Seks komedilerinin 1975-1980 arasında salonları işgal ettiği Yeşilçam’ın lanetlenmiş zamanlarını ve o filmleri hatırlayan var mı? İnternette en çok aranan isimlerin başında hala Zerrin Egeliler ve Arzu Okay gelir ve de o dönemin en çapkın delikanlısı Aydemir Akbaş!

indirİlginç olan şu ki; Aydemir Akbaş, görüntü itibariyle seksi olmaktan çok uzaktır. Komik ve fırsatçı bir suratı, kepçe kulakları vardır. Kemikleri sayılacak kadar sıskadır ve vücudunda kas namına hiçbir şey yoktur ama o Aydemir Akbaş, bu haliyle onlarca seks komedisinde oynayıp Türk erkeklerinin medar-ı iftiharına dönüşmüştür.  Hiç bunun neden böyle olduğunu merak ettiniz mi? Çünkü Aydemir Akbaş’ı izleyen milyonlarca erkek, kendinde onunla özdeşleşecek bir şeyler buldu. Öyle ya, Aydemir Akbaş o kemik torbası haliyle ve üstünde kendine 5 beden büyük kıyafetlerle gerçekten güzel kadınlarla sevişiyordu, üstelik bu filmlerde sevişmek imadan ibaret değildi, gerçek bir cinsel birleşme neyi içeriyorsa o alenen gösteriliyordu. Her ne kadar Aydemir Ağabey ünlü mavi donunu çıkarmadan iş başında olsa da bu dönemin erkek sinema seyircisi için şok edici bir seyir deneyimine yol açıyordu. Aydemir Akbaş, bu ülkedeki her erkeği kendinin de kadınlar tarafından arzulanmak için bir şansı olduğuna inandırdı!

aydemir_akbas011Şimdiki aşırı yakışıklı gençlerin sorunu ne?

Şimdi, gişe filmlerine – şımarık yaz dizilerine bakıyorum. Kaslı maslı, iki dirhem bir çekirdek, Yunan tanrısı formunda çocuklar her yeri istila etmiş, karşılarında da kendileri kadar güzel kızlar var. Çirkin-kilolu-bakımsız tek bir karakter bulamazsınız, o kadar steril yapımlar ki bunlar!

Bu filmlerde/dizilerde oynayan gençlerin bir dolu hayranı da var elbette ama yapımcıların unuttuğu şey şu; erkeklerin de kadınların da ekranda gördüğü karakterle bir özdeşlik yaşaması gerekiyor! Karşı cins hayranlığı bir yere kadar çalışır.

Eğer bu sağlanamazsa o karakter kartondan bir suretten ibaret oluyor. Evet, dizi yayınlanırken belki çok seviliyor, oynayanlar sosyal medyada binlerce hayrana kavuşuyor ama hepsi de karşı cinsten, erkekler bu beach boy arkadaşlara pek takılmıyorlar, takılıp kendilerini ona benzetmeye çalışanlar ise sosyal medyanın dalga konusu… Ayrıca bu oyuncular gözümüzün önünden çekildiği anda unutulmaya mahkûm!

“İyi ama Kadir İnanır, Cüneyt Arkın gibi çok yakışıklı adamlar da var” diyeceksiniz ama o isimler de her yerinden maçoluk fışkıran bir erkeksi duruşa sahiptiler. Kadını hem seviyor, hem dövüyorlardı. “Erkek dediğin böyle olur” dedirtiyorlardı. Elbette kadını döven adamdan erkek olmaz ama bizim toplum bir tuhaf…

Şimdiki dizi çocuklarında böyle bir erkeksilik de yok. Ayna karşısında buluştukları kız kadar vakit geçiren, kaşı-başı alınmış metroseksüel tipler. Üstleri başları da öyle özenli ki, yemek yerken üstlerine bir şey dökülecek olsa anneleri kızacak sanırsın. Hepsi harçlık istemeye çıkmış bayram çocuğu gibi çıkıyorlar ekranın bir köşesinden…

Senaristler de bu gençlere, asi-isyankâr-kural tanımaz karakter rolleri yazıyorlar ama işte o replikler bu tiplerin ağzına büyük geliyor, oturmuyor, seyirciye geçmiyor. Ortaokullu hayran kızlardan gayrısı ciddiye almıyor bu çocukları… O yüzden, bu yazıyı da okuyanlar varsa aralarında, tez zamanda sürüden kopsunlar derim!

Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen, sinema eleştirmeni, senarist, oyuncu ve Öteki Sinema’nın kurucusudur. OFCS (Online Film Critics Society) üyesidir. Sinema yazılarına 2001 yılında DivxTR, ardından Divx Planet’te başlamış, 2005 sonunda Öteki Sinema'yı kurmuştur.

Yayıncılık kariyerine 90’lar radyo çılgınlığında Gölcük Mega FM ve Radyo Paradise başlamıştır. Salçalı Makarna adlı radyo şovunun yaratıcısıdır. İzmit Sabancı Kültür Tiyatrosu üyesidir.

2012-2023 yılları arasında Medyaradar’da televizyon sektörüne dair eleştiriler kaleme almış, 2014-2016 sezonunda Okan Bayülgen’in Dada Dandinista programında yazı grubunu yönetmiştir. 2017-2019 yılları arasında Antalya Sinema Derneği’ne danışmanlık yapmış, 2014-2023 döneminde Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası’nda oyuncu olarak yer almıştır.

“Bir Notanın Hikayesi” belgeselinin senaristi, “Bir İz – Madımak” belgeselinin danışmanı ve “Agatha’da Cinayet” adlı tiyatro oyununun yazarıdır. Sinema yazılarına Öteki Sinema’da devam etmektedir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

blank

Öteki'den Haber Al

Buna da Bir Bak!

Genç Yönetmenler Mezarlığı…

Her yıl onlarca "ilk film" izliyoruz. Memleket neredeyse bir "ilk
blank

Film Korsanları Yeniden Denizlere Açılıyor!

İnternetin ilk yılları, belki de insanlığın en saf paylaşım dönemiydi.