<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zombie Kültü &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/kategori/film-incelemeleri/korku-sinemasi/zombie-kultu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Nov 2025 05:13:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>Zombie Kültü &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>28 Years Later: Cilala Parlat İçini Boşalt!</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/28-years-later-cilala-parlat-icini-bosalt/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/28-years-later-cilala-parlat-icini-bosalt/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2025 08:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=142620</guid>

					<description><![CDATA[28 Years Later... Bir sinefil gözüyle baktığımızda, cilalı prodüksiyonuna rağmen içerik ve ruh olarak ilk iki filmin gerisinde kalan, ticari kaygılarla şekillendirilmiş bir hayal kırıklığı bu film!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>2002’de Danny Boyle imzalı 28 Days Later (28 Gün Sonra) ve onun 2007’deki devamı 28 Weeks Later (28 Hafta Sonra), zombi türüne getirdikleri sert realizm ve alt metindeki toplumsal/politik göndermelerle korku sinemasında çığır açmıştı.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-142629 alignright" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster-620x775.jpg" alt="" width="316" height="395" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster-620x775.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster-300x375.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster-768x960.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster-60x75.jpg 60w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster-480x600.jpg 480w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2025/07/28-Years-Later-New-Poster.jpg 1080w" sizes="(max-width: 316px) 100vw, 316px" /></a>Aradan geçen yılların ardından aynı yaratıcı ekip (Boyle ve Alex Garland) &#8216;8 Years Later (28 Yıl Sonra) ile bir kez daha buluştu. Üstelik bu film, planlanan yeni bir üçlemenin ilk halkası olarak duyuruldu ve her bir film için $75 milyon gibi devasa bir bütçe ayrıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Yüksek bütçe ve yıldız oyuncu kadrosu ile gelen bu üçüncü film, maalesef seleflerinin seviyesine ulaşamıyor. Bir sinefil gözüyle baktığımızda 28 Yıl Sonra, cilalı prodüksiyonuna rağmen içerik ve ruh olarak ilk iki filmin gerisinde kalan, ticari kaygılarla şekillendirilmiş bir hayal kırıklığı.</p>
<h4 style="text-align: justify;">Steril Bir Çizgi Roman Atmosferi</h4>
<p style="text-align: justify;">İlk iki film, düşük bütçelerine rağmen (ilk film sadece $8 milyonla çekilmişti) kirli ve kaotik atmosferleri sayesinde unutulmaz bir gerçeklik hissi yaratmıştı. 28 Yıl Sonra ise tam tersine, cilalı bir görselliğe ve tona sahip. Büyük stüdyonun eli değince her şey pürüzsüz, temiz ve adeta çizgi romanvari bir görünüme bürünmüş.</p>
<p style="text-align: justify;">Boyle her ne kadar kamerada yine yaratıcı denemelere (iPhone ile çekilmiş sahneler, optik oyunlar vs.) girişmiş olsa da, filmin genel estetiği sanki bir çizgi roman sayfasından fırlamış gibi yapay duruyor. Bu sterilizasyon, filmin ruhundan çok şey götürüyor: Seyirciyi gerçekten rahatsız etmesi gereken sahneler bile güvenli bir formül içinde sunulduğu için beklenen etkiyi bırakmıyor. Örneğin, şiddet ve gerilim sahneleri teknik olarak iyi çekilmiş olsa da, ilk filmdeki o belgeselimsi dehşet duygusu yerini daha &#8220;stilize&#8221; bir şiddet gösterisine bırakmış. Sonuç olarak, 28 Yıl Sonra atmosferiyle korkutmaktan ziyade göz okşayan ama fazla temiz bir deneyim sunuyor – ki bu, serinin özüne ters.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/28-years-later-cilala-parlat-icini-bosalt/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/28-years-later-cilala-parlat-icini-bosalt/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aynı Tas “Farklı” Hamam: Until Dawn (2025)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/until-dawn-2025/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/until-dawn-2025/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 10:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Canavar-Yaratık Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğaüstü Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Slasher]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Annabelle: Creation]]></category>
		<category><![CDATA[Blair Butler]]></category>
		<category><![CDATA[David F. Sandberg]]></category>
		<category><![CDATA[Gary Dauberman]]></category>
		<category><![CDATA[Graham Reznick]]></category>
		<category><![CDATA[Groundhog Day]]></category>
		<category><![CDATA[Happy Death Day]]></category>
		<category><![CDATA[Larry Fessenden]]></category>
		<category><![CDATA[Lights Out]]></category>
		<category><![CDATA[PlayStation]]></category>
		<category><![CDATA[Shazam]]></category>
		<category><![CDATA[The Cabin in the Woods]]></category>
		<category><![CDATA[Until Dawn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=142388</guid>

