<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Metin Demirhan &#8211; Öteki Sinema</title>
	<atom:link href="https://www.otekisinema.com/author/metin-demirhan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<description>alt kültür sinema yayını</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Sep 2024 10:48:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-ipad-32x32.jpg</url>
	<title>Metin Demirhan &#8211; Öteki Sinema</title>
	<link>https://www.otekisinema.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeşilçam&#8217;da Seks Rezaleti!</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/yesilcamda-seks-rezaleti/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/yesilcamda-seks-rezaleti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 21:55:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Demirhan]]></category>
		<category><![CDATA[Öteki Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Seks Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Seks Rezaleti]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=10744</guid>

					<description><![CDATA[Yeşilçam'da Seks Rezaleti! 29 Kasım 1975 tarihli SES mecmuasına (Sayı: 48) kapaktan giren dosya konusu dönemin Yeşilçam'ı hakkında bazı ipuçları veriyor ve belge niteliği taşıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><em style="text-align: justify;"><strong><a href="http://1.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/RoQCE2UDajI/AAAAAAAABwA/p0WPhoiSn6A/s1600-h/SEX+-%C3%83%E2%80%A1OCUK+R%C3%83%C5%93YA+S%C3%84%C2%B0N+FOTO--0001.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5081188561903118898" class="alignleft" src="http://1.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/RoQCE2UDajI/AAAAAAAABwA/p0WPhoiSn6A/s320/SEX+-%C3%87OCUK+R%C3%9CYA+S%C4%B0N+FOTO--0001.jpg" alt="" border="0" /></a>Eski arşivleri karıştırırken, 29 Kasım 1975 tarihli SES mecmuasına (Sayı: 48) kapaktan giren dosya konusu ilgimi çekti. okudum. Dönemin Yeşilçam&#8217;ı hakkında bazı ipuçları verdiği ve belge niteliği taşıdığını düşündüğüm için de aslına sadık kalarak, görsel malzemesiyle (artı benim bir kaç lobbby ya da fotoğraf takviyemle) birlikte meraklısına sunuyorum. Yorumu sizlere bırakıyorum tabii ki. Bu konudaki yorumularımızı Giovanni Scognamillo ile beraber kaleme aldığımız Erotik Türk Sineması kitabımızda bol bol yapmıştık zaten&#8230;</strong></em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Metin Demirhan</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BU BİR REZALETTİR</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ne eğitmek, ne öğretmek&#8230;</strong><strong> Yalnızca kazanmak, kazanmak, daha çok kazanmak&#8230;</strong><strong> İşte seks filmi yapımcılarının değişmeyen amacı&#8230;</strong> <strong>Ama gençler zehirlenmiş, çocuklar kötüye, yanlışa alıştırılmış, kimin umurunda?..</strong><strong> Şimdi gelin siz buna rezalet demeyin&#8230;</strong><strong> Gelin olup biteni, yapanları ve oynayanları kınamayın&#8230;</strong><br />
<strong></p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			3 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/yesilcamda-seks-rezaleti/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/yesilcamda-seks-rezaleti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dead Meat / Başarılı Bir Zombi Filmi</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/dead-meat/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/dead-meat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 21:28:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ceset]]></category>
		<category><![CDATA[Dead Meat]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=10736</guid>

					<description><![CDATA[Dead Meat (Ceset), 2004 yapımı düşük bütçeli bir İrlanda filmi ama 2000’li yılların başlarında çevrilmiş iyi zombi filmlerinden hiç de aşağı kalmıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #800000;">Dikkat! Bu yazı ciddi anlamda &#8220;spoiler&#8221; barındırmaktadır. Keyfiniz kaçmasın&#8230;</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dead Meat (Ceset), 2004 yapımı düşük bütçeli bir İrlanda filmi. Daha doğrusu İrlanda sinemasının bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki birkaç korku filminden biri. Belki de ilk ‘Zombi’ filmi&#8230; Doğal olarak da bu küçük -ama harika- filmin ne oyuncuları, ne yönetmeni, ne de teknik ekibi tanıdık değil. Ama film, 2000’li yılların başlarında çevrilmiş Undead (Ölümsüz), Dawn of the Dead (Ölülerin Şafağı / Yeniden Çevrim) ve Land of the Dead (Ölüler Ülkesi) gibi birkaç iyi zombi filminden hiç de aşağı kalmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft" style="border: 2px solid black;" src="http://4.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/RsFWxLP4feI/AAAAAAAACFU/cY4Bg-53CK0/s320/DEAD%252BMEAT-1-0001.jpg" alt="" width="224" height="320" />Dead Meat; İrlanda kırsalındaki Leitrim adlı bir köyün yakınlarında başlıyor. Genç bir çift, Helena (Marian Araûjo) ve Martin (David Ryan) otomobilleriyle yolculuk yaparken, radyodan yayılan bir mesaj duyarlar. “Dikkatli olun! Etrafta salgın var. Büyükbaş hayvanlardan yayılan bir salgın. Hemen Güvenli yerlerden biri olan Fort’a gidin&#8230;” Mesaj kesilir. Tam o sırada genç çift bir anlık dikkatsizlikleri sonucu -neredeyse yeni jenerasyon korku filmlerinde bir gelenek haline gelmiş olan bir biçimde- yoldaki bir adama çarparlar. Çift hemen otomobilden inip adama bakarlar. Adamın ölmüş olduğunu görünce bir an paniğe kapılırlar. Daha sonra Helena az ilerideki bir çiftlik evini farkeder ve yardım istemek için oraya gitmelerini önerir. Onlar aralarında tartışırlarken, yerdeki ölü adam ayağa kalkar ve Martin’e saldırır. Kısa bir mücadeleden sonra adam Martin’i ısırır. Daha fazla öfkelenen Martin, eline geçirdiği bir çubukla adamın kafasını parçalar. Film fazla laga luga etmeden dinamik bir şekilde konuya giriyor ve son anına kadar -kimi eski zombi filmlerindeki klişeleri kullansa da- temposunu ve gerilimini düşürmüyor. Neyse, kadın yardım aramak için tek başına, vardığında terkedilmiş olduğunu gördüğü çiftliğe gider. Evin içini gezerken, Martin’de kapıda belirir. Biz zombi filmi meraklılarına, Martin’in artık eski Martin olmadığını anlamak için müneccim olmaya gerek yoktur. O ısırıldığından zombi mikrobunu kapmış, taze ete aç bir Martin olarak Helena’ya saldırır. Aralarında geçen kısa bir boğuşma sırasında, genç kadın odanın köşesinde bulunan bir elektrikli süpürgenin hortumuna uzanır ve ucunu Martin’in gözüne sokup, makineyi çalıştırır. Makine, gözüyle birlikte Martin’in beynini de içine çeker ve Martin bir kez daha ebediyete intikal eder. Helena toparlanıp çiftlikten kaçar. Üstü başı perişan halde ana yola çıkmayı başaran Helena, tam yoldan geçen bir otomobilin altında kalacakken, biri onu kurtarır. Bu Leitrim kasabasının mezar kazıcısı Desmond’dur (David Muyllaert). Adam Helena’ya olanları anlatır. ‘Deli Dana’ benzeri bir salgın yüzünden, insanlar zombiye dönüşmektedirler. Salgın neredeyse civardaki bütün kasaba ve köyleri sarmıştır. Söylenenlere göre, bir çiftçi sığırlarından birini, yemine ölü bir hayvanın etini karıştırarak beslemiştir. Saldırganlaşan sığır, önce diğer hayvanlara hastalığı bulaştırmış, sonra da çiftçiye&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/dead-meat/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/dead-meat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denizden Gelen Dehşetler</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/denizden-gelen-dehsetler/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/denizden-gelen-dehsetler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 21:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Frankenfish]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[up from the depths]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=10728</guid>

