<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>B-olitika &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/kategori/film-incelemeleri/bolitika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jun 2022 20:32:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>B-olitika &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Houston, We Have a Problem! (2016)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/houston-we-have-a-problem-2016/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/houston-we-have-a-problem-2016/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Sep 2017 08:04:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Aya Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Bandırma Füze Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[CIA]]></category>
		<category><![CDATA[Füze]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[Herman Noordung]]></category>
		<category><![CDATA[Herman Potocnik]]></category>
		<category><![CDATA[Houston]]></category>
		<category><![CDATA[Korcan Karar]]></category>
		<category><![CDATA[Kutluğ Ataman]]></category>
		<category><![CDATA[Nasa]]></category>
		<category><![CDATA[Roket]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte]]></category>
		<category><![CDATA[Slavoj Zizek]]></category>
		<category><![CDATA[Slovenya]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Şok]]></category>
		<category><![CDATA[Sputnik-1]]></category>
		<category><![CDATA[Tito]]></category>
		<category><![CDATA[Triglav-1]]></category>
		<category><![CDATA[Uydu]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yugoslav Uzay Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Yugoslavya]]></category>
		<category><![CDATA[Zaytung]]></category>
		<category><![CDATA[Ziga Virc]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=89525</guid>

					<description><![CDATA[Houston, We Have a Problem!: Tito, Yugoslav Uzay Programı’nı ABD’ye satmaya karar verir ve 3 milyar dolar gibi bir rakamda anlaşma sağlanır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“Sıradan bir ebeveyne &#8216;Noel Baba&#8217;ya inanır mısın?&#8217; diye sorsanız, cevabı &#8216;Tabii ki hayır, ben deli değilim&#8217; olurdu, çocuklarım için inanmış gibi yapıyorum derdi. Çocuklara sorduğunuzda ise normal bir çocuk şöyle cevap verirdi: &#8216;Ben deli değilim. Hediye alanların aslında ailem olduğunu biliyorum. İnanıyormuş gibi yapıyorum ki ailem hayal kırıklığına uğramasın ve bana hediye almaya devam etsin.&#8217; Buradaki paradoksu görüyorsunuz. Hiç kimse, etkin olarak, birinci şahsa inanmıyor. Herkes başkası için numara yaptığını söylüyor. Fakat her şeye rağmen inanç görevini yapıyor. Sosyal gerçekliğimizin yapısını oluşturuyor.”</p>
<p style="text-align: justify;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-89533" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/09/Houston-We-Have-a-Problem-poster-300x429.jpg" alt="" width="275" height="393" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/09/Houston-We-Have-a-Problem-poster-300x429.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/09/Houston-We-Have-a-Problem-poster-600x857.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/09/Houston-We-Have-a-Problem-poster-620x886.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/09/Houston-We-Have-a-Problem-poster.jpg 700w" sizes="(max-width: 275px) 100vw, 275px" />Slavoj Zizek’in yukarıdaki sözleri ile açılan 2016 yılı mahsulü Houston, We Have a Problem! (yazıda bundan sonra kısaca HWHP olarak anılacaktır), müthiş bir sahte belgesel örneği. 89. Akademi Ödülleri’nin yabancı dilde en iyi film dalında Slovenya’nın adayı olan film, son beşe kalamamıştı. Açıkçası bugüne kadar verilen Oscar ödülleri göz önüne alındığında HWHP’nin pek “Oscarlık” bir yapım olmadığının altını çizmek lazım. Ama bunu filmin değerini azaltmak için söylemiyorum; tam aksine sahte belgesellere (ya da komplo teorilerine) ilgisi olanlar kaçırmasın!</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci Dünya Savaşı sonrası başlayan Soğuk Savaş döneminde süper güç olarak öne çıkan ABD ve SSCB arasındaki gerginlik had safhaya ulaşmıştı. Hemen her alanda üstünlük sağlamak için kıyasıya yarışan iki ülke, birbirlerine gözdağı vermek için hiçbir fırsatı kaçırmıyordu. Uzay Yarışı da dönemin en çok önem atfedilen başlıklarından biriydi. 4 Ekim 1957 yılında, yani tam da ABD’nin teknolojik açıdan SSCB’den ileride olduğunu öne sürdüğü bir zamanda, SSCB’nin uzaya attığı Sputnik-1 adlı ilk yapay uydu, ABD’de büyük bir krize neden oldu ki 1957 yılı Uzay Yarışı’nın başlangıcı olarak gösterilir. Aynı yıl SSCB&#8217;nin Sputnik-2 uçuşu ile yörüngeye gönderilen ilk canlı Laika adındaki köpek oldu. 1960 yılında Sputnik-5 uçuşu ile Belka ve Strelka adlı kozmonot köpekler, başarıyla dünya yörüngesine ulaşıp geri dönebildiler. Yuri Gagarin ise 12 Nisan 1961&#8217;de Vostok-1 ile yaptığı uçuşla dünya yörüngesine başarıyla ulaşan ilk insan oldu.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/houston-we-have-a-problem-2016/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/houston-we-have-a-problem-2016/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Ekonomik Krizin Anatomisi</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/bir-ekonomik-krizin-anatomisi/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/bir-ekonomik-krizin-anatomisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emrah Kolukısa]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2016 18:02:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Adam McKay]]></category>
		<category><![CDATA[Christian Bale]]></category>
		<category><![CDATA[Curtis Hanson]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[J.C. Chandor]]></category>
		<category><![CDATA[James Woods]]></category>
		<category><![CDATA[John Heard]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Spacey]]></category>
		<category><![CDATA[Margin Call]]></category>
		<category><![CDATA[Mortgage]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Gosling]]></category>
		<category><![CDATA[Stanley Tucci]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Carell]]></category>
		<category><![CDATA[The Big Short]]></category>
		<category><![CDATA[Too Big To Fail]]></category>
		<category><![CDATA[William Hurt]]></category>
		<category><![CDATA[Zachary Quinto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=81244</guid>

