<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinematik Portreler &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/kategori/sinematik-portreler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Nov 2025 04:48:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>Sinematik Portreler &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Boyalar Kuruduğunda: Drew Struzan &#8211; Sinemanın Son Ressamı</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/boyalar-kurudugunda-drew-struzan-sinemanin-son-ressami/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/boyalar-kurudugunda-drew-struzan-sinemanin-son-ressami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 16:16:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=143451</guid>

					<description><![CDATA[Drew Struzan, ticari sinemanın yalın pazarlama refleksini, klasik portre geleneğinin ışık ve yüzey bilgisiyle birleştirerek, afişi reklâm olmaktan çıkarıp ikonografiye dönüştürdü, dahası stüdyo sinemasının endüstriyel ritminde kişisel bir imza atmanın mümkün olduğunu kanıtladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Sinema afişi, filmin vizyona girmeden önce kurduğu ilk cümlenin ta kendisi; fragmandan da önce zihne kazınan bir imge, hatta bazen filmin kendisinden uzun yaşayan bir hafıza tekniği.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/F78B73DA3823D14384985EA1A063C74D_low.webp"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-143453 alignright" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/F78B73DA3823D14384985EA1A063C74D_low-620x516.webp" alt="" width="290" height="241" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/F78B73DA3823D14384985EA1A063C74D_low-620x516.webp 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/F78B73DA3823D14384985EA1A063C74D_low-300x250.webp 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/F78B73DA3823D14384985EA1A063C74D_low-768x639.webp 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/F78B73DA3823D14384985EA1A063C74D_low-60x50.webp 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/F78B73DA3823D14384985EA1A063C74D_low.webp 1400w" sizes="(max-width: 290px) 100vw, 290px" /></a>Bu cümlenin gramerini, yirminci yüzyılın son çeyreğinde yeniden yazan isim Drew Struzan oldu; ticari sinemanın yalın pazarlama refleksini, klasik portre geleneğinin ışık ve yüzey bilgisiyle birleştiren bu ressam, afişi reklâm olmaktan çıkarıp ikonografiye dönüştürdü, dahası stüdyo sinemasının endüstriyel ritminde kişisel bir imza atmanın mümkün olduğunu kanıtladı.</p>
<p style="text-align: justify;">13 Ekim 2025’te 78 yaşında aramızdan ayrıldığında ardında Star Wars’tan Indiana Jones’a, Back to the Future’dan The Thing’e uzanan ve popüler kültürü belirleyen bir görüntü atlası bıraktı; haber bültenleri ölüm tarihini yazmakla yetinmedi, bir dönemin kapanışını not düştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Başlangıçta plak kapaklarıyla edinilmiş bir mesleki çeviklik vardı; Beach Boys’tan Alice Cooper’a uzanan görsel görevler, müzik endüstrisinin dramatik vurgusunu ve sahne ışığını resim düzlemine taşıma alışkanlığı kazandırdı. Sinemaya geçişiyle birlikte Struzan, yıldız mitolojisini stüdyo portreciliğinin kusursuzluğu ile bir tür “hikâye öncesi duygu bildirimi”ne dönüştürdü; George Lucas ve Steven Spielberg ekseninde kurduğu birliktelikler, Lucasfilm ve Amblin’ın kurumsal estetiğine bizzat renk, doku ve ritim verdi, Harry Potter ve Blade Runner gibi farklı tonlardaki evrenlere bile aynı ısıyı taşıdı. Bu birliktelikler tesadüf değildi; 1978 tarihli Star Wars yeniden gösterim afişiyle gelen sıçrama, 80’ler boyunca gişe sinemasının hafızasına resmen mühür vurdu.</p>
<p><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-143454" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan-620x349.jpg" alt="" width="718" height="404" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan-620x349.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan-300x169.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan-768x432.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan-1536x864.jpg 1536w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan-60x34.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Drew-Struzan.jpg 1600w" sizes="(max-width: 718px) 100vw, 718px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Teknik cephesinde sonuç kadar süreç de öğreticiydi; hava tabancasıyla katmanlanan akrilik boyayı taşıyıcı karton üzerinde inşa ederken, renkli kalemle eklediği mikro dokularla hem teni hem kumaşı hem metal yüzeyleri yaşayan bir organizmaya çevirdi, bu sayede fotoğrafla yarışan bir gerçekçilik yerine “resme özgü” bir ikna gücü üretti. Katmanlı ışık duygusu, spot ışığını modelleyen teatral bir anlayışla birleşti; poster, yıldızları sırayla sahneye alan, hiyerarşik ama akışkan bir kompozisyona dönüştü. Teknik tarifin kaba özeti budur; “karton zemin üzerine airbrush tekniğiyle akrilik boya” formülü ile “kuru boya” dokularının bileşimi, Struzan görgüsünün iskeletini oluşturur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yaklaşım, tek tek filmlerin pazarlama kampanyalarından daha fazlasını sağladı; Star Wars üçlemesinin farklı dönem afişlerinde ya da Indiana Jones serisinin varyantlarında görüldüğü gibi, afişler diziler arasında estetik bir süreklilik yarattı, bir tür “evren duygusu”nu başlı başına resimle taşıdı, Back to the Future üçlemesinde zaman fikrini eğik perspektif ve saat ikonografisiyle resme gömen Struzan, The Thing’de negatif uzam ve soğuk beyaz ışıkla tehdit duygusunu yüz göstermeden kurdu, The Shawshank Redemption’da ise yüz ifadesi ve sıcak sepya ile umudu bir portreye sığdırdı. Bugün hâlâ “o film” denince akla gelen görselin bir fotoğraf kadrajı değil, Struzan’ın resmettiği kompozisyon olması tesadüf sayılmaz.</p>
<p><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/j57s5mwhxho91.webp"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-143455" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/j57s5mwhxho91-620x630.webp" alt="" width="702" height="713" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/j57s5mwhxho91-620x630.webp 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/j57s5mwhxho91-300x305.webp 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/j57s5mwhxho91-60x61.webp 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/j57s5mwhxho91.webp 640w" sizes="(max-width: 702px) 100vw, 702px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Dijitalleşmenin posterior dünyası, foto-manipülasyon ve stok görsel ekonomisiyle sinema afişini homojenleştirdi; on yıllardır yerleşen “yüze yapışan mavi-turuncu grada” ya da arka arkaya dizilmiş baş-kompozisyonlara bakınca, el-işçiliğinin bir duygu enstrümanı olarak nasıl kaybolduğunu görmek zor değil. Struzan, 2008’de resmî olarak emekliye ayrıldığını duyurduktan sonra bile seçili işler için geri döndüğünde oluşan yankı, özlenen şeyin tek tek filmler değil, bu filmlerin “tarz” üzerinden kurduğu duygudaşlık olduğunu hatırlatıyordu; The Force Awakens için yaptığı afiş, bir jenerasyonun kaybettiğini sandığı sıcaklık ve macera hissini tek bakışta çağırdı. Bu geri dönüşler, yalnızca nostaljik bir jest değildi; resmin, markanın ötesine geçen sinema duygusunu hâlâ taşıyabildiğinin kanıtıydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" src="https://static1.squarespace.com/static/56608ba6e4b0527b5cbad513/5fbeabba3570fb44d1e127b5/5f4fb18c1c1cad15afc4c8c1/1634648391228/book.jpg?format=1500w" alt="The Art of Drew Struzan Gallery Exclusive Edition — GALACTIC GALLERY" /></p>
<p style="text-align: justify;">Struzan külliyatını sistematik biçimde belgeleyen “The Art of Drew Struzan” albümü ile 2013 tarihli “Drew: The Man Behind the Poster” belgeseli, üretimin arkasındaki zanaat ritüellerini ve tasarım kararlarını ortaya dökerken, bir yandan da stüdyo baskıları, teslim tarihleri ve yıldız temsili gibi yapısal meseleleri soğukkanlı bir dille tartışmaya açtı; afişin yalnızca güzel bir resim değil, aynı zamanda stratejik bir anlatı aracı olduğunu, “hangi yüz nerede durur, hangi bakış nereye yönelir” sorularının bilet kesimine doğrudan etki ettiğini gösterdi. Bu belgeler, akademik çalışma için sağlam birincil kaynak işlevi görüyor; tekniğin nasıl bir yönetmen okumasına dönüştüğünü, bir film dilinin poster diline nasıl tercüme edildiğini adım adım izleyebiliyorsun.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Drew The Man Behind The Poster 2013 1080p" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/olXQ8QSPs5I?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">Endüstri tarihi açısından bir çakışma daha var; İtalyan afiş ustası <a href="https://www.otekisinema.com/afislerin-buyucusu-renato-casaroyu-kaybettik/">Renato Casaro’nun 30 Eylül 2025’te aramızdan ayrılışı</a>, Struzan’ın vefatıyla neredeyse art arda geldi ve resmedilmiş afiş çağının iki dev sütununu birkaç hafta içinde kaybettiğimizi gösterdi. Bu yakınlık, “elle yapılan afiş”in yalnızca nostaljik bir kalıntı değil, Avrupa ve Hollywood çizgilerinin birbirini beslediği bir ortak dil olduğunu, bugün eksikliğini hissettiğimiz özgünlük duygusunun da bu dilden beslendiğini hatırlatıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünün pazarlama departmanları için çıkarım net; Struzan’ın yöntemi, geçmişe dönük bir romantizm değil, çağdaş markalama mantığında eksik kalan “duygusal özgüllük”ün reçetesi. Afişi tekrar bir tasarım problemi olarak değil, bir hikâye problemi olarak kurduğun anda yüzlerin yer değiştirmesiyle bile anlatının ağırlık merkezini oynatabileceğini anlıyorsun; Struzan bunu yaparken yıldızın ölçeğini, ikinci karakterlerin bakış istikametini ve aksiyonun vektörel yönünü matematiksel bir dengeyle kurdu, izleyicinin gözünün posterde izleyeceği rotayı bir mizansen gibi planladı, filmin üslubunu tek bir çerçevede duyulur kıldı. Bu yaklaşım, franchise ekonomisinin tekrar tuzağına düşen bugünkü afiş kültürüne, “aynı olanı farklı göstermek” değil, “farklı olanı tek bakışta tanınır kılmak” dersi veriyor.</p>
<p><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Back-to-the-Future-Indiana-Jones-Star-Wars-Empire-Strikes-Back-Split-Publicity-H-2025.webp"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-143456" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Back-to-the-Future-Indiana-Jones-Star-Wars-Empire-Strikes-Back-Split-Publicity-H-2025-620x349.webp" alt="" width="620" height="349" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Back-to-the-Future-Indiana-Jones-Star-Wars-Empire-Strikes-Back-Split-Publicity-H-2025-620x349.webp 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Back-to-the-Future-Indiana-Jones-Star-Wars-Empire-Strikes-Back-Split-Publicity-H-2025-300x169.webp 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Back-to-the-Future-Indiana-Jones-Star-Wars-Empire-Strikes-Back-Split-Publicity-H-2025-768x433.webp 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Back-to-the-Future-Indiana-Jones-Star-Wars-Empire-Strikes-Back-Split-Publicity-H-2025-60x34.webp 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/Back-to-the-Future-Indiana-Jones-Star-Wars-Empire-Strikes-Back-Split-Publicity-H-2025.webp 1296w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Mirasın özeti şu cümlede gizli duruyor: Struzan, stüdyonun ticari hedefleriyle ressamın ifade özgürlüğünü gerçek bir sentezde buluşturdu, resimsel tekniği yalnızca işçilik gösterisine değil, hafızaya kazınan anlatı tasarımına dönüştürdü, filmlerden bağımsız bir ikonografik değer üretti ve bu sayede sinema tarihini yalnızca perdeye değil duvara da yazdı. Ölüm haberleri elbette biyografik ayrıntıları, hastalık notlarını ve yakınların paylaştığı taziyeleri içeriyor; esas kayıt, bu afişlerin hâlâ zihinlerimizde ilk sahne gibi belirmesi ve sinema denen büyük kolektif rüyayı, beyaz bir kâğıt üzerinde yeniden başlatabilmesi.</p>
<h3 style="text-align: right;"><em><strong>MTŞ</strong></em></h3>
</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/boyalar-kurudugunda-drew-struzan-sinemanin-son-ressami/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/boyalar-kurudugunda-drew-struzan-sinemanin-son-ressami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afişlerin Büyücüsü: Renato Casaro</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/afislerin-buyucusu-renato-casaroyu-kaybettik/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/afislerin-buyucusu-renato-casaroyu-kaybettik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 06:31:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=143271</guid>