					<description><![CDATA[Denizden Gelen Dehşet filmlerine örnek olarak Barracuda (1978) ve Humanoids from the Deep (1980) filmleri hakkında notlar...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://bp0.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/Rtk-d6UyC0I/AAAAAAAACKg/jtEZbQtCGEc/s1600-h/BARRACUDA--.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105180336194718530" class="alignleft" style="border: 2px solid black;" src="http://bp0.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/Rtk-d6UyC0I/AAAAAAAACKg/jtEZbQtCGEc/s320/BARRACUDA--.jpg" alt="" width="214" height="320" border="0" /></a>1978 yapımı, Harry Kerwin’in yönettiği <strong>Barraküda</strong>’da (<em>Barracuda</em>); Küçük bir Florida yerleşim biriminde, deniz kenarındaki bir kimyevi madde fabrikası, atıklarını denize boşaltmakta sakınca görmemektedir. Kimyasal atıklar balıkları canavarlaştırır. Özellikle de Barraküdalar daha da irileşir ve denizi kocaman bir kan gölü haline getirirler. Yerel üniversiteden bir ekoloji uzmanı, bölge şerifi ve bu küçük kasabanın yerel gazetesinden bir muhabir, olayın ardındaki gizemi, suyun dibindeki gariplikleri araştırmak için işbirliği yapmaya karar verirler. Çok geçmeden anlarlar ki, her şey, hükümetin desteklediği bir projenin ‘Lucifer Projesi’nin bir parçasıdır. Hükümet, CIA, ya da bu projeyle ilgili birimin ajanlarını gönderir ve durumun farkına varan herkesi öldürtmeye başlar. Suyun dışında da her yer kan içinde<a href="http://bp3.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RtlC4qUyC3I/AAAAAAAACK4/HOxycZjohR0/s1600-h/Derinliklerden+Gelen+(Up+from+the+Depths).jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105185193802730354" class="alignright" style="border: 2px solid black;" src="http://bp3.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RtlC4qUyC3I/AAAAAAAACK4/HOxycZjohR0/s200/Derinliklerden+Gelen+(Up+from+the+Depths).jpg" alt="" width="103" height="200" border="0" /></a>kalmıştır. Yeşilbarış / Greenpeace örgütü devreye girer ve bölge sularında kimyasal kirlilik bulunduğunu her yere duyurur. Bunun üzerine ajanlar bir anda ortadan yok olurlar. Proje deşifre olmuştur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tarzın klişelerini kullanmakta zerre kadar sakınca görmeyen bir ‘B’ filmi örneği. Ama çevreci yaklaşımıyla beni tam kalbimden vurdu(!). Ne bu tarzın ilklerinden, ne de sonuncularından. O dönemlerde benzerleri yapıldığı gibi (<strong>Derinlerden Gelen Canavar</strong> (<em>Up from the Depths</em> gibi), günümüzde de yapılmakta (<strong>Frankenfish</strong>)&#8230; <strong>Lucifer Projesi</strong> (<em>The Lucifer Project</em>) adıyla da bilinen bu filmde, Wayne-David Crawford, Jason Evers, Bert Freed, Roberta Leighton, Cliff Emmich gibi oyuncula rol almaktadırlar&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/denizden-gelen-dehsetler/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/denizden-gelen-dehsetler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çorak Toprakların Yenilmez Savaşcıları</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/corak-topraklarin-yenilmez-savascilari/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/corak-topraklarin-yenilmez-savascilari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 15:06:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Assault on Precinct 13]]></category>
		<category><![CDATA[Enzo G. Castellari]]></category>
		<category><![CDATA[Escape from New York]]></category>
		<category><![CDATA[Franco Nero]]></category>
		<category><![CDATA[George Eastman]]></category>
		<category><![CDATA[John Carpenter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=8171</guid>

