<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Serdar Kökçeoğlu &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/author/serdar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 May 2018 14:57:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>Serdar Kökçeoğlu &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Endless Poetry: Bir Jodorowsky Kolay Yetişmiyor!</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/endless-poetry-bir-jodorowsky-kolay-yetismiyor/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/endless-poetry-bir-jodorowsky-kolay-yetismiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2017 18:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alejandro Jodorowsky]]></category>
		<category><![CDATA[Endless poetry]]></category>
		<category><![CDATA[Endless Poetry kritik]]></category>
		<category><![CDATA[incelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Jodo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=85156</guid>

					<description><![CDATA[Filmin en etkileyici anları, Alejandro Jodorowsky’nin bizzat kamera önünde belirdiği ve babasına veya kendi gençliğine konuştuğu sahneler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/jodorowsky_endless_poetry_poster-thumb-430xauto-56702.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-85162" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/jodorowsky_endless_poetry_poster-thumb-430xauto-56702.jpg" alt="" width="190" height="269" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/jodorowsky_endless_poetry_poster-thumb-430xauto-56702.jpg 430w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/jodorowsky_endless_poetry_poster-thumb-430xauto-56702-300x424.jpg 300w" sizes="(max-width: 190px) 100vw, 190px" /></a>Filmi biraz geri alalım. Alejandro Jodorowsky; sinemacılığa ara verip usta çizerlere bilim kurgu hikayeleri yazdığı, tarot kartlarıyla ve büyüyle ilgilendiği, biraz new age bir portre çizdiği 23 yılın ardından, Gerçeğin Dansı filmiyle geri dönmüştü.</p>
<p style="text-align: justify;">2013 yılıydı ve minimalist eğilimlerin sanat sinemasında el üstünde tutulduğu bir dönemde, grotesk, büyülü ve vahşi bir filme imza atmıştı. Tabii ki grotesk ve vahşi olan onun kendi hayatıydı çünkü Gerçeğin Dansı bir otobiyografi denemesiydi. Hikayenin eski ve kült Jodo filmleriyle güçlü bağları da vardı. Mesela filmde dönüşümünü izlediğimiz otoriter baba, hafiften El Topo’yu hatırlatıyordu. İzlemek büyük mutluluktu.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde küçük Jodo, dönüşen, <em>imana gelen</em> bir baba ile anne arasında seçim yapıyor ve annenin koruyucu ve yaratıcı sıcaklığını tercih ediyordu. Küçük Jodo babanın inandığı ve temsil ettiği değerlere ise savaş açıyordu.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/endless-poetry-bir-jodorowsky-kolay-yetismiyor/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/endless-poetry-bir-jodorowsky-kolay-yetismiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karikatüristler: Demokrasinin Askerleri (2014)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/karikaturistler-demokrasinin-askerleri-2014/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/karikaturistler-demokrasinin-askerleri-2014/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2015 16:30:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cartoonists]]></category>
		<category><![CDATA[Charlie Hebdo]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasinin Askerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Foot Soldiers of Democracy]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Karikatür]]></category>
		<category><![CDATA[Karikatüristler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=64430</guid>

					<description><![CDATA[Fransız yapımcılar 2014 yapımı belgeseli şimdi çekmeye başlasalardı eminim ortaya bambaşka bir iş, bambaşka açıklamalar ve yorumlar çıkardı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">&#8216;Cartoonists: Foot Soldiers of Democracy&#8217; belgeselinde teker teker evlerini ziyaret ettiğimiz 12 karikatüristten biri politik doğruculuğa dair ezber bozuyor: Karikatüristler ‘politik doğruluk’ kuralına bütünüyle uymak zorunda değildir diyor ve fazla ‘doğrucu’ olmanın mesleğe zarar verdiğini ekliyor. Politik bir karikatür mutlaka birilerini rahatsız edecektir bu kaçınılmaz bir durum diyor kısaca.</p>