					<description><![CDATA[Sinema afişi dediğimiz şey aslında bir yanılsamadır. Birkaç fırça darbesiyle filmin vaadini, karakterlerin tutkusunu, hikâyenin şiddetini veya şefkatini önden hissettiren büyülü bir kapı… İşte bu kapıları en ihtişamlı şekilde boyayanlardan biri Renato Casaro’ydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Filmleri sevdiğim kadar, belki de daha çok, iyi yapılmış film afişlerini severim. İlk yazılarımdan biri olan &#8220;<a href="https://www.otekisinema.com/afisin-onundeki-cocuk/">Afişin Önündeki Çocuk</a>&#8221; bu durumu anlatır. Eskiden bu sanatın ardında müthiş isimler vardı. O filmleri hala güçlü bir şekilde hatırlamamızın bir sebebi de onlar.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Renato Casaro bu isimlerin arasında beni en çok etkileyendi. Onu dün, 90 yaşındayken kaybettik ama kült sanatı film afişlerinde ve hafızalarımızda yaşamaya devam edecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Sinema afişi dediğimiz şey aslında bir yanılsamadır. Birkaç fırça darbesiyle filmin vaadini, karakterlerin tutkusunu, hikâyenin şiddetini veya şefkatini önden hissettiren büyülü bir kapı… İşte bu kapıları en ihtişamlı şekilde boyayanlardan biri Renato Casaro’ydu.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-scaled.avif"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-143276" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-620x400.jpg" alt="" width="620" height="400" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-620x400.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-300x194.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-768x496.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-1536x991.jpg 1536w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-2048x1322.jpg 2048w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2953-60x39.jpg 60w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bugün artık dijital foto-montaj posterler çağındayız. Photoshop’un steril parlaklığında her şey birbirine benziyor. Casaro’nun çizgilerindeki kahramanlık, korku, erotizm ya da merak, seyircinin zihninde kök salmış durumda. Bu yüzden Casaro’yu kaybetmek, biraz da çocukluğumuzun, gençliğimizin, sinema salonu kuyruklarında heyecanla bakıp büyülendiğimiz o dünyaların kaybı gibi.</p>

