<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ertan Tunc &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/author/ertantunc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Jan 2026 07:19:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>Ertan Tunc &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Violent Cop / Vahşi Polis (1989)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/violent-cop-1989/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/violent-cop-1989/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 07:15:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Takeshi Kitano]]></category>
		<category><![CDATA[Vahşi Polis]]></category>
		<category><![CDATA[Violent Cop]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=144386</guid>

					<description><![CDATA[Takeshi Kitano’nun ilk yönetmenlik denemesi olan Violent Cop (1989), hem büyük bir yönetmenin doğuşunu müjdeleyen bir yapım hem de yeni Japon sinemasının çıkış noktasını belirleyen filmlerden biri.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Önce IMDb’deki fahiş hataları düzelterek başlayayım, kaynağım Lowenstein’ın kitabındaki Takeshi Kitano söyleşisi ile film ekibinden bazı kişilerle yapılan bir röportaj. Ülkesinde önce manzai komedyeni olarak büyük bir şöhret yapan, birkaç yıl içinde çok popüler bir televizyon figürüne dönüşen “Beat Takeshi” (Kitano) kısa bir süre sonra bu modanın son bulacağından ve hâliyle popülaritesini yitireceğinden endişe ederek, yani gelecek kaygısıyla, 1980 yılından itibaren sinema filmlerine de sıcak bakmaya başlıyor. Önce seslendirme işleri geliyor, daha sonra doğal olarak komedi rolleri. Ardından dramatik roller öneriliyor. Yapımcıların amacı, Kitano’nun olağanüstü popülaritesinden faydalanmak. Kitano bir dram oyuncusu değil ama buradan ekmek çıkabilir diye olaya balıklama atlıyor, karşılıklı menfaate dayalı bir durum yani.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen Nagisa Oshima, David Bowie’nin oynayacağı Merry Christmas, Mr. Lawrence (Furyo) filmi için Takeshi Kitano’ya da bir rol teklif ettiğinde karakteri doğru düzgün incelemiyor bile, tek bir şartla kabul ediyor: “Sette bana bağırmak yok.” Çekimler sırasında estirdiği sözlü terörle meşhur olan Nagisa Oshima, Kitano’ya söz veriyor ve sette repliklerini sık sık unutup yönetmeni çıldırtmasına rağmen, adamcağız yemin ettiği için ağzını açıp tek laf etmiyor. Çekimler sona eriyor, post-prodüksiyon tamamlanıyor ve Merry Christmas, Mr. Lawrence gösterime giriyor. Filmin vizyondaki ikinci gününde acaba seyirci bu dramatik rolümü nasıl karşılamış diye merak eden Kitano gizlice bir sinema salonuna giriyor ve o deneyimi şu cümlelerle anlatıyor: “Ben daha ekranda görünür görünmez salondaki her bir seyirci kahkahalarla gülmeye başladı. Resmen şoka girdim, kendimi aşağılanmış hissettim çünkü oynadığım karakterin gülünecek bir tarafı yoktu! O gün yemin ettim, rol alacağım film ve dizilerde artık ciddi ve karanlık karakterleri oynayacaktım. Öyle de yaptım.” Kitano buradaki amacının “ciddi bir aktör” olarak algılanmak olduğunu söylüyor. Yıllarca bu tip karakterlere hayat veriyor. Sonunda komedi ve aksiyon karışımı bir senaryoya sahip olan Vahşi Polis / Sert Polis (Violent Cop) filminde oynama teklifi alıyor. Filmin yönetmeni Kinji Fukasaku olacak. Senaryo yazılmış. Ekip belli. Kitano sadece oyuncu olarak görev alacak.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/violent-cop-1989/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/violent-cop-1989/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mukadderat (2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/mukadderat-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/mukadderat-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 08:27:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Aslıhan Gürbüz]]></category>
		<category><![CDATA[Erdi Işık]]></category>
		<category><![CDATA[Mukadderat]]></category>
		<category><![CDATA[Nadim Güç]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Sürer]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Sonant]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=144376</guid>

