<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alfred Hitchcock &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/tag/alfred-hitchcock/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Dec 2025 10:13:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>Alfred Hitchcock &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Krampus, Papaz ve Reyhan</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/krampus-papaz-reyhan/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/krampus-papaz-reyhan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zehra Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 10:13:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mayın Tarlası]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Çarpıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Krampus]]></category>
		<category><![CDATA[Papaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=144154</guid>

					<description><![CDATA[Krampus’un babasının kucağındaki minik bebeğe uzanan ellerinde, Hitchcock’un papaz çocuk anekdotunda ve Reyhan’ın anneliğinde yankılanan aynı karanlık ihtimal...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong>Koruyucu Düzenin Askıya Alınması</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">Yönetmenliğini Gabriele Neudecker’ın üstlendiği 2019 yapımı Greeting from Krampus belgeseliyle varlıklarından haberdar olduğum geleneksel Krampus etkinliklerini bugün Münih’te, modern şehir yaşamının tam ortasında izleme fırsatı buldum.</p>
<p style="text-align: justify;">Krampus geleneği, Alp bölgesinde yaklaşık beş yüzyıldır varlığını sürdüren köklü bir kültürel gelenek. Özellikle 16. yüzyıldan itibaren, kötü davranışlarda bulunan çocukları sembolik olarak cezalandırdığına inanılan uzun boynuzlu, kara postlu ve korkutucu Krampus figürleriyle sokak geçitleri düzenlenmiş, zamanla Hristiyanlık etkisiyle bu ritüeller Noel dönemi pratiklerine eklemlenmiş ve Aziz Nikola geleneğiyle birlikte anılmaya başlanmıştır. Ritüelin temel amacı, toplumsal ahlakı, sınırları ve kabul edilen davranış normlarını halka hatırlatmaktır. Bu yüzden etkinliklere malzeme olan korku, caydırıcı bir unsur olduğu kadar düzen kurucu, öğretici ve törensel bir araç olarak da işlev görüyor. Etkinliklerde Krampuslarla beraber Saint Nikolaus da (bugün popüler kültürde Noel Baba olarak tanıdığımız figür) yürür. Saint Nikolaus, erken Hristiyanlık geleneğinde ahlaki otoriteyi, adaleti ve toplumsal düzeni temsil eden bir piskopos figürüdür. Çocukları ödüllendirmesi kadar, davranışları değerlendiren ve yargılayan bir konuma da sahiptir. Krampus ise bu yargının karanlık yüzünü, yani cezalandırma ihtimalini görünür kılar. İyi ile kötü, ödül ile ceza arasındaki bu ikilik, geleneğin temel dramatik yapısını oluşturur.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/krampus-papaz-reyhan/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/krampus-papaz-reyhan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kötülük Üzerine&#8230;</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/kotuluk-uzerine/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/kotuluk-uzerine/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zehra Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2024 11:04:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mayın Tarlası]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Dogville]]></category>
		<category><![CDATA[Hannah Arendt]]></category>
		<category><![CDATA[Kötülük]]></category>
		<category><![CDATA[Norman Bates]]></category>
		<category><![CDATA[Psycho]]></category>
		<category><![CDATA[Terry Eagleton]]></category>
		<category><![CDATA[The Exorcist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=140194</guid>

					<description><![CDATA[Habil’le Kabil’e, kutsal kitaplara ve yaradılış efsanesine kadar giden iyi ve kötü arasındaki çatışma bazı görüşler için yaradılışa özgüdür. Tıpkı doğrunun ya da ahlakın öznel ve göreceli oluşu gibi sanat, edebiyat, din bilimleri, felsefe gibi alanlarda farklı farklı tanımlanan kötülük kavramı da zaman zaman öznellik içerir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>“Kötü adam ne kadar başarılı olursa film de o kadar iyi olur.”</em><br />
A. Hitchcock</p>
<p style="text-align: justify;">Bazen keşke diyorum, gerçek hayatın kötüleri de sinemanın kötüleri gibi bakıldığı anda anlaşılabilir olsalar ve böylelikle kendimizi, sevdiklerimizi kötülerden koruyabilsek. Mesela fantastik sinemadaki Lord Voldemort gibi ya da Sauron gibi, Darth Vader ya da Avengers’in Thanos’u gibi yüzlerine, giyinişlerine, bedenlerine bakıldığında ya da sesleri işitildiğinde diyebilsek ki bu kişi kötü! Korku sinemasındaki Frankenstein, Nosferatu, Golem, King Kong, Alien ya da mumyalar, canavarlar, zombiler, şeytanlar ve çeşit çeşit yaratıklar da hemen tanınırlar ve hatta western sineması iyiler ile kahramanların çatışmasında, zaman zaman siyah giysilerle tasvir eder filmin kötüsünü, kahramanın beyaz giysisine karşıt…</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/kotuluk-uzerine/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/kotuluk-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinema Denemeleri 2: Sinemada Açılış Sahneleri</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/sinemada-acilis-sahneleri/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/sinemada-acilis-sahneleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 10:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Sinema Dosyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış Sahneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış Sahnesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Day Lewis]]></category>
		<category><![CDATA[James Stewart]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Thomas Anderson]]></category>
		<category><![CDATA[There Will Be Blood]]></category>
		<category><![CDATA[Vertigo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=133006</guid>