					<description><![CDATA[Farklı perspektiflerden meseleyi ele alan üç film sayesinde 2008 ekonomik krizinin bir röntgenini çekebilir, işin boyutlarını kavrayabiliriz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kimi uzmanlar 2008’de patlayan mortgage krizinin 1929‘daki büyük buhrandan bile daha yıkıcı olduğunu savunuyor. Bu da kapitalizm tarihinin en büyük krizi anlamına gelir. Dile kolay, sadece ABD’de 6 milyon kişi işini, 4 milyon kişi evini kaybetti. Koca koca yatırım bankaları iflas etti, koca koca ülkeler resmen diz çöktü. Peki ama neler olup bitti, anlayabildik mi? Ekonomist olmayanların teknik detaylarda kaybolup gitmesi işten bile değil, ama farklı perspektiflerden meseleyi ele alan üç film sayesinde biz de 2008 ekonomik krizinin bir röntgenini çekebilir, işin boyutlarını kavrayabiliriz.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/bir-ekonomik-krizin-anatomisi/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/bir-ekonomik-krizin-anatomisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Chuck Norris vs. Communism (2015)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/chuck-norris-vs-communism-2015/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/chuck-norris-vs-communism-2015/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2016 11:03:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Çavuşesku]]></category>
		<category><![CDATA[Chuck Norris]]></category>
		<category><![CDATA[Chuck Norris vs. Communism]]></category>
		<category><![CDATA[Communism]]></category>
		<category><![CDATA[Ilinca Calugareanu]]></category>
		<category><![CDATA[Irina Nistor]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Kızılca]]></category>
		<category><![CDATA[Teodor Zamfir]]></category>
		<category><![CDATA[vs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=75652</guid>

					<description><![CDATA[Chuck Norris, Van Damme ve Bruce Lee ile Devrime Giden Yol. 1980’li yıllarda Romanya, bir anda kaçak olarak ülkeye sokulan Batılı filmlerin VHS kasetlerinin akınına uğrar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong>Chuck Norris, Van Damme ve Bruce Lee ile Devrime Giden Yol</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">1980’li yıllar, Soğuk Savaş dönemi, Romanya. Baskıcı Çavuşesku rejimi bütün acımasızlığıyla sürmektedir. Ülkenin dört bir tarafına yayılan gizli polisler, sistem karşıtlarını avlamak için gittikçe artan şiddette baskı uygulayan rejimin askerleri olarak insan avına, ince eleyip sık dokumaya gerek duymadan devam etmektedir. İşte bu yıllarda Romanya, bir anda kaçak olarak ülkeye sokulan Batılı filmlerin VHS kasetlerinin akınına uğrar.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/chuck-norris-vs-communism-2015/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/chuck-norris-vs-communism-2015/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Durak / The Fool (2014)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/durak-2014/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/durak-2014/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2016 22:30:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Artyom Bystrov]]></category>
		<category><![CDATA[Durak]]></category>
		<category><![CDATA[Enayi]]></category>
		<category><![CDATA[Mayor]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[The Fool]]></category>
		<category><![CDATA[Yuriy Bykov]]></category>
		<category><![CDATA[Zhit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=74905</guid>

					<description><![CDATA[Rus Sineması’nın son yıllardaki en önemli yönetmenlerinden Yuriy Bykov, üçüncü uzun metrajlı filmi Durak ile karanlık filmlerine bir yenisini daha ekliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"><strong>Enayisin Sen, Enayi!</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Kışın soğuğuna teslim olmuş, karlarla kaplı bir Rus kasabasındayız. Dima Nikitin, belediye adına tamirat işlerini yapan sıradan bir tesisatçıdır. Dürüst ve idealist bir kişiliğe sahip Dima, çok fazla kazanamadığı için karısı ve oğluyla beraber anne ve babasının yanında yaşamaktadır. Bir yandan da öğrenimini sürdürmekte, inşaat mühendisliği diploması alarak mesleğinde bir kademe daha yükselmeyi ve belki üç beş kuruş fazla kazanmayı hayal etmektedir. Patlayan bir boruyu tamir etmek için gittiği dokuz katlı bir apartmanın dış duvarının boydan boya çatladığını gören Dima, sekiz yüzden fazla insanın yaşadığı binanın kısa bir süre sonra yıkılacağını tespit eder. Durumu hemen belediye başkanına bildirir ve ortalık çok fena karışır.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/durak-2014/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/durak-2014/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cartel Land (2015)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/cartel-land-2015/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/cartel-land-2015/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2016 08:49:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Latino]]></category>
		<category><![CDATA[Autodefensa]]></category>
		<category><![CDATA[Cartel Land]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınak Şövalyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu Kartelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu Savaşları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=72934</guid>

