<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vigilante &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/kategori/film-incelemeleri/istismar-sinemasi/intikam-filmleri/vigilante/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Sun, 09 Nov 2025 12:42:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>Vigilante &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dehşet Bey ve Türk Aksiyonunun Kimlik Krizi</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/dehset-bey-ve-turk-aksiyonunun-kimlik-krizi/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/dehset-bey-ve-turk-aksiyonunun-kimlik-krizi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 21:27:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Amazon Prime Video]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Platformlar]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=143556</guid>

					<description><![CDATA[Dehşet Bey, biçim olarak modern, ruh olarak anımsız. Murat Menteş’in edebi mizahını ve Kutlukhan Perker’in grafik zekâsını sinemaya çevirmeye çalışan film, “Türk John Wick’i” etiketiyle pazarlansa da aslında ulusal aksiyon sinemasının neden köksüzleştiğini göstermesi bakımından sosyolojik bir vaka niteliğinde.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sinemada mit, sadece hikâye değil; bir kültürün kendini yeniden anlatma biçimidir. Modern aksiyon sineması, özellikle vigilante anlatıları, bireyin sistem karşısında özneleşme çabasını merkezine alır ancak Türkiye’de bu anlatı türü, Yeşilçam dönemindeki toplumsal refleksinden koparılarak yalnızca bir biçimsel süs haline indirgendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQy2JOFAbUPac9EKQJY5DN8giVzpC2oVqjK-gmAUp0SIQOhe-MrjpgeGxz6cT130jhoZuA&amp;usqp=CAU" alt="Yapımcılığını 03 Medya'nın üstlendiği “Dehşet Bey”, yapımcı Saner Ayar'ın daha önce yaptığı “yerli John Wick” benzetmesiyle beklentileri yükseltmişti. Film, Türkiye'de aksiyon türünün çıtasını yükseltmeyi hedefliyor. Barış Arduç, son olarak “Rüzgara ..." />Amazon Prime Video yapımı “Dehşet Bey”, tam da bu boşlukta duruyor: biçim olarak modern, ruh olarak anımsız. Murat Menteş’in edebi mizahını ve Kutlukhan Perker’in grafik zekâsını sinemaya çevirmeye çalışan film, “Türk John Wick’i” etiketiyle pazarlansa da aslında ulusal aksiyon sinemasının neden köksüzleştiğini göstermesi bakımından sosyolojik bir vaka niteliğinde.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.dizidoktoru.com/images/upload/Post-1.jpg" alt="Dehşet Bey'den ilk kareler geldi" width="198" height="247" />Filmin başrollerinde Barış Arduç ve Tuba Büyüküstün yer alıyor. Kadroda ayrıca Yıldıray Şahinler, Musa Uzunlar, Saygın Soysal, Onur Özaydın ve Dolunay Soysert bulunuyor. Yönetmen koltuğunda ise 7. Koğuştaki Mucize’nin yaratıcısı Mehmet Ada Öztekin var.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="4689" data-end="5142">Barış Arduç’un performansı, “karizma”yı duygunun yerine koyuyor. Sert bakışlar, ölçülü yürüyüşler, dikkatle seçilmiş sessizlikler&#8230; Hepsi doğru ama hiçbiri gerçek değil. Kahraman travmasını yaşamak yerine, pozunu koruyor. Tuba Büyüküstün ise zarif ama etkisiz. Filmdeki “vicdan sesi” olabilecek tek karakter, hikâyenin erkek mitolojisi içinde susturulmuş durumda. Büyüküstün, karakterine derinlik kazandırmaya çalışsa da senaryo buna izin vermiyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/dehset-bey-ve-turk-aksiyonunun-kimlik-krizi/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/dehset-bey-ve-turk-aksiyonunun-kimlik-krizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinsiyetin Silahları: Erkekliğin Sökülüşü ve Sayara</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/cinsiyetin-silahlari-erkekligin-sokulusu-ve-sayara/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/cinsiyetin-silahlari-erkekligin-sokulusu-ve-sayara/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 07:11:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=143319</guid>

					<description><![CDATA[Sayara, bir “kadın vigilante” filmi olmanın ötesinde, feminist bir şiddet manifestosu. Burada adalet, mahkeme salonunda değil, yumrukta, tekmede, ısırıkta. Can Evrenol, intikam temasını Yeşilçam’ın bilinçsiz tekrarlarından kurtarıp feminist öfkenin kanlı bayrağına dönüştürüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Can Evrenol&#8217;dan Sayara&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yahu hiç mi intikam hikayesi izlemedik? Çocukluğum-gençliğim bunlarla geçti. Daha kimseler &#8220;vigilante&#8221; sözcüğünün anlamını bilmezken video kaset raflarında o filmleri arıyordum, çöldeki bir havari gibi. Yeşilçam&#8217;ın, İtalyanları kopyalayarak bilinçsizce çektiği yüzlerce intikam filmi var. Cüneyt Arkın&#8217;ın sinematografisi neredeyse bunlardan ibaret. Çoktan tükettiğimiz bir tür. Sene olmuş 2025, bize intikam filmi mi lazım?</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/05/Can-Evrenol-Cannes-2024-2-Sayara.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-137692 alignright" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/05/Can-Evrenol-Cannes-2024-2-Sayara-620x827.jpeg" alt="" width="195" height="260" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/05/Can-Evrenol-Cannes-2024-2-Sayara-620x827.jpeg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/05/Can-Evrenol-Cannes-2024-2-Sayara-300x400.jpeg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/05/Can-Evrenol-Cannes-2024-2-Sayara-60x80.jpeg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/05/Can-Evrenol-Cannes-2024-2-Sayara.jpeg 675w" sizes="(max-width: 195px) 100vw, 195px" /></a>Evet, lazım! Tür sinemasının, turbolu bir araba gibi, bir sinemacıyı hedefine daha net götürebileceğini az kişi biliyor. Can Evrenol da o sinemacılardan biri. Hiçbir filmini sadece türün duvarlarına çarpıp dönen seyirlikler olarak görmedim. Hepsinde toplumcu eleştiriler ve cinsiyet eşitsizliğine saldıran bir damar var. Sayara, o damarın en gözüktüğü film. Hani bileğinizi sıkarsınız da damar ortaya çıkar ya, o misal, sıkmış bileğini Can Evrenol.</p>