					<description><![CDATA[Until Dawn, sizi korku sinemasının daha önce girmediğiniz tamamen farklı bir hamamına sokarmış gibi yapıyor ama hamamda ilginizi çeken onca farklı tas varken gidip daha önce defalarca yıkandığınız aynı tasla yıkamaya çalışıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Her gün bir öncekinin aynı gibi çok uzun zamandır. Hayır, Groundhog Day’deki (1993) gibi değil. Her gün aynı saçmalığı yaşamıyoruz. Her gün yeni bir saçmalığa uyanıyoruz. “Bu kadarı da olamaz herhalde” dediğimiz her şeyin “yoo gayet olabilir” klasmanına hiç zorlanmadan, rahatlıkla yerleştiğini görerek uyanıyoruz her gün. Olası en korkunç kâbusun kabul görebilecek tariflerinden biri de bu olsa gerek ama gündüzleri kâbus görmek de nedir arkadaş? Evet, David F. Sandberg’in yönettiği Until Dawn’un (2025) alternatif isimlerinden biri de <em>Malum Ülkede Yaşamak</em> olabilirmiş pekâlâ. Fakat bir PlayStation oyunundan uyarlandığı için filme başkaca bir isim kondurmak, pek de mümkün değilmiş sanki.</p>
<p style="text-align: justify;">PlayStation 4’ün meşhur oyunlarından biri olan Until Dawn, 2015 yılında piyasaya sürüldü. Oyunun hikâyesini, korku sinemasının sıkı takipçilerinin yakından tanıdığı isimlerden Larry Fessenden ve Graham Reznick kaleme aldı. Zamanında gayet iyi eleştiriler almış oyunu hiç oynamadım. Ancak anladığım kadarıyla filmde genel konsept korunmuş korunmasına ama Gary Dauberman ve Blair Butler, oyunun genel akış hikâyesinden farklı birçok önemli değişiklik yaparak, aslında tamamen orijinal bir senaryoya imza atmışlar denebilir. Oyuna gönül verenlerin filmden ne kadar memnun kaldıklarını bilemiyorum haliyle ama bir tahminim var tabii ki.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/until-dawn-2025/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/until-dawn-2025/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Black Metal, Vikingler, Zombiler ve Bir Kamyon Çöp: Saga (2016)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/saga-2016/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/saga-2016/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[S. Özgür Ilgın]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 17:46:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Slasher]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Black Metal]]></category>
		<category><![CDATA[Darkthrone]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinav Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinav Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Nocturno Culto]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Saga]]></category>
		<category><![CDATA[Sarke]]></category>
		<category><![CDATA[Ted Skjellum]]></category>
		<category><![CDATA[Vikingler]]></category>
		<category><![CDATA[Zombiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=126218</guid>

					<description><![CDATA[Norveç yapımı Saga (2016), olmamış bir film. Ne zombi filmi olabiliyor ne de slasher. Komedi zaten bu yöreye hiç uğramamış.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2022/03/Saga-2016-poster.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-126226" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2022/03/Saga-2016-poster-300x424.jpg" alt="" width="300" height="424" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2022/03/Saga-2016-poster-300x424.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2022/03/Saga-2016-poster-600x848.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2022/03/Saga-2016-poster-620x876.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2022/03/Saga-2016-poster-768x1085.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2022/03/Saga-2016-poster.jpg 1000w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Norveç sinemasının şehirli erkek ve kadın yalnızlıkları, varoluşsal bunalımlar, cinsel kimlikler, modern hayatın huzursuzluğu vb. temalarından sıkıldınız mı? Sıkılmadıysanız bile ara sıra arthouse&#8217;lara kısa bir mola verip çöp filmlere açılmak hem rahatlatıcı hem de eğlenceli oluyor. Geçenlerde Murat Kızılca “Çok ucuz, çok kötü, Norveç yapımı bir korku komedi filmi var. Hem Black Metal falan da diyor” deyince ilgimi çekti. Birkaç gün sonra izledim. Jørn Steen’in yönettiği Saga’nın senaryosunu yine Steen, Hedda Hørran ile birlikte yazmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz Sarke isimli Black Metal grubunun etrafında gelişiyor. Sarke’nin menajeri Trym (Terje Sødal), reklam amacıyla kilise kundaklayıp grubun yanan kilise önünde fotoğraf çektirmesini istiyor. Grubun lideri Thor (Ted Skjellum), buna karşı çıkıyor, bunun yerine Vikingler zamanında geçen bir zombi hikayesini filme çekerek reklam yapmak istiyor.  Trym, Thor’dan habersiz kiliseyi ateşe veriyor. Fanatik Hristiyan kadınlardan oluşan motosikletçi çetesi de intikam almak için grubun peşine düşüyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/saga-2016/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/saga-2016/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Unutmak İstemeseydik Gömmezdik Ölülerimizi: Pet Sematary (2019)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/unutmak-istemeseydik-gommezdik-olulerimizi-pet-sematary/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/unutmak-istemeseydik-gommezdik-olulerimizi-pet-sematary/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tolga Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2019 11:37:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğaüstü Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Mezarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Pet Sematary]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=111387</guid>

					<description><![CDATA[Stephen King’e ve onun Amerikan kırsalında geçen kabus öykülerine meraklısıysanız Hayvan Mezarlığı’nı izleyin.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class=" wp-image-111390 alignleft" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/04/40529144413_83d2f05396_z.jpg" alt="" width="217" height="339" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/04/40529144413_83d2f05396_z.jpg 410w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/04/40529144413_83d2f05396_z-300x468.jpg 300w" sizes="(max-width: 217px) 100vw, 217px" />80’lerdeki video furyasında ortalığı kasıp kavuran ve kaseti en çok kiralanan korku filmlerinden biri olarak hatırlıyorum Hayvan Mezarlığı’nı&#8230; Stephen King markası ile pazarlanan film hikayenin gücünden ve ¨katil çocuk¨ temasının şok edici etkileyiciliğinden sebep seyirci ve eleştirmen nazarında ilgi gördü, bütçesinin 5 katı gişe yaptı ve bir külte dönüştü. Biliyordum ki eninde sonunda bir yeniden çevrim gelecekti ve gün o gündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Orijinal film, King’in eserlerinde yarattığı Amerikan gotiğinin kurallarını bir büyük bütçe yapımı için olabilecek en sadık şekilde uyguluyordu. Yeniden çevrim için de bu cümleyi kurabiliriz ancak bazı tahrifatlar söz konusu ve bunu sağlamak için yapılan büyük hatalar.</p>
<p style="text-align: justify;">Film gösterime girmeden övüldü de övüldü. Açıkçası ben yine karşıma It/O ayarında bir yeniden çevrim çıkacak sanıyordum ama ilgiyle izlememe rağmen filmin beklentilerimi karşılamadığımı ve 1989 yapımı Hayvan Mezarlığı’nın gücünün altında ezilerek un ufak olduğunu yazmak zorundayım.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/unutmak-istemeseydik-gommezdik-olulerimizi-pet-sematary/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/unutmak-istemeseydik-gommezdik-olulerimizi-pet-sematary/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Gate (1987) ve Gate 2: The Trespassers (1990)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-gate/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-gate/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 09:26:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Canavar-Yaratık Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğaüstü Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Alacakaranlık]]></category>
		<category><![CDATA[Betamax]]></category>
		<category><![CDATA[Cthulhu]]></category>
		<category><![CDATA[Demon]]></category>
		<category><![CDATA[DVD]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tanrılar]]></category>
		<category><![CDATA[Fright Night]]></category>
		<category><![CDATA[Gate 2]]></category>
		<category><![CDATA[Geçit]]></category>
		<category><![CDATA[H. P. Lovecraft]]></category>
		<category><![CDATA[House]]></category>
		<category><![CDATA[I Madman]]></category>
		<category><![CDATA[Jeod]]></category>
		<category><![CDATA[Louis Tripp]]></category>
		<category><![CDATA[Lovecraft]]></category>
		<category><![CDATA[Minion]]></category>
		<category><![CDATA[Old Gods]]></category>
		<category><![CDATA[Prom Night]]></category>
		<category><![CDATA[Randall William Cook]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan Kapısı]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Dorff]]></category>
		<category><![CDATA[Stranger Things]]></category>
		<category><![CDATA[The Fly]]></category>
		<category><![CDATA[The Gate]]></category>
		<category><![CDATA[The Lost Boys]]></category>
		<category><![CDATA[The Trespassers]]></category>
		<category><![CDATA[Tibor Takacs]]></category>
		<category><![CDATA[Trick or Treat]]></category>
		<category><![CDATA[Twilight]]></category>
		<category><![CDATA[VCD]]></category>
		<category><![CDATA[VHS]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=102725</guid>