					<description><![CDATA[IMDb'de 7,4'lük puana sahip olan ve en iyi belgesel Oscar'ına da aday olan Cartel Land, Tapınak Şövalyelerinden çok, Autodefensa ile ilgili bir belgesel...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/cartel-land.jpg" rel="attachment wp-att-72936"><img decoding="async" class="alignleft wp-image-72936" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/cartel-land-300x444.jpg" alt="Cartel Land " width="245" height="363" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/cartel-land-300x444.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/cartel-land-600x889.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/cartel-land-620x918.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/cartel-land-768x1138.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/cartel-land.jpg 800w" sizes="(max-width: 245px) 100vw, 245px" /></a>Cartel Land adlı belgesele geçmeden önce şunu bilmek gerek; yepisyeni bir şiddet çağındayız. Bu çağda nüfusu küçük birer İstanbul ilçesini geçmeyen birkaç şanslı Avrupa ülkesi hariç, neredeyse dünyanın tamamı birileriyle, bir şeylerle savaşıyor. Şiddet, günlük hayatın bir parçası olarak, çoktan kanıksandı. Bu çağda ülkelerin kim olduğunu kültürel mirasları ya da doğal güzellikleri değil, kiminle ya da neyle savaştıkları belirler oldu. Bu eksenden baktığımızda Meksika artık Maya ve Azteklerin kadim ülkesi değil, uyuşturucu kartellerinin şiddet coğrafyasıdır. Zira ne zaman cümlenin içinde “Meksika” geçse, bana “<i>orası kartellerin, uyuşturucunun olduğu yer değil miydi ya?</i>” diye soruyorlar mesela.</p>
<p align="JUSTIFY">Yapımcılığını <b>Kathryn Bigelow</b>&#8216;un üstlendiği ve <b>Matthew Heineman</b>&#8216;ın yönettiği Cartel Land de, bu acı gerçeğin doğrultusunda, 2013-2014 yıllarında Meksika&#8217;nın Michoac<span style="font-family: 'Times New Roman', serif">á</span>n eyaletinde cereyan eden ve yaşadığımız çağın en önemli halk hareketlerinden birine dönüşebilecekken sistemin içinde kaybolup giden “<b>Autodefensas Michoac</b><span style="font-family: 'Times New Roman', serif"><b>á</b></span><b>n</b>”a (Michoac<span style="font-family: 'Times New Roman', serif">á</span>n Halk Savunma Birlikleri) ve “<b>Los Caballeros Templarios Guardia Michoacana</b>” (Michoac<span style="font-family: 'Times New Roman', serif">á</span>n&#8217;ın Koruyucu Tapınak Şövalyeleri Karteli) ile olan mücadelesine odaklanıyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/cartel-land-2015/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/cartel-land-2015/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mayor (2013)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/mayor-2013/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/mayor-2013/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2015 21:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dog Day Afternoon]]></category>
		<category><![CDATA[John Carpenter]]></category>
		<category><![CDATA[Komiser]]></category>
		<category><![CDATA[Mayor]]></category>
		<category><![CDATA[Rus Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[The Major]]></category>
		<category><![CDATA[Yuriy Bykov]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=70819</guid>

					<description><![CDATA[Mayor, sabahın erken saatlerinde altı yedi yaşlarında bir çocuğun ölümüne sebep olan bir komiserin, aynı günün akşamına kadar yaşadıklarını anlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong>Masum Değiliz Hiçbirimiz!</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">Sabahın erken saatlerinde karısının doğurmak üzere olduğunu haber alan komiser Sergey Sobolev, yatağından kalkıp arabasına biner ve hastaneye doğru yola çıkar. Yoğun kar yağışından buzlanmış yola aldırmadan süratini arttırır. Bir otobüs durağının önündeki yaya geçidinden karşıya geçmekte olan küçük bir çocuğu görür ama duramaz ve çocuğa çarpıp öldürür. Ne yapacağını bilemeyen Sobolev, yolun kenarındaki anneyi arabasına kilitler ve mesai arkadaşları Pavel Korshunov ile Anatoly Merkulov’u arar. Olay yerine gelen arkadaşları ile beraber kazanın üzerini örtmeye karar verirler.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/mayor-2013/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/mayor-2013/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yunan Sineması’ndan 2 Taze Örnek: Miss Violence ve The Enemy Within</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/yunan-sinemasindan-2-taze-ornek/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/yunan-sinemasindan-2-taze-ornek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2014 17:14:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alexandros Avranas]]></category>
		<category><![CDATA[Alps]]></category>
		<category><![CDATA[Attenberg]]></category>
		<category><![CDATA[Dennis Iliadis]]></category>
		<category><![CDATA[Dogtooth]]></category>
		<category><![CDATA[Hardcore]]></category>
		<category><![CDATA[Miss Violence]]></category>
		<category><![CDATA[The Enemy Within]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgos Lanthimos]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgos Tsemberopoulos]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=58921</guid>