					<description><![CDATA[Mukadderat birkaç küçük senaryo zaafına rağmen iyi yazılmış, iyi yönetilmiş, güzel bir “mahalle filmi”. Yeşilçam havası almak isteyenler kaçırmasın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Nadim Güç’ün yönettiği Mukadderat filminin senaryosunda beni ikna edemeyen yerler oldu, yine de filmi beğendim. Sıcak, samimi bir film bu. Bana ailemin başından geçen bazı üzücü hadiseleri hatırlattığı için olsa gerek, filmin bazı bölümleri çok doğal ve sahici geldi. Filmin konusu basit. Baba ölüyor, geride kalanlar (anne, yetişkin kızı ve oğlu) bu kaybın etkileriyle boğuşuyorlar. Açıkçası, sinemamızda bu temaya sahip çok sayıda film var ama Mukadderat, ölümün yarattığı dramdan ziyade mizahına odaklananlardan, Kara Bela (2015) gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Mukadderat belirli konularda duruş sahibi olan bir komedi filmi. Daha cenazenin ertesi günü yapılan kahvaltıda bomba patlıyor. Nur Sürer’in canlandırdığı Sultan Hanım (anne), çocuklarına evlenmek istediğini söyleyiveriyor (“Ben evlenmek istiyom!”). Oğlu da kızı da büyük bir şaşkınlığa uğruyor tabii. İlk önce Sultan’ın acelesine bir anlam veremiyoruz ama hikâye ilerledikçe onu anlamaya başlıyoruz. Bir ses, bir nefes istiyor hayatında. 35 yıllık kocası zaten akciğer kanseriymiş, uzunca bir süredir “O giderse ben ne ederim?” diye düşündüğünü öğreniyoruz.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/mukadderat-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/mukadderat-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Train Dreams / Tren Düşleri (2025)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/train-dreams-2025/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/train-dreams-2025/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 10:16:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Bentley]]></category>
		<category><![CDATA[Denis Johnson]]></category>
		<category><![CDATA[Felicity Jones]]></category>
		<category><![CDATA[Joel Edgerton]]></category>
		<category><![CDATA[Train Dreams]]></category>
		<category><![CDATA[Tren Düşleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=144314</guid>

					<description><![CDATA[Train Dreams’i “sulu gözlü” olmakla itham edenler var ama film, sinema denen şeyin ne olduğunu göstermesi bakımından önemli, bilhassa filmin tüm mesajını içeren o müthiş uçak sahnesi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Şimdi belki öyle değildir ama ben küçük bir çocukken yaşlı bir amcanın ne eşi ne de çocuğu yoksa, buna şaşırır, sebebini merak ederdik. O yalnızlığın gerekçesi bende merak uyandırırdı. Babamın böyle bekâr ve çocuksuz bir arkadaşı vardı, karısını ve çocuğunu trafik kazasında kaybettiğini öğrenmiştim. Bunu öğrendikten sonra ona bakış açım değişmiş, onu daha dikkatli gözlemlemeye başlamıştım. Neşeli ve güler yüzlü bir insandı. Komik fıkralar anlatırdı, yalan yok, genel olarak hayatından memnun olduğu izlenimi edinmiştim ama bu adam bazen bir boşluğa dalıp giderdi. Öylece bakardı, pek kımıldamadan. O ân orada olmadığına yemin edebilirdiniz. Tren Düşleri’ni izlerken o adam aklıma geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Karısını elim bir hastalık yüzünden erken yaşta kaybetmiş bir adam, o adamın torunları, çocukları ve onların eşleri hep beraber sofraya oturmak üzereyken son anda vazgeçiyor, ayağa kalkıp dış kapıya yöneliyor ve evden çıkıp gidiyor. Halbuki ev onun evi. Çocukları da peşinden gidiyor. Sonra öğreniyorlar ki adam “Masadaki herkesin yanında eşi vardı, bir benim yoktu” demiş, Türkçesi, “Sizin önünüzde ağlamak istemedim.” Denis Johnson’ın Tren Düşleri kitabını okurken aklıma ağladığının görülmesini istemeyen büyükbabam geldi. Babaannemi nadir rastlanan bir böbrek hastalığı yüzünden kaybetmiştik, 50’li yaşlarındaydı.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/train-dreams-2025/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/train-dreams-2025/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Ötesi / Post Truth (2025)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/gercek-otesi-post-truth-2025/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/gercek-otesi-post-truth-2025/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 13:25:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Alkan Avcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[Post Truth]]></category>
		<category><![CDATA[Werner Herzog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=144163</guid>