<p style="text-align: justify;">Karikatüristlerin tarzı sivri veya sert olabilir; duymak veya görmek istemeyeceğiniz şeyler söyleyebilir çizerler. Haliyle politik karikatür çizmenin muhalif gazetecilikten çok bir farkı yok. Hatta mizahı elden bırakmayarak bir adım öne çıkabilir, demokratik değerleri koruma anlamında düşmanla karşı karşıya kalabilir çizerler. Belgeselin adı da bu gerçeğe gönderme yapıyor zaten.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/karikaturistler-demokrasinin-askerleri-2014/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/karikaturistler-demokrasinin-askerleri-2014/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Even the Rain (2010)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/even-rain-2010/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/even-rain-2010/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2014 20:42:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[even the rain]]></category>
		<category><![CDATA[Fragman izle]]></category>
		<category><![CDATA[Gael García Bernal]]></category>
		<category><![CDATA[yağmuru bile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=58982</guid>

					<description><![CDATA[Even the Rain, bazen bir kişinin hayatını kurtarmanın dünyayı değiştirmenin ilk adımı olabileceğini gösteriyor ve umut veriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Bir grup Meksika’lı sinemacı Kristof Kolomb’un Yeni Dünya’ya adım atmasını ve yerlilerin vahşice sömürgeleştirilmesini anlatan filmlerini çekmek için Bolivya’ya gelirler. Bölge ucuzdur, yerliler günde 2 dolara çalışmaktadır. İşin özü; burası bütçeleri hafif tutmak isteyen uyanık sinemacılar için adeta bir ‘cennettir’.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Başlangıçta işler yolunda gider, hatta Gael Garcia Bernal’ın canlandırdığı heyecanlı yönetmen aradığı yerel yeteneği de bulur. Fakat çekimler başladıktan sonra çevredeki yerli halkla polis arasında bir gerilim olduğu ortaya çıkar. Halk, bedava su tüketme haklarının köküne kibrit suyu döken özelleştirmeye karşı çıkmaktadır. Mücadele kısa sürede sıcak çatışmaya dönüşür ve film ekibi ahlaki bir karar sürecinin ortasında kalır.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/even-rain-2010/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/even-rain-2010/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayalperest Michel Gondry ile Hayali Röportaj</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/hayalperest-michel-gondry-ile-hayali-roportaj/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/hayalperest-michel-gondry-ile-hayali-roportaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2014 16:17:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Michel Gondry]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[VHS günleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=56098</guid>

					<description><![CDATA[Oyunbaz bir adamın biyografisi kuruya kuruya olmaz. Hayali bir ses kayıt cihazı dayadık Michel Gondry’e ve hayatından esinlenerek başladık doğaçlamaya...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/06/Michel-Gondry-0011.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-56099" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/06/Michel-Gondry-0011.jpg" alt="Michel-Gondry-0011" width="590" height="330" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/06/Michel-Gondry-0011.jpg 590w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2014/06/Michel-Gondry-0011-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 590px) 100vw, 590px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ultra yaratıcı, oyunbaz bir adamın biyografisi kuruya kuruya olmaz. Hayali bir ses kayıt cihazı dayadık Michel Gondry’e, röportajlarından ve hayatından esinlenerek başladık doğaçlamaya.</strong></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #808080;"><strong>Kafada söyleşen: Serdar Kökçeoğlu</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Michel Gondry nasıl bir çocuktu?</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Şimdiden çok farklı değildim sanırım. Sadece o zamanlar garip hayallerimle para kazanamıyordum ve kimse benimle röportaj yapmıyordu. Bilmiyorum, ben çok büyümedim galiba. Şimdi daha pahalı oyuncaklarla oynuyorum. Aslında oyun odamı kafamın içine taşıdım ve buradakileri kameraya alıp sizinle paylaşıyorum.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/hayalperest-michel-gondry-ile-hayali-roportaj/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/hayalperest-michel-gondry-ile-hayali-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Film Gibi&#8217; ve Farklı Bir Oyun: Monochroma</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/film-gibi-ve-farkli-bir-oyun-monochroma/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/film-gibi-ve-farkli-bir-oyun-monochroma/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jul 2013 18:23:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Alex Proyas]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Tezateşer]]></category>