<a href='https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-scaled.webp'><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="945" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-620x945.webp" class="attachment-medium size-medium" alt="" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-620x945.webp 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-300x457.webp 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-768x1171.webp 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-1007x1536.webp 1007w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-1343x2048.webp 1343w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-60x91.webp 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/4027-scaled.webp 1679w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a>
<a href='https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715.avif'><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="774" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715-620x774.jpg" class="attachment-medium size-medium" alt="" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715-620x774.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715-300x375.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715-768x959.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715-1230x1536.jpg 1230w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715-60x75.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715-480x600.jpg 480w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/2715.avif 1240w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a>
<a href='https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-scaled.webp'><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="902" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-620x902.webp" class="attachment-medium size-medium" alt="" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-620x902.webp 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-300x437.webp 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-768x1118.webp 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-1055x1536.webp 1055w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-1407x2048.webp 1407w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-60x87.webp 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/1170-scaled.webp 1759w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a>

<p style="text-align: justify;">Renato Casaro, 1935’te İtalya’nın Treviso kentinde doğdu. Küçük yaşlardan itibaren resimle iç içeydi. Onun için kâğıt, sadece karalamalar değil, hayal dünyasının kapısıydı. Özellikle sinema salonlarının duvarlarını süsleyen dev afişler küçük Renato’nun zihninde büyülü bir etki bıraktı. Daha çocukken sinema ve resim arasındaki bağın peşine düştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Okul yıllarında çizim yeteneğiyle dikkat çekti. Henüz ergenlik çağında, yerel sinemalarda gösterilen filmler için afişler tasarlamaya başlamıştı. Bu amatör ama tutkulu uğraş, kısa sürede onun mesleki rotasını belirleyecekti.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.kunst-fuer-alle.de/media_kunst/img/12/g/12_rca31~renato-casaro_the-magnificent-seven.jpg" alt="Renato Casaro: The magnificent Seven. Art Print, Canvas on Stretcher" /></p>
<p style="text-align: justify;">1950’lerde Casaro, kariyerinin dönüm noktası olan Roma’ya gitti. O yıllarda Cinecittà stüdyoları Avrupa’nın Hollywood’u gibiydi; Fellini’den Sergio Leone’ye, Hollywood yapımlarından tarihi epiklere kadar sayısız film burada çekiliyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://static01.nyt.com/images/2021/10/22/world/22SaturdayProfile-Casaro-Italy-07/merlin_195919455_92b1a25d-8a8b-4989-88a8-d25d05d83eac-articleLarge.jpg?quality=75&amp;auto=webp&amp;disable=upscale" alt="Renato Casaro's Posters Capture Films' Essential Moments - The New York Times" width="359" height="239" />Casaro, burada büyük afiş ustalarıyla tanıştı, teknik öğrendi ve hızla kendi üslubunu geliştirdi. 1960’lardan itibaren, İtalyan sinemasının yükselişiyle birlikte ismi duyulmaya başladı. Spagetti westernlerden macera filmlerine kadar birçok yapımın posterine imza attı.</p>
<p style="text-align: justify;">Casaro’nun yeteneği kısa sürede Avrupa sınırlarını aştı. Hollywood yapımcıları onun fırçasına hayran kaldılar. 1970’lerden 90’lara kadar birçok büyük yapım için afiş hazırladı. Casaro yalnız değildi. Onunla aynı dönemde Bob Peak, Drew Struzan, John Alvin, Richard Amsel gibi başka devler de sinema afişini bir reklam nesnesi olmaktan çıkarıp başlı başına bir sanat formuna dönüştürdüler. Bu illüstrasyonlar sadece filmleri tanıtmadı; VHS kaset raflarımızda, dergi sayfalarında ve hatta yatak odası duvarlarımızda kimliğimizin bir parçasına dönüştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Casaro ise bu isimler arasında farklı bir noktadaydı: Avrupa sinemasıyla Hollywood’u aynı paletin üzerinde buluşturabilen nadir ustalardan biriydi. Leone’nin spagetti westernlerinden Bertolucci’nin görkemli fresklerine, Hollywood’un fantastik ve tarihi destanlarına kadar her türde çalıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Casaro için bir afiş, izleyicinin salona girmeden önce gördüğü ilk büyüydü. Bu yüzden resimlerinde yalnızca oyuncuların yüzleri değil; destansı gökyüzleri, mitolojik ışıklar, dramatik gölgeler vardı.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-scaled.avif"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-143273 alignright" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-620x806.jpg" alt="" width="305" height="396" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-620x806.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-300x390.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-768x998.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-1182x1536.jpg 1182w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-1575x2048.jpg 1575w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-60x78.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/10/904-scaled.avif 1969w" sizes="auto, (max-width: 305px) 100vw, 305px" /></a>Casaro, 1990’lardan itibaren afiş illüstrasyonunun yerini dijital posterlerin almaya başlamasıyla birlikte ticari işlerden yavaş yavaş çekildi. Ancak sanat üretmeye hiç ara vermedi. Resim yapmayı, özel sergiler açmayı ve koleksiyonerlere özel baskılar hazırlamayı sürdürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">2010’lu yıllarda İtalya ve Almanya’da büyük retrospektif sergiler düzenlendi. Onun eserleri yalnızca sinema tutkunları değil, sanat tarihçileri ve koleksiyonerler için de kıymetli hale geldi ve 1 Ekim 2025’te, 90 yaşında hayata veda ettiğinde, geride yüzlerce unutulmaz afiş bıraktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Renato Casaro, yalnızca bir afiş sanatçısı değil, sinemanın hafızasını çizen bir ressamdı. Onun fırçası, filmlerden daha uzun ömürlü oldu; çünkü Casaro’nun posteri, filmi izlememiş olsak bile zihnimizde yaşamaya devam etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Onu kaybettik ama afişleri hâlâ yaşıyor: Eski bir video kasetin kapağında, bir sinema dergisinin sararmış sayfalarında, ve en çok da hafızamızın en parlak köşelerinde. Afişleri hâlâ bize şunu söylüyor: “Bir zamanlar sinema, fırçayla düşlenen bir rüyaydı…”</p>
<h3 style="text-align: right;"><em><strong>MTŞ</strong></em></h3>
<p><img decoding="async" src="https://i.guim.co.uk/img/media/64a47b59a9b7fd6c951fcf82bed24fe471a74db3/0_0_3543_1696/master/3543.jpg?width=620&amp;dpr=2&amp;s=none&amp;crop=none" /></p>
</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/afislerin-buyucusu-renato-casaroyu-kaybettik/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/afislerin-buyucusu-renato-casaroyu-kaybettik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gidenlerin Ardından: Shelley Duvall (1949-2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-shelley-duvall/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-shelley-duvall/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2024 19:04:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Popeyes]]></category>
		<category><![CDATA[Shelley Duvall]]></category>
		<category><![CDATA[The Shining]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=138299</guid>