					<description><![CDATA[Alkan Avcıoğlu’nun tamamı yapay zekâ ile kotarılan ilk uzun metrajlı belgesel olma özelliği taşıyan filmi Gerçek Ötesi (Post Truth, 2025), Herzog’un “esrik hakikat” anlayışını benimseyen fevkalade özgün bir belgesel.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">2010 yılında Milan’da Werner Herzog’un Kuveyt işgali sırasında yanan petrol kuyularını anlatan belgeseli Lessons of Darkness’ın -yönetmenin de katıldığı- özel bir gösterimi vardır. Herzog filmle ilgili konuşurken kendi sinema felsefesinin bel kemiğini teşkil eden “ecstatic truth” (esrik hakikat) kavramından bahseder. Herzog belgeselin bazı duyguları uyandırmak ya da bazı düşüncelere kapı aralamak için belirli “sinemasal öğelerden” yardım alması gerektiğini öne sürer. Yönetmene göre bunu yapmanın birkaç yolu vardır, sahte bilgi imal edip kullanmak (Herzog o söyleşide Lessons of Darkness’ın açılışına Pascal’ın olduğunu belirttiği bir epigram eklediğini ama aslında bunu kendi yazdığını itiraf eder), imgeleme başvurmak (mizansen kullanmak) ve biçimsel trükler kullanmak. Herzog sahte olandan gerçeğe/hakikate uzanan bir yol inşa edilebileceği görüşündedir ve bu bağlamda esrik hakikat, tümüyle gerçeğe dayalı “cinema verité” geleneğinin tam karşısındadır. Mesela, bir belgeselde canlandırma yapılabilir, gerçekte yaşanmamış bir sahne yazılabilir, doğal olmayan platolar kullanılabilir, hatta anlatıcı (dış-ses) imajları manipüle edebilir. Werner Herzog The Fire Within, Grizzly Man, Little Dieter Needs to Fly gibi birçok belgeselinde bu yönteme başvurur.</p>
<p style="text-align: justify;">Brad Prager, The Cinema of Werner Herzog adlı kitabında Herzog’un “esrik hakikat” yaklaşımının köklerinin Adorno’da bulunduğunu öne sürer, ben biraz daha geriye giderek bunu sürrealizm (üst-gerçekçilik) geleneğine bağlıyorum. Sürrealistler düşünceyi kışkırtmak için sıra dışı ama çok görsel imgeler ve bu imgelerle çelişen ön yazılar, ara yazılar hatta isimlendirmeler (Dali’nin tablo isimleri vb.) kullanıyordu. Tabii Herzog sinemasında sürrealist geleneğin psikolojik yaklaşımı -bilhassa Freudyen- kesinlikle kullanılmaz ama gerçeklik ve temsil ilişkisi âdeta iğdiş edilir. Herzog da anlatmak istediği şeyi görmeniz için sinemasal araçları işe koşar, bazen karşıt imajlarla düşünceyi harekete geçirir. Burak Kaplan, Werner Herzog’un Belgesellerinde Hakikatin Öznel Bir Bakışla Yansıtılması adlı yüksek lisans tezinde, Herzog’un esrik hakikat yönteminin, belgesel sinemanın yalnızca belgeleyici değil, aynı zamanda düşünsel ve estetik düzlemde dünyaya dair bir söylem üretme biçimi olduğunu ileri sürer. Kaplan’a göre, Herzog olgu (fact) ve hakikat (truth) arasında bilinçli bir gerilim inşa eder ve belgesel teorisinin temel iddialarına yönelik ontolojik ve etik bir meydan okuma sunar; Herzog’un hakikati &#8220;inşa edilmiş&#8221; veya &#8220;esrik&#8221; olarak tanımlaması, etik yükümlülüklerin yalnızca olgusal doğruluğa değil, aynı zamanda yoruma ve temsile yönelik daha karmaşık bir angajmana kaydığını işaret etmektedir. Werner Herzog, Every Man For Himself and God Against All adlı hatıratında, auteur (yaratıcı yönetmen) için yorum ve temsil imkânının bulunmadığı geleneği (cinema verité) alaycı bir dille eleştirir; Herzog’a göre, eğer bir auteur’ün eseri üzerinde hiçbir hükmü yoksa, belgesel sinemada ulaşılabilecek son nokta, doğrudan gördüğünü kayda alan güvenlik kameralarıdır.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/gercek-otesi-post-truth-2025/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/gercek-otesi-post-truth-2025/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Casino Royale (2006)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/casino-royale-2006/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/casino-royale-2006/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 12:17:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Casino Royale]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Craig]]></category>
		<category><![CDATA[Eva Green]]></category>
		<category><![CDATA[James Bond]]></category>
		<category><![CDATA[Mads Mikkelsen]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Campbell]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=144049</guid>