<p style="text-align: justify;">Sayara, İstanbul’da lüks bir spor salonunda çalışan bir göçmen kız. Spor salonunun sahibi Barış ile yasak ilişki yaşayan &#8220;aykırı&#8221; ablası Yonca, Barış ve üç arkadaşının tecavüzüne uğrayıp öldürülüyor. Babası milletvekili olan Barış ve arkadaşları, göstermelik mahkemede olayın intihar olduğuna kanaat getirilmesiyle serbest kalıyorlar. Bakın buraya kadar gerçek aslında&#8230; Biraz yakın tarih araştırması yapın, bunun gibi kaç tane olaya rastlayacaksınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeniden kurguya geçiyoruz ve görüyoruz ki Sayara’nın Babası Türkmenistan’ın en güvenilir derin devlet figürlerinden biri ve Sovyet sambo şampiyonlarından Şamil Bazarov. Kızını da dövüş konusunda bir ajan gibi yetiştirmiş. E ne olacak? Devlet yoksa kişisel adalet başlar. Sayara da kendi adaletini sağlamaya karar veriyor ve Can Evrenol bunu bir kan festivaline çeviriyor. Gezelim Gore&#8217;lim!</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-002.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-138251" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-002-620x349.jpg" alt="" width="620" height="349" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-002-620x349.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-002-300x169.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-002-768x432.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-002-60x34.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-002.jpg 900w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Senaryosunu da yönetmen Evrenol’un kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliğini Umut Turan üstlenmiş. Sanat yönetimini Hüseyin Akgül’ün yaptığı filmin oyuncu kadrosunda ise Emre Kızılırmak, Duygu Kocabıyık, Furkan Rıza Demirel, Caner Atacan, Doğan Barış Yasar, Levent İnal, Zakirjan Bazarov, Özgül Koşar, Batuhan Büyükacaroğlu gibi isimler bulunuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk paragrafta da yazdım; Biz yıllarca intikam filmleriyle büyüdük. “Vigilante” sözcüğünü bilmeden, “kendi adaletini sağlayan adam”ı Yeşilçam’dan, Cüneyt Arkın’ın bitmek bilmeyen intikam çığlıklarından öğrendik ama o filmlerde intikam hep erkeklerin hakkıydı. Kadın, ya kurtarılması gereken bir kurban, ya da kahramanın motivasyonunu sağlayan ceset parçasıydı. Erkekler dövüşür, kadınlar ölür ya da susardı.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="506" data-end="978">Peki, Sayara ne yapıyor? Susan kadın figürünü yakıp, küllerinden bir dövüş makinesi çıkarıyor ve bu, alıştığımız feminist söylemin, “erkeklerin şiddetini onlara iade eden kadın” klişesinden çok daha öfkeli bir yerden çıkıyor. Çünkü burada intikam, dişil bir tehdidin erile ayna tutması değil; erkekliğin kutsal alanını parçalamak, “erkek işi” sayılan şiddeti sahiplenmek. Sayara, erkek egemen şiddet oyununu onların dilinde konuşuyor ama kurallarını bükerek.</p>
<h4 style="text-align: justify;" data-start="985" data-end="1029">Cinsiyet Eşitsizliğinin Dövüş Salonu</h4>
<p style="text-align: justify;" data-start="1031" data-end="1563">Sayara’nın mekânı lüks bir spor salonu. Erkek bedeninin kutsandığı, protein tozlarının kutsal su gibi tüketildiği, kasların özgüven yerine geçtiği steril bir tapınak. Burada kadın zaten bir yabancı. Göçmen, düşük statülü, edilgen bir hizmet figürü. Bu tablo, İstanbul’un neoliberal sınıf hiyerarşisini de birebir yansıtıyor: sermaye babadan oğula geçiyor, göçmen emeği ise ter akıtmaya mahkûm. Yonca’nın Barış’a teslim oluşu, bu sınıf/cinsiyet kesişiminde sadece bireysel bir “yasak ilişki” değil; eril tahakkümün gövde gösterisi.</p>
<p data-start="1031" data-end="1563"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-005.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-138254" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-005-620x349.jpg" alt="" width="620" height="349" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-005-620x349.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-005-300x169.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-005-768x432.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-005-60x34.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-005.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;" data-start="1565" data-end="2029">Tecavüz sahnesi, Evrenol’un tüm filmografisinde olduğu gibi, seyirciyi rahatsız etmeyi amaçlıyor. Burada amaç pornografik şiddet değil; sistemin kurbanı nasıl rutinleştirdiğini göstermek. Çünkü Barış ve arkadaşları yalnızca kadın bedenini parçalamıyor, “intihar raporu” ile gerçeği de tecavüze uğratıyor. Devlet, hukuk, aile&#8230; Hepsi erkeklerin çıkarına çalışıyor. Kadın ölürken erkekler serbest.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="2100" data-end="2537">Feminist film teorisi (Carol J. Clover’dan Barbara Creed’e kadar) genelde korku sinemasında kadın bedeninin kurban, &#8220;final kızının&#8221; ise kurtarıcı olduğunu söyler. Korku-gerilim filmlerinde hayatta kalan kadın, erkeğin şiddetinden kurtularak filmdeki son zaferi temsil eder ancak bu figür genellikle pasif bir hayatta kalma içgüdüsüne dayanır ve eril şiddeti yeniden üretmez.</p>
<p data-start="2100" data-end="2537"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-001.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-138250" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-001-620x349.jpg" alt="" width="620" height="349" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-001-620x349.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-001-300x169.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-001-768x432.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-001-60x34.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-001.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;" data-start="2100" data-end="2537">Sayara’da durum farklı: Sayara yalnızca hayatta kalan değil, saldıran, biçen, lime lime eden. Erkeklerin kutsal fallik gücünü kesip atmakla da yetinmiyor, onların etiyle ziyafet çekiyor. Bu, “erkekliğin hadım edilmesi”nden daha vahşi: bir tür antropofajik hesaplaşma.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="2539" data-end="2864">Burada Evrenol, erkek egemen şiddet anlatısını ters yüz ediyor. Sayara, eril şiddeti taklit etmiyor; onu mülksüzleştiriyor. Bu anlamda film, kadın bedeninin “cinselliğiyle korkutucu” kılındığı tüm anlatılara da meydan okuyor. Sayara’nın dehşeti erotik değil; kaslı, kanlı, saf şiddet. Dişil beden artık kurban değil, katil.</p>
<h4 style="text-align: justify;" data-start="2539" data-end="2864"><strong>Devletin Babası, Kadının Yumruğu</strong></h4>
<p style="text-align: justify;" data-start="2913" data-end="3354">Filmin en ilginç detayı, Sayara’nın babası: Sovyet sambo şampiyonu, derin devlet figürü Şamil Bazarov. Normalde erkek intikam filmlerinde baba figürü, oğluna “adalet” öğretir. Burada baba, kızına dövüş öğretiyor. Yani erkek şiddet geleneği, bir kız çocuğuna devrediliyor. Bu devrin sonucu, “kadının erkekliğe saldırısı.” Kadın, artık kurban olmamak için erkekliğin kodlarını çalıyor. Devletin öğrettiği taktiklerle devlete karşı savaşıyor.</p>