					<description><![CDATA[Shelley Duvall’ı keşfeden yönetmen Robert Altman’ın arkadaşları Tommy Thompson ve Brian McKay oldu. Bir partide denk geldikleri kızı o sıralar Sirkte Cinayet (Brewster McCloud, 1970) filmi için oyuncu arayan Altman’a haber verdiler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Beyaz perdenin gördüğü en sinematografik çehrelerden birini, bir döneme damgasını vuran büyük bir aktrisi, Shelley Duvall’ı kaybettik. Duvall’ın sezgilerine dayalı doğal bir oyun tekniği vardı ve kimi oynarsa oynasın, rolüne büyük bir zarafet ve karizma katmayı beceriyordu. Üstelik, karşısındakinin oyun gücünü artıran bir tarzı vardı. Sinema tarihinde Duvall’ın 1970-1981 arasındaki 11 yıllık dönemde peş peşe oynadığı filmler (Brewster McCloud, McCabe &amp; Mrs. Miller, Thieves Like Us, Nashville, Buffalo Bill and the Indians or Sitting Bull’s History Lesson, Annie Hall, 3 Women, The Shining, Popeye, Time Bandits) kadar iyi bir seri yakalayabilmiş çok az aktris vardır, iki elin parmaklarını geçer mi, emin değilim.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-138302 alignleft" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b-620x925.jpg" alt="" width="300" height="448" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b-620x925.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b-300x448.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b-768x1146.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b-1029x1536.jpg 1029w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b-60x90.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2024/07/shelley-duval-2000-8314fafc7ca5420d8ca332607f9afd2b.jpg 1340w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Sanırım ben Shelley Duvall’ı ilk kez TRT’de yayınlanan bir masal programından hatırlıyorum. Küçükken ürkütücü hikâyeler içeren bu programa bayılırdım (Grimm Kardeşler’den uyarlanan “Korkuyu Arayan Çocuk” masalından çok etkilendiğimi hatırlıyorum) ve bu masalların bazılarının sunuculuğunu Duvall yapardı. Yüzü sıra dışı bir imge olarak belleğime çakılmıştı ama kim olduğunu bilmiyordum tabii. Yıllar sonra Vincent Price’ı araştırırken o programdaki Korkuyu Arayan Çocuk masalını onun seslendirdiğini öğrenmiştim, daha sonra onun sesiyle izlemek de nasip oldu. Bu sefer Shelley Duvall’ı Stanley Kubrick’in Cinnet (The Shining, 1980) ve Robert Altman’ın Temel Reis (Popeye, 1980) filmlerinden tanıyor ve seviyordum.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-shelley-duvall/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-shelley-duvall/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Roger Corman’ın Ardından (1926-2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/roger-cormanin-ardindan-1926-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/roger-cormanin-ardindan-1926-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 07:10:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[A Bucket of Blood]]></category>
		<category><![CDATA[Floyd Crosby]]></category>
		<category><![CDATA[Francis Ford Coppola]]></category>
		<category><![CDATA[Machine-Gun Kelly]]></category>
		<category><![CDATA[Megalopolis]]></category>
		<category><![CDATA[Pit And The Pendulum]]></category>
		<category><![CDATA[Roger Corman]]></category>
		<category><![CDATA[The Fall Of The House Of Usher]]></category>
		<category><![CDATA[The Intruder]]></category>
		<category><![CDATA[The Little Shop of Horrors]]></category>
		<category><![CDATA[The Man with the X-Ray Eyes]]></category>
		<category><![CDATA[The Masque of the Red Death]]></category>
		<category><![CDATA[The St. Valentine’s Day Massacre]]></category>
		<category><![CDATA[The Tomb of Ligeia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=138232</guid>

					<description><![CDATA[Roger Corman, Coppola başta olmak üzere birbirinden ünlü yönetmen ve senaristlerin, dünyaca ünlü oyuncuların kariyerinin önünü açan elliyi aşkın film yönetmiş, 400’ü aşkın filmin yapımcılığını yapmış çok önemli ve etkili bir sinemacıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">Bundan sadece birkaç ay önce 85 yaşındaki Francis Ford Coppola, kişisel servetinden 120 milyon dolar harcayıp 30 yıllık bir hayalini gerçekleştirdiği son filmi Megalopolis için özel bir gösterim yaptı. Bu gösterime ünlü yapımcıların ve dağıtımcıların yanı sıra yakın dostlarını ve çevresini davet etti. Bu davetlilerin arasında çok ilginç bir isim vardı. Francis Ford Coppola’nın ustam ve dostum dediği 98 yaşındaki Roger Corman.</p>
<p style="text-align: justify">Roger Corman, Coppola başta olmak üzere, Jonathan Demme, Ron Howard, James Cameron, Joe Dante, Martin Scorsese, Peter Bogdanovich, Robert Towne ve John Sayles gibi birbirinden ünlü yönetmen ve senaristlerin, Jack Nicholson, Robert De Niro, Charles Bronson, Sylvester Stallone, Talia Shire, Diane Ladd, William Shatner ve Sandra Bullock gibi dünyaca ünlü oyuncuların kariyerinin önünü açan, elliyi aşkın film yönetmiş, 400’ü aşkın filmin yapımcılığını yapmış çok önemli ve etkili bir sinemacıdır. Mayıs ayında kaybettiğimiz Roger Corman’ın sinemaya en büyük katkılarından biri, birçok gencin kariyerine verdiği olağanüstü destek olmuştur, bildiğim kadarıyla 1950 sonrasında bu kadar çok sektör emekçisinin önünü açan dünyada başka bir yapımcı, yönetmen yok. Onlarca star onun tedrisatından geçti ve ölene dek ona vefalı davrandı.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/roger-cormanin-ardindan-1926-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/roger-cormanin-ardindan-1926-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Devin Ardından: Donald Sutherland (1934-2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/donald-sutherland-1934-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/donald-sutherland-1934-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2024 09:33:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Citizen X]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Sutherland]]></category>
		<category><![CDATA[Don’t Look Now]]></category>
		<category><![CDATA[Eye of the Needle]]></category>
		<category><![CDATA[Invasion Of The Body Snatchers]]></category>
		<category><![CDATA[Kelly’s Heroes]]></category>
		<category><![CDATA[Kiefer Sutherland]]></category>
		<category><![CDATA[Klute]]></category>
		<category><![CDATA[The Dirty Dozen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=138084</guid>