					<description><![CDATA[Macar kökenli yönetmen Tibor Takacs imzalı The Gate, Kanada korku sinemasının seksenlerdeki gişe şampiyonlarından biridir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Video kaset furyası döneminde The Gate filminin VHS ya da Beta kopyasını raflarda gördüğümü hatırlamıyorum, denk gelmemişim demek ki. Sanırım ilk defa seneler sonra günlük bir gazetenin yanında bedava dağıtılan bir VCD kopyadan izledim. O zaman filmden çok etkilenmemiştim ama stop-motion ‘minionlara’ bayılmıştım.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Gate-VCD.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-104896" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Gate-VCD-620x413.jpg" alt="" width="620" height="413" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Gate-VCD-620x413.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Gate-VCD-600x400.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Gate-VCD-300x200.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Gate-VCD-768x512.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Gate-VCD.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiçbir zaman eskimeyen/eskimeyecek zamansız filmleri bir kenara bırakıp daha ticari filmleri baz alırsak şöyle bir önermede bulunabiliriz sanırım: Her filmi zamanında izlemek lazım. Hele bir de hedef kitlenin yaş aralığındaysanız, o film hayatınızın en önemli filmlerinden biri olabilir, hatta belli bir türü daha çok sevmenizi sağlayabilir. Ama o treni kaçırıp yıllar sonra tekrar yakalamaya çalıştığınızda aynı etkiyi sağlaması pek mümkün olmaz. The Gate ile yaşadığım kişisel tecrübe üç aşağı beş yukarı böyle bir şeydi.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-gate/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-gate/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ravenous / Les affames (2017)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/ravenous-les-affames/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/ravenous-les-affames/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2018 15:56:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Platformlar]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Netflix]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Dawn of the Dead]]></category>
		<category><![CDATA[George A. Romero]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada]]></category>
		<category><![CDATA[Les affames]]></category>
		<category><![CDATA[Ravenous]]></category>
		<category><![CDATA[Robin Aubert]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=96774</guid>

					<description><![CDATA[Ravenous, eski usul korku filmlerine alışkın bünyelerde alerjik etki gösterebilir ama artık modern korku filmlerinin çağında yaşıyoruz ve Ravenous o dünyaya çok yakışıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.imdb.com/name/nm0041315" target="_blank" rel="noopener">Robin Aubert</a>’in yazıp yönettiği Kanada yapımı Ravenous, vuku bulan bir zombi salgını sonrası Quebec kırsalında hayatta kalanlardan birkaçının peşine takılıyor.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/04/Ravenous-poster-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-96782" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/04/Ravenous-poster-3-300x450.jpg" alt="" width="250" height="375" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/04/Ravenous-poster-3-300x450.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/04/Ravenous-poster-3.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Şubat 2018’deki 17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nden sonra Netflix sayesinde bir kez daha izleme şansı bulduğumuz Ravenous, son yıllarda gördüğümüz en farklı zombi filmlerinden biri. Genel olarak Kanada’nın yerel problemlerine biraz daha fazla odaklanıyor ama hem bu problemlerin bir kısmının artık ne yazık ki bütün dünyada yaygınlaşarak kanıksanması, hem de kenarların eşya-insan ilişkisi, varoluş sıkıntısı gibi evrensel problemlerle işlenmiş olması, filmi sadece Kanadalılara özel kılmaktan uzaklaştırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Zombi salgınının nasıl başladığı hakkında herhangi bir bilgi verilmiyor. Ancak hayatta kalanların çeşitli önlemler alarak yaşamlarını sürdürmeleri, salgının bir süredir devam ettiğini gösteriyor. Yine de başlayalı çok uzun zaman geçmemiş ki hiç kimsenin ne olduğu, salgının nereye kadar yayıldığı ya da kurtulmak için ne yapılması gerektiği hakkında çok net bir fikri yok. Muhtemelen avcılığa meraklı Bonin ve Vezina adlı iki arkadaş, günlerini birbirlerine soğuk ve demode espriler yaparak ve zombi avlayarak geçiriyorlar. Salgın öncesinde öyle elle tutulur bir işleri olmadığı anlaşılan ikilinin rutinleri zombi detayı dışında çok fazla değişmemiş gibi görünüyor. Öncesinde muhtemelen evli ve beyaz yakalı bir çalışan olan Celine, arabasıyla boş sokaklarda geziniyor ve arada durup elindeki iri palayla karşısına çıkan zombileri öldürerek kaybettiklerinin hıncını almaya çalışıyor. Yaşlı lezbiyen çift Therese ve Pauline, ellerinde tüfekleriyle kırsaldaki evlerinde beklemeyi tercih ediyorlar. Bir köpek tarafından ısırıldığını iddia eden eli yaralı Tania, ısrarla salgından etkilenmediğini söylüyor. Küçük Zoe, ailesi kim bilir nasıl öldükten sonra evlerinin bir odasında saklanmaya çalışıyor. Peşindeki zombilerden kaçmaya çalışan yaşlı sigortacı Real, elindeki tüfekle belki de yaşayan birilerini arayan genç Remi tarafından kurtarılıyor. Önce ayrı ayrı gördüğümüz bütün bu karakterler, bir şekilde bir araya geliyorlar ve beklemenin sonları olacağını anladıkları için en yakın sığınağa doğru yol almaya karar veriyorlar. Böylece klasik bir “zombi salgınında hayatta kalma mücadelesi” başlıyor. Ancak Ravenous’ın farkı da aslında tam burada başlıyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/ravenous-les-affames/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/ravenous-les-affames/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dead Shack (2017)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/dead-shack/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/dead-shack/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Mar 2018 18:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Day of the Dead]]></category>
		<category><![CDATA[Day of the Dead: Bloodline]]></category>
		<category><![CDATA[Dead Shack]]></category>
		<category><![CDATA[Freaktown]]></category>
		<category><![CDATA[Humans]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada]]></category>
		<category><![CDATA[The Exterminator]]></category>
		<category><![CDATA[The League of Super Evil]]></category>
		<category><![CDATA[The Walking Dead]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=95869</guid>