<p data-start="2913" data-end="3354"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-004.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-138253" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-004-620x349.jpg" alt="" width="620" height="349" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-004-620x349.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-004-300x169.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-004-768x432.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-004-60x34.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/Sayara-2024-004.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;" data-start="3424" data-end="3778">Kadınların adalet bulamadığı, yasaların erkeklerin cebine girdiği bir ülkede, Sayara’nın kan banyosu salt tür sineması değil; bir toplumsal fantezi. Seyircinin içindeki öfkeyi dillendiren, bastırılmış adalet arzusunu tatmin eden bir tür ritüel.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="3780" data-end="4109">Evrenol’un sineması her zaman “ucuz” gibi görünen tür kodlarını bir toplumsal ayna olarak kullandı. Baskın’da erkekliğin polis üzerinden cehenneme dönüşünü gördük. Housewife’da kadınlığın baskılanmış travmasını. Sayara ise doğrudan bir saldırı: “Erkek dünyasını, onun kutsal alanını, onun gücünü kadın da parçalayabilir.”</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="4158" data-end="4444">Sayara, bir “kadın vigilante” filmi olmanın ötesinde, feminist bir şiddet manifestosu. Burada adalet, mahkeme salonunda değil, yumrukta, tekmede, ısırıkta. Can Evrenol, intikam temasını Yeşilçam’ın bilinçsiz tekrarlarından kurtarıp feminist öfkenin kanlı bayrağına dönüştürüyor. Kadın artık kurban ya da kurtarılacak nesne değil; erkek dünyasının şiddet tekellerini kıran bir fail. Sayara, istisnai bir örnek olarak, seyirciyi kadın bedenini arzulamaya değil, onunla özdeşleşmeye zorluyor.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="4446" data-end="4622">Çünkü mesele sadece intikam değil; mesele, kadının erkek dünyasına dalıp, onun en güçlü sandığı silahlarını ele geçirip, geri kafasına geçirmesi ve ortalığı dağıtacak bu filmin bu kadar az konuşulması benim canımı sıkıyor ama o başka bir yazının konusu!</p>
<h3 style="text-align: right;" data-start="4446" data-end="4622"><em><strong>MTŞ</strong></em></h3>
</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/cinsiyetin-silahlari-erkekligin-sokulusu-ve-sayara/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/cinsiyetin-silahlari-erkekligin-sokulusu-ve-sayara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sayara’nın Düşündürdükleri</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/sayaranin-dusundurdukleri/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/sayaranin-dusundurdukleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Koltuğu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 09:45:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gore Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Korku Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Antigone]]></category>
		<category><![CDATA[Can Evrenol]]></category>
		<category><![CDATA[Gözde Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam Meleği]]></category>
		<category><![CDATA[Laura Mulvey]]></category>
		<category><![CDATA[Sayara]]></category>
		<category><![CDATA[Sayara İntikam Meleği]]></category>
		<category><![CDATA[Sofokles]]></category>
		<category><![CDATA[Sophocles]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Tümay Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=138245</guid>

					<description><![CDATA[Sayara, erkek şiddeti sonucunda zarar gören, kaybolan, yaşamını yitiren kadınların yaşamını, seçimlerini ve görünüşünü didik didik etme halinin ve bir çırpıda adalet talebi hakkında hüküm verme refleksinin adaletsiz şiddetini seyircinin yüzüne bir şamar gibi çarpıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>“babadan miras kalan bir günahı ödüyorsun belki de”<strong>(1)</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Simgesel yapı bakımından janr filmleri genellikle belirli bir duygulanımı ve seyirci/film ilişkisini ima eder. Bu açıdan türün vaat ettiği deneyim, seyircinin filmin kurgusuyla karşılaşmasından çok önce başlamıştır zaten. Filmin düzeneğinde işleyen işitsel ve görsel imlerin veya araçların, bilhassa Hollywood sinemasında deneyimlemeye alışık olduğumuz biçimde seyircinin filmle kısıtlı bir ilişki kurmasına sebep olduğu söylenebilir. Geç kapitalizme özgü boş zaman etkinliği olarak “sinemaya-gitme”nin merkezinde kendi konumunu sorgulamasına imkân tanınan bir seyirci değil; filmden tam olarak neler alacağını adeta harfiyen bilen, hatta filme gitmeden filmi çoktan tüketmiş olan, boş deneyimin öznesi olarak seyirci vardır. Ancak Hollywood sineması dâhil olmak üzere, hangi janr olursa olsun filmlerle kurduğumuz bu tek biçimli ilişkiyi bir kenara bırakarak, onları etik-politik içerimleri bakımından ele alabileceğimiz bir yaklaşım geliştirebiliriz. Söz gelimi Slavoj Zizek sıradan filmlere psikanalitik teorinin merceğiyle yaklaşarak düşünce üreten teorisyenlerden sadece biri. Male gaze kavramsallaştırmasıyla Laura Mulvey de örnek gösterilebilir elbette. Filmlere, bütünlüklü ve homojen anlatılar gibi bakmak yerine, onlara zamansal, mekânsal, işitsel ve görsel unsurlarını parçalayarak, başka düşünce hatlarının olanağını sağlayacak şekilde yaklaşabiliriz. Umut Tümay Arslan, <em>Kat, Sinema ve Etik</em> adlı kitabının giriş bölümünde filmleri oluşturan unsurların kurduğu bütünlüğü bozduğumuzda filmin gerçeklik düzenlemesinin etik ve politik boyutlarını görebileceğimizi ifade eder (2020, s.9). Sinemada etiği düşünmek ise doğru ve yanlış arasındaki verili bir ayrımı varsayan; doğru davranışın, kimliğin veya hayatın sahnelenmesini merkeze alan bir alana adım atmak değildir kesinlikle. Daha çok film ve seyirci arasında başka türlü bir “karşılaşma imkânı”nı yoklayan bir sorgulama olarak, seyirciye, onun yaşam dünyasına has olmayan, ona uzak ve yabancı yaşam ve duygulanım biçimlerine açık olması için gerekli zemini sağlayacak bağlantılar kurabilmektir (Arslan, 2020, s.13). Bu aynı zamanda seyircinin sinema evreninin dışında tanıklık ettiği, hakkında yazılıp çizilen, tartışılan ve hüküm verilen “gerçek” bir olayın yeniden sahnelenmesiyle karşılaşmasını sağlamak anlamına gelir. Yönetmenin ya da bir bütün olarak filmin “görevi”, karşılaşmanın doğru addedilen bir biçimini gerçekleştirmekten ziyade, seyircinin bakışını mevzubahis olayda görmeyi reddettiği yere çekebilmek, klasik ahlaki refleks veya alerjileri ile yüzleşmesini sağlamaktır. Tam da bu minvalde Baskın (2015), Peri (2019), Ev Kadını (2017) filmleriyle tanınan, tartışmalı figür Can Evrenol’un yönettiği Sayara: İntikam Meleği (2024) filmini ele almak istiyorum. Zira gerilim, suç ve aksiyon türüyle ilişkilendirilen filmin, majör politik bir meseleyi; eril şiddeti konu edinmesi hasebiyle, söz konusu janrın ima ettiği zevk alma biçiminin ötesinde değerlendirilmeyi gerektirdiğini düşünüyorum. Diğer bir deyişle, janrın vaat ettiği hazzın dışında seyircinin filmle başka türlü bir ilişki kurabildiği, “yerleşik ve apaçık olan anlam istikametinin silindiği” (Arslan, 2020, s. 15) bir düzeneğin filmde mevcut olup olmadığına bakılmalıdır. Bu yazıda üç tema etrafında filmle ilişki kurmaya çalışacağım: Antigone tragedyası, dişil canilik ve eril şiddet.