					<description><![CDATA[Casino Royale (2006) yeni bir James Bond’la bizi tanıştıran en iyi “giriş filmi” olabilir. Açılışından finaline dek makine gibi tıkır tıkır işleyen bir film ve ilk bakışta fark edilemeyecek kadar çok nüansla örülü.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Casino Royale (2006) yeni bir James Bond’la bizi tanıştıran en iyi “giriş filmi” olabilir. Açılışından finaline dek makine gibi tıkır tıkır işleyen bir film ve ilk bakışta fark edilemeyecek kadar çok nüansla örülü. Mesela bir tanesini ele alayım. Karadağ’daki Texas Hold&#8217;em oyununun finalinde aslında kesin kazanan ele sahip olduğu için (o açık kartlarla başka biri “floş royal” ya da daha iyi bir “sıralı floş” yapamayacağından dolayı) nezaketen James Bond’un önce açması gerekiyordu. Niye? Böylece diğer oyuncuların düşünme biçimleri (yoğurt yeme şekilleri) ve taktikleri faş edilmemiş olur, her poker oyuncusu bu “centilmenlik” kuralını bilir: Tartışmasız kazanan (kazandığı belli olur olmaz), önce açar. Ama pis herif diğerlerinin önce açmasını bekledi çünkü elinde kare olan biri falan varsa, onun kısa süreliğine umutlanmasını istedi, sırf itliğine (kare as bile sıralı floşu yenemez!). James Bond romanlarını okuyan herkes bilir ki, Bond işte böyle kibirli ve habis bir ruha sahiptir. Kazandıktan hemen sonra Bond’un ne yaptığını gördünüz mü, dikkatinizden kaçmış olabilir. Roberto Baggio’ya benzeyen krupiye abimize tam 500.000 dolarlık fişi bahşiş olarak verdi. Yarım milyon dolar! Üstelik “kamu malı”! Babanın parası mı ulan? Ama Bond budur! Hastasıyım bu filmin.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/casino-royale-2006/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/casino-royale-2006/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>In the Line of Fire / Ateş Hattında (1993)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/in-the-line-of-fire-1993/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/in-the-line-of-fire-1993/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:07:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş Hattında]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[Dylan McDermott]]></category>
		<category><![CDATA[Ennio Morricone]]></category>
		<category><![CDATA[In the Line of Fire]]></category>
		<category><![CDATA[Jeff Maguire]]></category>
		<category><![CDATA[John Malkovich]]></category>
		<category><![CDATA[Wolfgang Petersen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=142729</guid>

					<description><![CDATA[In the Line of Fire, ikonik katili, benzersiz silah tasarımı, adrenalin yükselten temposu ve harikulade oyunculuklarıyla öne çıkan, bugün bile tazeliğini koruyan unutulmaz bir aksiyon filmi. Müzikleri de Ennio Morricone’ye ait.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Normal şartlar altında “Başkan’a Suikast” temalı kurmaca bir polisiye gerilim filmi, ödül sezonunda adından bu kadar çok söz ettiremez, zordur bu. 40 milyon dolara mal olduğu tahmin edilen In the Line of Fire (Ateş Hattında, 1993) hem o yıl 200 milyon dolara yakın gişe geliri elde ederek seyirci desteğini arkasına alan, hem de dört dörtlük sinema deneyimiyle eleştirmenlerin beğenisini kazanan çok özel bir film. Ben bu başarısını, başlıca unsurlarının çok yüksek kalitede olmasına bağlıyorum.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/in-the-line-of-fire-1993/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/in-the-line-of-fire-1993/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Brutalist (2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-brutalist-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-brutalist-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Feb 2025 10:24:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adrien Brody]]></category>
		<category><![CDATA[Alessandro Nivola]]></category>
		<category><![CDATA[Brady Corbet]]></category>
		<category><![CDATA[Brütalist Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Felicity Jones]]></category>
		<category><![CDATA[Guy Pearce]]></category>
		<category><![CDATA[Joe Alwyn]]></category>
		<category><![CDATA[Raffey Cassidy]]></category>
		<category><![CDATA[The Brutalist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=142023</guid>