					<description><![CDATA[Dead Shack, ormanın derinliklerindeki kulübede bekleyen tehlikeyle yüzleşen karakterler temasını zombi sosuyla süsleyen çok eğlenceli bir korku-komedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Şimdi şu gerçeği kabul edelim; Kanada yapımı korku filmlerinin kalitesi oldum olası hep tartışma konusu olmuştur. Çok da haksız bir iddia sayılmaz aslında, objektif olarak bakıldığında Kanada korku filmlerinin büyük bir çoğunluğunun “çok iyi” olmadığı görülür. Ama iyi olanları da gerçekten iyidir, hatta kötü olanlarının bile ilgi çekici, cezbedici yanları vardır. Bütün genellemeler gibi bunun da çok kale alınmaması gerektiğini düşünüyorum. <a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/Dead-Shack-poster-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-95871" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/Dead-Shack-poster-2-300x444.jpg" alt="" width="225" height="333" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/Dead-Shack-poster-2-300x444.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/Dead-Shack-poster-2-600x888.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/03/Dead-Shack-poster-2.jpg 608w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a>Sonuçta vergi meselesi yüzünden daha ucuza film çekmek isteyen (çoklukla Amerikalı) yapımcılar, dünyanın herhangi bir yerine gitmekte beis görmedikleri gibi burunlarının dibindeki Kanada’ya da gideceklerdir elbette. Mühim olan ticari tuzak filmlerden uzak durabilmek. Bu konuda en sabıkalı ülkelerden biri Kanada ama tek sabıkalı değil tabii ki. Daha geçen gün bir Amerikan yapım şirketinin, kendine ortak bir Bulgar yapım şirketi bularak İspanyol yönetmen Hector Hernandez Vicens’e birkaç az-orta derecede ünlü oyuncu temin edip Bulgaristan’da çektirdiği <a href="https://www.imdb.com/title/tt3053228" target="_blank" rel="noopener"><strong>Day of the Dead: Bloodline</strong></a>’ı izledim mesela. Güya Romero’nun Dead filmlerinin üçüncüsünün yeniden çevrimi olan film, her anlamıyla tel tel dökülüyordu. Yani zaten yapım şirketi hangisi, teknik ekip kimlerden oluşuyor ve çekim yeri neresi gibi verilere dikkatli bakmak gerek. “Normal şartlar altında” bir araya gelmesi neredeyse imkânsız olan veriler aynı sofrada toplanmışsa ortada bir bit yeniği var demektir. Zaten bakın, soru bile bir Alman, bir İngiliz, bir Karadenizli diye başlayan fıkra gibi oluyor: Bir İspanyol yönetmen, neden dünyanın çeşitli ülkelerinden toplanmış oyuncularla, bir Amerikan yapım şirketi için Bulgaristan’da korku filmi çeker? Tabii ki maliyeti azaltıp kâr marjını biraz daha yükseltmek isteyen ucuzcu bir şirketin ticari emellerine alet olmak için. E o zaman ortaya çıkan iş de &#8220;çöp filmden&#8221; başka bir şey olmayacaktır. Peki, Day of the Dead’in (güya) yeniden çevrimi Bulgar filmi midir, yoksa ABD filmi mi? Evet, kâğıt üzerinde ortak yapım şirketi nedeniyle yarı-Bulgar filmi olarak görünüyor ama aslında Bulgaristan’da çekilmiş ucuz bir ABD filminden fazlası değil. Bir de benzer kaderi paylaşan bir dolu korku filmine ev sahipliği yapan Kanada’nın halini düşünün. Sonuç olarak Kanada’nın en büyük şanssızlığı (ya da sektöre getirdiği hareketlilik açısından belki de şansı) ABD’ye bu denli yakın olması ve (kimi aksanları görmezden gelirsek) aynı dili konuşmasıdır. Dead Shack, özbeöz Kanada yapımı bir korku-komedi olduğu için yukarıda açmaya çalıştığım (ve Kanada yapımı korku filmlerine karşı oluşan önyargının temel sebeplerinden biri olduğunu düşündüğüm) ticari tuzak filmlerden biri değil neyse ki.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/dead-shack/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/dead-shack/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Autopsy of Jane Doe (2016)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/autopsy-jane-doe-2016/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/autopsy-jane-doe-2016/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2017 14:47:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğaüstü Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Perili Evler]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Abigail]]></category>
		<category><![CDATA[André Øvredal]]></category>
		<category><![CDATA[Brian Cox]]></category>
		<category><![CDATA[Cadı]]></category>
		<category><![CDATA[Emile Hirsch]]></category>
		<category><![CDATA[Ian B. Goldberg]]></category>
		<category><![CDATA[Jane Doe]]></category>
		<category><![CDATA[Olwen Kelly]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Naing]]></category>
		<category><![CDATA[Salem]]></category>
		<category><![CDATA[Salem Cadı Mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Salem Cadıları]]></category>
		<category><![CDATA[The Autopsy of Jane Doe]]></category>
		<category><![CDATA[Trollhunter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=85002</guid>