					<description><![CDATA[Yunan Sineması, gittikçe daralan bütçeler ile çalışmak zorunda kalmasına rağmen, art arda gelen birbirinden rahatsız edici bağımsız filmler sayesinde kendi ülkesinin sınırlarını aşan, haklı bir ilgiyle takip ediliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Angelopoulos ve Voulgaris gibi ustaları bir kenara koyarsak Yunan Sineması’na çok hâkim olduğum söylenemez. Arada festivallerde ses getiren filmler ile takip ettiğim süreli yayınların dikkat çektikleri dışında Yunan filmlerinin peşine düşme alışkanlığım yoktu. Ta ki Dogtooth’u (2009) izleyene kadar.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yunan Sineması son yıllarda ürettiği birbirinden tuhaf filmler ile sinemaseverleri şaşırtmaya devam ediyor. 2000’li yılların sonuna doğru baş gösteren ekonomik krizin doğal bir yansıması olarak finansal sıkıntı içine giren Yunan Sineması, gittikçe daralan bütçeler ile çalışmak zorunda kalmasına rağmen, art arda gelen birbirinden rahatsız edici bağımsız filmler sayesinde kendi ülkesinin sınırlarını aşan, haklı bir ilgiyle takip ediliyor. Guardian yazarlarından Steve Rose’un tabiriyle ‘Weird Wave of Greek Cinema’ (Tuhaf Dalga) akımına mensup filmler, uluslararası arenada da dikkat çekici ödüller ile taçlandırılıyor. Bu yazıda rahatlıkla bu akım içerisine dahil edebileceğimiz iki taze örnekten bahsetmek istiyorum; Miss Violence ve The Enemy Within.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/yunan-sinemasindan-2-taze-ornek/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/yunan-sinemasindan-2-taze-ornek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narco Cultura (2013)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/narco-cultura-2013/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/narco-cultura-2013/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Apr 2014 11:05:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Latino]]></category>
		<category><![CDATA[El Chapo Guzman]]></category>
		<category><![CDATA[Kartel]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Narco Cultura]]></category>
		<category><![CDATA[Narcocorrido]]></category>
		<category><![CDATA[Pop Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Shaul Schwarz]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu]]></category>
		<category><![CDATA[war on drugs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=54626</guid>

					<description><![CDATA[Narco Cultura, kamerasını uyuşturucu üreticilerinin kültür dünyasına ve onların hikayelerini destansı bir dille anlatan “Narcocorrido” şarkıcılarına çeviriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="CENTER"><span style="font-size: large;"><b>Uyuşturucunun Pop Kültürü:</b></span></p>
<p align="JUSTIFY"><b><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/04/Narco-cultura-poster.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-54655" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/04/Narco-cultura-poster-209x300.jpg" alt="Narco cultura poster" width="209" height="300" /></a>Uyuşturucu kültürünün iki boyutu var; kullananlar arasında kendini bir alt-kültür olarak var eden sistem alternatifi agresif kültür ve bir de üretenlerin dünyası&#8230; İsrailli savaş fotoğrafçısı, görüntü yönetmeni ve yönetmen Shaul Schwarz&#8217;ın 2013 yapımı belgeseli Narco Cultura (uyuşturucu kültürü), kamerasını uyuşturucu üreticilerinin kültür dünyasına ve onların hikayelerini destansı bir dille anlatan “Narcocorrido” şarkıcılarına çeviriyor. </b></p>
<p style="text-align: right;" align="JUSTIFY"><span style="color: #808080;"><strong>Öteki Sinema için yazan: Ezgi Aksoy</strong></span></p>
<p align="JUSTIFY">Uyuşturucu üreticilerinin dünyası doğrudan suç ve ölümle ilişkili, son derece sert ve tehlikeli bir dünya. Ve mesela şu anda dünyanın en önemli uyuşturucu üreticilerinden olan <b>Kuzey Meksika</b>&#8216;da en sert tezahürü ile yaşanmakta. Ama buna karşılık, özellikle 2000&#8217;lerin başından beri bu tehlikeli dünya, kendi müritlerini oluşturan büyülü ve çekici bir dünyaya dönüşmekte. Eski tarz Amerikan rüyasına karşılık, yeni bir tür “<b>Meksika rüyası</b>”. Bu bağlamda sert ve maço abilerin altın yaldızlı tabancalarıyla ve güzel kadınlarla çevrili kafası güzel <b>Meksikalı gangsterler</b>, çoktan zenci gangster imgesinin yerini aldı.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/narco-cultura-2013/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/narco-cultura-2013/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rabia (2009)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/rabia-2009/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/rabia-2009/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2013 07:46:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Latino]]></category>
		<category><![CDATA[Chavela Vargas]]></category>
		<category><![CDATA[Guillermo del Toro]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Kolombiya]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Latin sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke]]></category>
		<category><![CDATA[Rabia]]></category>
		<category><![CDATA[rage]]></category>
		<category><![CDATA[Sebastian Cordero]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=49855</guid>