					<description><![CDATA[Çorak Toprakların Yenilmez Savaşcıları: Daha 70’li ve 80’li yıllarda, yazlık ya da kışlık semt sinemalarından aşina olduğumuz “Kıyamet Sonrası” filmleri...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10676" src="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik-300x62.jpg" alt="" width="590" height="122" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik-300x62.jpg 300w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg 589w" sizes="auto, (max-width: 590px) 100vw, 590px" /></a>Daha 70&#8217;li ve 80&#8217;li yıllarda, yazlık ya da kışlık semt sinemalarından aşina olduğumuz bazı filmlerin DVD versiyonlarını aramak ve bulmak, bulunca da çocuklar gibi sevinmek vazgeçilmez bir keyiftir benim için. İnternet üzerinden böyle bir arayış içine girince de hoş sürprizlerle karşılaşmamaksa mümkün değil&#8230; Daha çok &#8220;B&#8221; tipi korku, dehşet ve bilimkurgu türü fantastik filmlerin DVD&#8217;lerini yayınlayan firmalardan biri Shriek Show, üçlü paketler halinde piyasaya sürdüğü koleksiyonlarına Post- Apocalyptic Triple Feature&#8217;u da katmış. Üç disklik bu paketi, &#8220;Süpürüntü&#8221; tabir edebileceğimiz üç adet çok sevdiğim İtalyan Trash filmi süslüyor; 1990 Savaşçıları (1990: Bronx Warriors-1982), New York 2019 (2019: After Fall of New York-1983) ve Son Savaşçılar (The New Barbarians-1982). Hem de meraklısının gönlünü cezbedecek özel ekstralarla&#8230;</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Son Savaşçılar (The New Barbarians) Türkçe VHS Dublaj" frameborder="0" width="1170" height="497" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=x7dtj2r&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture"></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">70&#8217;li ve 80&#8217;li yıllarda Franco Nero ile çektiği Keoma (Keoma The Violent Breed-1976) ve Kobra&#8217;nın Günü (Il Giorno dell Cobra-1980) gibi filmlerle tanınan Enzo G. Castellari, 1990 Savaşçıları&#8217;nı çekerken, John Carpenter klasikleri 13 Karakola Baskın (Assault on Precinct 13-1976) ve New York&#8217;tan Kaçış (Escape from New York-1981) ile Walter Hill&#8217;in Savaşçılar (The Warriors-1979) filminden etkilendiğini gizlemiyor&#8230; Hatta yönetmenin bu etkilenmeyi daha ileriye götürüp, sözkonusu filmlerin atmosferini bariz arakladığını söyleyenler de yok değil. Yine de, böyle klonlama usulüyle üretilen, bir yığın &#8220;Kıyamet Sonrası&#8221; İtalyan &#8220;Çöp&#8221; filminin en iyilerinden biri 1990 Savaşçıları. Walter Rizzati&#8217;nin 80&#8217;li yılların modasına uygun pop rock tarzı müziği ise filmin atmosferine müthiş katkı sağlıyor&#8230;</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Son Adam (1990 Bronx Warriors) Türkçe VHS Dublaj" frameborder="0" width="1170" height="774" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=x7dtj2q&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture"></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">Kaos&#8217;un ve Anarşi&#8217;nin egemen olduğu, çetelerin kontrolündeki bir bölge olan New York&#8217;un Bronx bölgesi, hükümetin istimlak çalışmalarıyla karşı karşıyadır. Burada yaşayan bir gurup aykırı tip (ki bunlar Heavy Metal akımının üyeleri ya da punk kültürünü benimsemişler ile farklı ırklara mensup, işsiz güçsüz fakirlerden oluşmaktadır) bu durumdan rahatsızlık duyar. Hükümetin acımasız temizlik birimlerine karşı savaşmaya karar verirler. Ama hükümet uyanık davranıp çetelerin aralarına casuslarını ve provakatörlerini sokmuştur bile. Bu kargaşa ortamında çeteler birbirlerine girerler. Motorsikletli savaşçı Trash (bir ayakkabı dükkanında çalışırken keşfedilen, daha sonra da benzer birkaç filmde göreceğimiz Mark Gregory) ve çetesi de bu savaşın içinde bulurlar kendilerini. Trash, son çare olarak, yardım almak için Bronx&#8217;taki en güçlü çetenin lideri olan Canavar / Ogre&#8217;a (siyahi istismar sinemasının ünlü kült aktörü Fred Williamson) gider. Filmde kötü provakatör Hammer&#8217;ı canlandıran Vic Morrow, bu filmden bir yıl sonra Alacakaranlık Kuşağı (Twilight Zone The Movie-1983) filminin setinde geçirdiği korkunç helikopter kazasında yaşamını yitirmişti. Vic Morrow başka bir Enzo G. Castellari filmi olan Son Jaws&#8217;ta da (The Last Jaws / L&#8217;Ultimo Squalo-1981) Hamer adlı karakteri oynamıştır. Paketteki ikinci film olan Son Savaşçılar da (The New Barbarians-1982) yine bir Enzo G. Castellari filmi. Yönetmen bu kez, Çılgın Max 2: Yol Savaşçısı (Mad Max 2: The Road Warrior) kreasyonundan sonuna dek yararlanmış. Çevrildikten sonra yığınla taklidi yapılan Çılgın Max 2&#8217;nin en keyifli apartmalarından biri olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Öykü bildik; nükleer savaşlardan sonra, çorak topraklara dönen yeryüzünde, iki ya da daha fazla tekerlekli, modifiye edilmiş araçlar kullanan bir gurup kötü adam, iyilerin kolonilerine dehşet saçar. Tabii bildiğimiz üzere, insanlığın içine düştüğü bu gibi zor durumlar, nedense hep Max gibi kahramanlar, bazen de dünyayı kurtaran Postacı&#8217;lar (The Postman-1997) yaratır. Bu filmde ise bir değil, birden fazla kahraman var. Üstelik beyaz bir Yol Savaşçısı&#8217;nın (Timothy Brent) yanına süper karizmatik afro bir kahraman Nadir&#8217;i (Fred Williamson) koyarak Çılgın Max 2&#8217;nin bir parça ırkçı görünen &#8220;iyiler beyaz, neredeyse bütün kötüler koyu tenli&#8221; önermesine karşı çıkıyor. Kötülerin lideri yine bu tarz filmlerin gediklilerinden George Eastman (Luigi Montefiori). Fevkalade zevksiz kostümler, tam modifiye edilememiş hurda arabalar ve efsanevi rock gurubu Goblin&#8217;in elemanı Claudio Simonetti&#8217;nın eski bilimkurgu filmlerinin ses efektlerini anımsatan elektronik müziği, yapımı &#8220;çöp&#8221; film meraklıları için eşsiz kılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kutudaki son film New York 2019 (2019-After Fall of New York), kült İtalyan yönetmenlerinden birinin, korku, şok ve özellikle de Edwige Fenech ile çektiği seksi &#8220;Giallo&#8221; filmleriyle tanınan Sergio Martino&#8217;nun imzasını taşıyor. Meraklıları bizde Lanetliler Dağı (Mountain of the Cannibal God-1978) adıyla gösterilen Ursula Andress&#8217;li filmden kendisini anımsayacaklardır. Martino New York 2019&#8217;u, zaman zaman kullandığı &#8220;Martin Dolman&#8221; takma adıyla çekmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">1999&#8217;da çıktığı varsayılan nükleer felaketten nasibini almış New York kenti, aradan geçen 20 yıl zarfında, bir yığın tehlikenin cirit attığı, tehlikeli bir yer haline gelmiştir. Nükleer savaşı, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birleşmesi sonucu kurulmuş olan &#8220;Eurak&#8221;lar kazanmıştır. Amerika ise Alaska&#8217;daki gizli bir üste, yeni bir savaş için örgütlenmekte, bu savaşta kendisine yardım edecek kahramanlar aramaktadır. Düştükleri zavallı duruma çare olarak da, Nevada çölündeki kolonilerde yaşam savaşı veren, serseri Percifal&#8217;i (Michael Sopkiw) bulurlar. Bu kez &#8220;Dünyayı Kurtaran Adam&#8221; (aslında Amerika&#8217;nın onurunu demek daha doğru) Percifal olacaktır&#8230; Ayrıca Sopkiw Türkiye&#8217;de Öldüren Dalgalar (Monster Shark / Shark Rosso nell&#8217;Oceano-1984) adlı Lamberto Bava filminde de oynamıştır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu filmleri araştırırken rastladığım aynı tarzda birkaç hoş sürprizi de yazmadan edemeyeceğim. Bunlardan biri yıllar önce sinemalarımızda da gösterilen, 1978 yapımı Ölüm Sporu (Death Sport). Yönetmen olarak Henry Suso&#8217;nun (Nicholas Nichipor) imzasını taşıyor (jenerikte belirtilmemesine karşın, Roger Corman ile Allan Arkush da yönetmen olarak destek vermişler). Efsanevi Roger Corman yapımı bu film, 1975&#8217;te çekilmiş ve gişede bir hayli başarı kazanmış olan Ölüm Yarışı 2000 (Death Race 2000) filminin devamı gibi kotarılmış. David Carradine, Claudia Jennings, Richard Lynch gibi oyuncularıyla, süper uydurma öyküsü ve abuk sabuk kostümleriyle tam bir süpürüntü örneği. Günümüzden 1000 yıl sonra geçen bu filmde mantık aramak imkansız. Bu da filmi çekici ve meraklısına eğlenceli kılan en önemli şey bence. Saf kan &#8220;Çöp&#8221; ve sadece meraklılarına&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yıllardır kayıp olan hazinelerden biri de, 1983 mahsulü Dünyanın Son Savaşçıları&#8217;ydı (Warrior of the Lost World). David Worth&#8217;un (ve de jenerikte belirtilmemiş olmasına karşın Fred Williamson&#8217;un) yönettiği bu filmde yine nükleer savaş mevzu bahis. Bunu fırsat bilen kötüler &#8220;Omega&#8221; logosuyla kendi diktatörlüklerini kurup, kurtarılmış bölgeleri egemenlikleri altına almak istemektedirler. Motorsikletli ve de Çılgın Max kostümlü bir Yol Savaşçısı (Robert Ginty), iyilerin saflarına geçip, kötülerle amansız bir savaşa girişir. Fred Williamson da ona yardım eder. Kötü Omega diktatörünü, Cadılar Bayramı (Halloween) serilerinden Dr. Loomis olarak bildiğimiz Donald Pleasence oynamış. Hiç bir ekstra özellik bulunmamasına karşın, meraklısınca sadece film için alınacak DVD&#8217;lerden biri Dünyanın Son Savaşçıları&#8230;</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Dünyanın Son Savaşçıları" frameborder="0" width="1170" height="877" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=x7dr74f&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture"></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">Çılgın Max 2&#8217;den yıllar sonra çekilen bir diğer taklit film de Çelik Öncü (Steel Frontier-1995). Kıyamet sonrası dekorları içinde geçen &#8220;Spaghetti Western&#8221; tarzı bu filmi, Paul G. Volk ile Jacobsen Hart yönetmişler. Karizmatik aksiyon filmleri oyuncusu Joe Lara, motorsikletli, western kostümlü bir Yol Savaşçısı&#8217;nı, kült karakter oyuncusu Brion James kötülerin başını, &#8220;B&#8221; filmlerinin gediklilerinden Bo Svenson ise çetenin önemli elemanlarından birini oynuyorlar. Karizmatik aksiyon sahneleri ile dolu olan bu filmin yapımcılığını, aşırı patlamalı, bol gürültülü &#8220;B&#8221; tipi aksiyon filmlerinin şirketi &#8220;PM&#8221; üstlenmiş. Ayrıca &#8220;Troma Films&#8221; bir süre önce, Lucio Fulci&#8217;nin, yine Fred Williamson&#8217;lu Son Barbarlar&#8217;ını (Fighting Centurions: Rome 2072 A.D.-1984) DVD olarak piyasaya sürdü. Bu arada 1990 Savaşçıları&#8217;nın devamı Son Adam (Bronx Warriors 2 / Escape from Bronx-1983) İngilterede DVD olarak yayınlandı (bu iki filme başka bir yazımızda uzun uzun değinmeyi düşünüyoruz)&#8230;</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Son Yarış (Equalizer 2000) Türkçe VHS Dublaj" frameborder="0" width="1170" height="877" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=x7dr74g&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture"></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">Not: Bu yazı, DVD+ dergisinin Nisan 2007 tarihli sayısında, &#8220;Tehlikeli Bölge&#8221; adlı köşemde yayınlanmış, buradaki ikinci yayımında tarafımdan küçük değişiklikler yapılmıştır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca, Post-Apocalyptic filmleri seviyorsanız; üyesi olduğum www.post-apocalypse.co.uk &#8216;i mutlaka ziyaret edin&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kaynak: http://fantastiksinema.blogspot.com/2007/06/post-apocalyptic-kiyamet-sonrasi.html</p>
</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/corak-topraklarin-yenilmez-savascilari/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/corak-topraklarin-yenilmez-savascilari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzde 99 Ölüm!</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/yuzde-99-olum/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/yuzde-99-olum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 14:53:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Dawn of the Dead]]></category>
		<category><![CDATA[George Romero]]></category>
		<category><![CDATA[Living Dead]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fulci]]></category>
		<category><![CDATA[The Crazies]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=8162</guid>