					<description><![CDATA[The Autopsy of Jane Doe, insanlık tarihinin yaşanmış ve yaşanmakta olan utanç verici olaylarını akla getiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong>Salem Cadı Mahkemeleri</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">İngiliz kolonilerinin yaşadığı Massachusetts yakınlarındaki Salem kasabasında başlayan ama daha sonra komşu kasabalara da sıçrayan, Şubat 1692 ile Mayıs 1693 tarihleri arasında gerçekleşen ve yüzden fazla insanın cadılıkla suçlandığı bir dizi duruşma Salem Cadı Mahkemeleri olarak anılır. Duruşmalar sonunda 14’ü kadın, 20 kişi idam cezası almış, bunların dışında ikisi çocuk 5 kişi de hapishanede beklerken (muhtemelen işkence veya kötü şartlar nedeniyle) ölmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-85004" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/Salem-Witch-Trials-2-620x349.jpg" alt="" width="620" height="349" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/Salem-Witch-Trials-2-620x349.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/Salem-Witch-Trials-2-600x337.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/Salem-Witch-Trials-2-300x169.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/Salem-Witch-Trials-2-768x432.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/Salem-Witch-Trials-2.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/autopsy-jane-doe-2016/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/autopsy-jane-doe-2016/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kült Filmler Zamanı: Night of the Living Dead (1968)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/night-living-dead-1968/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/night-living-dead-1968/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2016 14:22:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Kült]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Duane Jones]]></category>
		<category><![CDATA[George A. Romero]]></category>
		<category><![CDATA[John Russo]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Filmler Zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[Night of the Living Dead]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan Ölülerin Gecesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=82556</guid>

					<description><![CDATA[Yani ille de tek bir yaşayan ölüler filmini seçmem gerekseydi, Night Of The Living Dead'i, bu şaheseri tek geçerdim.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yani ille de tek bir yaşayan ölüler filmini seçmem gerekseydi, George Romero ve John Russo ortaklığının sinema tarihine armağan ettiği bu şaheseri tek geçerdim. Night Of The Living Dead (Yaşayan Ölülerin Gecesi, 1968) tepeden tırnağa, silme süpürme bir kült film. Gücü, sadece perdede adeta kapana kısılıp kalan şahsiyetleri terörize etmesindeki ustalıkta değil, türün bir takım kurallarını ve klişelerini (yaşayan ölüleri insan eti yiyen hale getirme fikri, kafalarından vurulunca ölmeleri vb.) inşa edip başlı başına bir alt-tür doğurmasında ve bunu yaparken de karanlık ve bir o kadar da karamsar sayısız politik ve sosyolojik okumaya olanak sağlamasında yatıyor. Zaten hem biçim, hem de içerik açısından başyapıt statüsüne erişmiş 40 yaşından büyük kaç bağımsız kült korku filmi vardır ki? Bir avuç. Onları da zaten kült filmler yazı dizisinde elimizden geldiğince tek tek ele almaya çalışıyoruz.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/night-living-dead-1968/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/night-living-dead-1968/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Train to Busan (2016)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/train-busan-2016/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/train-busan-2016/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Sep 2016 16:12:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[28 Days Later]]></category>
		<category><![CDATA[Busan]]></category>
		<category><![CDATA[Danny Boyle]]></category>
		<category><![CDATA[Gemide]]></category>
		<category><![CDATA[George A. Romero]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore]]></category>
		<category><![CDATA[Sang-ho Yeon]]></category>
		<category><![CDATA[Seoul Station]]></category>
		<category><![CDATA[Snowpiercer]]></category>
		<category><![CDATA[The Fake]]></category>
		<category><![CDATA[The King of Pigs]]></category>
		<category><![CDATA[Train to Busan]]></category>
		<category><![CDATA[World War Z]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=81494</guid>