		<category><![CDATA[Erçin Gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[Gevende]]></category>
		<category><![CDATA[Kellee Santiago]]></category>
		<category><![CDATA[Monochroma]]></category>
		<category><![CDATA[Monochroma oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Nowhere Studios]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=48395</guid>

					<description><![CDATA[Nowhere Studios'dan Burak Tezateşer bize hem oyun projelerini hem de oyun dünyasının bilinmeyen zenginliklerini anlattı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/07/ss8.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-48404" alt="ss8" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/07/ss8.jpg" width="590" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/07/ss8.jpg 640w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/07/ss8-300x169.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/07/ss8-620x349.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2013/07/ss8-60x34.jpg 60w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Elimizin altındaki/gözümüzün önündeki ekranların sayısı arttıkça oyunlar da giderek daha fazla yer kaplıyor hayatımızda. Görsel tasarım konusunda kaydedilen hayranlık verici gelişmeler ve zaman zaman sinema filmlerini aratmayan hikayeleriyle içerik zenginliği, oyun oynama deneyimini hayatımız için vazgeçilmez kılıyor. Öte yandan oyun şirketlerinin erkek oyuncuları hedef alarak şiddet üzerine kurulu, tamamen cinsel hazza dönük ve bağımlılık yapıcı oyunlar tasarlamaları bu dünyayı sıradanlaştırıyor. Neyse ki bağımsızlar var.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Onlar kadınların ve çocukların da zevk alacağı, oyuncuların yaşam deneyimlerini ve hayata bakışlarını zenginleştirmeyi amaçlayan farklı duyarlılıklar ve derinlikler peşindeler. Indie oyun dünyasında sevdiğimiz her şeyi hatırlatan gönülçelen yerli bir oyun çıktı yakın zamanda karşımıza. Henüz Kickstarter projesiyle destek bekleyen bir demo olan Monochroma.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/film-gibi-ve-farkli-bir-oyun-monochroma/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/film-gibi-ve-farkli-bir-oyun-monochroma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Shinjuku Mad (1970)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/shinjuku-mad-1970/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/shinjuku-mad-1970/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2012 10:26:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Shinjuku Mad]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=22666</guid>

					<description><![CDATA[Shinjuku Mad farklı bir deneme. Basit hikâyesine ve az buçuk tahmin edilebilir olay örgüsüne rağmen kolay bir film değil.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #800000;"><strong>Devrim size mi kalmış?</strong></span></h4>
<p style="text-align: justify;"><strong>Japon sinemasının karanlıklar prensi Koji Wakamatsu’nun bazı filmlerini inceleyeceğimiz dosyanın ilk yazısında, az bilinen Shinjuku Mad (Shinjuku maddo/1970) var.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/09/712959shinjuku20mad.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-22667" title="Shinjukumad" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/09/712959shinjuku20mad-220x300.jpg" alt="" width="220" height="300" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/09/712959shinjuku20mad-220x300.jpg 220w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/09/712959shinjuku20mad-600x818.