					<description><![CDATA[Cehennemde yer kalmayınca ölüler yeryüzünde yürüyecek! Romero’nun yönetmiş olduğu Yüzde 99 Ölüm, orjinal reklam broşürlerinde ve afişlerde bu sözlerle tanıtılıyordu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></div>
<div style="text-align: center;"><strong>&#8220;<em>Cehennemde yer kalmayınca ölüler yeryüzünde yürüyecek&#8230;</em>&#8220;</strong></div>
<div style="text-align: justify;"><strong> </strong></div>
<div style="text-align: justify;">
<p><a href="http://bp0.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RoIdUWUDaPI/AAAAAAAABtk/zqqFpR2HZyY/s1600-h/Y%C3%83%C5%93ZDE+99+%C3%83%E2%80%93L%C3%83%C5%93M-AF%C3%84%C2%B0%C3%85%C5%BE.bmp" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5080655565051619570" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" src="http://bp0.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RoIdUWUDaPI/AAAAAAAABtk/zqqFpR2HZyY/s320/Y%C3%9CZDE+99+%C3%96L%C3%9CM-AF%C4%B0%C5%9E.bmp" alt="" border="0" /></a>George Andrew Romero&#8217;nun yönetmiş olduğu 1978 yapımı <strong>Yüzde 99 Ölüm</strong> (<em>Dawn of the Dead</em> / <em>Zombie</em>), orjinal reklam broşürlerinde ve afişlerde bu sözlerle tanıtılıyordu. Bizde ise filmin, 80&#8217;li yıllardan birinde, sansürle ciddi problemler yaşadıktan sonra gösterime girebildiğini hatırlıyorum. Zamanında ilk vizyonunu kaçırdığım bu filmi, daha sonra <strong><em>Beyoğlu Emek</em></strong> sinemasında, o dönemlerde bir kaç kez yapılan <strong><em>Korku Filmleri Toplu Gösterileri</em></strong>&#8216;nden birinde, bol çizikli bir kopyadan izleme olanağı bulmuştum. Hatta yanımda günümüzün ünlü çizeri, <em>Cihangir&#8217;de Bir Ev</em> fenomeninin yaratıcısı dostum Oky&#8217;de vardı. Daha filmin 15. dakikasında sıkılıp, benim tüm ısrarlarıma karşın sinemadan çıkıp gitmişti. Eee. tabi 16 yaşında olup ta Sylvester Stallone&#8217;a tapan birine film yavan gelmişti. Ama bugün biliyorum ki <strong>Yüzde 99 Ölüm</strong> Oky&#8217;nin en sevdiği filmlerden biri&#8230; Video furyasının başladığı dönemde ise en az otuz kez (bu sayı bugün 200&#8217;ü geçmiştir) bu ritüeli tekrarladığımı anımsıyorum. İlginçti&#8230; Sinemalarda gösterime girdiğinde, afişinde yazan <strong>Yüzde 99 Ölüm</strong> adı garip gelmemişti ama, yönetmeninin George A. Romero olduğuna emin olduğum film, Lucio Fulci&#8217;nin imzasıyla lanse edilmişti. Nedenini daha sonra, <strong>Ölüm Bölgesine Dönüş</strong> ( <em>Zombi 2</em> / <em>Zombie Flesh Eaters</em>-1979) ayni firma tarafından vizyona sokulunca çözer gibi olmuştum. Bu film de Lucio Fulci&#8217;nin olmasına karşın, George A. Romero&#8217;nun adı ile vizyona çıkmıştı. İki filmi de ithal eden firma İrfan Atasoy&#8217;un sahibi olduğu <em>İrfan Film&#8217;</em>di. Ya <strong>Dawn of the Dead</strong>&#8216;in sansüre takılmasını bertaraf etmek için afişleri değiştirmişlerdi, ya da depo görevlisi afişleri karıştırmış olmalıydı&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			0 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/yuzde-99-olum/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/yuzde-99-olum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asya ve Uzakdoğu Zombi Filmleri</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/asya-ve-uzakdogu-zombi-filmleri/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/asya-ve-uzakdogu-zombi-filmleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 14:43:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Dawn of the Dead]]></category>
		<category><![CDATA[George Romero]]></category>
		<category><![CDATA[Jordan Chan]]></category>
		<category><![CDATA[Kung Fu Hustle]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Chow]]></category>
		<category><![CDATA[Uzakdoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Uzakdoğu Korku Filmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=8156</guid>

					<description><![CDATA[Sizlere Asya ve Uzakdoğu’nun kana susamış, şaşkın zombilerinden söz etmek istiyoruz. 6 adet film konumuzun merkezini oluşturacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong><span style="font-size: 85%;">Sizlere Asya ve Uzakdoğu&#8217;nun kana susamış, şaşkın zombilerinden sözetmek istiyorum. 6 adet film konumuzun merkezini oluşturacak bu yazımızda&#8230;</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://bp1.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/Ro6yeFb9mqI/AAAAAAAAB4g/-l1gyp2eUJU/s1600-h/BIO-ZOMBIE0001.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5084197259273149090" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" src="http://bp1.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/Ro6yeFb9mqI/AAAAAAAAB4g/-l1gyp2eUJU/s320/BIO-ZOMBIE0001.jpg" border="0" alt="" /></a>Bunlardan ilki, 1988 yapımı <strong>Bio-Zombi</strong> (<em><a class="zem_slink freebase/guid/9202a8c04000641f8000000000603715" title="Bio Zombie" rel="amazon noopener" href="http://www.amazon.com/Bio-Zombie-Jordan-Chan/dp/B000059HA9%3FSubscriptionId%3D0G81C5DAZ03ZR9WH9X82%26tag%3Dzemanta-20%26linkCode%3Dxm2%26camp%3D2025%26creative%3D165953%26creativeASIN%3DB000059HA9" target="_blank">Bio-Zombie</a></em>-Wilson Yip-Hong Kong); Hong Kong&#8217;ta bir alışveriş merkezinde geçmekte. Korsan VCD satan dükkanlardan birinde çalışan iki kafadar; Woody Invincible (<a class="zem_slink freebase/guid/9202a8c04000641f80000000006c5df8" title="Jordan Chan" rel="imdb noopener" href="http://www.imdb.com/name/nm0150952/" target="_blank">Jordan Chan</a>) ve Crazy Bee (Sam Lee), patronlarının arabasını tamirciden alıp, ona teslim etmeye giderlerken yolda bir adama çarparlar. Adamın çantasında buldukları serumu ilaç zannedip içirirler. Bu aslında biyolojik bir silahtır. Adamı bagaja koyup, alışveriş merkezine gelirler. Bir süre sonra bagajda unuttukları adam ilacın etkisiyle, geleni geçeni ısıran bir zombiye dönüşür. kısa sürede alışveriş merkezi zombi kaynamaya başlar. <a class="zem_slink freebase/guid/9202a8c04000641f80000000001fc43e" title="George A. Romero" rel="imdb noopener" href="http://www.imdb.com/name/nm0001681/" target="_blank">George A. Romero</a>&#8216;nun <strong>Yüzde 99 Ölüm</strong> (<em><a class="zem_slink freebase/guid/9202a8c04000641f800000000007aea1" title="Dawn of the Dead [Blu-ray]" rel="amazon noopener" href="http://www.amazon.com/Dawn-Dead-Blu-ray-Ted-Bank/dp/B000UR9QIK%3FSubscriptionId%3D0G81C5DAZ03ZR9WH9X82%26tag%3Dzemanta-20%26linkCode%3Dxm2%26camp%3D2025%26creative%3D165953%26creativeASIN%3DB000UR9QIK" target="_blank">Dawn of the Dead</a></em>-1978) filmindeki süpermarket temasını parodiye alan bir film Bio-Zombi. Baştan sona saçma espiriler ve zombi makyajları ile dolu, korkutmayı değil de eğlendirmeyi yeğleyen bir film. Kimi yerde çok güldüren ama, birçok yerde yapılan aşırı salak espiriler yüzünden de sıkıntı yaşatan bir havası var. <a class="zem_slink freebase/guid/9202a8c04000641f800000000029fbe6" title="Stephen Chow" rel="imdb noopener" href="http://www.imdb.com/name/nm0159507/" target="_blank">Stephen Chow</a> (<em><a class="zem_slink freebase/guid/9202a8c04000641f80000000005722ae" title="Kung Fu Hustle [Blu-ray]" rel="amazon noopener" href="http://www.amazon.com/Kung-Hustle-Blu-ray-Stephen-Chow/dp/B000F9RB8A%3FSubscriptionId%3D0G81C5DAZ03ZR9WH9X82%26tag%3Dzemanta-20%26linkCode%3Dxm2%26camp%3D2025%26creative%3D165953%26creativeASIN%3DB000F9RB8A" target="_blank">Kung Fu Hustle</a></em>) tarzı absürd komedinin izinden gitse de onun filmlerinin kalitesine ulaştığı pek söylenemez. Zaten filmi komedi filmi olduğundan değil, zombi filmi olduğu için edinecekseniz, sorun yok. Ama ciddi zombi filmlerinden hoşlanıyorsanız uzak durun derim. Tabii ki geyik sevenler sofraya buyurabilir. Hong Kong&#8217;lu Mei-Ah şirketinin yayınladığı versiyon, Amerikan Tokyo Shock&#8217;unkinden (Media Blasters) dört dakika daha uzun. Ekstra olarak iki versiyonda da pek bir özellik yok. Birkaç başka film fragmanı ve foto galerisi o kadar&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			3 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/asya-ve-uzakdogu-zombi-filmleri/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/asya-ve-uzakdogu-zombi-filmleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gece Yaratıkları Dehşet Saçıyor&#8230;</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/80li-yillarin-gece-yaratiklari-dehset-saciyor/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/80li-yillarin-gece-yaratiklari-dehset-saciyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 14:31:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bruno Mattei]]></category>
		<category><![CDATA[Dawn of the Dead]]></category>
		<category><![CDATA[George Romero]]></category>
		<category><![CDATA[Living Dead]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=8140</guid>