					<description><![CDATA[İyi bir açılış sahnesine sahip olduğunu düşündüğümüz filmlerin çoğunda yönetmen bir şeyleri göstererek bunu yapar ama bunun istisnaları da mevcut. Bazen yönetmen zor olanı yapar ve bir şeyi göstermeyerek, yani bilinçli bir şekilde, normalde soru işareti doğuracak bir konuya açıklama getirmekten kaçınarak karakteri tanıtma yoluna gider.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Bir filmin açılış sahnesi önemlidir, büyük yönetmenler açılış sahnelerine ayrı bir özen gösterirler. Sinema tarihindeki sağlam filmlerin hatırı sayılır bir kısmında açılış sahnesi, hikâyeyi aşağı yukarı özetleyen (Back to the Future, The Social Network, Saving Private Ryan vb.) ya da en azından bir karakteri iyice tanımamızı sağlayan (The Godfather, Rocky, Once Upon a Time in the West vb.) bir hüviyete bürünür.</strong></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/sinemada-acilis-sahneleri/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/sinemada-acilis-sahneleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Klasikleri Niçin Okumalıyız?” &#8211; Cinema Speculation (Quentin Tarantino)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/cinema-speculation-quentin-tarantino/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/cinema-speculation-quentin-tarantino/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 10:39:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema Kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Andre Gide]]></category>
		<category><![CDATA[Brian De Palma]]></category>
		<category><![CDATA[Cinema Speculation]]></category>
		<category><![CDATA[Daisy Miller]]></category>
		<category><![CDATA[Dennis Hopper]]></category>
		<category><![CDATA[Divxplanet]]></category>
		<category><![CDATA[Django Unchained]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Brown]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Thomas]]></category>
		<category><![CDATA[Klasikler]]></category>
		<category><![CDATA[Klasikleri Niçin Okumalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Once Upon a Time in Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Pauline Kael]]></category>
		<category><![CDATA[Quentin Tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[Rolling Thunder]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[The Funhouse]]></category>
		<category><![CDATA[The Hateful Eight]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=130552</guid>

					<description><![CDATA[Daha şimdiden bir “klasik” olduğunu düşündüğüm Cinema Speculation, uzun süredir okuduğum açık ara en heyecan verici sinema kitabı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>“Klasikleri Niçin Okumalıyız?” serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Görece yeni çıkmış bir kitabı ele aldığım için kitap tanıtımı gibi gözükme riski var, farkındayım ama henüz (“şimdilik”?) bu kitap dilimizde yok. O yüzden baştan söyleyeyim, kitap çıktığı gün internete düştü, aynı akşam kaçak yollarla kitaba eriştim ve okumaya başladım hatta okumakla kalmadım, o kadar işimin arasında, bahsedilen filmleri izlemediysem bulup izlemeye, bahsedilen kitapları/makaleleri/kritikleri okumadıysam bulup okumaya başladım. Cinema Speculation uzun süredir okuduğum açık ara en heyecan verici sinema kitabı olduğu için hemen yazmak istedim. İleride kitabı matbu olarak alacağım. Yine de olur da bu kitabı dilimize çevirecek bir yayınevi olursa ve o yayınevi uygun görürse “son okuma”sını ücretsiz yapma sözü veriyorum.</strong></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/cinema-speculation-quentin-tarantino/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/cinema-speculation-quentin-tarantino/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakın Tarihli Sağlam Gerilim Arayanlara Öneri Listesi 11</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/yakin-tarihli-saglam-gerilim-arayanlara-oneri-listesi-11/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/yakin-tarihli-saglam-gerilim-arayanlara-oneri-listesi-11/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2021 12:45:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film Listeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alacakaranlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alacakaranlık Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Alexis Alexiou]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Fontaine]]></category>
		<category><![CDATA[Borgman]]></category>
		<category><![CDATA[Confession of Murder]]></category>
		<category><![CDATA[Cross the Line]]></category>
		<category><![CDATA[David Fincher]]></category>
		<category><![CDATA[David Victori]]></category>
		<category><![CDATA[Deliver Us From Evil]]></category>
		<category><![CDATA[Film Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Hollow in the Land]]></category>
		<category><![CDATA[Istoria 52]]></category>
		<category><![CDATA[Jan Bijvoet]]></category>
		<category><![CDATA[Night Shift]]></category>
		<category><![CDATA[Nikolaj Coster Waldau]]></category>
		<category><![CDATA[Office]]></category>
		<category><![CDATA[Öneri Listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Robin Pront]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlam Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Scooter Corkle]]></category>
		<category><![CDATA[Second Origin]]></category>
		<category><![CDATA[Son of Cain]]></category>
		<category><![CDATA[Tale 52]]></category>
		<category><![CDATA[The Ardennes]]></category>
		<category><![CDATA[The Chaser]]></category>
		<category><![CDATA[The Game]]></category>
		<category><![CDATA[The Pact]]></category>
		<category><![CDATA[The Silencing]]></category>
		<category><![CDATA[The Twilight Zone]]></category>
		<category><![CDATA[The Yellow Sea]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otekisinema.com/?p=122321</guid>

					<description><![CDATA[ABD dışı ülkelerin gerilim filmlerinden oluşan "yakın tarihli sağlam gerilim arayanlara öneri listesi" serimiz 11. bölümle devam ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">ABD dışı ülkelerin gerilim filmlerinden oluşan “yakın tarihli sağlam gerilim arayanlara öneri listesi” serimize devam ediyoruz. Aşağıdaki giriş kısmında herhangi bir değişiklik yapmadım, öncekilerde okuduysanız direkt seçkiye geçebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-122430" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11-620x620.jpg" alt="" width="620" height="620" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11-620x620.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11-300x300.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11-100x100.jpg 100w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11-600x600.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11-768x768.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2021/04/Gerilim-Seckisi-11.jpg 900w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca</strong></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/yakin-tarihli-saglam-gerilim-arayanlara-oneri-listesi-11/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/yakin-tarihli-saglam-gerilim-arayanlara-oneri-listesi-11/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Laplace&#8217;s Demon / Laplace&#8217;ın Şeytanı (2017)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-laplaces-demon-2017/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-laplaces-demon-2017/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2019 17:43:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Ada]]></category>
		<category><![CDATA[Agatha Christie]]></category>
		<category><![CDATA[Alacakaranlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alacakaranlık Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock Presents]]></category>
		<category><![CDATA[Düşük Bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[Düşük Bütçeli Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Giordano Giulivi]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Laplace]]></category>
		<category><![CDATA[Laplace'ın Şeytanı]]></category>
		<category><![CDATA[On Küçük Zenci]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre-Simon Laplace]]></category>
		<category><![CDATA[The Laplace's Demon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=110294</guid>