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/sayaranin-dusundurdukleri/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/sayaranin-dusundurdukleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Equalizer 3 / Adalet 3: Son (2023)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-equalizer-3-adalet-3-son-2023/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-equalizer-3-adalet-3-son-2023/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 08:01:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet 3]]></category>
		<category><![CDATA[Antoine Fuqua]]></category>
		<category><![CDATA[Denzel Washington]]></category>
		<category><![CDATA[Mauro Fiore]]></category>
		<category><![CDATA[Oliver Wood]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Richardson]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Polanski]]></category>
		<category><![CDATA[The Equalizer]]></category>
		<category><![CDATA[The Equalizer 3]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=133173</guid>

					<description><![CDATA[The Equalizer 3, üçlemenin en zayıf filmi, çünkü öyküsü zayıf ama anlatıya serpiştirilen saf sinema anlarına vuruldum.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>The Equalizer 3, üçlemenin en zayıf filmi çünkü öyküsü zayıf, birçok noktası (bombalama eylemleri, polise uygulanan canice şiddet, kan kaybıyla araba sürme ve saatlerce yolculuk yapma, McCall’un kurtarılış ve doktoru ikna ediş şekli, Emma karakterinin zerre kadar inandırıcı olmayan kimliği vs.) itibariyle de inandırıcılıktan uzak. Herhalde, “Bu son filmi İtalya’nın güneyinde çekelim, McCall da emeklilik öncesinde İtalyan mafyasını çökertsin, önceki filmlerle de bir bağlantı düşünürüz” demişler. Ben genelde beğenmediğim filmleri yazmam çünkü zamanım yok. Peki bu filmi niye yazıyorsun diyeceksiniz, çünkü beğendim. Öyküye değil ama anlatıya serpiştirilen saf sinema anlarına vuruldum.</strong></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-equalizer-3-adalet-3-son-2023/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-equalizer-3-adalet-3-son-2023/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öfkenizi Kusmaya Hazırlanın: Mandy (2018)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/mandy-2018/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/mandy-2018/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Sep 2018 10:32:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Body Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Gore Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Andrea Riseborough]]></category>
		<category><![CDATA[Beyond the Black Rainbow]]></category>
		<category><![CDATA[Black Sabbath]]></category>
		<category><![CDATA[Cenobites]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Dungeons & Dragons]]></category>
		<category><![CDATA[Evil Empire]]></category>
		<category><![CDATA[Hellraiser]]></category>
		<category><![CDATA[Johann Johannsson]]></category>
		<category><![CDATA[King Crimson]]></category>
		<category><![CDATA[Lenorr Tor]]></category>
		<category><![CDATA[Linus Roache]]></category>
		<category><![CDATA[Mandy]]></category>
		<category><![CDATA[Mötley Crüe]]></category>
		<category><![CDATA[Nicolas Cage]]></category>
		<category><![CDATA[Panos Cosmatos]]></category>
		<category><![CDATA[Ronald Reagan]]></category>
		<category><![CDATA[Shock Waves]]></category>
		<category><![CDATA[Starless]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat]]></category>
		<category><![CDATA[Tor Books]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=107159</guid>

					<description><![CDATA[Mandy, ilk bakışta bilindik bir intikam öyküsü anlatıyor gibi görünüyor. Evet, öyle ama sadece "intikam filmi" demek büyük haksızlık olur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/09/Mandy-2018-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-107161" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/09/Mandy-2018-poster-300x429.jpg" alt="" width="225" height="322" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/09/Mandy-2018-poster-300x429.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/09/Mandy-2018-poster-600x859.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/09/Mandy-2018-poster-620x887.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/09/Mandy-2018-poster.jpg 640w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a>İnsanı koltuğuna mıhlayıp kıpırdamasına müsaade etmeyen (ve itiraf edelim, her bünyeye uygun olmayan) ağır bir uyuşturucuya benzeyen ilk filmi <strong>Beyond the Black Rainbow</strong> (2010) ile tanıdığımız Panos Cosmatos’un, yeni filminde gönlümüzdeki yeri apayrı olan ama bir hayli uzun zamandır çöp filmlerle mesaisini dolduran Nicolas Cage ile çalışacağını duyduğumda niyeyse çok heyecanlanmıştım. Ocak 2018’de Sundance’te prömiyerini yaptıktan sonra yurt dışından gelen iyi eleştiriler ise mesnetsiz heyecanımı sabırsızlığa dönüştürmüştü. Uzunca bir bekleyişten sonra nihayet Mandy ile buluştuk.</p>
<p style="text-align: justify;">Film, Texas’ta adam kaçırma, soygun ve cinayetten hüküm giymiş Douglas Roberts’ın 20 Nisan 2005’te iğneyle idam edilmeden önce söylediği son sözler ile başlıyor: “Öldüğüm zaman beni derine gömün, ayakuçlarıma iki hoparlör yerleştirin, başımı da bir kulaklıkla sarıp sarmalayın ve rock’n roll tarzı müzik çalın öldüğümde.” Hemen akabinde de Roberts’ın son isteğini yerine getirmek istercesine King Crimson’ın 1974 tarihli Red albümünün kapanış parçası Starless eşliğinde akmaya başlıyor açılış jeneriği.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/mandy-2018/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/mandy-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Equalizer 2 / Adalet 2 (2018)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-equalizer-2-2018/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-equalizer-2-2018/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Sep 2018 11:27:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet 2]]></category>
		<category><![CDATA[Antoine Fuqua]]></category>
		<category><![CDATA[Denzel Washington]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam]]></category>
		<category><![CDATA[Melissa Leo]]></category>