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/09/712959shinjuku20mad.jpg 636w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px" /></a>Sanat fakültesinde Ayşe diye çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Ayşe grafik tasarım eğitimi alıyordu ve güncel sanata meraklıydı. Biz de küçük kameralarla uçmaya meraklıydık. Atıl&#8217;la beraber Ayşe&#8217;nin okulun soğuk koridorlarında gerçekleştirdiği performansları kameraya alırdık. Sonra mezun olduk, herkes bir yana dağıldı. Ayşe evlendi ve Brighton&#8217;a yerleşti. Kocasının adı Tom&#8217;du ve Ayşe&#8217;den duyduklarımla onu çok merak ediyordum. Tom, Brighton&#8217;da marksist ve ateist bir ailede büyümüş, cult ve obscure filmlere meraklı, Japon sinemasına olan tutkusu nedeniyle Japonca öğrenmiş bir hemşireydi. Üstelik dünyanın en sempatik insanlarından biriydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bana, daha önce 60&#8217;ların ve 70&#8217;lerin çekik gözlü underground ve pink sinema olaylarını inceleyen yazılarda karşıma çıkan, adını ilk defa Geceyarısı Sineması dergisinde gördüğüm Koji Wakamatsu&#8217;dan uzun uzun bahsetmişti. Kadıköy sokaklarında Wakamatsu konuşmuştuk, o anlatmış ben dinlemiştim. Çiya&#8217;da küçük tabaklarda gelen değişik yemekleri tadarken susmuştuk sadece. Sevgili Tom, memleketine döndükten sonra, belki bulamam diye bana Wakamatsu’nun belli başlı filmlerini yollamıştı. Şu orta uzunluktaki hayatımda aldığım en özel hediyelerden biridir. Filmlerin çoğunda ingilizce altyazı yoktu ama kimin umurunda? Neyse, ben belli başlı Wakamatsu&#8217;ları önce altyazısız, sonra ingilizce altyazılı izlemek zorunda kaldım. Dünyanın en az bilinen en önemli yönetmenlerinden biri olduğu konusunda emin oldum.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/shinjuku-mad-1970/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/shinjuku-mad-1970/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Children / Histeri (2008)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-children-histeri-2008/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-children-histeri-2008/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2011 20:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Slasher]]></category>
		<category><![CDATA[Histeri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[The Children]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=18388</guid>

					<description><![CDATA[The Children, çarpıcı detay çekimleriyle evi merkeze alan genel çekimler arasında kontrast yaratıyor ve ürkütücü bir atmosfer kurmayı başarıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/Histeri-Filmi-Afisi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-18389" title="Histeri-Filmi-Afisi" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/Histeri-Filmi-Afisi-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/Histeri-Filmi-Afisi-210x300.jpg 210w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/Histeri-Filmi-Afisi-600x854.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/Histeri-Filmi-Afisi-719x1024.jpg 719w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2011/02/Histeri-Filmi-Afisi.jpg 724w" sizes="auto, (max-width: 210px) 100vw, 210px" /></a>Çocukların fantastik dünyası, artık çocukluk dönemleri çok geride kalmış yetişkinlere her zaman gizemli gözükmüştür. Ne zaman ne yapacakları belli olmayan ufaklıkların toplumsal hayatın kurallarına tamamen uymaları mümkün olmadığı için kontrol altında tutulmaları gerekir. Şüphesiz pencereden sarkmayı, balkona çıkmayı, aniden sokağa fırlamayı ve sinir bozucu şekilde ağlamayı seven çocukları iyi niyetli duygularla kontrol altında tutarken; bilinçaltımızdaki bazı korkuların uyanmasını da engellemiş oluyoruz. Şüphesiz buna “çocuk korkusu” demek çok doğru değil; daha çok bize veya çevremize sıkıntı oluşturabilecek kaotik bir enerjiyi bastırmış oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocukların sadece hiperaktif davranışları değil, sessiz, içedönük kişilik özellikleri de onların gizemli yönlerini besliyor. Kalıcı olması durumunda kişilik bozuklukları yaratan bu çocuksu özellikler daima sanatçılara ilham vermiştir. Beyazperdede çocukluğun tuhaf halleri ise en çok korku/gerilim sinemasının ilgisini çekmiş olsa gerek.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			3 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-children-histeri-2008/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-children-histeri-2008/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>B-olitik Sinema: Themroc (1973)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/b-olitik-sinema-themroc-1973/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/b-olitik-sinema-themroc-1973/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 15:31:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[B-olitika]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Claude Faraldo]]></category>
		<category><![CDATA[Politik Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Themrock]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=11009</guid>