					<description><![CDATA[The Brutalist (2024), seyirciyi kendi dehlizlerine çeken, ana karakterinin ruh durumu ile kalbinizin bir nevi izometri yakalamasını sağlayan bir film. Adrien Brody birçok sahnede devleşiyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Brütalist mimari 1950’lerde İngiltere’de ortaya çıkan bir çağdaş mimarlık akımıdır. Bu akımın en belirgin özelliği kendini mimari biçimlendirmede gösterir. Brütalist mimarlar yapı gereçlerini ve kolon gibi taşıyıcı öğeleri üstlerini örtmeden (olduğu gibi) kullanırlar, hani şu ülkemizde seçimlerden önce henüz tamamlanmadan apar topar açılan ve bu nedenle içinden su borularının ve çelik hatların geçtiği, genelde sıva hâlindeki boyasız metro hatları ve bilmemne merkezleri brütalizme iyi bir örnek teşkil etmektedirler (şaka yapıyorum tabii). Brütalist mimarlar yapı donatılarını (çelik çubuklar, destek elemanları) tasarımın (ve hâliyle mimari estetiğin) bir unsuru kılarlar, böylece ilk bakışta kaba inşaat hissi veren mimari yapılar ortaya çıkar. Brady Corbet’in The Brutalist (2024) filmi henüz tamamlanmadığı hissi uyandıran bu yapı anlayışı ile Nazilerin muhalifler ve azınlıklar başta olmak üzere nefret ettikleri tüm grupları bir an evvel belirli noktalarda toplayıp yok etmek için alelacele kurdukları toplama kamplarının çarpık mimari estetiğini örtüştüren ilginç bir teze sahip. Bu konuya yazının sonunda tekrar döneceğim.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-brutalist-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-brutalist-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Takeshi Kitano Formunda: Broken Rage (2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/broken-rage-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/broken-rage-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 06:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Rage]]></category>
		<category><![CDATA[Hakuryu]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Nao Omori]]></category>
		<category><![CDATA[Tadanobu Asano]]></category>
		<category><![CDATA[Takeshi Kitano]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141992</guid>

					<description><![CDATA[Broken Rage (2024), hakkında ne kadar az bilirseniz o kadar iyi olan filmlerden. Absürt bir Yakuza komedisi izlemek isteyenler kaçırmasın. Takeshi Kitano formunda, Tomita rolündeki Hakuryu her zamanki gibi cool...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Takeshi Kitano’nun yazıp yönettiği birkaç tarz film var: Suç filmleri (Violent Cop, Boiling Point, Sonatine, Hana-bi, Brother, Outrage üçlemesi), dramalar (A Scene at the Sea, Kids Return, Kikujiro, Dolls), kostümlü dönem filmleri (Zatoichi, Kubi), otobiyografik nitelikli absürt filmler (Takeshis&#8217;, Glory to the Filmmaker!, Achilles and the Tortoise ve hatta Getting Any?). Tabii bu filmlerin hemen hepsinde Kitano’nun komedyen kimliğinin/geçmişinin yansıması olan tuhaf bir kara mizah vardır.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/broken-rage-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/broken-rage-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Escape From Alcatraz / Alcatraz’dan Kaçış (1979)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/escape-from-alcatraz-1979/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/escape-from-alcatraz-1979/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 08:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alcatraz’dan Kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[Don Siegel]]></category>
		<category><![CDATA[Escape From Alcatraz]]></category>
		<category><![CDATA[Fred Ward]]></category>
		<category><![CDATA[Jack Thibeau]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick McGoohan]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Benjamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141981</guid>