		<category><![CDATA[Olympus Has Fallen]]></category>
		<category><![CDATA[Shooter]]></category>
		<category><![CDATA[Southpaw]]></category>
		<category><![CDATA[Tears of the Sun]]></category>
		<category><![CDATA[The Equalizer]]></category>
		<category><![CDATA[The Equalizer 2]]></category>
		<category><![CDATA[The Magnificent Seven]]></category>
		<category><![CDATA[Training Day]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=106694</guid>

					<description><![CDATA[The Equalizer 2 hakkında yazmamın sebebi basit bir intikam öyküsünü güzellemek değil. Filmi bu işin birinci ligine taşıyan bazı özellikler var.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Equalizer-2-Adalet-2-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-103148" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Equalizer-2-Adalet-2-poster-300x430.jpg" alt="" width="225" height="322" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Equalizer-2-Adalet-2-poster-300x430.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Equalizer-2-Adalet-2-poster-600x860.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Equalizer-2-Adalet-2-poster-620x889.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Equalizer-2-Adalet-2-poster.jpg 628w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a>Baştan söyleyeyim, bu dahil, bütün yazılarım sürprizbozan (spoiler) içerir. Bir eseri “sanat eseri” yapan, onu var eden temel koşulların ve detayların hiçbirine değinmeyen bir yazı yazmayı sevmiyorum. Öyle yazılar yazdım mı, evet, çok yazdım ama 12 yıldır yazmıyorum. The Equalizer 2 hakkında bir yazı yazmamın sebebi, çok da ahım şahım olmayan bir intikam öyküsünü güzellemek değil. Kabul ediyorum, bu hikâye çok da çarpıcı, etkileyici ve unutulmaz bir hikâye değil ama bu filmi bu işin birinci ligine taşıyan bazı özellikler var, onları biraz açmak istiyorum. Özellikle yerli yönetmenlerimizin ve yönetmen adaylarımızın The Equalizer 2&#8217;yi mutlaka seyretmeleri gerektiğini düşünüyorum. Naçizane tavsiyemdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sinemanın bir sanat olarak kabul görmesinde Melies, Griffith, Chaplin, Keaton, Lang, Vertov, Kuleşov, Eisenstein, Dreyer, Welles, Hitchcock, Kubrick ve Godard gibi dünyanın dört bir tarafından sayısız ustanın tarifi mümkün olmayan boyutta katkıları olduğu su götürmez. Peki, bu ustaların sinemaya katkılarını nasıl tarif edebiliriz? Bu bağlamda, ortak bir özellikleri var mıdır? Evet, vardır. İstisnasız kaidesiz hepsi sinemanın anlatım olanaklarını geliştirmiş yönetmenlerdir. Amiyane tabirle “yeni bir şeyler söylemiş” kişilerdir ve inanın bana, bunu yapmak çok zordur.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-equalizer-2-2018/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-equalizer-2-2018/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ciddiye Almazsan Keyifli Film Aslında: Death Wish (2018)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/ciddiye-almazsan-keyifli-film-aslinda-death-wish/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/ciddiye-almazsan-keyifli-film-aslinda-death-wish/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semra Uygun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2018 18:31:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Bruce Willis]]></category>
		<category><![CDATA[Death Wish]]></category>
		<category><![CDATA[Eli Roth]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam Filmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=96276</guid>

					<description><![CDATA[Korku filmlerinin afacan yönetmeni Eli Roth bu yıl, 1974 yapımı “Death Wish” filminin remake’iyle karşımızda.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sinemada ve edebiyatta intikam konulu hikayeleri hep sevmişimdir. Kırılma noktasına kadar psikolojik ve fiziksel baskı altında kalan, ezilen karakterlerin “Monte Kristo Kontu”ndaki gibi ince ince işlenmiş intikam planlarıyla ya da sadece daha sert ve donanımlı bir insana dönüşerek adalet aramaları benim için her zaman heyecan verici olmuştur. Pek çok sinema izleyicisi için de öyle. Çünkü haksızlığa uğrayan iyi insanların intikamcı “vigilante” olarak verdikleri mücadele izleyicinin o karakterlerle empati kurmasını sağlar. Artık ayağa kalmasını ve hepimizin içine su serpmesini bekleriz. İçimizde yükselen bir ateş vardır çünkü. Ama intikam yüreği asla soğutmaz. Aksine göze göz dişe diş derken daha çok göz çıkar, daha çok diş dökülür. (Ben demiyorum, Gandhi diyor.) İntikam yorucudur. Dünyayı daha kaotik hale getirir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sinema şimdilerde “affetmek” diliyle karşımıza çıkarken, Eli Roth son filmi “Death Wish”te kanlı ve acılı bir intikam ruhunu devam ettiriyor. Hem de Stoneman Douglas High School saldırısının olduğu, Başkan Trump’ın şiddet içeren söylemlerinin tartışıldığı bir dönemde. Bu zamanda bu filme klasik bir intikam hikayesi demek fazla masum bir yorum olurdu. Paul Kersey karakterinin, M. Night Shyamalan filmi “Unbreakable”daki (2000) ölümsüz kahraman David Dunn’la olan benzerliğine rağmen…</p>
<p><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/26911928618_5e15c58cb2_k.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-96281" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/26911928618_5e15c58cb2_k-620x362.jpg" alt="" width="620" height="362" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/26911928618_5e15c58cb2_k-620x362.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/26911928618_5e15c58cb2_k-600x351.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/26911928618_5e15c58cb2_k-300x175.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/26911928618_5e15c58cb2_k-768x449.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/26911928618_5e15c58cb2_k.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/ciddiye-almazsan-keyifli-film-aslinda-death-wish/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/ciddiye-almazsan-keyifli-film-aslinda-death-wish/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Ronin Hikâyesi: Panzehir</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/bir-ronin-hikayesi-panzehir/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/bir-ronin-hikayesi-panzehir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Başak Bıçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2014 11:21:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=62963</guid>