					<description><![CDATA[The Laplace's Demon, Agatha Christie’nin On Küçük Zenci romanını andıran bir öykü üzerine inşa ettiği yapısı ile etkili olmak istiyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/02/The-Laplaces-Demon-poster.jpg"><img decoding="async" class="alignleft wp-image-110299" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/02/The-Laplaces-Demon-poster-620x878.jpg" alt="" width="250" height="354" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/02/The-Laplaces-Demon-poster-620x878.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/02/The-Laplaces-Demon-poster-600x850.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/02/The-Laplaces-Demon-poster-300x425.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2019/02/The-Laplaces-Demon-poster.jpg 706w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Filmin adı, ünlü bilim insanı Pierre-Simon Laplace’ın (1749-1827) kaleme aldığı 1814 tarihli makaledeki düşünsel deneyden geliyor. <em>“Zamanın herhangi bir anında bir akıl, doğaya canlılık veren tüm güçleri ve onu oluşturan varlıkların karşılıklı duruşunu bilmiş olsaydı, kâinatın tüm bedenlerinin ve en hafif atomların hareketini tek bir formül ile özetleyebilseydi, böyle bir akıl için hiçbir şey belirsiz olmaz ve gelecek tıpkı geçmiş gibi gözlerinin önünde olurdu.”</em> Daha sonraları Laplace’ın Şeytanı olarak adlandırılan teorideki tanrı gibi her şeyi bilen akıl, şeytana benzetilir. Bu teoride en çok karşı çıkılan nokta, -bilhassa felsefi ve dini açıdan bakıldığında- “özgür irade” kavramını yok saymasıdır. Felsefi ve dini açıdan &#8220;yaratılanların en mükemmeli&#8221; olarak addedilen insanın, en büyük farkı özgür iradesidir. Giordano Giulivi’nin yönettiği İtalya yapımı The Laplace&#8217;s Demon, tam da bu mevzu üzerinden gizemli bir öykü anlatmaya girişiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir grup bilim insanı, tamamen rastlantısal görünen birtakım olayları hesap edebilen bir program tasarlamışlardır. Örneğin cam bir bardak kırıldığında kaç ayrı parçaya ayrılır? Yaptıkları program sayesinde, farklı malzemelerin farklı fiziksel koşullarda nasıl davranacağını hesaplayabilmektedirler. Prof. Cornelius’un davetiyle; sadece profesörün malikânesinin bir kartal yuvası gibi inşa edilebildiği kadar bir alana sahip kaya parçasından müteşekkil Rock’s Nest adlı adaya gelirler. Yedi kişilik ekibi adaya götüren tekneyi kullanan Alfred, ona buralarda “çılgın bilim insanı” denir diyerek adanın tekinsizliğine dair imada bulunur. Ayrıca filmin yakın duracağı alt türlerden birine işaret eder ki bu da davetin beklenmedik sürprizlere gebe olduğuna dair bir uyarı niteliğindedir.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			3 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-laplaces-demon-2017/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-laplaces-demon-2017/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vietnam&#8217;dan Farklı Bir Hayalet Filmi: The Housemaid (2016)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-housemaid-2016/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-housemaid-2016/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2018 13:53:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Doğaüstü Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[Gothic Korku]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Perili Evler]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Korku Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Derek Nguyen]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Gotik Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Kauçuk]]></category>
		<category><![CDATA[Plantasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Rebecca]]></category>
		<category><![CDATA[Sömürge]]></category>
		<category><![CDATA[The Housemaid]]></category>
		<category><![CDATA[The Tale]]></category>
		<category><![CDATA[Uzakdoğu Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uzakdoğu Korku Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Vietnam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=104295</guid>