					<description><![CDATA[29 yıl boyunca hizmet veren Alcatraz Hapishanesi’nde bu süre boyunca 14 firar girişimi yaşanmış. Bu 14 firara katılan 36 mahkûmdan 21’i yakalanmış, 12'si ölmüş ya da öldürülmüş ama 3'ünün akıbeti resmî olarak belli değil. Escape From Alcatraz, işte o 3 kişinin hikâyesini anlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">San Francisco Körfezi’ndeki Alcatraz Adası üstüne inşa edilen ve 29 yıl boyunca hizmet veren Alcatraz Hapishanesi’nde bu süre boyunca 14 firar girişimi yaşanmış. Bu 14 firara katılan 36 mahkûmdan 21’i yakalanmış, 7 tanesi firar esnasında vurularak öldürülmüş, 2 tanesi gaz odasında idam edilmiş, 3 tanesi boğularak can vermiş, 3 tanesinin de akıbeti resmî olarak belli değil. Gelmiş geçmiş en iyi hapishane filmlerinden biri kabul edilen Alcatraz’dan Kaçış (Escape From Alcatraz, 1979) işte o üç kişinin hikâyesini anlatıyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/escape-from-alcatraz-1979/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/escape-from-alcatraz-1979/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çığır Açan Klasiklerden: Fargo (1996)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/fargo-1996/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/fargo-1996/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Feb 2025 10:58:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ethan Coen]]></category>
		<category><![CDATA[Fargo]]></category>
		<category><![CDATA[Frances McDormand]]></category>
		<category><![CDATA[Joel Coen]]></category>
		<category><![CDATA[John Carroll Lynch]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Stormare]]></category>
		<category><![CDATA[Roger Deakins]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Buscemi]]></category>
		<category><![CDATA[William H. Macy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141951</guid>

					<description><![CDATA[Fargo’nun olayı sadece senaryo değil; görüntü çalışmasından müziklerine, yapım tasarımından kurgusuna, oyunculuklarından yönetmenliğine kadar kusursuz bir film bu. Belki de Coen’lerin en mükemmel filmi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Coen Kardeşler’in Fargo’su (1996) suç sinemasında çığır açan klasiklerden biri. Hem gişede elde ettiği başarı hem eleştirmenler nezdinde elde ettiği prestij, hem de akademi ödüllerinde gösterdiği performansla (En İyi Film ve En İyi Yönetmen’in aralarında bulunduğu 7 dalda Oscar adaylığı, En İyi Özgün Senaryo ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dallarında zafer) benzer filmlerin önünü açan bir lokomotif-film.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/fargo-1996/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/fargo-1996/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Mechanic (1972)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-mechanic-1972/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-mechanic-1972/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 12:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Bronson]]></category>
		<category><![CDATA[Hieronymus Bosch]]></category>
		<category><![CDATA[Jan-Michael Vincent]]></category>
		<category><![CDATA[Jill Ireland]]></category>
		<category><![CDATA[Lewis John Carlino]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanik]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Winner]]></category>
		<category><![CDATA[The Garden of Earthly Delights]]></category>
		<category><![CDATA[The Mechanic]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141937</guid>

					<description><![CDATA[The Mechanic (1972), eşi benzeri olmayan bir 70’ler aksiyonu. Çeşitli analizlere açık çok zengin bir film. Gerektiğinde hızlanan, gerektiğinde yavaş yavaş hikâyesini pişiren, karakter-merkezli bir film, üstelik sinematografisi de şahane.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">Charles Bronson filmografisinin gerek biçim gerekse içerik açısından en zengin örneklerinden biri, Lewis John Carlino’nun orijinal bir senaryosundan Michael Winner’ın yönettiği The Mechanic (Mekanik, 1972) filmidir. Filmde “Mechanic” sözcüğü “tetikçi/suikastçı” anlamında kullanılıyor. Detaylarına hâkim olamadığımız karanlık bir örgüt var, bu örgüt kimin öldürüleceğine dair bir dosyayı profesyonel tetikçilerine gönderiyor, o da dosya üzerinde çalışıp cinayeti kaza gibi gösterecek bir infaz yöntemi belirliyor. The Mechanic’i o tarihe kadarki tüm “tetikçi” filmlerinden (belki bir nebze Murder, Inc. hariç) ayıran ve daha sonra sayısız kez taklit edilen özellik işte bu.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-mechanic-1972/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-mechanic-1972/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mississippi Burning (1988)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/mississippi-burning-1988/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/mississippi-burning-1988/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 13:39:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alan Parker]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Dourif]]></category>
		<category><![CDATA[Chris Gerolmo]]></category>
		<category><![CDATA[Frances McDormand]]></category>
		<category><![CDATA[Gene Hackman]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Rooker]]></category>
		<category><![CDATA[Mississippi Burning]]></category>
		<category><![CDATA[Willem Dafoe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141923</guid>