					<description><![CDATA[“Zombi filmlerinden sıkılmadınız mı” diye soranlara Güney Kore’den soruyu buruşturup çöpe atacak kadar güçlü bir yanıt geldi: Train to Busan.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"><strong>Güney Kore’den Çılgın Bir Zombi Filmi</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Daha geçen gün “zombi filmlerinden sıkıldınız mı” diye soruyordum ki Güney Kore’den soruyu buruşturup çöpe atacak kadar güçlü bir yanıt geldi. Train to Busan, artık iyice yorulmuş bir alt tür dahilinde ilgi çekici bir film nasıl çekilir diye merak edenlerin kafalarındaki bütün soru işaretlerini ortadan kaldıracak kadar iddialı bir iş.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha önce <strong>The King of Pigs</strong> (2011) ve <strong>The Fake</strong> (2013) gibi animasyonları yöneten Yeon Sang-ho’nun elinde sihirli değnek olduğunu ileri sürecek değiliz elbette. Öncelikle akılda kalıcı karakterler yaratmanın öneminin farkında olan yönetmen (ki senaryo da ona ait), bir yatırım firmasında yönetici olarak çalışan başkahramanımızı tanıtarak işe başlıyor. Karısından boşanmış olan Seok-Woo, annesi ve 9-10 yaşlarındaki kızı Su-an ile beraber yaşamaktadır. Sadece kendini düşünen, aşırı bencil bir kişiliğe sahip Seok-Woo, işini her şeyin önüne koyduğu için kızını ihmal etmektedir. Doğum gününde aldığı bilgisayar oyunu konsolunun aynısının kızının odasında zaten kurulu olduğunu unutacak kadar da ilgisiz bir baba profili çizen Seok-Woo, kızının ısrarlarına dayanamaz ve onu Busan’a, çok özlediği annesinin yanına götürmeye karar verir. Böylece başkahramanımız kızıyla beraber Seul’dan Busan’a gidecek olan hızlı trene biner.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-81498" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-orta-620x413.jpg" alt="train-to-busan-orta" width="620" height="413" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-orta-620x413.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-orta-600x400.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-orta-300x200.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-orta-768x512.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-orta.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen Yeon Sang-ho, başkahramanın etrafına izleyicinin duygusal bağlar kurabileceği (seveceği, nefret edeceği, özdeşlik kuracağı) yan karakterler yerleştirmeyi de ihmal etmiyor. Filmin neredeyse tamamı, içinde her sınıftan yolcunun olabileceği bir toplu taşıma aracının içinde geçtiği için bunu gerçekleştirmek pek de zor olmuyor. Bir lisenin beyzbol takımı, zengin ve bencil Yon-suk, orta yaşın üzerindeki iki kız kardeş In-gil ile Jon-gil, bileği güçlü Sang-hwa ile hamile karısı Seong-kyeong ve sokakta yaşadığı belli evsiz bir adam, öykünün merkezindeki karakterler olarak sırayla boy gösteriyorlar.</p>
<h3 style="text-align: center;"><strong>Bir Memleket Gibidir Tren</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Tren seyir halindeyken bütün ülkede bir zombi salgını baş gösteriyor. Seul’dan ayrılmadan önce zombi virüsünden etkilenmiş bir genç kız son anda trene bindiği için ülkeyi kasıp kavuran salgının bir benzeri de tren içinde yaşanıyor. Serdar Akar imzalı <strong>Gemide</strong> (1998) filminin unutulmaz repliklerinden “bir memleket gibidir gemi” geliyor akla ister istemez. Busan treni memleket oluyor ve yolculardan oluşan halk, ölümcül bir tehlike karşısında birleşip mücadele edeceğine, kendi içinde bölünüp birbirleriyle de didişmeye başlıyor. Ayrışma anlarında, her daim CEO olduğunu üstüne basarak tekrar eden ve üst sınıfı temsil eden Yon-suk karakteri öne çıkıyor. Kendi canını her şeyin önüne koyan ama akılcı kararlar vermekten uzak Yon-suk, bir saniye daha fazla yaşayabilmek için birçok yolcunun canını tehlikeye atarken tereddüt dahi etmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-81496" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-02-620x413.jpg" alt="train-to-busan-02" width="620" height="413" /></p>
<p style="text-align: justify;">Aslında başkahramanımız da farklı biri değil. Küçük kızıyla arasında geçen diyaloglarda sık sık başkalarına yardım etmemesini, sadece kendisini düşünmesini tembihliyor. Ancak filmin umut kaynağı Su-an, babasına inatla karşı çıkıyor, yardımlaşmaktan, diğer insanlarla birlikte hareket etmekten yani kısaca “insan” olmaktan bahsediyor. Daha yaşı küçük olduğu için henüz masumiyetini kaybetmemiş olan Su-an, başta babası olmak üzere herkese insanlık dersi vermeye soyunuyor. Train to Busan, Seok-Woo’nun film boyunca geçirdiği dönüşüm üzerinden, sınıf çatışmasını da araya sıkıştırarak insanlığımızı sorguluyor.</p>
<h3 style="text-align: center;"><strong>World War Z + Snowpiercer = Train to Busan</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">İlk fragman yayınlandığında, Brad Pitt’li zombi filmi <strong>World War Z</strong>‘ye (2013) benzediğini ve usta yönetmen Bong Joon-ho’nun İngilizce olarak çektiği ilk film <strong>Snowpiercer</strong>‘ı (2013) akla getirdiğini belirtmiştik. Evet, Train to Busan Amerikalı türdeşine benziyor ama onun eksik kaldığı her boşluğu doldurmayı başarıyor ve “gişeye oynayan bir zombi filmi nasıl yapılır” dersi veriyor. Snowpiercer’dan ödünç aldığı yapıyı da kendi matematiğine uygun bir hale getirerek lehine kullanmayı biliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-81497" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-banner-1-620x413.jpg" alt="train-to-busan-banner-1" width="620" height="413" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-banner-1-620x413.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-banner-1-600x400.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-banner-1-300x200.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-banner-1-768x512.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/09/Train-to-Busan-banner-1.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Burada iki kişinin daha ismini anmak gerekiyor: zombi filmleri dendiğinde akla gelen ilk isim olan George A. Romero ve <strong>28 Days Later</strong> (2002) ile ağır aksak yürüyen zombilerin hâkimiyetine son veren Danny Boyle. Train to Busan, Boyle’ın ‘infected’ (bulaşıcı hastalık) filmlerinin izinden giderken Romero’nun sistem ve toplum eleştirilerini de sahipleniyor. Ancak Romero’nun karanlık bir son biçtiği insanlık için hala umudunu yitirmeyen Yeon Sang-ho, minik Su-an’ın babası için söylediği şarkı ile geleceğe umutla bakmamız gerektiği konusunda ısrar ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Train to Busan, dur durak bilmeyen aksiyonu ile özellikle “hızlı koşan” zombi sevenleri kolaylıkla tavlayacaktır. Yaklaşık iki saat süren filmin, ilk bir buçuk saati neredeyse sorunsuz işliyor ama son yarım saatten çok memnun kalmadığımı ifade etmeliyim. Uzakdoğu’ya özgü ağdalı melodramatik sahneler, bazı filmlere çok yakışıyor ama burada biraz olmamış gibi. Olsun, o kadar kusur kadı kızında da olur.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca</strong></p>
<p style="text-align: justify;">[box type=&#8221;shadow&#8221; align=&#8221;&#8221; class=&#8221;&#8221; width=&#8221;&#8221;]</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ekstra not:</strong> Yine Yeon Sang-ho’nun yazıp yönettiği ve Train to Busan’da gerçekleşen olayların öncesini anlatan,  <strong>Seoul Station</strong> (2016) isimli bir de animasyon var. Train to Busan Güney Kore’de 20 Temmuz’da gösterime girmişti, Seoul Station da aradan bir ay bile geçmeden 17 Ağustos’ta gösterime girmiş. Henüz ben de izlemedim ama izleme listeme aldım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Son bir not daha:</strong> Eğer film izlerken ağlamaya yatkın biriyseniz bu filmde gözyaşlarınıza hâkim olamayacağınızın garantisini verebilirim.[/box]</p>
</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/train-busan-2016/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/train-busan-2016/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Rezort (2015)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/rezort-2015/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/rezort-2015/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Sep 2016 15:46:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Dougray Scott]]></category>
		<category><![CDATA[Jessica De Gouw]]></category>
		<category><![CDATA[Martin McCann]]></category>
		<category><![CDATA[Outpost]]></category>
		<category><![CDATA[Outpost: Black Sun]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Gerstenberger]]></category>
		<category><![CDATA[Rezort]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Barker]]></category>
		<category><![CDATA[The Rezort]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=80967</guid>