					<description><![CDATA[Rabiacılar bir de film mi yapmış demeyin... Film Kolombiya, Meksika ve İspanya ortak yapımı ve İspanyolcada rabia, öfke demek.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><strong><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/09/Rabia-2009-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-127254" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/09/Rabia-2009-poster-300x400.jpg" alt="" width="300" height="400" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/09/Rabia-2009-poster-300x400.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/09/Rabia-2009-poster.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Rabiacılar bir de film mi yapmış demeyin&#8230; Film Kolombiya, Meksika ve İspanya ortak yapımı ve İspanyolcada rabia, öfke demek. En sevdiğim Latin Amerikalı yönetmenlerden olan Sebasti<span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">á</span>n Cordero imzalı Rabia, alegorik anlatısında göçmen ve mültecilerin uğradığı ayrımcılığı mercek altına alıyor.</strong></p>
<p style="text-align: right;" align="JUSTIFY"><span style="color: #808080;"><strong>Öteki Sinema için yazan: Ezgi Aksoy</strong></span></p>
<p align="JUSTIFY"><b>José Maria</b> ve kız arkadaşı <b>Rosa</b>, İspanya&#8217;da ikamet eden <b>Kolombiyalı</b> göçmenlerdir. Rosa zengin bir aileye ait olan bir malikanede hizmetçilik yaparken, José Maria ise bir inşaatta çalışmaktadır. José Maria öfkeli bir gençtir, zira hayatın her alanında her an ayrımcılıkla mücadele etmekten bıkmıştır. Koruyup kollayıp büyük bir özenle büyüttüğü öfke, bir gün ipleri ele geçirir ve José düşünmeden, öfkesine yenik hareket ettiği için işvereni ile kavga ettiği bir anda işverenini kazara öldürmesine neden olur. Bundan sonra José Maria, Rosa&#8217;nın çalıştığı devasa malikanede saklanmaya başlar.</p>
<p align="JUSTIFY">Ev sahiplerinin ve Rosa&#8217;nın haberi olmadan çatı arasında, dev ve sinirli bir fare gibi yaşamaktadır. Gerçek bir mahkum olmasa da, yine de tutsaktır bu evde Maria. Gizlice onları gözetledikçe kendini sıkışmış hissetmeye, sıkışmış hissettikçe de maskülen ve maço öfkesi artmaya başlar. Zira öfkesinden başka kimsesi yoktur yalnız dünyasında. Ama bir yanıyla da hayli sakindir. José Maria, memleket kadar büyük bu malikanede görünmez olmaya başlamıştır zira. Gölgelerin arasında, varla yok arası bir hayat sürmektedir. Ancak José&#8217;nin asıl istediği bu değildir elbette. José de herkes gibi sadece yaşamak istemektedir. Üstelik aynı ev içinde telefonla konuştuğu kız arkadaşının hamile olduğunu öğrenmesi de yine bu dönemde gerçekleşir&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/rabia-2009/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/rabia-2009/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir (2011)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/ekumenopolis-ucu-olmayan-sehir-2011/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/ekumenopolis-ucu-olmayan-sehir-2011/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jan 2013 08:20:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Ekümenopolis]]></category>
		<category><![CDATA[Global Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[İmre Azem]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Neo-Liberalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=40178</guid>

					<description><![CDATA[Bir an önce Ekümenopolis belgeselini izleyin. Böylece içinde yaşadığınız şehir üzerine daha gerçekçi bir fikre sahip olabilirsiniz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p lang="it-IT" align="JUSTIFY"><em><strong>“Adalar’a karşı ayrıcalıklı yaşam, geleceğinizin mimarı, yaşam mimarı, minimalizm, İstanbul’da kalan son İstanbul, Çatalca&#8217;da Boğaz inşa ediyoruz, Boğaz&#8217;da yaşam, şehrin göbeğinde rüya gibi bir yaşam, modernizm, burada aradığınız her şey var, ayrıcalık, seçkin komşularınız sizi bekliyor, seçkinlik, rezidansınızda büyülü bir yaşam, gök kule, yeni Osmanlı, son Osmanlı, post-modernizm, gökdelende bahçeli villa ayrıcalığı, yüksek kalite, mutantlara uygun fiyatlar, mutant-modernizm, “post-insan” için en uygun yaşam alanları, my tower, your tower, his tower… Kemerlerinizi bağladınız mı? Ya kulunçlarınızı? Sıkı durun kulunç uygarlığı! Kulunçlarınızı, bel fıtıklarınızı, bilimum bel çevresi yağlarınızı ve televizyona bağlı göz bozukluklarınızı bağlayın. Kentçek dönüşüyoruz!”</strong></em></p>
<p align="JUSTIFY"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/01/Ekümenopolis-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-40257" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/01/Ekümenopolis-poster-212x300.jpg" alt="Ekümenopolis poster" width="212" height="300" /></a>Yukarıdaki alıntı, <b>Back To “The İstanbul” (Bilimkurgu, Kentsel Dönüşüm ve Futuristik İstanbul&#8217;un Akibeti)</b> adlı makalemdendir ve <b>yeniHarman</b> Dergisinin Kasım 2010 sayısında yayınlanmıştır. Bundan dört &#8211; beş yıl kadar önce, yine <em>yeniHarman</em>&#8216;da yayınlanan ve Latin Amerika&#8217;daki neo-liberal politikaları inceleyen bir dosyamdan sonra okuyuculardan mailler almıştım. Bir tanesini hep hatırlarım; “<i>neyse ki Türkiye Latin Amerika kadar kötü durumda değil, neo liberalizm ne kadar kötü bir şeymiş</i>” diyordu okuyucum. O zamanlar henüz her beş reklamdan üçünü futuristik toplu konut reklamları oluşturmuyordu. Çok uluslu şirketler bu kadar ortada değildi, mortgage yeni yeni giriyordu hayatımıza ve henüz kimse mortgage&#8217;ını ödeyemediği için batmamıştı, toplu konutlar baş göstermiş, lakin henüz palazlanmamıştı. Türkiye&#8217;deki neo-liberalizm etkilerini görmek için mercekle bakmak gerekiyordu, çünkü izler henüz kendini tamamen ortaya koyar boyutlarda değildi. Ama bugün iş çığırından çıkmış durumda ve hiçbir alanda bu etkilerin saklanması artık söz konusu olamaz.</p>
<p style="text-align: right;" align="JUSTIFY"><strong>Öteki Sinema için yazan: Ezgi Aksoy</strong></p>
<p align="JUSTIFY"></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/ekumenopolis-ucu-olmayan-sehir-2011/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/ekumenopolis-ucu-olmayan-sehir-2011/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Juan de Los Muertos (2011)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/juan-de-los-muertos-2011/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/juan-de-los-muertos-2011/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2012 20:42:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Latino]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Juan de Los Muertos]]></category>
		<category><![CDATA[Juan of the Dead]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=35885</guid>