					<description><![CDATA[Bütün bu felaketlerin gerçekten yaşanmış olduğu gerçeğini yüzümüze tokat gibi çarpan Mississippi Burning, çok kıymetli bir film. Uzun zamandır süren ve daha da süreceğe benzeyen bir insan hakları mücadelesine yapılmış onurlu bir katkı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><em>“İnsanlar bizi bağnaz ve ırkçı olarak görüyorlar. Nefret doğuştan gelen bir şey değil. Öğretiliyor. Okulda bize ırk ayrımının İncil’in emri olduğu öğretiliyor.” </em>Bayan Pell</p>
<p style="text-align: justify;">Bir filmi “iyi” yapan özelliklerden biri, mükerrer izlemelerde farklı tatlar bırakabiliyor olmasıdır. Tabii bunun biraz da izleyiciye bağlı olduğu yadsınamaz. Chris Gerolmo’nun gerçekten yaşanmış bir olaydan esinlenerek yazdığı ve Alan Parker’ın yönettiği Mississippi Yanıyor (Mississippi Burning, 1988) benim her izleyişimde gözümde büyüyen bir film. Bir izlediğimde görüntü çalışması beni büyüledi, başka bir izlemede kurgunun karşıt duyguları yaratmada ne denli güçlü bir etkisi olduğunu fark ettim, bu sefer de zıt karakterlere sahip iki ana karakterin (Anderson ve Ward) yapılandırılma biçimlerine hayran kaldım.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/mississippi-burning-1988/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/mississippi-burning-1988/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Blade II / Bıçağın İki Yüzü 2 (2002)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/blade-2-2002/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/blade-2-2002/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2025 14:14:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Vampir Miti]]></category>
		<category><![CDATA[Blade]]></category>
		<category><![CDATA[Blade 2]]></category>
		<category><![CDATA[David S. Goyer]]></category>
		<category><![CDATA[Donnie Yen]]></category>
		<category><![CDATA[Guillermo del Toro]]></category>
		<category><![CDATA[Kris Kristofferson]]></category>
		<category><![CDATA[Leonor Varela]]></category>
		<category><![CDATA[Luke Goss]]></category>
		<category><![CDATA[Matt Schulze]]></category>
		<category><![CDATA[Norman Reedus]]></category>
		<category><![CDATA[Ron Perlman]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Kretschmann]]></category>
		<category><![CDATA[Wesley Snipes]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141826</guid>

					<description><![CDATA[Guillermo del Toro’nun yönettiği Marvel uyarlaması Blade II (2002) en az ilki kadar iyi bir devam filmi çünkü ilk filmde çalışan unsurları muhafaza edip bir miktar geliştirmekle kalmıyor, hikâyeye yeni ve özgün bir boyut da katmayı başarıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">David S. Goyer’in yazdığı, Guillermo del Toro’nun yönettiği Marvel Comics uyarlaması vampir-aksiyonu Blade II (Bıçağın İki Yüzü 2, 2002) benim en az ilki kadar sevdiğim bir devam filmi çünkü ilk filmde çalışan unsurları (giyim-kuşam, teçhizat, müzik vs.) muhafaza edip bir miktar geliştirmekle kalmıyor, hikâyeye yeni ve özgün bir boyut da katmayı başarıyor. İlk filme kıyasla özel efektler daha iyi, gore miktarı hayli yüksek ve ilgi çekici yan karakter sayısında büyük bir artış var. Eğer insan bunun bir çizgi roman uyarlaması olduğunu akılda tutup, mantık hatalarına takılmazsa Blade II gözünü kırpmadan izlediği bir seyir deneyimi vaat ediyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/blade-2-2002/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/blade-2-2002/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paul (2011)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/paul-2011/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/paul-2011/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2025 08:44:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Hader]]></category>
		<category><![CDATA[Greg Mottola]]></category>
		<category><![CDATA[Jason Bateman]]></category>
		<category><![CDATA[Jesse Plemons]]></category>
		<category><![CDATA[Joe Lo Truglio]]></category>
		<category><![CDATA[Nick Frost]]></category>
		<category><![CDATA[Paul]]></category>
		<category><![CDATA[Seth Rogen]]></category>
		<category><![CDATA[Sigourney Weaver]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Pegg]]></category>
		<category><![CDATA[Superbad]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141816</guid>