					<description><![CDATA[Türk Sineması’nın geçmişini bilen, bugününü takip eden hemen herkes bir şeyi çok iyi bilir. Biz nitelikli aksiyon-macera filmi çekemeyiz. Son dönemlerde ucuz komediler ile bayık festival filmleriyle boğulan sinemamızdan çıkan ve film sayılabilecek yapımlar bile çok azken; temposu yüksek, dövüş sekansları sağlam, aksiyonu bol tür filmleri görmek çölde vaha bulmakla eşdeğerdir. Ancak hemen telaşa kapılmayın! Uzun Yol, Yağmur-Kıyamet Çiçeği ve daha pek çok kötü filmin ödüllendirildiği sinemamızda aksiyonseverlerin susuzluğuna iyi gelecek bir film yapıldı: Panzehir! Öteki Sinema &#169; 2026 &#124; 2 yorum &#124; yazının devamı &#187;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Türk Sineması’nın geçmişini bilen, bugününü takip eden hemen herkes bir şeyi çok iyi bilir. Biz nitelikli aksiyon-macera filmi çekemeyiz. Son dönemlerde ucuz komediler ile bayık festival filmleriyle boğulan sinemamızdan çıkan ve film sayılabilecek yapımlar bile çok azken; temposu yüksek, dövüş sekansları sağlam, aksiyonu bol tür filmleri görmek çölde vaha bulmakla eşdeğerdir. Ancak hemen telaşa kapılmayın! Uzun Yol, Yağmur-Kıyamet Çiçeği ve daha pek çok kötü filmin ödüllendirildiği sinemamızda aksiyonseverlerin susuzluğuna iyi gelecek bir film yapıldı: Panzehir!</strong><br />
</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/bir-ronin-hikayesi-panzehir/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/bir-ronin-hikayesi-panzehir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Equalizer (2014)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/equalizer-2014/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/equalizer-2014/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Başak Bıçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2014 08:38:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=61638</guid>

					<description><![CDATA[The Equalizer, geçmişinde pek de gurur duymadığı işler yapan ve bu sebeple teşkilattan ayrılan Robert McCall’un, bir anti-kahramana dönüşmesini konu alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>80’li yıllarda çekilen ve gösterildiği tarihlerde Robert McCall karakteriyle epey popülarite kazanan The Equalizer dizisi, Amerikalı yönetmen Antoine Fuqua’nın son projesi… </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/09/15218605935_b3ecc0c8de_z.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft  wp-image-61642" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/09/15218605935_b3ecc0c8de_z-300x431.jpg" alt="15218605935_b3ecc0c8de_z" width="239" height="343" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/09/15218605935_b3ecc0c8de_z-300x431.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/09/15218605935_b3ecc0c8de_z.jpg 445w" sizes="auto, (max-width: 239px) 100vw, 239px" /></a>The Training Day, Shooter gibi önemli filmleriyle tanınan yönetmenin bu filmini merak konusu haline getiren şey yıllar önce Oscar kazandırdığı oyuncusu Denzel Washington ile yeniden bir araya gelmesiydi. Beklentilerin yüksek olduğu Equalizer’ı vizyona girdiği gün izledim ve şunu söyleyebilirim ki; klişe sosuna fazlaca bulanması sebebiyle The Training Day’in başarısını yakalaması zor gibi görünse de, aksiyon ve şiddet dozu yüksek sahneleriyle türün severlerini kesinlikle tatmin edecek bir film.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/equalizer-2014/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/equalizer-2014/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölüm Emri / Death Sentence (2007)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/olum-emri-death-sentence-2007/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/olum-emri-death-sentence-2007/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Koltuğu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2014 20:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Death Sentence]]></category>
		<category><![CDATA[Fragman]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[James Wan]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Bacon]]></category>
		<category><![CDATA[Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Emri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet filmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=53510</guid>

					<description><![CDATA[İşinde iyi yürekli bir yönetici, evinde karısına ve çocuklarına karşı sorumluluk sahibi sıcak kanlı bir baba… Bir gece silahlı bir soygunda oğlunu kurban vermesiyle bu tablo ters düz olur…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;" align="center"><img decoding="async" alt="" src="http://i.hizliresim.com/K6XZNl.jpg" /></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><span style="color: #800000;"><em><b style="line-height: 1.5em;"> Eğer Konu Ailen İse Gerisi Teferruattır…</b><span style="line-height: 1.5em;"> </span></em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İşinde iyi yürekli bir yönetici, evinde karısına ve çocuklarına karşı sorumluluk sahibi sıcak kanlı bir baba… Bir gece silahlı bir soygunda oğlunu kurban vermesiyle bu tablo ters düz olur… Peki adalet gerekeni yapacak mı? Yoksa oğlunun yitip gitmesini seyreden baba buna daha fazla seyirci kalamayarak elini kana mı bulayacak?</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/olum-emri-death-sentence-2007/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/olum-emri-death-sentence-2007/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Death Wish / Yara (1974)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/death-wish-yara-1974/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/death-wish-yara-1974/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Masis Üşenmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2013 10:16:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Bronson]]></category>
		<category><![CDATA[Death Wish]]></category>
		<category><![CDATA[Death Wish serisi]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tecavüz Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tür]]></category>
		<category><![CDATA[Yara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=46095</guid>

					<description><![CDATA[Michael Winner’ın yönettiği Death Wish (Yara),  Brian Garfield’ın aynı adlı romanından uyarlanmış bir “vigilante” (intikamcı) hikayesi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><strong>1974 yapımı Death Wish (Yara),  Brian Garfield’ın aynı adlı romanından uyarlanmış bir “vigilante” (intikamcı,  kanuni yetkisi olmadan kendi fikrine göre zorla düzen sağlamaya uğraşan kimse) hikayesi. </strong></p>
<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/05/death-wish.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-46101" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/05/death-wish-300x448.jpg" alt="" width="250" height="373" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/05/death-wish-300x448.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/05/death-wish.jpg 335w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Michael Winner’ın yönetip başrolünde efsanevi çirkin kral Charles Bronson’un oynadığı film ikilinin kariyeri için de bir dönüm noktası olarak dikkat çekiyor.<b><b> </b></b></p>