					<description><![CDATA[Themroc sapına kadar bir Fransız filmi olmasına rağmen klasik bir anti burjuva filmi değil; modern yaşamın köküne en hasından kibrit suyu dökmeyi deniyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong>Themroc: Dünyayı İlkel Kent Mağaraları Kurtaracak! </strong></h4>
<p style="text-align: justify;"><a href="../wp-content/uploads/2010/03/447px-Themrock.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" title="Themrock" src="../wp-content/uploads/2010/03/447px-Themrock-225x300.jpg" alt="" width="200" height="267" /></a><em>Vovk vork nan gu huuuv şpi şpi daw laaaa! Hov&#8230;</em> Anlamsız gözüküyor değil mi? Anlayabilmek için biraz metafizik bir giriş yapalım: İnsan öncelikle bedeni içinde kendini yalnız hisseden saf bir enerji. Yönlendirilmesi ve kontrol edilmesi gereken bir enerji. Modern yaşam &#8220;uygarlaşma&#8221; adı altında bu enerjiyi kontrol altına alıyor. Uzun süren eğitim dönemi bizi yetişkin dünyasına hazırlıyor ve eğer enerjinizi akıllı uslu bir adam olarak yönetirseniz; eğitim esnasında öne çıkıyor ve daha iyi maddi koşullara sahip bir hayata sahip oluyorsunuz. Eğer enerjinizi eğitime değil; sokaklara, aşka, yürüyüşlere veya başka kitaplara harcarsanız; eğitim aşamasında kaybetmeye başlıyorsunuz. En azından teorik olarak, standart dünya bilgisi anlamında böyle&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan ve hayvanı ayıran farklardan biri de enerji kullanma konusundaki uçurum. Doğadaki hayvan enerjisini dilediği gibi kullanıyor, harcıyor. İnsan ise enerjisini toplum kurallarına ne kadar uygun bir şekilde harcarsa, toplumda o kadar saygın bir yer ediniyor. Şüphesiz ilkel insan böyle değildi ve enerjisini bize göre daha özgürce kullandığı için, daha mutluydu. Öte yandan toplum dışılar ve akıl hastaları da enerjilerini serbestçe kullanabiliyorlar.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			4 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/b-olitik-sinema-themroc-1973/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/b-olitik-sinema-themroc-1973/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baxter (1989)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/baxter-1989/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/baxter-1989/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 13:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[80'ler]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Rialet]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Eve Ziberlin]]></category>
		<category><![CDATA[Francois Driancourt]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Jean Mercure]]></category>
		<category><![CDATA[Jérôme Boivin]]></category>
		<category><![CDATA[Lise Delamare]]></category>
		<category><![CDATA[Maxime Leroux]]></category>
		<category><![CDATA[Sabrina Leurquin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=9636</guid>

					<description><![CDATA[KÖPEĞİM SİZİ SEVMEK İSTİYOR! Başrolünde bir köpeğin olduğu ve kahramanın sıcak bir yuvadan başka bir sıcak yuvaya yaptığı yolculukları anlatan filmleri sever misiniz? Bu arada filmin dış ses anlatıcısı da başroldeki köpek olacak. Seksenli yıllarda hafta sonu sabahları henüz fantastik çocuk dizileri ekranları kaplamamıştı ve sevimli Lassie’nin serüvenlerine denk gelme olasılığınız çok fazlaydı. Ailelerin mutluluk tablosunu tamamlayan bu köpekler pek çok çocuğun günlerce köpek sahibi olmak için ağlamasına neden olmuştur. Kısaca bu filmler çocukları çok ağlatmıştır. İtiraf edeyim ben her zaman sıkıcı ve duyarlı görünmeyi göze alarak kedilerin tarafını tuttum. Çocukken beni önemseyen, benimle zaman geçirmek isteyen arkadaşlarıma kıçımı döner;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #800000;"><strong>KÖPEĞİM SİZİ SEVMEK İSTİYOR</strong></span><strong><span style="color: #800000;">!</span></strong></h3>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-9646" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/01/bx002-210x300.jpg" alt="bx002" width="210" height="300" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/01/bx002-210x300.jpg 210w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/01/bx002.