					<description><![CDATA[Karakter çatışmaları iyi yazılmış, iyi oynanmış keyifli bir yolculuk filmi Paul (2011), üstelik bir hayli komik. Müzikler, görüntü çalışması ve Paul’u seslendiren Seth Rogen’in katkısıyla harika bir seyirlik deneyimi sunuyor. Uçuk komedi sevenlere tavsiye ederim.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">The Daytrippers (1996), Superbad (Çok Fena, 2007), Adventureland (2009) ve Clear History (2013) filmlerinden tanıdığımız Greg Mottola çatışan bireylerin yarattığı durum komedisini aktarma konusunda başarılı bir yönetmen, bu bağlamda “kafadar filmi” (buddy movie) konseptine getirdiği yeni bir soluk kazandırdığını söyleyebiliriz. Elinde Simon Pegg ve Nick Frost’un birlikte kaleme aldığı Paul gibi sıkı bir senaryo olduğunda Mottola da üzerine düşeni yapmaktan geri kalmıyor. Paul (2011) bugüne kadar çekilmiş en yaratıcı, en sıra dışı uzaylı filmlerinden biri.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/paul-2011/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/paul-2011/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Mighty Quinn / Polis Quinn (1989)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-mighty-quinn-1989/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-mighty-quinn-1989/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2025 07:53:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Schenkel]]></category>
		<category><![CDATA[Denzel Washington]]></category>
		<category><![CDATA[Finding Maubee]]></category>
		<category><![CDATA[Jamaika]]></category>
		<category><![CDATA[M. Emmet Walsh]]></category>
		<category><![CDATA[Mimi Rogers]]></category>
		<category><![CDATA[The Mighty Quinn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=141805</guid>

					<description><![CDATA[The Mighty Quinn (1989) kelimelere dökmesi hayli güç bir biçim ve atmosfer filmi. Sadece açılış sahnesini izlerseniz ne dediğimi anlarsınız, içeriği aşan bir biçim ve hava söz konusu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Var bir 20 yıl. Babam bankacıydı, ben de ekonomi okuyordum ve finansçı olmak üzereydim. Bir gün bana şöyle ilginç bir soru sordu: “10.000 dolarlık banknot olduğunu biliyor muydun?” Otomatikman, “Yok baba” dedim, “tek kâğıt parada olmaz öyle şey”. Babam dedi ki, “10.000 dolarlık banknotları şahsen gördüm, elimde tutup inceledim”. “Sahtedir”, dedim. Babam da “Biz de öyle zannettik, sahibine geri verdik ama mevzuat gereği MASAK’a bildirdik. MASAK da bu paraları gördüğümüze dair yazılı bir ifade metni talep etti ve metin resmî kanallardan Amerika Birleşik Devletleri’nin ilgili kurumlarına gönderildi. Irak işgali sırasında Saddam ve ailesinin kasalarında bu paralardan bol miktarda çıkmış.” Araştırdım, gerçekten 10.000 dolarlık banknotlar varmış. Aslında 1960’larda tedavülden kalkmış ama koleksiyon değeri, üstünde yazan meblağdan fazla olduğu için ABD’nin ilgili kurumlarına teslim edilmeyenler varmış. A.H.Z. Carr’ın Finding Maubee (The Calypso Murders) adlı romanından uyarlanan The Mighty Quinn (1989) bu piyasadan çekilemeyen 10.000 dolarlar üzerine bir hikâye anlatıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">The Mighty Quinn (1989) kelimelere dökmesi hayli güç bir biçim ve atmosfer filmi. Sadece açılış sahnesini izlerseniz ne dediğimi anlarsınız, Jean-Pierre Melville’in Bob le flambeur’ünde (1956) olduğu gibi, içeriği aşan bir biçim ve hava söz konusu. Giyim, kuşam, hâl ve tavırlar bir acayip. Çok ama çok cool bir film The Mighty Quinn. Evet, film bunu kısmen Jamaika’da çekilmiş olmasına borçlu ama asıl sebep, karakterlerin yapılandırılma şekli ve egzotik set tasarımları.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-mighty-quinn-1989/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-mighty-quinn-1989/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