<p dir="ltr" style="text-align: justify;">Charles Bronson’ın tüm karizması ile hayata geçirdiği Paul Kersey kendi halinde, karısı, kızı ve damadı ile mutlu bir hayat süren sapına kadar liberal değerlerle donanmış bir mimardır. Filmin başında sahillerde güneşlenen, partilere akan Kersey ailesi evliliklerini tazeledikleri tatilden dönerler ve New York’un yorucu yaşantısına tekrar dahil olurlar.<b><b> </b></b></p>
<p dir="ltr" style="text-align: justify;">New York’da suç oranları giderek artmaktadır, ancak Kerseyler dehşetin yanıbaşında olduğundan son derece habersizdir. Karısı Joanna (Hope Lange) kızı ile alışverişe köşedeki marketlerine gider. Burada üç vandal arkadaş birbirlerine çeşitli sebzeler atarak geh geh gülmekte, eğlenmektedir. Üç vandallar hoplaya zıplaya dağıttıkları markette Joanna’yı kasada fark eder ve kadının adresini verip alışverişinin eve bırakılmasını istemesi ile müthiş bir plana imza atarlar!</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/death-wish-yara-1974/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/death-wish-yara-1974/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harry Brown (2009)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/harry-brown-2009/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/harry-brown-2009/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Koltuğu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jul 2012 06:40:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Eden Lake]]></category>
		<category><![CDATA[Game of Thrones]]></category>
		<category><![CDATA[Gran Torino]]></category>
		<category><![CDATA[harry brown]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Caine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=33855</guid>

					<description><![CDATA[İlk bakışta “Bir İngiliz Gran Torino’su” izlenimi veren Harry Brown, kötü reklamcılığa kurban gitmiş bir film.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.otekisinema.com/2012/07/harry-brown-2009/harry-brown-poster/" rel="attachment wp-att-33919"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-33919" title="Harry Brown poster" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/07/Harry-Brown-poster-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" /></a></strong>2000’lerin sessiz ama seyircisine bazen hoş sürprizler sunmayı ihmal etmeyen bir alt türü şüphesiz vigilante sinemasıydı. Amerikan sineması Death Sentence, Gran Torino ve Hobo with a Shotgun ile özellikle 2000’lerin ikinci yarısında kişisel adalet hikayeleri açısından bize gayet renkli bir dönem yaşatmıştı. Çok keskin olmayan gözlerin dikkatinden kaçan bir vigilante filmi ise 2009’da İngiltere’de vizyon yüzü gördü. İlk bakışta “Bir İngiliz Gran Torino’su” izlenimi veren <strong>Harry Brown</strong>, kötü reklamcılığa kurban gitmiş bir film diyebiliriz; zira benzer plotlara da sahip olsa Harry Brown kesinlikle bir kopya film değil, Gran Torino’dan çok farklı ve onun kadar sürükleyici bambaşka bir deneyim. Sir <strong>Michael Caine</strong> de intikam savaşçımız olunca bu filmi geri plana atmak sinema tanrılarına hakarete eşdeğer.</p>
<p style="text-align: justify;">Hikayemizin kahramanı Harold “Harry” Brown, şehrin fakir mahallelerinden birinde yalnız yaşayan bir donanma emeklisidir. Uyuşturucunun ve kaçakçılığın alıp başını gittiği mahallesinde Harry’e yoldaşlık eden tek insan, kendi gibi yaşlı bir mahalleli olan Leonard’dır. Bir gece Leonard sürekli tacizine uğradığı genç serserilere meydan okumaya karar verir, ancak bu hareketi ölümünü  beraberinde getirir. Zanlı gençler yakalanırlar ve delil yetersizliğinden ertesi gün serbest bırakılırlar. Daha da kötüsü Leonard’ın yanında taşıdığı uzun bıçaktan ötürü “saldırgan” sıfatı alma ve kendi katillerini haklı konuma getirme tehlikesi vardır. Tüm bunlara seyirci kalmaya mahkum, yozlaşmanın ve adaletsizliğin ortasında nefes almak için savaş veren Harry’nin de sınırları vardır. Ve bu sınırların ötesine geçmesi, bir serserinin onu bıçağıyla tehdit etmesine bağlıdır artık&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/harry-brown-2009/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/harry-brown-2009/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hara-Kiri: Death Of A Samurai / Ichimei (2011)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/hara-kiri-death-of-a-samurai-ichimei-2011/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/hara-kiri-death-of-a-samurai-ichimei-2011/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Masis Üşenmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jun 2012 19:41:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Dövüş Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[13 Assassins]]></category>
		<category><![CDATA[Chambara]]></category>
		<category><![CDATA[Death Of A Samurai]]></category>
		<category><![CDATA[Hara-Kiri]]></category>
		<category><![CDATA[Hara-Kiri: Death Of A Samurai]]></category>
		<category><![CDATA[Samurai]]></category>
		<category><![CDATA[Samuray]]></category>
		<category><![CDATA[Samuray Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Seppuku]]></category>
		<category><![CDATA[Takashi Miike]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=32858</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Miike filmi Hara-Kiri: Death Of A Samurai, Masaki Kobayashi’nin 1962’de çektiği Hara-Kiri’yi (Seppeku) yeniden yorumluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/06/hara-kiri-seppuku-death-of-a-samurai1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-32893" title="hara-kiri-seppuku-death-of-a-samurai" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/06/hara-kiri-seppuku-death-of-a-samurai1-215x300.jpg" alt="" width="215" height="300" /></a>Takashi Miike, <strong>13 Assassins</strong> (2010) ile canlandırdığı Japon kılıç filmleri (chambara) türünü devam ettirmeye niyetli gibi. Yeni filmi Hara-Kiri: Death Of A Samurai (Ichimei) ile Japon sinemasının geçmişinde büyük bir önemi olan türe hem bir saygı duruşu yaparken hem de Masaki Kobayashi’nin 1962’de çektiği <strong>Hara-Kiri</strong>’yi (Seppeku) yeniden yorumluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">3D olarak çekilen film, samuray onuru konusunu işliyor. Bir samuray için onur yaşama nedenidir ve onurunu kaybettiği anda artık yaşaması için de bir neden kalmaz ve Hara (karın) Kiri (deşme) yoluna giderek hayatına son vermeyi seçer. Film de bu ritüeli ele alırken aynı zamanda o dönemdeki Japonya’nın içler acısı halini gözler önüne seriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">17. yüzyıl Japonyasında geçen hikayemizde samuray Hanshiro Tsugumo (Ebizo Ichikawa, Space Battleship Yamato, Musashi, Sea Without Exit) Li hanesini ziyaret ederek barış döneminde başsız kalan bir samuray (ronin) olarak daha fazla yaşamasına neden olmadığını iletir ve bahçelerinde seppuku yapmak için izin ister.