					<description><![CDATA[Gece Yaratıkları Dehşet Saçıyor: 80’li yıllardan kalma 3 kült geceyarısı filmi DVD’sini, fantastik sinema tutkunlarına tanıtmak istiyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">80’li yıllardan kalma 3 kült geceyarısı filmi DVD’sini, siz Fantastik Sinema tutkunlarına tanıtmak istiyorum. Bunlardan ilki, geçtiğimiz aylarda (21 Mayıs 2007) beyin tümörü yüzünden yaşama veda eden İtalyan yönetmen <em>Bruno Mattei</em>’nin (<em>Vincent Dawn</em> takma adıyla da bilinir) iki filmini barındırmakta. Çift taraflı bu disk, ilginç korku ve fantastik filmlerin DVD’lerini yayınlayan Amerikan şirketi <em>Anchor Bay</em> tarafından piyasaya sürülmüş. Mattei’nin imzasını taşıyan iki filmden ilki olan <strong>Virüs </strong>(<em>Hell of the Living Dead</em>) her Zombi filmi severin arşivlerinde olması gereken bir film. Öbürü, <strong>Fareler-Dehşet Gecesi</strong> (<em>Rats-Night of Terror</em>) ise, <em>Kıyamet Sonrası</em> (<em>Post-Apocalyptic</em>) filmler ile <em>Hayvanların Dehşeti</em> temasınının karışımı su katılmamış bir Trash sinema örneği. Her iki film de orijinal negatiflerinden dijital olarak temizlenip DVD’ye konmuş, sansürsüz, kesiksiz yayınlanmışlar&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/80li-yillarin-gece-yaratiklari-dehset-saciyor/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/80li-yillarin-gece-yaratiklari-dehset-saciyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Post Apokaliptik Kadınlar</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/kiyamet-sonrasi-filmlerde-kadinlar/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/kiyamet-sonrasi-filmlerde-kadinlar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 20:18:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Distopya]]></category>
		<category><![CDATA[John Carpenter]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apocalyptic]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apokaliptik]]></category>
		<category><![CDATA[They Live]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=6220</guid>

					<description><![CDATA[Post Apokaliptik Kadınlar: Kıyamet Sonrası Sineması kapsamında, erkeklerin etken oldukları öyküler anlatan filmlerin yanı sıra kadınların edilgen durumdan etken duruma geçtikleri öyküler anlatan filmler de çekilmiştir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://bp0.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RsLucLP4fiI/AAAAAAAACF0/UdrJV6lrLvI/s1600-h/AMERICA+3000-+Poster..jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098899895959977506" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" src="http://bp0.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RsLucLP4fiI/AAAAAAAACF0/UdrJV6lrLvI/s320/AMERICA+3000-+Poster..jpg" border="0" alt="" /></a><strong>Kıyamet Sonrası Sineması kapsamında, erkeklerin etken oldukları öyküler anlatan filmlerin yanı sıra kadınların edilgen durumdan etken duruma geçtikleri öyküler anlatan filmler de çekilmiştir. Kadın; peşinden koşulan, erkeksi arzu ve isteklerin katalizörü, ‘ataerkil’ dünyanın ihtiyaçlarını karşılayan olma pozisyonundan çıkmış, yeniden ‘anaerkil’ toplumu oluşturup, erkeği egemenliğine almış ya da almaya çalışmaktadır bu filmlerde.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1986’da, İsrail kökenli Cannon Films tarafından finanse edilen <strong>Amerika 3000</strong> (<em>America 3000</em>) işte bu filmlerden biridir. Baş rollerde Lauren Landon ve Chuck Wagner vardır. Yönetmen olarak David Engelbach’ın imzasını taşıyan <strong>Amerika 3000</strong>’de; nükleer savaşlar sonrasında ilkel çağlara dönen yeryüzünde, kadınlar ve erkekler iki düşman guruba ayrılmışlar, sürekli savaşmaktadırlar. Kadınların daha güçlü ve organize oldukları bu çağda, erkekler av ya da köle konumundadırlar. Erkeklerden biri, kadınların saldırısından kaçarken, toprak çöker ve bir çukura düşer. Bu çukur gizli bir sığınağa, modern alet ve edevatlarla donatılmış bir mağaraya çıkar. Adam orada eskiden Amerika başkanı olduğunu sandığımız bir iskeletin yanı sıra , bir stereo kaset çalar teyp ve parlak, radyasyondan koruyucu bir takım giysiler bulur. Giysilerden birine bürünüp, dışarıya çıkar. Yaşadığı yere dönünce kendini yeni Amerika başkanı ilan eder. Bir anda erkeklerin ilgisini çeker ve onları örgütleyerek kadınlarla son bir ölümcül savaşa sokar. Sonunda iki taraf ta savaşın anlamsızlığını farkederek, silahlarını bırakırlar. Artık yine yıllar öncesinde olduğu gibi bir arada mutlu (!) bir şekilde yaşayacaklardır. Film böyle aptalca bir sonla noktalanırken, günümüz dünyasında feminist çıkışlardan, feminist mücadeleden uzak durulursa ancak huzur ve mutluluk bulunur gibi embesilce bir söz söylemeye kalkması affedilir gibi değildir. Tam Amerikan tarzı&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/kiyamet-sonrasi-filmlerde-kadinlar/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/kiyamet-sonrasi-filmlerde-kadinlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>*C.H.U.D. 80&#8217;lerden Bir Kült Film&#8230;</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/c-h-u-d-ya-da-80lerden-bir-kult-film/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/c-h-u-d-ya-da-80lerden-bir-kult-film/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 20:07:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[C.H.U.D]]></category>
		<category><![CDATA[David Irving]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=6212</guid>