					<description><![CDATA[The Housemaid, Vietnam tarihinin acı dolu geçmişinden bir kesiti bir hayalet filmi aracılığıyla yeniden hatırlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Housemaid-poster-1.jpg"><img decoding="async" class="alignleft wp-image-104302" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Housemaid-poster-1-300x428.jpg" alt="" width="250" height="357" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Housemaid-poster-1-300x428.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Housemaid-poster-1-600x856.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Housemaid-poster-1-620x884.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/The-Housemaid-poster-1.jpg 701w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Fransa, Güneydoğu Asya’da yer alan ve uzunca bir süre Fransız Çinhindi (French Indochina) olarak bilinen bölgeyi 19. yüzyılın sonundan itibaren kontrolü altına aldı ve sömürge imparatorluğunun önemli bir parçası olarak gördüğü bölgenin başlıca ticari kaynakları üzerinde tahakküm kurmaya başladı. 20. yüzyılla beraber otomobil endüstrisinin gelişmesiyle bölgede kurulan kauçuk plantasyonlarının sayısında hızlı bir artış oldu. (Kauçuk, otomobil lastiği yapımında kullanılıyor.) Özellikle 1930’lardan sonra bölgeyi acımasızca sömürmeye başlayan Fransa, yeni kurulan maden ocakları, kahve, çay ve kauçuk plantasyonları ile Fransız yatırımcılara geniş alanlar açtı. İkinci Dünya Savaşı sırasında bir süre Japon işgali altında kaldıysa da Fransızların bölgedeki etkinliği devam etti. Japonların teslim olmasından sonra bölgenin kontrolünü tekrar eline alan Fransa, Ho Chi Minh önderliğinde başlayan Vietnam bağımsızlık hareketiyle çatışmaya başladı. 1954 yılında gerçekleşen Cenevre Konferansı sonrası Laos ve Kamboçya bağımsızlığına kavuşurken; Vietnam kuzey (Demoktratik Vietnam Cumhuriyeti, başkent Hanoi, komünist rejim) ve güney (Chochinchina Cumhuriyeti, başkent Saigon, Fransız denetimi) olmak üzere ikiye bölündü. Böylece Fransız askerleri bölgeden kademeli olarak çekildi ama bölgedeki karışıklık henüz son bulmamıştı. Vietnam’ın bir seçim ile birleşme hayallerinin suya düşmesinin akabinde gerçekleşen askeri darbe ile Fransızların kukla hükümetinin devrilmesi, ABD’nin bölgeye müdahalesine neden olacak ve meşhur Vietnam Savaşı başlayacaktı. Derek Nguyen’in yazıp yönettiği <strong>The Housemaid</strong>, 1953 yılında (yani Fransızların bölgeyi terk etmesine çeyrek kala), bahsi geçen bölgedeki kauçuk plantasyonlarından birinde geçen bir öykü anlatıyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-housemaid-2016/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-housemaid-2016/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seven Blood-Stained Orchids (1972)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/seven-blood-stained-orchids/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/seven-blood-stained-orchids/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jul 2018 09:07:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Kült]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Cornell Woolrich]]></category>
		<category><![CDATA[Dario Argento]]></category>
		<category><![CDATA[Duccio Tessari]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Wallace]]></category>
		<category><![CDATA[I Know What You Did Last Summer]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[King Kong]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Bava]]></category>
		<category><![CDATA[Massimo Dallamano]]></category>
		<category><![CDATA[Rear Window]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı]]></category>
		<category><![CDATA[Seven Blood-Stained Orchids]]></category>
		<category><![CDATA[The Bloodstained Butterfly]]></category>
		<category><![CDATA[The Ringer]]></category>
		<category><![CDATA[Umberto Lenzi]]></category>
		<category><![CDATA[What Have You Done to Solange]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=103162</guid>

					<description><![CDATA[Umberto Lenzi’nin kanlı giallo’su Seven Blood-Stained Orchids, ucuz romanlarıyla tanınan Edgar Wallace ve Cornell Woolrich’den beslenir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/Seven-Blood-Stained-Orchids-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-103167" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/Seven-Blood-Stained-Orchids-poster-300x434.jpg" alt="" width="225" height="325" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/Seven-Blood-Stained-Orchids-poster-300x434.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/Seven-Blood-Stained-Orchids-poster-600x868.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/Seven-Blood-Stained-Orchids-poster-620x897.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/Seven-Blood-Stained-Orchids-poster-768x1111.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/07/Seven-Blood-Stained-Orchids-poster.jpg 1306w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a>Giallo (alt) türü, adını, daha çok seyahatlerde okunan, az sayfalı, sarı kapaklı (çoğu sarı sayfalı) sürprizlerle dolu sürükleyici cinayet hikâyeleri içeren ucuz romanlara borçludur. Giallo, İtalyanca “sarı” (renk) anlamına gelir. Umberto Lenzi’nin kanlı giallo’su Seven Blood-Stained Orchids (Sette orchidee macchiate di rosso, 1972) de, bu tarz ucuz romanlarıyla tanınan iki popüler yazardan, Edgar Wallace ve Cornell Woolrich’den beslenir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün hemen hemen hiç kimsenin adını bilmediği ve tek bir eserini bile okumadığı İngiliz yazar Edgar Wallace 10 Şubat 1932’de öldüğünde 56 yaşındaydı. Wallace, bir dönem ülkesinde Charles Dickens’tan sonraki en popüler edebiyatçıydı ve işin ilginci, alanında üst düzey bir yetkinliği temsil eden Dickens’ın aksine Wallace, şöhretini kısa sürede kaleme aldığı edebi gücü tartışmalı onlarca romana (ve kısa romana hatta öyküye) borçluydu. Sadece 1920’lerde 150 kadar roman ve kısa roman ile (bazıları kendi romanlarının uyarlaması olan) 10 küsur tiyatro oyunu yazdı. 1920’lerde İncil ve okul/ders kitapları hariç, İngiltere’de basılan her dört eserden biri Edgar Wallace’ındı. Anormal bir üretkenlik. Sinemayla da haşır neşir olan Edgar Wallace, British Lion Film Corporation’ın kurucularındandı ve yönetmenlik bile yapmıştı. Senarist olarak son işi de, sinemaya uyarlanacak olan King Kong (1933) filmi olmuştu. King Kong’un insani özelliklere sahip olması onun fikriymiş ama Wallace filmin yaratacağı sansasyonu ve fenomeni göremeden öldü. Wallace, öldükten kısa bir süre sonra (birçoğunun aceleye getirildiği her hâlinden belli olan) popüler eserleri adeta unutuldu ve çeyrek asır sonra, 1950’lerin ikinci yarısında Almanya’da tekrar ortaya çıktı. Alman televizyonlarının ardı ardına yaptığı Edgar Wallace uyarlamaları, onun özellikle gerilim ve cinayet hikâyelerindeki yaratıcılık, şaşırtıcılık ve sürükleyicilik mevzubahis olduğunda, İngiliz ve Amerikalı çağdaşlarından hiç de geri kalmadığını gösteriyordu. 1960’larla birlikte bilhassa Amerikan, Alman ve İtalyan sinemalarında Wallace’ın onlarca eseri sinemaya ve TV’ye uyarlandı ve kısa bir süre içinde (19. yüzyılda) kitapları en çok uyarlanan yazar hâline geldi.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/seven-blood-stained-orchids/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/seven-blood-stained-orchids/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Aldo Lado Şaheseri: Who Saw Her Die? (1972)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/who-saw-her-die/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/who-saw-her-die/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jun 2018 16:38:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Aldo Lado]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Bernardo Bertolucci]]></category>
		<category><![CDATA[Daphne Du Maurier]]></category>
		<category><![CDATA[Dario Argento]]></category>
		<category><![CDATA[Don’t Look Now]]></category>
		<category><![CDATA[Ennio Morricone]]></category>
		<category><![CDATA[Fritz Lang]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Konformist]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Bava]]></category>
		<category><![CDATA[Nicolas Roeg]]></category>
		<category><![CDATA[POV]]></category>
		<category><![CDATA[Short Night of Glass Dolls]]></category>
		<category><![CDATA[The Designated Victim]]></category>
		<category><![CDATA[Venedik]]></category>
		<category><![CDATA[Who Saw Her Die]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=100980</guid>