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/hara-kiri-death-of-a-samurai-ichimei-2011/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/hara-kiri-death-of-a-samurai-ichimei-2011/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Punisher: War Zone (2008)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/punisher-war-zone-2008/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/punisher-war-zone-2008/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Koltuğu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 03:57:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Castle]]></category>
		<category><![CDATA[Garth Ennis]]></category>
		<category><![CDATA[Punisher]]></category>
		<category><![CDATA[Punisher: War Zone]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=31178</guid>

					<description><![CDATA[Punisher: War Zone filminin hayranlarına tek getirisi Rob Zombie, Slipknot ve Slayer gibi isimleri içinde barındıran güçlü soundtrack olmuş.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><em><strong>Uyarı: Bu iflah olmaz bir Punisher hayranının yazısıdır. </strong></em></span></h4>
<h3 style="text-align: center;"><strong>Castle’s Way</strong></h3>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/05/Punisher.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-31293" title="Punisher" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2012/05/Punisher-214x300.jpg" alt="" width="214" height="300" /></a>Şüphe götürmez bir gerçek vardır ki, Marvel evreninin biricik “öteki”si Punisher’dır (Eski tüfekler kendisini “Mavi Kaplan” olarak tanımaktadırlar). İlk olarak Spiderman’in Şubat 1974 tarihli 129. sayısında (çok da gelecek vaat etmeyen bir minör kötü olarak) kendini gösteren Frank Castle, ailesinin ölümünden sonra kendini mafyaya karşı sonsuz bir savaşa adamış, Vietnam gazisi bir sokak savaşçıdır. Suça yaklaşımı ve suçlularla savaşma yöntemlerindeki aşırılık yüzünden anaakım bir karakter olma şansı asla bulamayacak Punisher, enteresan bir şekilde dönemin çizgiroman okurları tarafından büyük ilgiyle takip edilir. Zira çizgiromanda “antikahraman”, özellikle seksenlerin sonunda temel bir ihtiyaca dönüşeceğinin sinyallerini vermiştir artık. DC Comics, Frank Miller’ın Dark Knight Returns’ü ve Alan Moore’un unutulmaz Watchmen miniserileri ile eski steril dünyaya restini çekmiş, idealize edilmiş “kahraman” ikonunun devrini kapamıştır. Modern kahraman görüntüsü artık değişmek zorundadır. Egoizm kahraman için hala bir günahtır, ancak onun sonsuz yolculuğundaki akılalmaz şevki ve coşkusu sorguya muhtaçtır. Okur, güzel bir dünyanın yanılsamasına kapılmış tayt tutkunları değil, daha trajik ve daha gerçek yüzler, gerektiğinde tek motivasyonu kırılan gururu ya da kalbine kazıdığı intikam olan karakterler görmek ister. Bugünün anaakım çizgiromanının hakim ismi Marvel, kahramanlarındaki tüm çeşitliliğe rağmen bu konuda başarılı bir sınav veremez. Aklının yarısını Vietnam’ın ormanlarında bırakmış gibi gözüken ve New York’un süper kahramanının da süper kötüsü kadar bulaşmak istemediği Punisher, Marvel’in ihtiyacı olan karanlık ve “yetişkin” içeriğe dönemi koşullarında yakınsamayı başarmış, bu sebeple kendi ünlenemese bile Marvel çizgiromanlarının olgunlaşmasında yadsınamaz bir etkisi olmuştur.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/punisher-war-zone-2008/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/punisher-war-zone-2008/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Young Warriors (1983)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/young-warriors-1983/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/young-warriors-1983/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2012 20:40:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante]]></category>
		<category><![CDATA[80's]]></category>
		<category><![CDATA[Cannon Films]]></category>
		<category><![CDATA[Death Wish]]></category>
		<category><![CDATA[Lawrence D. Foldes]]></category>
		<category><![CDATA[Lemon Popsicle]]></category>
		<category><![CDATA[The Cannon Group]]></category>
		<category><![CDATA[Yoram Globus]]></category>
		<category><![CDATA[Young Warriors]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=12823</guid>

					<description><![CDATA[Motosikletinin üzerinde elinde makineli tüfeğiyle, kafası bandanalı, genç ve asi bir Amerikalı, arkadan ona sarılmış bir fıstık. Bir nevi "at, avrat, silah"... İşte film budur!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/07/247960.1020.A.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12827 aligncenter" title="Young Warriors" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/07/247960.1020.A.jpg" alt="" width="574" height="883" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/07/247960.1020.A.jpg 574w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/07/247960.1020.A-195x300.jpg 195w" sizes="auto, (max-width: 574px) 100vw, 574px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>80&#8217;lerin ortası ama sanki başlarına biraz daha yakın&#8230; Ne zamandır tanışmak istediğim kızla, yakın bir arkadaşımın çöpçatanlığı vesilesiyle sinemadayım. Çocukluktan yeni çıkmış yüreğim, vücudumda üreyen tuhaf kimyasalların karışımından mütevellit bir heyecan ve korku içerisinde&#8230;  Daha bir kaç yıl önce mahallede dalga geçip tartakladığımız, sopayla eteğini kaldırıp utandırdığımız kız ırkının henüz serpilmiş bu temsilcisi karşısında şimdi aciz ve sıtmalı bir köleyim.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tüm organizasyon bana ait&#8230; Sinemaya gitme fikri ve hatta gideceğimiz film&#8230; Zaten öyle çok fazla seçme şansımız da yok çünkü sinemalar şimdiki gibi değil&#8230; Tek salon, tek film! Şansımı, beni afişiyle bakıştığımız anda cezbeden filme, yani bu yazının da konusu olan The Young Warriors&#8217;a kullandım. Motosikletinin üzerinde elinde makineli tüfeğiyle, kafası bandanalı, genç ve asi bir Amerikalı, arkadan ona sarılmış bir fıstık. Bir nevi &#8220;at, avrat, silah&#8221;&#8230; İşte film budur!</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			6 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/young-warriors-1983/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/young-warriors-1983/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
