217;in donusu onun gercekciliginin disutopik filmlere hakim olmasi olarakta goruyorum. sanirim bu donemle 40lar ve 50ler daha yakin gibi.<br />
Ilginctir sadece disutopyayi konu alanlarda degil pek cok bilimkurgu filminde de bu degisim var.<br />
Mesela kurdugu Utopik gelecek ve sinifsiz bir toplum ile pembe tablolar da cizen Star Trek yeni filmleri ile ve yaratilan yeni hikaye dokusu ile farkli bir yere dogru gidebilir hatta gidiyor ki bak adam Vulkan gezegenini yok etti ( DIKKAT SPOILER!!!!!).<br />
Hattta icinde yaratilacak bu alternatif gelecek disutopyaya da isarete edebilir.Bu gercekcilik uzay yolunu daha karanlik bir noktaya da tasiyor mesela.</p>
<p>Ote yandan 1960larda dusunulen 2000leri su anda yasiyoruz ve o gun dusunulenle alakasi olmayan ve gercektende daha kaotik, minimalizmden uzak ve karanlik bir gelecek icinde yasiyoruz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: yigilante		</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/yeni-distopya-estetigi/#comment-10049</link>

		<dc:creator><![CDATA[yigilante]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Oct 2012 16:53:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=36849#comment-10049</guid>

					<description><![CDATA[güzel tartışmalara kapı açacak bir yazı. çok şey aklıma getirdi sadece bir konudaki fikrimi yazacağım zaman darlığından: Avatar&#039;ı ayrı değerlendirmek şartıyla konuşursam 2010&#039;ların sinemasında fazla uzaylı filmi görmedim. Nostaljik havasından ötürü Super 8&#039;i saymazsak akılda kalıcı hiçbir çalışma yok. Uzaylı filmlerinin soğuk savaş dönemi Rusya-Amerika ilişkilerine ve zenofobiye yönelik/karşı alegoriler içerdiğini düşünürsek, bugünkü politik yapı, yaratılan kutuplar en hafifinden bile böyle şeyleri tartışmaya müsait gelmiyor Hollywood&#039;a sanırım. Bugün yeni yaratılan &quot;müslüman düşmanı&quot; nasıl değerlendirmeleri gerektiği konusunda çok da fikir birliğine varmış değiller. Bu sebeple uzaylı janrı 2010&#039;larda nasıl hayat bulacağını bilemiyor. 

Bu yazı konuya bir satırla değiniyor ve tartışmanın yeri de burası değil tabii ki. Ancak politik konjoktürün janrlara etkisini düşündüğümüzde benzer bir durum siberpunk hikayeleri ve distopya estetiğini de muhakkak etkiliyordur. 

ilginçtir bilimkurgu ayağında tek yükselişe geçen türün zombi sineması olduğunu düşünüyorum. belki de amerikan ortasınıfının korkusu nükleer savaştan çıkıp, nereden çıktığı belli olmayan, iletişim kurulamaz ve sadece yoketmeye dayalı kitlelere karşı bir korkuya dönüştü, kim bilir?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>güzel tartışmalara kapı açacak bir yazı. çok şey aklıma getirdi sadece bir konudaki fikrimi yazacağım zaman darlığından: Avatar&#8217;ı ayrı değerlendirmek şartıyla konuşursam 2010&#8217;ların sinemasında fazla uzaylı filmi görmedim. Nostaljik havasından ötürü Super 8&#8217;i saymazsak akılda kalıcı hiçbir çalışma yok. Uzaylı filmlerinin soğuk savaş dönemi Rusya-Amerika ilişkilerine ve zenofobiye yönelik/karşı alegoriler içerdiğini düşünürsek, bugünkü politik yapı, yaratılan kutuplar en hafifinden bile böyle şeyleri tartışmaya müsait gelmiyor Hollywood&#8217;a sanırım. Bugün yeni yaratılan &#8220;müslüman düşmanı&#8221; nasıl değerlendirmeleri gerektiği konusunda çok da fikir birliğine varmış değiller. Bu sebeple uzaylı janrı 2010&#8217;larda nasıl hayat bulacağını bilemiyor. </p>
<p>Bu yazı konuya bir satırla değiniyor ve tartışmanın yeri de burası değil tabii ki. Ancak politik konjoktürün janrlara etkisini düşündüğümüzde benzer bir durum siberpunk hikayeleri ve distopya estetiğini de muhakkak etkiliyordur. </p>
<p>ilginçtir bilimkurgu ayağında tek yükselişe geçen türün zombi sineması olduğunu düşünüyorum. belki de amerikan ortasınıfının korkusu nükleer savaştan çıkıp, nereden çıktığı belli olmayan, iletişim kurulamaz ve sadece yoketmeye dayalı kitlelere karşı bir korkuya dönüştü, kim bilir?</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