					<description><![CDATA[Zehirli atıklar ve çevreye verdikleri zararlar üzerine ibret verici bir film olan C.H.U.D., 1985’te, daha çekilir çekilmez kült film konumuna geldi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://bp2.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RtmDTaUyC5I/AAAAAAAACLI/EyW-6eQ-n6k/s1600-h/chud.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105256022108408722" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" src="http://bp2.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/RtmDTaUyC5I/AAAAAAAACLI/EyW-6eQ-n6k/s320/chud.jpg" border="0" alt="" /></a>Zehirli atıklar ve çevreye verdikleri zararlar üzerine ibret verici bir film olan <strong>C.H.U.D.</strong>, 1985’te, daha çekilir çekilmez kült film konumuna geldi. Bizde de bilen bilir, sinemalarda gösterilmemiş olsa dahi, bandrol öncesi dönem, video dükkanlarından en çok kiralanan filmlerden biriydi. Ne sevmiştik, nasıl bağrımıza basmıştık bu küçük bütçeli ama samimi filmi&#8230; Yönetmen Douglas Check, John Heard ve Daniel Stern gibi adı sanı duyulmamış oyunculara baş rolleri vermiş, sinemanın tombul oyuncularından John Goodman’ı ise bir kaç dakikalık bir figürasyonla geçiştirmişti. Olsun, yine de güzeldi bence film. A.B.D. kentlerinden birinde (muhtemelen New York) esrarengiz kaybolma olayları kaydedilmeye başlanmıştır. Çoğunlukla sokaklarda yaşayan kimsesiz, evsiz insanlar kaybolmaktadır. Bir şey, ya da şeyler onları kanalizasyon mazgallarından aşağıya çekmektedir. Önceleri pek farkedilmeyen bu olaylar, Eyalet Polis Şefi’nin karısı, köpeğini gezdirmeye çıktığı bir akşam kaybolunca ilgi çekici bir hal almıştır. Kadının kaybolduğu sokakta, mazgalın yanında ayakkabısının teki bulununca, dikkatler kanalizasyona çekilir. </p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			3 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/c-h-u-d-ya-da-80lerden-bir-kult-film/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/c-h-u-d-ya-da-80lerden-bir-kult-film/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>H. Gordon Lewis&#8217;in Kanlı Dünyası</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/herschell-gordon-lewisin-kanli-dunyasi/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/herschell-gordon-lewisin-kanli-dunyasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 19:59:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[2000 Manyak]]></category>
		<category><![CDATA[Blood Feast]]></category>
		<category><![CDATA[Color Me Blood Red]]></category>
		<category><![CDATA[Gore]]></category>
		<category><![CDATA[Herschell Gordon Lewis]]></category>
		<category><![CDATA[Manyak]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Demirhan]]></category>
		<category><![CDATA[Sexploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Two Thousand Maniacs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=6203</guid>

					<description><![CDATA[Gore’ filmlerinin (kanlı filmlerin) babası sayılan Herschell Gordon Lewis’in adındaki ‘Gordon’ kelimesi, daha sonraları GOREdon olarak değiştirilerek, söylenmeye başlanmıştır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignleft" src="http://3.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/RtqbpKUyDCI/AAAAAAAACMQ/rSz5Ns5Esg4/s320/2000%2Bmanyak-B.jpg" alt="http://3.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/RtqbpKUyDCI/AAAAAAAACMQ/rSz5Ns5Esg4/s320/2000%2Bmanyak-B.jpg" />Çektiği filmlerin barındırdığı seks ve şiddet içeren elementlerden ve kullandığı kırmızı boyanın aşırılığından olmalıdır ki, ‘<em>Gore</em>’ filmlerinin (<em>kanlı filmlerin</em>) babası sayılan <em>Herschell Gordon Lewis</em>’in adındaki ‘<strong>Gordon</strong>’ kelimesi, daha sonraları <strong>GOREdon</strong> olarak değiştirilerek, söylenmeye başlanmıştır. Bilindiği gibi, ‘<em>Gore</em>’ sözcüğü İngilizcede, ‘<em>pıhtılaşmış kan</em>’ anlamına gelir. 60’lı yılların başlarında yönettiği, <strong>The Prime Time</strong> (1960) ve <strong>Nature’s Playmates</strong> (1962) gibi bir kaç ‘<em>Sexploitation</em>’, yani ticari seks filmi denemesinden sonra, 1963’te <strong>Kan Şöleni</strong> (<em>Blood Feast</em>) ile sinema tarihindeki ilk ‘<em>Gore</em>’ filme imzasını atan <em>H. G. Lewis</em>, bu türde yapmış olduğu, artık klasik sayılan, <strong>2000 Manyak</strong> (<em>2000 Maniacs!</em>-1964) ve <strong>Beni Kan Kırmızıya Boya</strong> (<em>Color Me Blood Red</em>-1965) ile de Amerika’da sakıncalı yönetmenler sınıfına girmişti. O yıllarda filmleri bir çok yerde yasaklanmış ve kesilmişti. Öyle ki, sadece geceyarısı gösterilerinin yapıldığı salaş salonlara ve ‘<em>Drive-In</em>’ denilen, araba ile girilen, dağ başlarındaki yazlık sinemalara mahkum edilmişlerdi. Hatta ve hatta, sansürle ilgili problemler yüzünden, Amerika’nın bazı eyaletlerinde, mahkemelerin yönetmene, kendi filmlerini görmesini yasakladığı bile rivayet olunur…</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			1 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/herschell-gordon-lewisin-kanli-dunyasi/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/herschell-gordon-lewisin-kanli-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>70&#8217;li Yılların Canavarları Saldırıyor!</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/70li-yillarin-canavarlari-saldiriyor/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/70li-yillarin-canavarlari-saldiriyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 19:48:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Dev Karıncalar İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Doc Savage]]></category>
		<category><![CDATA[Doug McClure]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Rice Burroughs]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanların Günü]]></category>
		<category><![CDATA[James Bond]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Connor]]></category>
		<category><![CDATA[Land That Time Forgot]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Demirhan]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Moorcock]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıların Dehşeti]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrıların Dönüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Tarzan: The Lost Adventures]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=6197</guid>

					<description><![CDATA[70'li Yılların Canavarları Saldırıyor! 70'li yıllardan dört film; Tanrıların Dehşeti, Tanrıların Dönüşü, Dev Karıncalar İmparatorluğu ve Hayvanların Günü.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://bp2.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/Rtr3mKUyDNI/AAAAAAAACNo/4fKtsVeYv4M/s1600-h/TB-EMPIRE+OF+YHE+ANTS-DVD-0001.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105665362556488914" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" src="http://bp2.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/Rtr3mKUyDNI/AAAAAAAACNo/4fKtsVeYv4M/s400/TB-EMPIRE+OF+YHE+ANTS-DVD-0001.jpg" alt="" border="0" /></a>70’li yıllarda, daha küçük bir çocukken, en çok sevdiğim iki şey; çizgi roman okumak ve sinemaya gitmekti. Çizgi romanların büyülü atmosferi her zaman çekmiştir beni. İşte ben ders kitabının içinde çizgi roman okuyan, sinema önlerinde değiş tokuş yapan bir kuşağın temsilcisiyim. Okulumu aksatacak düşüncesi ile, tatil dönemleri hariç çizgi roman okumama izin verilmezdi. Kaç kez okurken yakalandığımda annem tarafından yırtıldıklarını ya da sobaya atıldıklarını hatırlıyorum çizgi romanlarımın. Annem yırtar, ya da sobaya atar, babam ise daha insaflı davranır, erişemeyeceğim yükseklikte bir yerlere koyardı. İşte o çizgi romanların içinde “<em>1001 Roman</em>” adında, ince, 16 sayfalık fasiküllerden oluşa bir seri vardı ki aklımı başımdan alırdı. Tıpkı seriyal filmlerin mantığında, ikişer ya da üçer sayfalık devamlı öykülerden oluşan bir seçki sunardı bize; <em>Sihirli Göz</em>, <em>Demir Pençe</em>, <em>Rory McDuff</em>, <em>Canavarlar Çarpışıyor</em>, <em>Dünya Tehlikede</em>, <em>Devlerin Tehdidi</em>&#8230; <em>1001 Roman</em>’ları hiç bayiden satın aldığımı hatırlamıyorum. 60’lı yıllarda yayınlandıkları için. Ancak eski sayılarını, sinema önlerinde açılan tezgahlardan topladığımı biliyorum&#8230; Sinema ise malum&#8230; <em>1001 Roman</em>’ın (ve de <em>Doğan Kardeş</em>’in) etkileriyle olsa gerek, <em>fantastik</em> ve <em>bilimkurgu</em> filmleri ile <em>serüven</em> filmleri ilgimi çekerdi. O dönem için gözde filmlerimi getiren şirket; kesinlikle “<em>Özen Film</em>”di&#8230; Muhteşem filmler getirirdi benim için; <strong>Biyonik Adam Canavarlara Karşı</strong> (<em>Super Infra-Man</em>-1975), <strong>Tanrıların Dehşeti</strong> (<em>The Land That Time Forgot</em>-1975), <strong>Atlantis Kayıp Ülke</strong> (<em>Warlords of Atlantis</em>-1978), <strong>Yaratık </strong>(<em>Alien</em>-1979)&#8230; Elimde bu dönemden kalma ve üçünü “<em>Özen Film</em>”in getirdiğini hatırladığım dört film, biri “double feature” üç DVD var tanıtmak istediğim&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			3 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/70li-yillarin-canavarlari-saldiriyor/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/70li-yillarin-canavarlari-saldiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Replika Ustası: Crio H. Santiago</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/replika-ustasi-crio-h-santiago/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/replika-ustasi-crio-h-santiago/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 12:36:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Akira Kurosawa]]></category>
		<category><![CDATA[Cirio H. Santiago]]></category>
		<category><![CDATA[Dune]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Herbert]]></category>
		<category><![CDATA[Mad Max 2]]></category>
		<category><![CDATA[Mad Max 2: The Road Warrior]]></category>
		<category><![CDATA[Seven Samurai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=5565</guid>