					<description><![CDATA[Sıkıntılı başlayan ama 1967’den itibaren gümbür gümbür ilerleyen ve son yıllarında bile önemli rollerde gördüğümüz inanılmaz bir kariyer. Donald Sutherland rolüyle bütünleşen, onu âdeta yaşayan bir aktördür. Buscemi, Goodman ve Turturro ile birlikte hiç Oscar’a aday gösterilmediğine en çok hayret ettiğim oyunculardandır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sanırım Donald Sutherland’i ilk kez Sylvester Stallone’nin Hürkan (Lock Up, 1989) filminde izledim, 90’ların başı olmalı. Hürkan’ın video kasetini kiralayıp defalarca seyretmiştim, Sutherland o filmde psikopat cezaevi müdürü Drumgoole’u oynuyordu. Zamanla sayısız örneğini başarıyla sunduğunu öğreneceğim gaddar, insafsız adam rollerinden biriydi. Donald Sutherland bu tip karakterleri özel dikim bir kıyafet gibi üstüne geçirmekte hiçbir sıkıntı çekmiyordu, rolüyle bütünleştiğini hissediyordunuz. Sinemada seyrettiğim ilk filmi Uzay Kovboyları (Space Cowboys, 2000) olmalı. Sonraları sinema tarihinin klasiklerini toplayıp seyretmeye başladığımda birdenbire çok sık karşıma çıkan bir isim olmaya başladı.</p>
<p style="text-align: justify;">En özgün savaş filmlerinden, gişe canavarı 12 Kahraman Haydut (The Dirty Dozen, 1967), Robert Altman’ın hınzır komedisi Cephede Eğlence (MASH, 1970), Clint Eastwood’lu Çılgın Savaşçılar (Kelly&#8217;s Heroes, 1970), savaş-karşıtı filmlerin en iyi ve en yaratıcı örneklerinden Johnny Got His Gun (1971), Jane Fonda ile karşılıklı döktürdükleri neo-noir Klute (Fahişe, 1971), evlat acısını kalbimize kazıdığı Karanlığın Gölgesi (Don&#8217;t Look Now, 1973), John Schlesinger’in şaşırtıcı çalışması Çekirgenin Günü (The Day of the Locust, 1975), Bernardo Bertolucci’nin eşsiz filmi 1900 (Novecento, 1976), dev kadrolu savaş klasiği Kartal Kondu (The Eagle Has Landed, 1976), Fellini’nin plastik rüyalara hapsettiği Kazanova’sı (Il Casanova di Federico Fellini, 1976), Sean Connery’li Büyük Tren Soygunu (The First Great Train Robbery, 1978), tüyler ürpertici uzaylı istilası filmi Invasion of the Body Snatchers (1978), John Landis deliliği Çılgınlar Okulu (National Lampoon&#8217;s Animal House, 1978) ve en iyi yas filmlerinden, bol Oscar’lı Ordinary People (Sıradan İnsanlar, 1980). Sıkıntılı başlayan ama 1967’den itibaren gümbür gümbür ilerleyen ve son yıllarında bile önemli rollerde, hatta başrollerde gördüğümüz inanılmaz bir kariyer.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/donald-sutherland-1934-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/donald-sutherland-1934-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Murat Soydan’ın Ardından (1937-2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/murat-soydan-1937-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/murat-soydan-1937-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jun 2024 12:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Soydan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=137987</guid>

					<description><![CDATA[Kolsuz Kahraman’ın Tay Camako’su, Adalı Kız’ın Yabani’si, Siyah Gelinlik’in Hakan’ı, Saadet Güneşi’nin Dr. Faruk’u, Altın Tabancalı Ajan’ın Murat’ı, Sevmek ve Ölmek Zamanı’nın Kudret’i aktör Murat Soydan’ı kaybettik. Sinemamızın en güler yüzlü, en yakışıklı ve en çalışkan jönlerinden biriydi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kolsuz Kahraman’ın Tay Camako’su, Adalı Kız’ın Yabani’si, Siyah Gelinlik’in Hakan’ı, Saadet Güneşi’nin Dr. Faruk’u, Altın Tabancalı Ajan’ın Murat’ı, Sevmek ve Ölmek Zamanı’nın Kudret’i aktör Murat Soydan’ı kaybettik. Sinemamızın en güler yüzlü, en yakışıklı ve en çalışkan jönlerinden biriydi. Akranlarının sinemadan yavaş yavaş elini ayağını çektiği 1980’li ve 90’lı yıllarda onlarca filmde oynadı, en sevdiğim aktörlerden biri değildi ama en saygı duyduklarım arasındaydı. Sürekli çalışan, üreten, örnek bir sanatçıydı.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/murat-soydan-1937-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/murat-soydan-1937-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>David Bordwell’in Ardından (1947-2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/david-bordwellin-ardindan-1947-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/david-bordwellin-ardindan-1947-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Mar 2024 00:10:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Alain Silver]]></category>
		<category><![CDATA[Annette Insdorf]]></category>
		<category><![CDATA[Barry Gifford]]></category>
		<category><![CDATA[David Bordwell]]></category>
		<category><![CDATA[Eddie Muller]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştirmen]]></category>
		<category><![CDATA[Film Art]]></category>
		<category><![CDATA[James Ursini]]></category>
		<category><![CDATA[Kristin Thompson]]></category>
		<category><![CDATA[Pauline Kael]]></category>
		<category><![CDATA[Raymond Durgnat]]></category>
		<category><![CDATA[Roger Ebert]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=136896</guid>