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 210px) 100vw, 210px" />Başrolünde bir köpeğin olduğu ve kahramanın sıcak bir yuvadan başka bir sıcak yuvaya yaptığı yolculukları anlatan filmleri sever misiniz? Bu arada filmin dış ses anlatıcısı da başroldeki köpek olacak. Seksenli yıllarda hafta sonu sabahları henüz fantastik çocuk dizileri ekranları kaplamamıştı ve sevimli Lassie’nin serüvenlerine denk gelme olasılığınız çok fazlaydı. Ailelerin mutluluk tablosunu tamamlayan bu köpekler pek çok çocuğun günlerce köpek sahibi olmak için ağlamasına neden olmuştur. Kısaca bu filmler çocukları çok ağlatmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İtiraf edeyim ben her zaman sıkıcı ve duyarlı görünmeyi göze alarak kedilerin tarafını tuttum. Çocukken beni önemseyen, benimle zaman geçirmek isteyen arkadaşlarıma kıçımı döner; beni fazla önemsemeyen özgür ruhlu çocuklarla arkadaş olmaya çalışırdım (sonradan kitaplarla fazla yakın olduğum için beni aralarına almadıklarını keşfettim). Bu nedenle sevimli bir köpeğimin olmasını değil; peşinde koşacağım, kalbini kazanmak için koşturacağım cool bir kedim olmasını istedim.</p>
<p style="text-align: justify;">Filme inceden geçiş yaparsak, Fransız yönetmen <a href="http://www.imdb.com/name/nm0092459/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Jerome Boivin</strong></a>&#8216;in 1989 yılında çektiği kült <strong>&#8220;Baxter&#8221;</strong>ın bull terrier cinsi katil ruhlu köpeği benim yukarda yazdığım bazı şeyleri anlamsız kılabilir. O, çocukluğumuzun mutlu hafta sonu sabahlarına eşlik eden köpek filmlerindeki köpekler gibi değil. <strong>John Waters</strong>&#8216;ın &#8220;ahlakınızı bozacak filmler&#8221; isimli o ünlü programında da gösterdiği <strong>&#8220;Baxter&#8221;</strong>ın dahice bulduğum bir özelliği var; fakat ona geçmeden önce biraz filmin hikaye kısmına bakalım:</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			11 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/baxter-1989/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/baxter-1989/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinemaya Giden Adamla Sohbetler 2</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/sinemaya-giden-adamla-sohbetler-2-buyukannemin-korkunc-oykuleri/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/sinemaya-giden-adamla-sohbetler-2-buyukannemin-korkunc-oykuleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 17:04:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Allan Poe]]></category>
		<category><![CDATA[George Romero]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fulci]]></category>
		<category><![CDATA[Nosferatu]]></category>
		<category><![CDATA[Philosophy]]></category>
		<category><![CDATA[Rock music]]></category>
		<category><![CDATA[Stanley Kubrick]]></category>
		<category><![CDATA[The Rocky Horror Picture Show]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=7823</guid>

					<description><![CDATA[Sinemaya giden adamla söyleşiler serimize reklam ajansında çalışan tasarımcı Ahmet Söğütlüoğlu söyleşisi ile devam ediyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong>“BÜYÜKANNEMİN KORKUNÇ HİKAYELERİ FİLM ZEVKİMİ ETKİLEDİ”</strong></h4>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/10/port.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-7826" title="port" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/10/port-300x296.jpg" alt="port" width="227" height="223" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/10/port-300x296.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/10/port-60x59.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/10/port.jpg 451w" sizes="auto, (max-width: 227px) 100vw, 227px" /></a>Bir dönem aynı reklam ajansında çalıştığımız <strong>Ahmet Söğütlüoğlu</strong>; müşteri, deadline, konkur, slogan, metin, maket sözcüklerinin bolca döndüğü iş toplantıları arasında, çaktırmadan Jean Rollin sineması, Yeşilçam korku filmleri, yerli korku romanları gibi keyifli sohbetleri sıkıştırdığımız bir adamdı. İyi bir tasarımcıdır, hazırladığı kitap kapaklarını yüz metre öteden tanırsınız. Kasvetli reklam dünyasının acısını iki şekilde çıkarıyor: Sert müzik yaptıkları grubuyla beraberken mikrofona bağırarak ve sert filmler izleyerek! Esas işi sinema olmayan ama öteki filmlere vurgun sağlam izleyicilerle yaptığımız sinemaya giden adamla söyleşilere devam ediyoruz…</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/sinemaya-giden-adamla-sohbetler-2-buyukannemin-korkunc-oykuleri/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/sinemaya-giden-adamla-sohbetler-2-buyukannemin-korkunc-oykuleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nusret Öztunalı: &#8216;Gerçek hikayelerimiz filmlerimizden korkunç!&#8217;</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/roportaj-%e2%80%9cgercek-hikayelerimiz-filmlerimizden-korkunc%e2%80%9d/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/roportaj-%e2%80%9cgercek-hikayelerimiz-filmlerimizden-korkunc%e2%80%9d/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 12:57:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ayça Yürük]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nusret Öztunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=6780</guid>