					<description><![CDATA[Küba devriminden 50 yıl sonra, yeni bir devrim başlamak üzere... Juan de Los Muertos]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="RIGHT"><span style="font-size: medium"><strong>“<em>Küba devriminden 50 yıl sonra, yeni bir devrim başlamak üzere&#8230;</em>” </strong></span></p>
<p align="JUSTIFY"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/09/Juan-de-Los-Muertos-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-35891" title="Juan de Los Muertos poster" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/09/Juan-de-Los-Muertos-poster-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a>Zombi filmlerinin sistem eleştirisi olabilme ihtimalini sevdim ben hep. Bu aşk, <strong>George Romero</strong> ile başladı. Sonra da bende kalıcı oldu. Juan de Los Muertos adında Küba – İspanya ortak yapımı bir zombi filminin çekilmekte olduğunu öğrendiğimde, yine çok heyecanlanmıştım. Uzun süre filmin tamamlanmasını, sonra da İspanya&#8217;dan bir arkadaşımın bana yollamasını bekledim. Aslında filmi izleyeli bir aydan uzun bir süre oldu, ama yazıya dökmeye yeni fırsat bulabildim. Neyse&#8230; Mühim olan filmin kendisi olduğuna göre, teferruattan ibaret olan bu kısmı geçiyorum hemen.</p>
<p align="JUSTIFY">Juan de Los Muertos, 2011 yılında Küba&#8217;da çevrilen politik bir zombi komedisi. Türün en iyi örneklerinden esinlendiği de bir gerçek. Adını bile bu filmlerden esinlenerek almış Juan de Los Muertos (Juan of The Dead). <strong>Day of The Dead</strong>, <strong>Dawn of The Dead</strong>, <strong>Shaun of The Dead</strong>&#8230; Ve karşınızda <strong>Juan of The Dead</strong> (“Huan” olarak okuyoruz). Ancak Ölülerin Juan&#8217;ını türün diğer örneklerinden ayıran son derece istisnai bir durum söz konusu.</p>
<p align="JUSTIFY">Film, mevcut sosyalist düzen sayesinde dünyanın tüm solcularının rüya ülkesi ve parıldayan ütopyası olan <strong>Küba</strong>&#8216;da geçiyor. Dolayısıyla hep kapitalist sisteme yapılan “zombileşiyoruz” eleştirisi sosyalist bir ülkede yapılmış oluyor. Aslında dünya, sosyalist ülkelerin kendini eleştirmesine pek alışık değil. Sosyalist ülkelerde kol kırılır, yen içinde kalır hep. Asya&#8217;daki örneklere bakacak olursak; Çin dünyanın fabrikasına dönüşmüş durumda. Proleteryanın diktatörlüğü, proleteryanın köleliğine doğru yollanmış ve Çin halkı birer makine misali gece-gündüz demeden, habire üretiyor da üretiyor. Kuzey Kore, dünyanın en büyük hapishanesi olmasının yanında; şahsi görüşüme göre, aynı zamanda dünyanın en cozutuk diktatörlüğü de. Bu örnekler arasında bir cennet bahçesi ve egzotik bir Latin diyarı olarak algılanan Küba, her zaman çok özel bir yere sahip oldu.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/juan-de-los-muertos-2011/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/juan-de-los-muertos-2011/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>800 Balas (2002)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/800-balas-2002/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/800-balas-2002/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jul 2012 09:08:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Latino]]></category>
		<category><![CDATA[800 Balas]]></category>
		<category><![CDATA[800 Bullets]]></category>
		<category><![CDATA[800 Damla Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Accion Mutante]]></category>
		<category><![CDATA[Alex de la Iglesia]]></category>
		<category><![CDATA[El Día de la Bestia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=11745</guid>

					<description><![CDATA[Iglesia filmlerinde sezilen ahlakçı yan ya da politik mesaj verme kaygısı 800 Balas filminde de var. Konu başlı başına politik aslına bakılırsa.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İspanya’da vaktinde ‘Spaghetti Western’lerin çekildiği bir platoda, modern zamanda geçen bir Spaghetti Western 800 Balas (800 Kurşun/Türkçedeki pek muhteşem ve pek alakalı çevirisiyle de 800 Damla Yaş).</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/05/800_balas1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-11756" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/05/800_balas1-216x300.jpg" alt="" width="216" height="300" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/05/800_balas1-216x300.jpg 216w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/05/800_balas1.jpg 371w" sizes="auto, (max-width: 216px) 100vw, 216px" /></a>Film, İspanya’daki <strong>Murcia Bölgesi</strong>’nin hemen yanındaki <strong>Almeria Bölgesi</strong>’nde çekilmiş. Almeria, resmi olarak <strong>Andalucia</strong>’nın (Endülüs) bir parçası. Zaten Endülüs, İspanya’nın ve hatta Avrupa’nın en karakter sahibi, en özgün bölgelerinden biri. Flamenko Çingenelerinin, tüm sürdürme politikalarına, eziyetlere ve katliamlara rağmen Emevi işgalinden beri bölgeden ayrılmamış Müslüman Arap azınlığın ve Engizisyona, Franco’ya ve Hitler’e rağmen hayatta kalmayı başarmış az sayıdaki Yahudi azınlığın ana vatanı. Yani Avrupa’daki en oryantalist bölgelerden biri. İspanya’nın en önemli şairlerinden <strong>Frederico Garcia Lorca</strong>’nın şiirlerinde ve tiyatro oyunlarında bu doğal oryantalizmi, günlük yaşamdaki arabesk etkiyi yakalayabilirsiniz. Zira Lorca, “<em>Kimse şairleri vurmaz. Ben de şairim!</em>” diye düşünüyordu ve İspanya İç Savaşının hemen başında Endülüs’teki en önemli şehirlerden Granada’da faşist militanlar tarafından kurşuna dizilerek öldürülene kadar bu duyguyu aktarmaya çalıştı şiirlerinde. Ayrıca <strong>İspanyol İç Savaşı</strong> (Almeria Savaşı, Cordoba Savaşı, “Almeria’daki İngiliz Partisi Yoldaşlar Katliamı”) ve <strong>II. Dünya Savaşı</strong> (Almeria Nazi Kampları) sırasında faşist Almanya’ya ve yardakçısı Franco’ya karşı savaşan pek çok ‘<strong>Cumhiriyetçi</strong>’nin bölgede yok edildikleri, toplu katliamlara kurban gittikleri de biliniyor. Almeria’daki Nazi kampları, bu gün hala tartışılmaya devam ediyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			9 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/800-balas-2002/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/800-balas-2002/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>La Teta Asustada / The Milk of Sorrow (2009)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/la-teta-asustada-the-milk-of-sorrow-2009/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/la-teta-asustada-the-milk-of-sorrow-2009/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 06:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Latino]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Süt]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin International Film Festival]]></category>
		<category><![CDATA[La Teta Asustada]]></category>
		<category><![CDATA[Peru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=31123</guid>