					<description><![CDATA[David Bordwell’in ölümü dünyanın dört bir tarafında üzüntüyle karşılandı. Ondan geriye saygın bir isim, müthiş bir kariyer, yetiştirdiği sayısız öğrenci ve birbirinden değerli makale ve kitaplar kaldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gerçek hayatta hiç tanışmamış, karşılaşmamış ve derslerine girmemiş olsam da kendisini “öğretmenim” olarak kabul ettiğim bazı isimler var. Eserleri bende derin izler bırakan, yazdıklarından çok şey öğrendiğim, bana çeşitli perspektifler kazandırmış yazarlar, mesela Umberto Eco. Sinema yazınında da eserleriyle önümde yeni pencereler açmış olan böyle birkaç isim var: Alain Silver, James Ursini, Annette Insdorf, Eddie Muller, Roger Ebert, Barry Gifford, Raymond Durgnat, Pauline Kael ilk aklıma gelenler… Bu isimlerden biri de David Bordwell. Maalesef birkaç gün önce bu kıymetli hocamızı kaybettik.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/david-bordwellin-ardindan-1947-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/david-bordwellin-ardindan-1947-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ed Begley (1901-1970)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/ed-begley-1901-1970/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/ed-begley-1901-1970/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 19:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[12 Angry Men]]></category>
		<category><![CDATA[Billion Dollar Brain]]></category>
		<category><![CDATA[Charlie Chan]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Begley]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Begley Jr]]></category>
		<category><![CDATA[Hang Em High]]></category>
		<category><![CDATA[Inherit the Wind]]></category>
		<category><![CDATA[Odds Against Tomorrow]]></category>
		<category><![CDATA[Patterns]]></category>
		<category><![CDATA[Sorry Wrong Number]]></category>
		<category><![CDATA[Sweet Bird of Youth]]></category>
		<category><![CDATA[The Dunwich Horror]]></category>
		<category><![CDATA[The Great Gatsby]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=136068</guid>

					<description><![CDATA[Ed Begley, yıllar önce “Sizce iyi bir aktör nasıl olmalı?” sorusunu, “Aktörlük için dürüst, samimi ve sahici olmak gerekir” şeklinde yanıtlamıştı, kendisi de hep öyleydi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ed Begley bir dönem sahne, sinema, radyo ve televizyonda fırtına gibi esen önemli bir aktör; üstelik hem Oscar hem de Tony ödüllü, buna rağmen ne Quinlan’ın Film Yıldızları kitabında ne David Thomson’ın The New Biographical Dictionary of Film’inde ne de David Shipman’ın Büyük Film Yıldızları adlı o kapsamlı çalışmasında adı geçmez. Çok üzücü. Tabii bizim işimiz ağlamak değil, bu isimleri tekrar gün yüzüne çıkarmak. Ne diyordu bir Afrika atasözünde? “Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşana kadar kitaplar avcıyı övmeye devam edecektir.” O kadar!</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/ed-begley-1901-1970/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/ed-begley-1901-1970/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gidenlerin Ardından: Norman Jewison (1926-2024)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/norman-jewison-1926-2024/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/norman-jewison-1926-2024/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2024 09:55:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Fiddler on the Roof]]></category>
		<category><![CDATA[In the Heat of the Night]]></category>
		<category><![CDATA[Jesus Christ Superstar]]></category>
		<category><![CDATA[Moonstruck]]></category>
		<category><![CDATA[Norman Jewison]]></category>
		<category><![CDATA[Obituary]]></category>
		<category><![CDATA[Only You]]></category>
		<category><![CDATA[Rollerball]]></category>
		<category><![CDATA[The Cincinnati Kid]]></category>
		<category><![CDATA[The Hurricane]]></category>
		<category><![CDATA[The Thomas Crown Affair]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=135088</guid>

					<description><![CDATA[Önemli bir yönetmen ve yapımcı olan Norman Jewison 20 Ocak’ta hayatını kaybetti, ben de çok sevdiğim bazı filmleri yönetmiş olan bu değerli sanatçının ardından kapsamlı ve özgün bir veda yazısı kaleme almak istedim.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Önemli bir yönetmen ve yapımcı olan Norman Jewison 20 Ocak’ta hayatını kaybetti, ben de çok sevdiğim bazı filmleri yönetmiş olan bu değerli sanatçının ardından kapsamlı ve özgün bir veda yazısı (obituary) kaleme almak istedim. Bu yazıda onu tanıtıp, niçin öncü bir politik figür olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizeceğim ve birbirinden güzel filmlerinden minik bir seçki sunacağım.</p>
<p style="text-align: justify;">Norman Frederick Jewison 1926 yılında Kanada, Toronto’da dünyaya geldi. Evlerine sadece beş dakika yürüme mesafesinde bulunan Kew Plajı’nın girişinde “YAHUDİLER, ZENCİLER VE KÖPEKLER GİREMEZ” yazılı bir tabela asılıydı. Küçük Norman’ın soyadında “Yahudi” sözcüğü (“Jew”) vardı ve otobiyografisinde anlattığına göre, ara sıra okulda Yahudi olduğu için zorbalığa maruz kalıp dayak yiyordu. İşin ilginci, Norman’ın ailesi Yahudi değil, Methodist’ti (Protestan) ve Bellefair United Kilise’sine gidiyordu. Hâliyle Norman da Yahudi değildi, Hristiyandı. Ancak küçük Norman uğradığı kötü muameleleri ve o aşağılık tabelayı asla unutmadı, ileride sineması Kew Plajı’na giremeyen insanların hak arayışlarıyla zenginleşecek ve her zaman bir köpeksever olarak kalacaktı.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/norman-jewison-1926-2024/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/norman-jewison-1926-2024/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Martin Balsam (1919-1996)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/martin-balsam-1919-1996/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/martin-balsam-1919-1996/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 11:18:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[12 Angry Men]]></category>
		<category><![CDATA[A Thousand Clowns]]></category>
		<category><![CDATA[Actors Studio]]></category>
		<category><![CDATA[After the Fox]]></category>
		<category><![CDATA[Breakfast at Tiffany's]]></category>
		<category><![CDATA[Catch-22]]></category>
		<category><![CDATA[Confessions of a Police Captain]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Balsam]]></category>
		<category><![CDATA[Psycho]]></category>
		<category><![CDATA[Raid on Entebbe]]></category>
		<category><![CDATA[Talia Balsam]]></category>
		<category><![CDATA[The Anderson Tapes]]></category>
		<category><![CDATA[The Carpetbaggers]]></category>
		<category><![CDATA[The Taking of Pelham One Two Three]]></category>
		<category><![CDATA[Tora! Tora! Tora!]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=134807</guid>