					<description><![CDATA['Gerçek hikayelerimiz filmlerimizden korkunç!' Nusret Öztunalı 75 yaşında bir ihtiyar delikanlı ve korku sinemasını çok seviyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Nusret Öztunalı 75 yaşında bir ihtiyar delikanlı ve korku sinemasını çok seviyor. Onunla tanıştıktan sonra, önemsediğim, yıllardır araştırdığım korku sineması üzerine bir kez daha düşünme ihtiyacı hissettim. Zaman içinde elime geçen DVD’leri ona yollamaya başladım ve filmler üzerine konuştuk, tartıştık. Ben zaten çok sevdiğim bu türe, onunla tanıştıktan sonra daha çok bağlandığımı hissettim. Öteki Sinema’ya yeni bir yazı düşünürken, aklıma onunla röportaj yapma fikri geldi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/07/photo2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6782" title="photo2" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/07/photo2.jpg" alt="photo2" width="589" height="449" /></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			4 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/roportaj-%e2%80%9cgercek-hikayelerimiz-filmlerimizden-korkunc%e2%80%9d/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/roportaj-%e2%80%9cgercek-hikayelerimiz-filmlerimizden-korkunc%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hanno Cambiato Faccia / They Have Changed Their Face (1971)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/hanno-cambiato-facciathey-have-changed-their-face-1971/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/hanno-cambiato-facciathey-have-changed-their-face-1971/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 20:09:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Baba Yaga]]></category>
		<category><![CDATA[Corrado Farina]]></category>
		<category><![CDATA[Eurotrash]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Hanno Cambiato Faccia]]></category>
		<category><![CDATA[They Have Changed Their Face]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=5270</guid>

					<description><![CDATA[They Have Changed Their Face görsel açından klasik bir eurohorror filminden çok farklı değil. Farina dönemin saykodelik kültüründen izler taşıyan bir tasarıma ağırlık vermiş.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/hannocambiat01.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-5271" title="hannocambiat01" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/hannocambiat01-170x300.jpg" alt="hannocambiat01" width="170" height="300" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/hannocambiat01-170x300.jpg 170w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/hannocambiat01.jpg 228w" sizes="auto, (max-width: 170px) 100vw, 170px" /></a>İtalyan yönetmen ve senarist Corrado Farina&#8217;nın son yıllarda roman yazarlığına ağırlık vermiş olması aslında hiç şaşırtıcı değil. 1971 yılında kısa bir belgesel ile sinemacılığa adım atan yönetmen, 1971 yılında az bilinen başyapıt Hanno cambiato faccia&#8217;ya imza attı. They Have Changed Their Face adıyla da bilinen filmin ardından 1972 yılında bir kez daha kısa bir belgesel çekti. 1973 yılında ise belki en popüler filmi olan; son çalışması Baba Yaga&#8217;ya imza attı. İki kült filmin ardından ise ticari çekimler hayatında ağırlık kazandı ve yaratıcılığını sadece roman yazarlığı için kullandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Giallo sinemasına göndermelerle dolu, sinema tadında romanlar yazan Farina&#8217;nın edebiyata düşkünlüğünün izlerini filmlerinde de görüyoruz. Drakula&#8217;yı Hanno cambiato faccia için referans olarak kullanan yönetmen; Baba Yaga&#8217;nın bohem karakterlerinin odalarına klasik kitaplar yerleştiriyor. Eurohorror/eurotrash aleminin bu az bilinen ismi, filmlerini türe uygun bir şekilde çekse de, entelektüel göndermeleriyle dikkat çekiyor. Hatta Baba Yaga&#8217;nın kült sinema ve arthouse arasında durduğu; saykodelik imajları ve müzikleri ile bir eurohorror gibi dururken, aynı zamanda Antonioni filmlerini de akla getirdiği söylenebilir.