					<description><![CDATA[Filipinli, Çılgın Max (Mad Max) kopyası filmler uzmanı, Cirio H. Santiago 'nun çektiği, neredeyse bir düzine kadar kıyamet sonrası, bilimkurgu-macera filminden biri de Son Yarış’tır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/2671860817_4dbd1cd197.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-5604" title="2671860817_4dbd1cd197" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/2671860817_4dbd1cd197-192x300.jpg" alt="2671860817_4dbd1cd197" width="192" height="300" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/2671860817_4dbd1cd197-192x300.jpg 192w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/2671860817_4dbd1cd197.jpg 329w" sizes="auto, (max-width: 192px) 100vw, 192px" /></a>Filipinli, Çılgın Max (Mad Max) kopyası filmler uzmanı, Cirio H. Santiago &#8216;nun çektiği, neredeyse bir düzine kadar kıyamet sonrası, bilimkurgu-macera filminden biri de Son Yarış’tır (Equalizer 2000 / Defender 2000 diye de bilinir). 1986 yapımı bu filmde; Kıtalar birer çöle dönüşmüş, savaşların yıkımı derin bir şekilde nsanların yüzlerine kazınmıştır. Peki savaş bitmiş midir? Tabii ki hayır. Geride kalanlar ellerinde bulunan petrol rezervleri için kanlı uğraşlara girişmişlerdir (bu tema sanki hiç yabancı gelmiyor). Petrolün bulunduğu bölgeler, kendi başlarına buyruk askeri birliklerin kontrolündedir. Bu birlikler petrol yüzünden birbirlerine düşman olmuşlar, durmadan savaşmaktadırlar. Evet, bu tarz her filmde olduğu gibi, bu filmde de terkedilmiş, itilmiş, kakılmış bir kahraman vardır. Max&#8230; pardon, Sleit (Richard Norton) adlı cesur bir subaydır bu kahraman. İri cüssesine uygun, -bir sürü boru takviyeli- devasa silahlar kullanan bir gelecek zaman Rambo’sudur sanki. Girdiği her savaştan zaferle çıkan Sleit’i, kendi birliğinde kıskanmayanlar da yoktur hani&#8230; Komutanı, yerini ona kaptıracağı endişesiyle, bir savaş sonrası onu vurdurtur. Sleit yaralanır ve düşmanın eline düşer. Bu durumu haber alan birlik başkanı, ona yapılan bu haksızlığa tepki gösterir ve onu komutandan geri ister. Acaba Sleit bu zor durumdan kurtulup intikamını alabilecek midir?..</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/replika-ustasi-crio-h-santiago/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/replika-ustasi-crio-h-santiago/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çılgın Max / Mad Max</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/cilgin-max/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/cilgin-max/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 12:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Joanne Samuel]]></category>
		<category><![CDATA[Mad Max 2]]></category>
		<category><![CDATA[MadMax]]></category>
		<category><![CDATA[Max Rockatansky]]></category>
		<category><![CDATA[Mel Gibson]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Bisley]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=5553</guid>

					<description><![CDATA[Çılgın Max Mel Gibson için uluslararası piyasanın kapılarını açacak, George Miller’in ise kendi çapında kült bir yönetmen olmasını sağlayacaktı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“<em>Hayatım sona ermek üzere. Yavaşça her şey kayboluyor. Geriye yalnızca anılar kaldı. Bir kargaşa zamanı yok olan hayalleri, harabolan bu araziyi hatırlıyorum. Ama en iyi hatırladığım; ‘Yol Savaşçısı’, Max dediğimiz o adam. Onun kim olduğunu anlamak için geçmişe, bambaşka bir zamana, dünyanın petrolle yönetildiği, çöllerden çelik ve petrol şehirlerinin filizlendiği zamana dönmek gerek. Her şey bitti şimdi. İki güçlü düşman kabile sebepleri çoktan unutulmuş bir savaşa girdiler. Ve o ateşten girdap hepsini yuttu&#8230; Benzinleri olmadığında hepsi bir hiçti, samandan evler yapacak kadar&#8230; Gürleyen makinalar kustu kusacağını ve sustu&#8230; Başlarındakiler konuştu, konuştu&#8230; Fakat, git gide büyüyen çığı hiçbir şey durduramadı. Dünyaları çöktü, şehirleri yıkıldı. Bir yağma kasırgası, bir korku fırtınası sardı her yanı. İnsan insanla beslenir oldu. Sokaklar kabusta gibiydi. Yalnızca çöplüğe varacak kadar kımıldayabilenlerle, yağmalayabilecek kadar vahşilerin yaşama şansı vardı. Caddeleri ele geçiren çeteler, bir depo benzin için her şeyi yapmaya hazırdılar. Ve sıradan insan bu çürümüşlük girdabında ezildi, parçalandı&#8230; Max gibi adamlar&#8230; Savaşçı Max&#8230; Bir motor gürültüsünde her şeyini kaybetti&#8230; Ve bir insan taslağı haline geldi. Yıkılmış, mahvolmuş, geçmişindeki şeytanlarca lanetlenmiş bir insan&#8230; Yokluğa bir gezinti yapmış bu adam, işte burada, felakete uğramış bu yerde tekrar yaşamayı öğrendi&#8230;</em>”</strong> (Çılgın Max 2: Yol Savaşçısı&#8217;nın giriş bölümünden.)</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="http://2.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/RutgW4ppnJI/AAAAAAAACVw/BXK9ZSH1nlo/s400/MAD%2BMAX%2B2%2B%2BDVD%2BCOVER%2BR10001.jpg" alt="http://2.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/RutgW4ppnJI/AAAAAAAACVw/BXK9ZSH1nlo/s400/MAD%2BMAX%2B2%2B%2BDVD%2BCOVER%2BR10001.jpg" width="221" height="318" />Kızgın güneşin altındaki otoyolda, turbo motorlu ‘Interceptor’unu deli gibi süren adamın, peşindeki serserileri atlatması pek zor olmamıştı. Araba kullanmadaki ustalığını bir kez daha göstermiş ve rakiplerinin hemen hemen hepsini saf dışı bırakmıştı. Max’ın, tuhaf kıyafetli, Mohawk traşlı motorsikletliler çetesiyle, Humungus adlı, hokey maskeli kas yığınının adamlarıyla ilk karşılaşmasıydı bu ve son olmayacaktı da&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte böyle dinamik, enerji dolu bir açılış sahnesiyle başlıyordu 1982, Avustralya yapımı Çılgın Max 2: Yol Savaşçısı (Mad Max 2: The Road Warrior). Gösterildiği yıl Fransa’da yapılan ‘Avoriaz Fantastik Filmler Festivali’nde birincilik ödülünü alan bu film, kısa sürede ‘Kült’ mertebesine erişiverdi. Kıyamet sonrası dekorları, ilginç tiplemeleri, deri fetiş giysileri, canavar gibi kükreyen, iki, dört ya da daha fazla tekerlekli araçlarıyla, kesinlikle yeni bir sinemasal türün, bir furyanın başlamasına ön ayak oldu. Hemen ardından benzerleri yapıldı, defalarca taklit edildi&#8230; Neredeyse dünyanın her yerinde ‘B’ tipi film yapanlar için kullanışlı bir model oluşturdu. Hatta Çılgın Seks (Mad Sex), Dölleyenler (Breeders) gibi isimlerle porno versiyonları bile yapıldı. İnanamayacaksınız ama benzer bir film -porno olmasa da- Türkiye’de, ‘peribacaları’nın olduğu yerde, Ürgüp-Göreme’de çekildi; Cehennem Ülkesi (Land Of Doom / Peter Maris-1986).</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			5 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/cilgin-max/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/cilgin-max/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Sinemasının Tehlikeli Kadınları</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/turk-sinemasinin-tehlikeli-kadinlari/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/turk-sinemasinin-tehlikeli-kadinlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 12:03:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Girik]]></category>
		<category><![CDATA[Feri Cansel]]></category>
		<category><![CDATA[Zorro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=5546</guid>