					<description><![CDATA[Yönetmen Llosa “çözümlenmemiş, vahşi, kişisel ve toplumsal hafıza hakkında” diye tanımlıyor The Milk of Sorrow filmini.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p lang="tr-TR" style="text-align: justify;" align="RIGHT"><strong>“<em>Belki bir gün neye ağladığımı,</em></strong><br />
<strong> <em>Dizlerimin üzerinde neden yalvardığımı öğrenirsin; </em></strong><br />
<strong> <em>O köpeğin evlatlarına. </em></strong><br />
<strong> <em>O gece çığlık attım; dağlarda yankılandı </em></strong><br />
<strong> <em>İnsanlarsa gülüyorlardı </em></strong><br />
<strong> <em>O gece beni tuttular, </em></strong><br />
<strong> <em>O gece şiddeti gördüm </em></strong><br />
<strong> <em>Şu anda şarkı söyleyen bu kadını o gece tuttular, şiddeti gösterdiler </em></strong><br />
<strong> <em>Elleriyle ve penisleriyle </em></strong><br />
<strong> <em>Kızımın içimde olanları görüyor olmasından hiç utanmadılar </em></strong><br />
<strong> <em>O acıyla bağırdım: Öldürün beni! Kocam Josefo’yla beraber gömün!</em>”</strong></p>
<p lang="tr-TR" align="JUSTIFY"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/05/The-Milk-of-Sorrow-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-31140" title="The Milk of Sorrow poster" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/05/The-Milk-of-Sorrow-poster-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a>Perulu yönetmen <strong>Claudia Llosa</strong>’nın 2009 Peru – İspanya – Katalunya ortak yapımı filmi “<strong>La Teta Asustada</strong>” (Acı Süt), sözlerine karşılık melodisi son derece naif olan yukarıdaki bu şarkıyla başlıyor. Peru’nun en çorak bölgelerinden birinde, çıplak boz dağların ortasındaki bir kasabada, fakir yatağında yatmakta olan yaşlı bir yerli kadın; <strong>Quechua</strong> dilinde bu şarkıyı söylüyor. Quechua, İnka kökenli Peru yerlilerinin anadili. Söylemeliyim ki bu sözler, şarkının tamamı bile değil. Büyük ihtimalle okuması ve yazması olmayan, hatta İspanyolca bile konuşmayan bu yerli kadının yaşadığı dehşetten geriye kalan tek belge, bu şarkı olmalı. Ve ihtimal, bu şarkının uzun zamandır tek dinleyicisi, yaşlı kadının bakımını üstlenmiş olan gencecik kızı Fausta olmalı. Ne yazık ki Fausta, annesini çevreleyen dehşetle büyümüş olmanın getirdiği yegane hastalığın pençesinde; “<strong>acı süt</strong>”…</p>
<p lang="tr-TR" align="JUSTIFY">2009&#8217;da gösterildiği <strong>Berlin Film Festivali</strong>’nde büyük ödül <strong>Altın Ayı</strong>’yı alan ve yönetmeni Llosa’nın “<strong>Çözümlenmemiş, vahşi, kişisel ve toplumsal hafıza hakkında</strong>” diyerek tanımladığı La Teta Asustada, Fausta’ya ve Fausta’nın tıp tarafından da anlam verilemeyen hastalığı acı süte odaklanıyor. Acı süt kısaca, özellikle 80’li yıllarda yani Peru’nun en kanlı iç karışıklıkları yaşadığı dönemde patlak veren şiddet olayları sırasında, zaman zaman gerillalar tarafından, zaman zaman da devlet görevlileri ya da korucular tarafından tacize ve tecavüze uğrayan annelerin korkularının ve acılarının emzirdikleri süt aracılığıyla kız çocuklarına taşınması olarak tarif edilebilir.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/la-teta-asustada-the-milk-of-sorrow-2009/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/la-teta-asustada-the-milk-of-sorrow-2009/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Howl (2010)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/howl-2010/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/howl-2010/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Can Yalçınkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Feb 2011 12:16:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Allen Ginsberg]]></category>
		<category><![CDATA[Beat Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Howl]]></category>
		<category><![CDATA[James Franco]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=18407</guid>