					<description><![CDATA[The Rezort, hem alt türün bütün gereklerini yerine getiriyor, hem de gündemdeki önemli konulardan birini işaret ederek, Romero’nunkiler kadar olmasa bile, basit öyküsünün altını doldurmayı başarıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Zombi filmlerinden sıkıldınız mı? Yeni bir zombi ya da ‘infected’ filmi görünce “yeter artık” diyor musunuz? Belki de haklısınız. George A. Romero’nun <strong>Night of the Living Dead</strong> (1968) ile fitili ateşlediği ve <strong>Dawn of the Dead</strong> (1978) ile kurallarını belirlediği alt türe ait sayısız iyi ve kötü örnekten sonra seyirci olarak böyle bir isyanda bulunmanın haklı tarafları da yok değil hani. Hem zaten 2010 yılından beri ekranlar aracılığıyla evlerimize kadar gelen ve önümüzdeki ayın sonunda yedinci sezonuna başlayacak olan <strong>The Walking Dead</strong>, (eğer öyle bir şey varsa) zombi açlığımızı doyurmakta bir hayli iddialı. Ben zombi filmi gördü mü dayanamayanlardanım; yeni bir tanesinin haberini alınca, ne yapıp edip illaki izliyorum. İngiltere / İspanya / Belçika ortak yapımı <strong>The Rezort</strong> da taze zombi filmlerinden.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/rezort-2015/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/rezort-2015/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşk ve Gurur ve Zombiler (2016)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/ask-gurur-zombiler-2/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/ask-gurur-zombiler-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Masis Üşenmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2016 08:58:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk ve Gurur]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk ve Gurur ve Zombiler]]></category>
		<category><![CDATA[Burr Steers]]></category>
		<category><![CDATA[Jane Austen]]></category>
		<category><![CDATA[Lena Headey]]></category>
		<category><![CDATA[Pride and Prejudice]]></category>
		<category><![CDATA[Pride and Prejudice and Zombies]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Riley]]></category>
		<category><![CDATA[Seth Grahame-Smith]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=76343</guid>

					<description><![CDATA[Aşk Gurur ve Zombiler, gerek klasik eseri sevenler, gerekse zombi tutkunları için sezonun nimetlerinden biri olabilir. Ancak sinema tarihinde yer eder mi tartışılır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="http://static.rogerebert.com/uploads/movie/movie_poster/pride-and-prejudice-and-zombies-2016/large_PPZ_PubPro_27in_4C_03.jpg" width="257" height="406" />Jane Austen’in 1813’de basılan, 19. yüzyıl İngiliz yaşamından kesitler sunduğu klasik romanı Pride And Prejudice (Gurur ve Ön yargı) nedense ülkemizde Aşk ve Gurur olarak bilinir. Tabi konusunda aşk da olsa ön yargı romanda daha büyük bir rol oynar. 2009 yılında artık public domain olmasının da yardımı ile bu klasik eseri zombi virüsü ekleyerek Seth Grahame-Smith yeniden yorumlar ve ortaya tam bir Best-Seller çıkar. Ülkemizde de yayımlanan Aşk ve Gurur ve Zombiler okuyucular tarafından hem mizahi yanı ile hem de zombi kültürüne kattığı yeni kavramlar ile pek sevilir. Tabi bu başarı sonrası sinema adaptasyonu da kaçınılmaz olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Senarist ve yönetmen Burr Steers’in elinden çıkan Aşk ve Gurur ve Zombiler, 2004 yapımı Shaun of the Dead’den beri süre gelen zombi komedisi geleneğini daha Gore ve aksiyona dayalı bir yere çekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">19. yüzyıl İngiltere&#8217;si zombi saldırısı altında son nefesini vermek üzeredir. Zombi orduları duvarlara dayanmış ana kara ile bağ tek bir köprüden sağlanmıştır. Bunun dışında elde kalan İngiltere’deki güvenli bölgede insanlar sanki hiç bir şey olmamış gibi partiler vermeye, eğlenmeye devam etmektedir.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/ask-gurur-zombiler-2/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/ask-gurur-zombiler-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burying the Ex (2014)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/burying-the-ex-2014/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/burying-the-ex-2014/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Masis Üşenmez]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2015 07:53:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Canavar-Yaratık Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Burying the Ex]]></category>
		<category><![CDATA[Gremlins]]></category>
		<category><![CDATA[Joe Dante]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=69231</guid>