					<description><![CDATA[Fazla sermayesi olmayan şirketler, yüksek ücretle çalışan starlarla film yapmak imkansız olduğu için kendi starlarını yaratmak zorunda kalmışlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" title="fantastik" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/11/fantastik.jpg" alt="" width="589" height="123" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle 60&#8217;lı yılların ortalarından 70&#8217;li yılların başlarına dek, Türk sinema tarihinde bir kereye mahsus olmak üzere Altın Çağ&#8217;ını yaşamış olan fantastik furya, gerek anlattığı öykülerle, gerek sunduğu ilginç kostümler ve tabii ki onları giyen baş ve yan karakterlerle, belli zevkleri paylaşan bir kesimin ilgisini çekmeyi başarmıştır. İstemli ya da istem dışı, sıradan olanın, durağan olanın koştuğu kulvarları terk ederek, bir çırpıda kendi kulvarını oluşturmuştur da&#8230; Neler olmuştur bu kulvarı oluşturmasını sağlayan etmenler ?..</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://bp3.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/R35OjvJFIDI/AAAAAAAACes/JCfZvUA_ebg/s1600-h/AF%C3%84%C2%B0%C3%85%C5%BE+D%C3%84%C2%B0%C3%85%C5%BE%C3%84%C2%B0+AKREP--.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151641399615365170" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" src="http://bp3.blogger.com/_dco3gIbqZ6U/R35OjvJFIDI/AAAAAAAACes/JCfZvUA_ebg/s400/AF%C4%B0%C5%9E+D%C4%B0%C5%9E%C4%B0+AKREP--.jpg" border="0" alt="" /></a>Filmlere bakarak bir analiz yaptığımızda öncelikle bu filmleri üreten şirketlerin çok fazla sermayesi olmayan, <strong>Özler Film</strong>, <strong>Şahin Film</strong>, <strong>Hisar Film</strong>, <strong>Emel Film</strong>, <strong>Yerli Film</strong> (<em><strong>Tual Film</strong> adını alacaktır daha sonra</em>), <strong>Atadeniz Film</strong> ve <strong>Osmanlı Film</strong> (<em>daha sonra <strong>Anıt Ticaret </strong>oldu</em>) gibi küçük şirketler olduklarını görürüz. Şirketler küçük, sermaye de doğal olarak az olunca dönemin Türkan Şoray, Fatma Girik, Cüneyt Arkın ve Ayhan Işık gibi yüksek ücretle çalışan starları ile filmler yapmak imkansız olduğu için kendi starlarını yaratmak zorunda kalmışlardır. Kendi yönetmenlerini de bulmaları, ortaya çıkarmaları gerekmiştir. Dönemin bütün Fantastik Türk Filmleri için bu durum sözkonusu olmasa da büyük şirketlerin pahalı oyuncu ve yönetmenlerle yaptığı filmler, furyanın içinde devede kulak kalmaktadır. Yani Fantastik Türk Sineması genellikle B’den Z kategorisine dek samimiyetini korumuş, Yeşilçam &#8216;ın küçük ve az paralı şirketleri için can simidi olmuştur. Ama kendilerini A kategorisine sokan varlıklı şirketlerin burun kıvırdıkları, küçümsedikleri türleri barındırdığından, genellikle onlar tarafından dışlanmıştır. Fantastik Türk Sineması bu yüzden kırsal alanda ya da kentlertin ücra köşelerindeki mahalle sinemalarında, genellikle çocuk yaştaki izleyiciler tarafından tüketilen, hatta bütçesine göre yapımcılarına iyi kârlar getiren bir alan olmuştur. İzleyici potansiyelinin çoğunu çocuk yaştakiler oluşturduğundandır ki, filmlerin birçoğunun konuları ve tipleri, ya doğrudan Zagor, Kaptan Swing (<em>Comandante Mark</em>) ve Kızılmaske (<em>The Phantom</em>) gibi çizgiromanlardan alınmış, ya da çizgiromanlardakileri çağrıştıran konu ve (<em>bazen birden fazla tipin kombinasyonu olan Demir Yumruk , Demir Pençe ve Kinova gibi</em>) kahramanları içermişlerdir.</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			2 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/turk-sinemasinin-tehlikeli-kadinlari/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/turk-sinemasinin-tehlikeli-kadinlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kung Fu Sinemasında &#8220;Sarhoş Usta&#8221; Tekniği ile Bir Gezinti</title>
		<link>https://www.otekisinema.com/kung-fu-sinemasinda-sarhos-usta-teknigi-ile-bir-gezinti/</link>
					<comments>https://www.otekisinema.com/kung-fu-sinemasinda-sarhos-usta-teknigi-ile-bir-gezinti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 11:44:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Dövüş Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[M. Demirhan Sinema Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kung Fu]]></category>
		<category><![CDATA[Sarhoş Usta]]></category>
		<category><![CDATA[Shaw Brothers]]></category>
		<category><![CDATA[Shaw Brothers Studio]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.otekisinema.com/?p=5535</guid>

					<description><![CDATA[Kung fu sinemasında "Sarhoş Usta" tekniği ile bir gezinti yapmaya Wang Yu ile başlıyoruz, hani şu tek kollu uçan adamla...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/fs2blogo0001pz1nr8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-5538" title="fs2blogo0001pz1nr8" src="http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/fs2blogo0001pz1nr8.jpg" alt="fs2blogo0001pz1nr8" width="589" height="123" srcset="https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/fs2blogo0001pz1nr8.jpg 589w, https://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2009/05/fs2blogo0001pz1nr8-300x62.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 589px) 100vw, 589px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignleft" src="http://3.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/Rn-0K6a2qrI/AAAAAAAABr0/NNtgRAx5nKg/s400/ONE%2B%2B--CHINESE%2BBOXER%2B--0001.jpg" alt="http://3.bp.blogspot.com/_dco3gIbqZ6U/Rn-0K6a2qrI/AAAAAAAABr0/NNtgRAx5nKg/s400/ONE%2B%2B--CHINESE%2BBOXER%2B--0001.jpg" /><span style="color: #800000;"><strong>&#8220;Buraya hocamın intikamını almaya geldim kalleş köpekler!.. Yılan ve akrep tekniğimle hepinizi geberteceğim!.. Sıcak kumlara gömüp, taşlaştırdığım ellerimle vücutlarınızdan oluk oluk kan akıtacağım!&#8230;&#8221;</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Eyüp Sultan, Yeni Mete Sineması&#8217;nda geçen çocukluk günlerimde duyduğum bu ve benzeri sözler, video&#8217;ma ya da DVD oynatıcıma koyduğum her Hong Kong/Çin ürünü filmi izlerken aklıma gelir ve yazlık sinemaların bol olduğu o &#8220;2 Film Birden&#8221; li dönemlere giderim&#8230; Wang Yu ve Bruce Lee&#8230; Yaşı 30&#8217;un üzerinde olanlar ne demek istediğimi ve neler hissettiğimi anlayacaklardır. Hele bir de İstanbul&#8217;un kıyı köşe mahallelerinde ya da Anadolu&#8217;nun kırsal bölgelerinde doğup, büyümüşlerse&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu anılar ve duygular beni bu yazıyı yazmaya iten başlıca nedenler oldular. Her ne kadar Hong Kong-Kung Fu (ve diğer dövüş sanatları filmlerinin) kökleri onun filmlerine dayanmasa da, konunun Türkiye&#8217;deki tarihsel gelişimini göz önünde tutarak söze Wang Yu ile başlamak istiyorum; şu tek kollu uçan adamdan, hani enli ve keskin kılıcıyla kendisine ihanet edenlerden öcünü almak uğruna ağaçlara zıplayan, bir vuruşta otuz kelleyi koparan, çekik gözlü, sarı benizli kahramandan&#8230;</p>
			<p><a href="https://www.otekisinema.com">Öteki Sinema</a> &copy; 2026 | 
			4 yorum | <a href="https://www.otekisinema.com/kung-fu-sinemasinda-sarhos-usta-teknigi-ile-bir-gezinti/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.otekisinema.com/kung-fu-sinemasinda-sarhos-usta-teknigi-ile-bir-gezinti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
