Meyhane imgesi, bizim kuşağımızın zihnine Yeşilçam’ın puslu, sigara dumanlı arabesk sekanslarıyla kazındı. Yeşilçam'ın meyhanesi sadece içki içilen bir yer değil, bir rehabilitasyon merkeziydi.
“Sinemayı seviyorum, iyi filmler yapıyorum, bu da bana yetiyor. Şüphesiz yaratıcının törel sorumluluğu sorununu da göz önünde bulunduruyorum, ama pek aydınlık, pek bilinçli bir tarzda belirtmeksizin. Bu sorumluluk duygusu ben de bir Japon olarak ve bir insan olarak doğuyor. Bu duygu farkında
Oğulcan Çomak, Umur Bugay'ın ''Yoksul'' karakterini ikiye bölüp, yoksul insanların dönüşebilme çabalarını yine Bugay'ın ''tamamlayıcı'' karakterleri aracılığıyla anlatıyor.
Felaket teması sinemada çok farklı formatlarda yer almış. Bu yüzden felaket filmlerini kategorize etmeye ve alt başlıklara ayırmaya çalıştık. youtube to mp3
“Kendim ve dostlarım için ve zamanın akışını yumuşatmak için yazıyorum.” Jorge Luis Borges İstanbul’a geldiğim ilk yıl cnbc’de Angelopoulus’un Ulis’in Bakışı’nı izlemeye çalışmış, itiraf ediyorum yarıda bırakmıştım. Günde ortalama 3-4 bazen 5-6 film seyrettiğim yıllardı. Videomu 29 ekim’de Söke’ye gittiğimde İstanbul’a
Yeşilçam sinemasında İstanbul’un fethini konu alan Türk filmlerini mercek altına aldık. Murat Tolga Şen eski Türk filmlerini meraklıları için kaleme aldı… Fetih 1453 İstanbul’un Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilişinin destansı öyküsünü anlatan mega bütçeli tarihi epik Fetih 1453, yılın en sansasyonel yerli
Türk Sineması, korku ve fantastik türüne iyi sayılabilecek bir başlangıç yapmış ve Drakula İstanbul’da ile hem teknik, hem de anlatım açısından oldukça yüksek bir çıta tutturmuştur.