					<description><![CDATA[Who Saw Her Die, yazıda detaylarını paylaşacağımız birkaç özelliği nedeniyle giallo tarihinin en nev-i şahsına münhasır filmlerinden biridir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Who-Saw-Her-Die-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-100991" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Who-Saw-Her-Die-poster-300x596.jpg" alt="" width="250" height="496" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Who-Saw-Her-Die-poster-300x596.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Who-Saw-Her-Die-poster.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Aldo Lado, 1971 yılında “Short Night of Glass Dolls” gibi güçlü bir sınıfsal eleştiriyi sürrealist (üst-gerçekçi) formda paketleyip birinci sınıf bir giallo ile yönetmenlik kariyerine başlar. Bir “ilk film”e (debut) nazaran, gerek hikâye anlatımı, gerekse görüntü çalışması bakımından büyük bir olgunluk taşıyan filmde, sanat yönetiminden prodüksiyon tasarımına, müzik kullanımından kurguya kadar her şey dört dörtlüktür. Lado’nun bu filmden önceki kariyerini incelediğimizde, bir önceki sene, Vittorio Storaro’nun benzersiz görüntü çalışmasıyla belleklerde yer eden, Bernardo Bertolucci yönetimindeki “Il conformista”da (Konformist, 1970) yardımcı yönetmen olarak görev yaptığını görüyoruz. Ha keza, yine ilk yönetmenlik deneyiminden önce, “The Designated Victim” (La vittima designata, 1971) gibi bazı sahneleri Venedik’te çekilmiş, özellikle finali beni çok etkileyen, sağlam bir görüntü çalışmasına sahip sıkı bir filmde yönetmen yardımcısı olarak görev yapmış. Bunlar başarısının tesadüf olmadığını gösteriyor. Yine de damakta benzersiz bir tat bırakan “Short Night of Glass Dolls”u aşırı beğenmiş olmama rağmen, “Who Saw Her Die?” adlı ikinci yönetmenlik deneyimini ilk kez seyretmeden evvel, bir önceki filminin kadrosundan hemen hemen hiç kimseyi ikinci filmin ekibinde göremeyince, biraz önyargılı ve temkinli davranmadım desem, yalan olur. Ama Lado gösterime giren ikinci filmi Who Saw Her Die? (Chi l&#8217;ha vista morire?, 1972) ile beni yanıltmayı başardı. Karşımızda, aşağıda detaylarını paylaşmaya gayret edeceğim birkaç özelliği nedeniyle giallo tarihinin en nev-i şahsına münhasır gerilimlerinden biri var.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/who-saw-her-die/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/who-saw-her-die/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Your Vice Is a Locked Room and Only I Have the Key (1972)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/your-vice-is-a-locked-room/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/your-vice-is-a-locked-room/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Jun 2018 13:50:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Andrej Zulawski]]></category>
		<category><![CDATA[Cinnet]]></category>
		<category><![CDATA[Dario Argento]]></category>
		<category><![CDATA[Diabel]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Allan Poe]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Kedi]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Bava]]></category>
		<category><![CDATA[Poe]]></category>
		<category><![CDATA[Satan]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Stanley Kubrick]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>
		<category><![CDATA[The Black Cat]]></category>
		<category><![CDATA[The Shining]]></category>
		<category><![CDATA[Your Vice Is a Locked Room and Only I Have the Key]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=100241</guid>