					<description><![CDATA[Martin Balsam, sinemaseverlerin görse hemen tanıyacağı ama adını hatırlamakta güçlük çekeceği aktörlerden. Tabii bunda Balsam’ın kendini hiçbir zaman ön plana çıkarmak istemeyişinin payı büyük.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">4 Kasım 1919’da New York City, Bronx’ta dünyaya gelen Martin Henry Balsam sinemaseverlerin görse hemen tanıyacağı ama adını hatırlamakta güçlük çekeceği aktörlerden. Onu bilmiyor olmanız imkânsız, çünkü Alfred Hitchcock’un o muhteşem Sapık (Psycho, 1960) filminde bıçaklandıktan sonra merdivenlerden düşen ve yerde göğsüne atılan hunharca darbelerle öldürülen Dedektif Milton Arbogast, Balsam’ın ta kendisidir. Ama dediğim gibi, Martin Balsam’ın adını ilk görüşte hatırlamanız güç. Tabii bunda Balsam’ın kendini hiçbir zaman ön plana çıkarmak istemeyişinin payı büyük.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/martin-balsam-1919-1996/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/martin-balsam-1919-1996/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gidenlerin Ardından: Tom Wilkinson (1948-2023)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/tom-wilkinson-1948-2023/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/tom-wilkinson-1948-2023/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jan 2024 18:17:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Gidenlerin Ardından]]></category>
		<category><![CDATA[In the Bedroom]]></category>
		<category><![CDATA[Kel Diva]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Clayton]]></category>
		<category><![CDATA[Rush Hour]]></category>
		<category><![CDATA[The Full Monty]]></category>
		<category><![CDATA[The Ghost and the Darkness]]></category>
		<category><![CDATA[Tom Wilkinson]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=134652</guid>

					<description><![CDATA[Tom Wilkinson, rolüne her zaman ciddiyetle yaklaşan, George Clooney’nin deyimiyle “Her projeyi ve her oyuncuyu daha iyi hâle getiren” bir aktördü.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">Sanırım ben Tom Wilkinson’ı ilk kez, şaşırtıcı bir kadroya sahip olan Smilla&#8217;s Sense of Snow (Smilla ve Karlar, 1997) filminde izledim, kısa bir rolü vardı. Bir gazete, filmin VCD’sini vermişti diye hatırlıyorum. Sonra Michael Douglas’ın o heyecan dolu aslan avı macerası The Ghost and the Darkness (Hayalet ve Karanlık, 1996) ile Jackie Chan ve Chris Tucker’ın o keyifli komedisi Rush Hour’da (Bitirim İkili, 1998) seyretmiş olmalıyım.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/tom-wilkinson-1948-2023/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/tom-wilkinson-1948-2023/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yılmaz Atadeniz&#8217;in Anısına Saygıyla (1932-2023)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/yilmaz-atadeniz-1932-2023/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/yilmaz-atadeniz-1932-2023/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[S. Özgür Ilgın]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Dec 2023 18:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Avantür]]></category>
		<category><![CDATA[B Film]]></category>
		<category><![CDATA[Casus Kıran]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Ölüm Saçıyor]]></category>
		<category><![CDATA[İrfan Atasoy]]></category>
		<category><![CDATA[Kanije Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Killink]]></category>
		<category><![CDATA[Maskeli Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Maskeli Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Atadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Mat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Avantür]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmayan Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Atadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Atadeniz filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Güney]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=134292</guid>

					<description><![CDATA[Bir daha benzeri görülmeyecek bir sinemacıyı, Yılmaz Atadeniz'i kaybettik. Ama benim üzüntüm daha farklı. Resmen bir akrabamı kaybetmiş gibiyim. Huzur içinde uyusun.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">Cumhuriyet dönemi Türk sinemasının temellerini Muhsin Ertuğrul gibi tiyatro kökenli yönetmenler ve oyuncular atmıştı. Çünkü göreceli olarak yeni sayılabilecek bir sanat disiplini olarak sinemanın kendine en benzer disiplin olan tiyatrodan kopya çekmesi kadar doğal bir şey yoktu. İkinci kuşak ise ilk kuşağın deneyimlerinden oldukça fazla bir şekilde faydalanmış olsa da salt sinema disiplini içinden gelen daha genç yönetmenlerden oluşmaktaydı. Bu yönetmenlerden bir tanesi Orhan Atadeniz’di.</p>
<p style="text-align: justify">İyi bir kurgucu olan Orhan Atadeniz sinemanın mutfağını bilen biriydi. Kardeşi Remzi Yılmaz Atadeniz’i Erman Film’de çalışmaya teşvik ederek bir anlamda onun ilk öğretmeni olacaktı. Sinema sevgisi çocukluktan gelen Orhan Atadeniz mahalleliye evin bodrum katında film gösterimleri yaparak bir anlamda amatör olarak sektöre atılmış birisiydi. Yılmaz Atadeniz’in anlatımına göre bu gösterimlerden birinde ev yanma tehlikesi atlatmıştı. Orhan Atadeniz 1952 yılında Tarzan İstanbul’da isimli filmi çekerek bir elin parmakları kadar bile olmayan yerli fantastik film envanterine hiç de azımsanmayacak bir katkıda bulanacaktı. Bu filmin bir başka özelliği ise filminde kurgucu olarak Yılmaz Atadeniz’in isminin geçmesi idi. Montaj işini Yılmaz Atadeniz yapmasa da ağabeyi Orhan onu sinema ile daha çok kaynaştırmak için ismini jeneriğe montajcı olarak yazdırmıştı. Yılmaz başta kurgu ve ses olmak üzere sinemanın mutfağında yetişmeye başlarken ağabeyi Orhan, aktris Necef Uğurlu<strong>(*)</strong> ile evlilik hazırlıklarına başlamıştı. Derken 1953  yılında Orhan Atadeniz evde hava gazından zehirlenerek hayata veda edecekti.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/yilmaz-atadeniz-1932-2023/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/yilmaz-atadeniz-1932-2023/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gidenlerin Ardından: Henry Silva (1926-2022)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/henry-silva/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/henry-silva/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Feb 2023 09:20:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[A Hatful of Rain]]></category>
		<category><![CDATA[Above The Law]]></category>
		<category><![CDATA[Allan Quatermain]]></category>
		<category><![CDATA[Alligator]]></category>
		<category><![CDATA[Almost Human]]></category>
		<category><![CDATA[Buck Rogers]]></category>
		<category><![CDATA[Buck Rogers in the 25th Century]]></category>
		<category><![CDATA[Chuck Norris]]></category>
		<category><![CDATA[Code of Silence]]></category>
		<category><![CDATA[Dean Martin]]></category>
		<category><![CDATA[Dick Tracy]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Sinatra]]></category>
		<category><![CDATA[Ghost Dog]]></category>
		<category><![CDATA[Hail Mafia]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Silva]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Silva filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Cool]]></category>
		<category><![CDATA[Le Marginal]]></category>
		<category><![CDATA[Ocean’s Eleven]]></category>
		<category><![CDATA[Probability Zero]]></category>
		<category><![CDATA[Rat Pack]]></category>
		<category><![CDATA[Sharky’s Machine]]></category>
		<category><![CDATA[Shoot]]></category>
		<category><![CDATA[Steven Seagal]]></category>
		<category><![CDATA[The Boss]]></category>
		<category><![CDATA[The Hills Run Red]]></category>
		<category><![CDATA[The Manchurian Candidate]]></category>
		<category><![CDATA[The Secret Invasion]]></category>
		<category><![CDATA[The Tall T]]></category>
		<category><![CDATA[Thirst]]></category>
		<category><![CDATA[Tomas Milian]]></category>
		<category><![CDATA[Viva Zapata]]></category>
		<category><![CDATA[Weapons of Death]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=130439</guid>