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			3 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/hanno-cambiato-facciathey-have-changed-their-face-1971/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/hanno-cambiato-facciathey-have-changed-their-face-1971/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Giovanni Scognamillo ile Söyleşi</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/giovanni-scognamillo-ile-soylesi/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/giovanni-scognamillo-ile-soylesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serdar Kökçeoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 21:20:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinematik Sohbetler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=711</guid>

					<description><![CDATA[Beyazperde.com‘dan Funda Sularöz ve Serdar Kökçeoğlusinema tarihçisi Giovanni Scognamillo ile keyifli ve gerekli bir sohbet yapmışlar. “Fantastik Türk Sineması” “Erotik Türk Sineması” “Canavarlar yaratıklar Manyaklar” gibi Öteki Sinema okurunun çok sevdiği eserlere imza atan bu Bilgi çınarı ile yapılan söyleşiyi sayfalarımıza taşıyoruz. Bir ansiklopedide Giovanni Scognamillo başlığının yanına ne yazmak gerekir acaba? Sinema tarihçisi, Beyoğlu tarihçisi, fantastik sanatlar uzmanı, gizemli konular araştırmacısı, hikayeci, sinemacı… Belki de en güzeli onun üzerine bir ansiklopedi hazırlamak! Bu çok yönlü araştırmacı yakın zamanda uzun bir söyleşi kitabıyla dünyasını ortaya koydu. Kitabı okur okumaz biz de kendi sorularımızı hazırladık! Emel Armutçu’nun sizinle yaptığı röportajı Bir]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Beyazperde.com</strong>‘dan Funda Sularöz ve Serdar Kökçeoğlusinema tarihçisi Giovanni Scognamillo ile keyifli ve gerekli bir sohbet yapmışlar. “Fantastik Türk Sineması” “Erotik Türk Sineması” “Canavarlar yaratıklar Manyaklar” gibi <strong>Öteki Sinema</strong> okurunun çok sevdiği eserlere imza atan bu Bilgi çınarı ile yapılan söyleşiyi sayfalarımıza taşıyoruz.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2008/10/Gio.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-42508" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2008/10/Gio.jpg" alt="Gio" width="590" height="358" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2008/10/Gio.jpg 590w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2008/10/Gio-300x182.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2008/10/Gio-60x36.jpg 60w" sizes="auto, (max-width: 590px) 100vw, 590px" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="color: #800000;"><strong>Bir ansiklopedide Giovanni Scognamillo başlığının yanına ne yazmak gerekir acaba? Sinema tarihçisi, Beyoğlu tarihçisi, fantastik sanatlar uzmanı, gizemli konular araştırmacısı, hikayeci, sinemacı… Belki de en güzeli onun üzerine bir ansiklopedi hazırlamak! Bu çok yönlü araştırmacı yakın zamanda uzun bir söyleşi kitabıyla dünyasını ortaya koydu. Kitabı okur okumaz biz de kendi sorularımızı hazırladık!</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Emel Armutçu’nun sizinle yaptığı röportajı Bir Levanten Şövalye adıyla kitaplaştırdığı projede sizce eksik kalan taraflar oldu mu?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Ben maalesef çok konuyla ilgili olduğum için hepsine ulaşabilmek bazen söyleşiyi yapan arkadaş için zor olabiliyor. Örneğin çizgi romana olan ilgim üzerinde fazla durulmadı ki bence bu eksikliğin olması kaçınılmaz bir durumdu, çünkü ne de olsa sorulan sorulara bağlısın.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong>Biz daha çok sinema üzerinde duralım istiyoruz. Son dönemin uluslararası ödüllü yapımlarını nasıl buluyorsunuz. Günümüzde Türk Sineması uluslararası festivallerde ödüller alan yapımlarla temsil edilmeye başladı.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Bugün Türkiye’de iki tarz sinema yapıldığından bahsedebiliriz. Biri iç pazara yönelik, diğeri de dış pazara. Bugün, şimdi sanat filmi nedir ne değildir böyle bir tartışmaya girmeyeceğim ama, hak etsin ya da hak etmesin bir filme kolayca sanat filmi etiketini yapıştırabiliyoruz biz. Sanat filmlerinin hedefi daha çok dış pazardır, festivallerdir ve o yönetmenler sanki iç pazarı pek fazla önemsemiyorlar.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			8 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/giovanni-scognamillo-ile-soylesi/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/giovanni-scognamillo-ile-soylesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