					<description><![CDATA[Sergio Martino giallosu Your Vice Is a Locked Room (1972), edebiyat eserinin ruhunu filme enjekte etmeyi başarabilmiş örneklerden biri.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Your-Vice-Is-a-Locked-Room-and-Only-I-Have-the-Key-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-100251" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Your-Vice-Is-a-Locked-Room-and-Only-I-Have-the-Key-poster-300x571.jpg" alt="" width="212" height="403" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Your-Vice-Is-a-Locked-Room-and-Only-I-Have-the-Key-poster-300x571.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Your-Vice-Is-a-Locked-Room-and-Only-I-Have-the-Key-poster-600x1143.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Your-Vice-Is-a-Locked-Room-and-Only-I-Have-the-Key-poster-620x1181.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/06/Your-Vice-Is-a-Locked-Room-and-Only-I-Have-the-Key-poster.jpg 630w" sizes="auto, (max-width: 212px) 100vw, 212px" /></a>Nedir iyi bir uyarlama? Uyarlama kime ve neye göre iyidir? Bir uyarlamanın “iyi” olması nelere bağlıdır? Tarifi/formülü, prensipleri/kıstasları var mıdır bu işin? Belki de yoktur. Sinemada edebiyat uyarlamalarının tarihi neredeyse sinema tarihiyle yaşıt ama özellikle 1910’lardan itibaren sinemanın en sık başvurduğu kaynaklardan birinin edebiyat olduğunu görüyoruz. Bütün ülke sinemaları, edebiyat eserlerini sık sık beyazperdeye taşıyor ama üretim büyüklüğü açısından Amerikan sinemasının edebiyata en çok başvuran (ve onları en çok ödüllendiren) sinemalardan biri olduğunu biliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify">1950’lerden itibaren yükselişe geçen edebiyat uyarlamalarının altın çağı, genelde 1960’lar olarak kabul ediliyor. Tabii bunda, edebiyat uyarlaması olan filmlerin (bilhassa epik olanların) elde ettiği finansal başarının (gişe geliri) ve ödül törenlerine âdeta ambargo koymalarının da payı büyük. Aynı tarihlerde Japon, İngiliz ve Rus sinemalarının da hatırı sayılır oranda edebiyat uyarlamalarına yöneldiğini not düşelim. İlk dönemler, başarılı bir edebiyat uyarlamasının esere sadık kaldığı oranda takdir gördüğünü gözlemliyoruz. Bir Shakespeare, Stevenson, Poe ya da Doyle uyarlaması, eserdeki detayları verebildiği ölçüde takdir görüyor. Remarque, Mitchell, Du Maurier, Christie, Dostoyevski, Tolstoy gibi eserleri çok-satan (best-seller) yazarlardan yapılan uyarlamalarda özellikle dikkat edilen şey, çekilen filmin esere sadık kalıp kalmadığı oluyor.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/your-vice-is-a-locked-room/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/your-vice-is-a-locked-room/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Bird with the Crystal Plumage (1970)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/bird-with-the-crystal-plumage/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/bird-with-the-crystal-plumage/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 May 2018 21:13:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Kült]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Blood and Black Lace]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Şey Bilen Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Dario Argento]]></category>
		<category><![CDATA[Deep Red]]></category>
		<category><![CDATA[Ennio Morricone]]></category>
		<category><![CDATA[Four Flies on Grey Velvet]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Goblin]]></category>
		<category><![CDATA[Kristal Kanatlı Kuş]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Bava]]></category>
		<category><![CDATA[Psycho]]></category>
		<category><![CDATA[Sapık]]></category>
		<category><![CDATA[Sleepless]]></category>
		<category><![CDATA[Tarot]]></category>
		<category><![CDATA[Tenebre]]></category>
		<category><![CDATA[The Bird With the Crystal Plumage]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Knew Too Much]]></category>
		<category><![CDATA[The Man Who Knew Too Much]]></category>
		<category><![CDATA[Vertigo]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseklik Korkusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=99805</guid>

					<description><![CDATA[The Bird with The Crystal Plumage filmini özgün bir eser hâline getiren nedir? Hakkını teslim etmek lazım, Dario Argento daha ilk filminde 3 önemli şey yaptı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/05/The-Bird-with-the-Crystal-Plumage-poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-99813" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/05/The-Bird-with-the-Crystal-Plumage-poster-300x454.jpg" alt="" width="220" height="333" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/05/The-Bird-with-the-Crystal-Plumage-poster-300x454.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/05/The-Bird-with-the-Crystal-Plumage-poster.jpg 595w" sizes="auto, (max-width: 220px) 100vw, 220px" /></a>Başta Robert Philip Kolker olmak üzere, Amerikan Sineması üzerine çalışan birçok teorisyene göre ilk modern Amerikan filmi, Alfred Hitchcock’un yönettiği, ülkemizde “Sapık” adıyla gösterime girmiş olan 1960 tarihli Psycho’dur. Bu muhteşem filmin bir çeşit dönüm noktası olduğu şüphe götürmez. Öte yandan başta ünlü senarist William Goldman’ın otobiyografik şaheseri Adventures In The Screen Trade kitabında olmak üzere birçok kaynakta Hitchcock’un Psycho’sunun son derece sıkıcı ve berbat finali olduğu görüşüne rastlarsanız şaşırmayın. Ama o savın temel gerekçesi şudur, evin bodrumunda geçen ve Norman’ın annesinin gerçek kimliğinin ortaya çıktığı tüyler ürpertici sahneden sonra filmin 7 dakika daha devam etmesi. Yani o görüşü dile getirenlerin hemen hepsi filme bayılmaktadır, sadece Hitchcock’un filmin zirve yaptığı o kusursuz andan itibaren filmi 7 dakika daha sündürmesine, uzun uzadıya hatta biraz da sıkıcı bir şekilde akademik bilgiler veren bir psikiyatrist eşliğinde Norman’ın içinde bulunduğu durumu izah etmeye çalışmasına sinirlenmişlerdir. Şahsi kanaatimce; Hitchcock o sahneyi büyük emek verdiği Vertigo (Yükseklik Korkusu, 1958) anlaşılamadığı, seyircide yeterli karşılık bulamadığı ve adeta araya kaynadığı için filmine koydu ama Psycho’nun finalindeki o birkaç dakikalık ilave sahnenin sinema tarihine bir başka büyük faydası oldu. Bence o Freudyen okumaları netleştiren sahne, filmin gişesinin de katkısıyla, dolaylı olarak da olsa, bugün giallo adını verdiğimiz İtalyan Seri Cinayet Sineması’nın tohumlarını ekti.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/bird-with-the-crystal-plumage/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/bird-with-the-crystal-plumage/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ana Kuzusu Seri Katil: The Killing Kind (1973)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/the-killing-kind-1973/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/the-killing-kind-1973/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Kızılca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2018 19:07:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Alacakaranlık Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Ana Kuzusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ann Sothern]]></category>
		<category><![CDATA[Charlie's Angels]]></category>
		<category><![CDATA[Charlie’nin Melekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Curtis Harrington]]></category>
		<category><![CDATA[Dynasty]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Allan Poe]]></category>
		<category><![CDATA[Hanedan]]></category>
		<category><![CDATA[John Savage]]></category>
		<category><![CDATA[Katil]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Powell]]></category>
		<category><![CDATA[Night Tide]]></category>
		<category><![CDATA[Peeping Tom]]></category>
		<category><![CDATA[Psycho]]></category>
		<category><![CDATA[Queen of Blood]]></category>
		<category><![CDATA[Roger Corman]]></category>
		<category><![CDATA[Ruby]]></category>
		<category><![CDATA[Seri Katil]]></category>
		<category><![CDATA[The Attic]]></category>
		<category><![CDATA[The Colbys]]></category>
		<category><![CDATA[The Killing Kind]]></category>
		<category><![CDATA[The Old Dark House]]></category>
		<category><![CDATA[The Twilight Zone]]></category>
		<category><![CDATA[Usher]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=94120</guid>