					<description><![CDATA[2022’nin Eylül ayında, sinema sektörü, yetiştirdiği en kendine has kötü-adamlardan (villain) birini, sayısız filme âdeta onu var eden ruhu üfleyen Henry Silva’yı kaybetti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">2022’nin Eylül ayında, sinema sektörü, yetiştirdiği en kendine has kötü-adamlardan (villain) birini, sayısız filme âdeta onu var eden ruhu üfleyen Henry Silva’yı kaybetti, maalesef ardından doğru düzgün bir şey yazan olmadı. Unutulmak… Hepimizi bekleyen o meşum kader. 2017’deki Tomas Milian yazımda <strong>Almost Human</strong> (Kanunsuzlar Şehri, 1974) filminden bahsederken “Onu tarihin tozlu raflarından çekip çıkarmanın vakti geldi de geçiyor” diyerek bir Henry Silva yazısı sözü vermiştim, maalesef Silva yaşarken bunu başaramadım ama şimdi o sözümü yerine getiriyorum. Hadi başlayalım…</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/henry-silva/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/henry-silva/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güle Güle Kara Cellat</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/gule-gule-kara-cellat/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/gule-gule-kara-cellat/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[S. Özgür Ilgın]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Feb 2022 09:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Agah Özgüç]]></category>
		<category><![CDATA[Anasının Gözü]]></category>
		<category><![CDATA[Azrail Peşimizde]]></category>
		<category><![CDATA[Belanın Kralı]]></category>
		<category><![CDATA[Beş Hergele]]></category>
		<category><![CDATA[Bilal İnci]]></category>
		<category><![CDATA[Casus Kıran]]></category>
		<category><![CDATA[Casus Kıran Yedi Canlı Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Çirkin Kral Affetmez]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Arkın]]></category>
		<category><![CDATA[Dört Hergele]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Taş]]></category>
		<category><![CDATA[Hamal]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati Hamzaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İnce Cumali]]></category>
		<category><![CDATA[İrfan Atasoy]]></category>
		<category><![CDATA[İrfan Film]]></category>
		<category><![CDATA[Jilet Kazım]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Cellat]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink İstanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink Uçan Adam’a Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıl Maske]]></category>
		<category><![CDATA[Maskeli Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Gülgen]]></category>
		<category><![CDATA[Ölmek Var Dönmek Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Öteki Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Susuz Yaz]]></category>
		<category><![CDATA[Tolga]]></category>
		<category><![CDATA[Topal]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Özatay]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Atadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Güney]]></category>
		<category><![CDATA[Zalim]]></category>
		<category><![CDATA[Zorro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=125828</guid>

					<description><![CDATA[İrfan Atasoy, 3 Şubat 2022’de geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti. Ölümünün sosyal medyada iki tweetlik bir değeri bile olmadı. Güle güle Kara Cellat…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">B-filmlere olan merakım ilk gençliğimde başladı. Düşük bütçeli avantür, fantastik ve tarihi filmlere olan ilgim, gırgır ve şamata amaçlı, “gülelim, eğlenelim” tadında bir ilgiydi. Daha sonra sevgiye dönüştü.</p>
<p style="text-align: justify">Herkes gibi benim de ilk duyduğum isim Çetin İnanç idi. İnanç’ın filmlerini izleyip onun hakkında bir şeyler öğrendikçe, aşağı yukarı onunla aynı tarz filmler çekmiş olan Yılmaz Atadeniz’i keşfettim. İnanç’ın ustası olan Atadeniz’in ondan farkı ise filmlerinin ciddiyeti idi. Normalde yaptığınız iş ucuzsa, buna rağmen siz işinizi ciddiye alma eğiliminde iseniz sonuç komik duruma düşmeniz olacaktır. Gel gör ki Atadeniz, en parlak dönemi olan 1967-1974 yılları arasında çektiği çoğu filmde bu ciddiyet hissini izleyiciye geçirmeyi başaran bir yönetmendi. Bu ciddiyet sayesinde çoğu B-film yönetmeninden daha fazla “olmuşluk” hissi verebiliyordu. Bunda en önemli faktör, onun usta kurguculuğu ve film ekibindeki kişilerin sahip olduğu farklı eğilimleri filmlerine ortak edebilme konusundaki başarısıydı. Örneğin Çetin İnanç fantastiğe meyilli ama savruk bir sinemacı iken Melih Gülgen avantüre dönük bir yönetmendi. Ekibin en önemli üyesi olan 3 Şubat&#8217;ta kaybettiğimiz İrfan Atasoy ise avantürcü olmakla beraber Yılmaz Güney’i andıran bir şekilde siyasi görüşlerini filmlerine yansıtabilen biriydi ve dönemin gözde dövüşçü jönlerindendi.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/gule-gule-kara-cellat/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/gule-gule-kara-cellat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gidenlerin Ardından: Peter Bogdanovich</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-peter-bogdanovich/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-peter-bogdanovich/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2022 16:51:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Gidenlerin Ardından]]></category>
		<category><![CDATA[MoMA]]></category>
		<category><![CDATA[Orson Welles]]></category>
		<category><![CDATA[Paper Moon]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Bogdanovich]]></category>
		<category><![CDATA[Roger Corman]]></category>
		<category><![CDATA[Sinematik]]></category>
		<category><![CDATA[Targets]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Picture Show]]></category>
		<category><![CDATA[Voyage to the Planet of Prehistoric Women]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=125734</guid>

					<description><![CDATA[6 Ocak 2022’de Amerikan sinemasının en üretken isimlerinden birisi olan gazeteci, sinema yazarı, senarist, aktör ve yönetmen Peter Bogdanovich’i kaybettik.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">6 Ocak 2022’de Amerikan sinemasının en üretken isimlerinden birisi olan gazeteci, sinema yazarı, senarist, aktör ve yönetmen Peter Bogdanovich’i kaybettik. Annesi ile ressam ve piyanist olan babası Nazi zulmünden kaçıp ABD’ye sığınan bir çiftti (hatta annesi ABD’ye gelirken Peter’a hamileydi). 1939 yılında New York’ta doğan Peter Bogdanovich’in aslında bir de ağabeyi vardı ama 1,5 yaşındayken yaşanan feci bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Bu korkunç olayı atlatamayan annesi, oğlu Peter’a çok düşkündü. Uzmanlar, Nazizm yükselişi işgalci bir hüviyet kazanır kazanmaz refah içinde bir yaşamı bırakıp gurbette yoksul bir hayat sürmeyi göze almalarını oğlunu kaybetme korkusuna bağlarlar.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-peter-bogdanovich/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/gidenlerin-ardindan-peter-bogdanovich/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