					<description><![CDATA[Beat Kuşağı’nın en önemli üç eseri nedir diye sorulsa, sanırım genel kanı -belli bir sıralama olmaksızın- Howl, On The Road (Yolda) ve Naked Lunch (Çıplak Şölen) olacaktır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/orlovsky.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="orlovsky" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/orlovsky.jpg" alt="" width="410" height="263" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>“Gördüm kuşağımın en büyük zihinlerinin delilikle yok olduğunu, aç,  bilaç, isterik, çıplak&#8230;”</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #800000;"><strong>Allen Ginsberg</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/howl-movie-poster1.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-18415" title="howl-movie-poster" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/howl-movie-poster1.jpg" alt="" width="220" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/howl-movie-poster1.jpg 400w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/howl-movie-poster1-205x300.jpg 205w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a>Beat kuşağının en kutlu şairlerinden Allen Ginsberg bu dizeleri yazarken kuşağının, hatta başka ülkelerdeki ve gelecekteki kuşakların da sözcüsü olacağını tahmin ediyor muydu, bilmiyoruz. Fakat şüphe götürmez ki, neredeyse 60 yıl önce yazdığı “Howl”/”Uluma” şiiri hala etkisini sürdürüyor. Hatta uzun metrajlı bir film adaptasyonu bile yapılabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Ödüllü belgeselciler Rob Epstein ve Jeffrey Friedman, bundan 8 sene önce, Allen Ginsberg’in vasileri tarafından aranmışlar ve kendilerine “Howl”ın 50. Yılını kutlamak üzere, şiir hakkında bir belgesel yapmakla ilgilenip ilgilenmeyecekleri sorulmuş. Fikri çekici bulan Epstein ve Friedman araştırmalara ve röportajlara başlamışlar. Fakat halihazırda ortalıkta olan pek çok Beat Kuşağı belgeselinden farklı bir şey yapmak istemişler. Böylece ortaya başrolünü (Allen Ginsberg olarak), James Franco’nun oynadığı, yarı canlandırma (animasyon), yarı… canlandırma (re-enactment) bir film çıkmış.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/howl-2010/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/howl-2010/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Os Mutantes / The Mutants (1998)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/os-mutantes-1998/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/os-mutantes-1998/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Aksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Feb 2011 14:11:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Latino]]></category>
		<category><![CDATA[Ana Moreira]]></category>
		<category><![CDATA[Atari]]></category>
		<category><![CDATA[Mutant]]></category>
		<category><![CDATA[Os Mutantes]]></category>
		<category><![CDATA[Öteki]]></category>
		<category><![CDATA[Portekiz]]></category>
		<category><![CDATA[Teresa Villaverde]]></category>
		<category><![CDATA[The Mutants]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=18213</guid>

					<description><![CDATA[Defalarca izlenebilecek, defalarca yorumlanabilecek, onlarca altmetne sahip, son derece etkileyici ve yüklü bir deneyim Os Mutantes.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/OsMutantes1998affiche1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-18238" title="OsMutantes1998affiche" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/OsMutantes1998affiche1-227x300.jpg" alt="" width="227" height="300" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/OsMutantes1998affiche1-227x300.jpg 227w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/OsMutantes1998affiche1.jpg 467w" sizes="auto, (max-width: 227px) 100vw, 227px" /></a>Kurallara uymuyorsan, sevilmiyorsan, öfkeliysen, seni dünyaya getirenler tarafından terk edilmişsen, sen bırakmadığın halde hayat seni bırakmışsa, tanrı sana olan inancını kaybetmişse, medeniyet denen tek dişi kalmış canavar seni bir yara gibi oymuşsa ve her gün kanırtıyorsa, sokaklar seni almıyorsa; sen bir mutantsın! Ve bunu değiştirmek için yapabileceğin hiçbir şey yok!</p>
<p style="text-align: justify;">Portekiz sinemasının en kayda değer isimlerinden, <strong>Agua e Sal</strong> (2001/Water and Salt/Su ve Tuz) (2001) ve <strong>Transe</strong> (2006/Trans) ile dikkat çeken <a href="https://www.imdb.com/name/nm0898177/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Teresa Villaverde</strong></a>’nin 1998 yapımı filmi Os Mutantes (The Mutants/Mutantlar) bu meseleyi irdeliyor. Üstelik de hiç politik meselelere bulaşmadan, doğrudan politik göndermeler taşımadan, “ahlak” kaygısı gütmeden, eğitici ya da öğretici olmadan, “varlık sorunu” olarak irdeliyor. Hikaye ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen, bakım yurtlarında kalan, aileleri tarafından terk edilmiş, ya da ailelerini terk etmiş, onlara zarar vermiş ya da onlardan zarar görmüş, sevilmemiş ama içlerinde koca ülkeye yetecek kadar sevgi barındıran, “risk altındaki gençlik” olarak nitelenen, sinir krizinin eşiğinde, her zaman cinnete yakın duran, “acı”ya meyilli bir grup gencin (genç olmakla çocuk olmak arasındaki o titrek ipin üzerinde duran) kaosuna tanıklık ediyor. Şimdiye kadar izlediğim en iyi açılış sahnelerinden biriyle başlıyor film. Gencecik bir kızın, <strong>Andreia</strong>’nın nedensiz gibi gözüken öfke nöbetiyle.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/os-mutantes-1998/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/os-mutantes-1998/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