					<description><![CDATA[The Killing Kind, Norman Bates’in annesinin ölmediği ve Bates’in annesiyle beraber yaşamak zorunda kaldığı paralel bir evrende geçen alternatif bir Psycho öyküsüne benziyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: justify;"><strong>Bebek Yüzlü Katiller</strong></h4>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/02/The-Killing-Kind-poster-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-94123" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/02/The-Killing-Kind-poster-1-300x457.jpg" alt="" width="220" height="335" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/02/The-Killing-Kind-poster-1-300x457.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2018/02/The-Killing-Kind-poster-1.jpg 591w" sizes="auto, (max-width: 220px) 100vw, 220px" /></a>Her ikisinin de yapım tarihi 1960 olan <strong>Psycho</strong> ve <strong>Peeping Tom</strong> filmlerinden sonra yeni bir (seri) katil şablonu popüler olmaya başladı. Artık sinemanın yeni katilleri, içe kapanık, belirsiz bir şekilde efemine, nevrotik ve görünürde zararsız genç erkeklerdi. Anthony Perkins’in canlandırdığı Norman Bates ile Karlheinz Böhm’ün canlandırdığı Mark Lewis, kendilerinden önceki katillere nazaran daha sempatik, daha sıcakkanlıydılar ama yine de sokaktaki insanlarla (toplumla) bir arada olmamayı tercih ediyorlardı. Her ikisinin de sığınak olarak kullandığı aileden kalma bir evi vardı. Alfred Hitchcock ve Michael Powell’ın bütünüyle huzursuz eden bakış açısının bu denli güçlü olması, katil karakterlerin iç dünyası ile toplumun manasızca kabullendiği farazi “normal” arasındaki zıtlıktan kaynaklanıyordu. Sonraki yıllarda Psycho ve Peeping Tom’u takip (ya da taklit) eden birçok film oldu. Curtis Harrington’ın yönettiği The Killing Kind da onlardan biri.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/the-killing-kind-1973/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/the-killing-kind-1973/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hitchcock Bu Filmi Severdi: Suburbicon (2017)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/hitchcock-filmi-severdi-suburbicon-2017/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/hitchcock-filmi-severdi-suburbicon-2017/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ertan Tunc]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Dec 2017 20:22:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kara Film / Film Noir]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Coen Kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[Film Noir]]></category>
		<category><![CDATA[George Clooney]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Film]]></category>
		<category><![CDATA[Matt Damon]]></category>
		<category><![CDATA[Suburbicon]]></category>
		<category><![CDATA[Suburbicon fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Suburbicon izle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=91982</guid>

					<description><![CDATA[Suburbicon (2017), Bridge of Spies’tan (Casuslar Köprüsü, 2015) sonra Coen Kardeşlerin başkası için yazdığı en iyi senaryo. Eğer George Clooney filmi çarçur etseydi çok üzülürdük ama beklediğimizden iyi bir film çıktı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-91985" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h.jpg" alt="" width="273" height="183" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h.jpg 1600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h-600x402.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h-300x201.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h-620x415.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h-768x515.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/12/38191620681_9f040dcf71_h-110x75.jpg 110w" sizes="auto, (max-width: 273px) 100vw, 273px" /></a>Hollywood’un yakışıklı aktörlerinden George Clooney, tıpkı Sean Penn’de olduğu gibi, olgunlaştıkça liberal görüşlerini filmlere yedirmeye başlayan, kirli politik işlerin ifşasından yana tavır alan, tatlı-sert bir yarı-politik figüre dönüştü. </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hâliyle perdede göstermek istediği şeylerin ancak ve ancak bizzat kendi kontrol ettiği filmlerde olabileceğini anlayınca/kavrayınca da kırkından sonra dümeni yönetmenliğe (ve yapımcılığa) kırdı. Özellikle ilk iki yönetmenlik denemesi, Confessions of a Dangerous Mind (Tehlikeli Aklın İtirafları, 2002) ve Good Night, and Good Luck. (İyi Geceler, İyi Şanslar, 2005) ile şaşırtıcı bir performans ortaya koydu, eleştirmenlerin beğenisi kazandı ve bir anda bir sonraki projesi merakla beklenen, entelektüel bir yönetmene dönüşüverdi.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/hitchcock-filmi-severdi-suburbicon-2017/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/hitchcock-filmi-severdi-suburbicon-2017/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinayet İşleme Hakkı: Alfred Hitchcock&#8217;tan Rope (1948)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/cinayetin-hakli-bir-sebebi-olabilir-mi-hitchcocktan-rope-1948/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/cinayetin-hakli-bir-sebebi-olabilir-mi-hitchcocktan-rope-1948/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Salim Olcay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2017 15:36:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[1948]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Cinayet Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Engels]]></category>
		<category><![CDATA[Rope]]></category>
		<category><![CDATA[üstün insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=85128</guid>