					<description><![CDATA[Klasik bir Joe Dante korku komedisi olan Burying The Ex, yönetmenin filmografisinde vasatı bile ancak zorlayacak bir yapım.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Joe Dante 80’ler eğlence sinemasının unutulmaz yönetmenlerinden biri. Korku komedi türünden bahsetmemiz gerekiyorsa Joe Dante’nin adını anmamak olmaz. Özellikle <strong>Gremlins</strong> (1984) serisi ile kalpleri fetheden yönetmen ne kadar aile ile izlenebilecek korku komediler ile ünlü olsa da ilk zamanlarında <strong>Piranha</strong> (1978) gibi daha sert kültleri de bulunuyor. Ayrıca <strong>Twilight Zone</strong>’un da önemli yönetmenlerinden biri. Yine çok sevdiğim bir korku komedi olan komşuluk üzerine en garip filmlerden biri <strong>The &#8216;Burbs</strong>’un (1989) da yönetmeni. İşlerini tek tek saymakla bitiremeyiz.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/burying-the-ex-2014/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/burying-the-ex-2014/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Shock Waves (1977)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/shock-waves-1977/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/shock-waves-1977/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2015 11:50:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Brooke Adams]]></category>
		<category><![CDATA[Eyes of a Stranger]]></category>
		<category><![CDATA[John Carradine]]></category>
		<category><![CDATA[Ken Wiederhorn]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi Zombi]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Cushing]]></category>
		<category><![CDATA[Return of the Living Dead]]></category>
		<category><![CDATA[Shock Waves]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Lake]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=68818</guid>

					<description><![CDATA[Artılarıyla eksileriyle dönemin kaba bir portresini de çizen Shock Waves, bugün birçok hayranı bulunan, kült statüsüne ulaşmış bir korku filmi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong>Sudan Zombi Çıksa İzlerim!</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">Video kaset çılgınlığının yaşandığı zamanlarda, kasetin kutusunu elimize alıp ağzımızın suyu akarak, uzun uzun incelerdik birbirinden çılgın kapak tasarımlarını. İşte Shock Waves de o dönem en sevdiğimiz kapaklardan (afişlerden) birine sahipti. Nasıl sevmeyelim ki? Sudan çıkan Nazi zombiler, siyah gözlükleri ve az önce ütülenmiş gibi duran üniformaları ile pek havalı görünüyorlardı. Geçtiğimiz Kasım ayında, o döneme ait pek çok filmin olduğu gibi Shock Waves’in de Blu-ray baskısı satışa çıktı. Oturdum bir de Blu-ray formatını izledim. VHS’nin yerini tutmuyor tabii ama eski dostlarla buluşmak ne şekilde olursa olsun keyif veriyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/shock-waves-1977/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/shock-waves-1977/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Life After Beth (2014)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/life-after-beth-2014/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/life-after-beth-2014/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Koltuğu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2015 18:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Kültü]]></category>
		<category><![CDATA[Life After Beth]]></category>
		<category><![CDATA[Life After Beth fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Life After Beth izle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=67963</guid>

					<description><![CDATA[Life After Beth, bir yılan ısırığından ötürü hayatını kaybeden Beth’in gizemli bir şekilde  hayata geri dönmesini anlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Son yıllarda korku-komedi türünde, melezi olduğu diğer iki türe oranla daha yavaş bir üretim söz konusu diyebiliriz. Hele iş korku-romantik komedi olduğunda durum daha vahim bir seviyede. Niceli bir kenara bırakalım, kalite olarak baktığımızda da bu işin ilk örneği sayılan Shaun of The Dead’in üzerine çıkılabildiği pek söylenemez. </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2015/06/life_after_beth.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft  wp-image-67968" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2015/06/life_after_beth-300x445.jpg" alt="life_after_beth" width="253" height="375" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2015/06/life_after_beth-300x445.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2015/06/life_after_beth.jpg 509w" sizes="auto, (max-width: 253px) 100vw, 253px" /></a>İlk gösterimini geçtiğimiz yıl Sundance Film Festivali’nde yapan ve yaz aylarında limitli bir gösterim imkanı bulan Jeff Baena’nın Life After Beth’i bu sebeple türün meraklıları tarafından heyecanla beklenmekteydi. Ortaya konulan iş beklentileri tam olarak karşılayamasa da farklı bir şeyler deneme çabasından ötürü seyretmeye değer. Gönül formülün daha iyi bir sonuç vermesini isterdi, ancak bir ilk yönetmenlik denemesi olarak Baena’nın kişisel sınavını geçtiğini söyleyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Life After Beth, bir yılan ısırığından ötürü hayatını kaybeden Beth’in kendi cenazesinin ardından gizemli bir şekilde  hayata geri dönmesini anlatıyor. Beth’in ölümüyle büyük bir çöküş yaşayan erkek arkadaşı Zach, Beth’i yeniden kazanmanın büyük mutluluğunu yaşamaktadır. Buna rağmen genç adamın kafasında ciddi soru işaretleri vardır; zira ölümden geri dönen Beth, Zach’in büyük bir aşk beslediği kadından farklıdır, öldüğünü hatırlamadığı gibi kadının hafızası da gidip gelmekte, ara ara kendini gösteren sinir krizleri sonucu çevresine karşı aşırı saldırganlık gösterebilmektedir. Bu süreçte Zach’in farkettiği bir şey daha vardır, yıllardır mahallesinde görmediği eski tanıdıklar yavaş yavaş civarda belirmeye ve garip davranışlar göstermeye başlamışlardır. Görülen odur ki Beth’i hayata geri döndüren gizemli süreç sadece genç kadının başına gelenlerle sınırlı değildir.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/life-after-beth-2014/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/life-after-beth-2014/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