					<description><![CDATA[Brandon ve Philip isimli iki arkadaş, kendi hayat görüşlerine uymadığını düşündükleri bir arkadaşlarını filmin henüz ilk dakikasında iple boğarak öldürürler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/rope_poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft  wp-image-85129" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/rope_poster.jpg" alt="" width="220" height="326" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/rope_poster.jpg 557w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2017/01/rope_poster-300x444.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 220px) 100vw, 220px" /></a>Brandon ve Philip isimli iki arkadaş, kendi hayat görüşlerine uymadığını düşündükleri bir arkadaşlarını filmin henüz ilk dakikasında iple boğarak öldürürler. “Birini öldürmek eğer haklı gerekçelere dayanıyorsa, cinayet değildir” düşüncesindeki bu iki arkadaş, çok sevdikleri hocaları Rupert’in “üst-insan” teorisinin etkisi altında kalarak işledikleri bu cinayeti ona ithaf etme arzusundadırlar. Taparcasına hayranlık duydukları hocalarının ağzından düşürmediği bir fikri eyleme dönüştüren ve başta Rupert olmak üzere, öldürdükleri arkadaşlarının annesi, babası ve nişanlısının da aralarında olduğu bir grup insanı yemeğe davet eden iki arkadaş, cesedi içine koydukları sandığı salonun tam ortasına yerleştirirler. Nasıl bir sanatçı “yarattığı” eserini herkese gösteriyorsa, onlar da bu yemeği bir fırsat olarak görmekte ve kendi eserlerini bu şekilde sergilemek istemektedirler.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/cinayetin-hakli-bir-sebebi-olabilir-mi-hitchcocktan-rope-1948/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/cinayetin-hakli-bir-sebebi-olabilir-mi-hitchcocktan-rope-1948/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lifeboat (1944)</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/alfred-hitchcock-klasikleri-1-lifeboat-1944/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/alfred-hitchcock-klasikleri-1-lifeboat-1944/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Koltuğu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2016 14:09:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Alman gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[Alman subay]]></category>
		<category><![CDATA[film izle]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatta kalma mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Lifeboat]]></category>
		<category><![CDATA[Lifeboat izle]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşamak İstiyoruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=73148</guid>

					<description><![CDATA[Alfred Hitchcock’un, John Steinbeck’in hikâyesinden uyarladığı Lifeboat filmi çekildiği yıl itibariyle kendi dönemini anlatan bir film...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><strong>Alfred Hitchcock Klasikleri (1)</strong></h2>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #993300;">“Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz.”</span></h3>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alien (1979, Ridley Scott) filminin afişinde yukarıdaki ibare geçiyordu. Alfred Hitchcock’un Lifeboat (1944, Yaşamak İstiyoruz) filmi uzayda geçmiyor. Ancak yukarıdaki ibarenin bu film için de geçerli olduğunun altını çizmekte yarar var.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-73149" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/lifeboat_poster-620x931.jpg" alt="lifeboat_poster" width="233" height="350" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/lifeboat_poster-620x931.jpg 620w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/lifeboat_poster-600x901.jpg 600w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/lifeboat_poster-300x451.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/lifeboat_poster-768x1154.jpg 768w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2016/01/lifeboat_poster.jpg 1065w" sizes="auto, (max-width: 233px) 100vw, 233px" /><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Lifeboat_(film)" target="_blank" rel="noopener">Alfred Hitchcock</a>’un, John Steinbeck’in hikâyesinden uyarladığı Lifeboat filmi çekildiği yıl itibariyle kendi dönemini anlatan bir film. Filmimizin açılış sekansı oldukça etkileyici bir şekilde bir geminin bacasına yakın plan ile başlıyor. Seyirciyi her defasında ters köşeye yatırmayı başaran üstat, bu muzipliğini filmin başında kullanıyor. Yakın plan çekimde tüten gemi bacasını göstererek, seyirciye harekete hazır ya da hareket etmekte olan bir gemi izlenimi verir, Kameranın ufak ufak kaymasıyla birlikte aslında tüten bacanın yavaş yavaş batmakta olan bir gemiye ait olduğunu anlarız. Yakın plan çekimden geniş plana geçen kamera hareketi gemiden arta kalan ve denizin üzerinde yüzen kalıntıları kadrajına alırken teknik anlamda kusursuza yakın bir film izleyeceğimizi de müjdeler. İlk sahnelerdeki kaydırmalar dışında filmin geri kalanında yönetmen hem sabit kamerası hem de hikâye anlatımıyla oldukça yalın bir portre çizer. Bu açıdan bakıldığı zaman bana göre Hitchcock filmografisindeki en yakın ve en sade anlatıma sahip bu filmdir.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/alfred-hitchcock-klasikleri-1-lifeboat-1944/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/alfred-hitchcock-klasikleri-1-lifeboat-1944/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
