1970’lerin sonu, Amerikan sinemasında gençlik kültürüne ve özellikle 1950’ler-60’lar nostaljisine dair bir furyanın yaşandığı dönemdi. Grease (1978) gişeleri sallarken, Walter Hill’in The Warriors (1979) filmi, stilize edilmiş distopik bir çete savaşı vizyonu sunuyordu. İşte tam bu kavşakta, usta yönetmen Philip Kaufman (Invasion of the Body Snatchers, The Right Stuff), Richard Price’ın aynı adlı romanından uyarladığı “The Wanderers” (1979) ile sahneye çıktı.

blankKaufman’ın filmi, dönemin diğer popüler yapımlarının gölgesinde kalsa da, zamanla hak ettiği kült statüsüne ulaşan, tür kalıplarını esneten ve sosyokültürel bir dönüşümün eşiğindeki bir neslin portresini çizen özgün bir yapıt.

Film, bizi 1963 yılının Bronx sokaklarına, henüz Kennedy suikastının, Vietnam Savaşı’nın ve karşı kültür hareketinin gölgesinin düşmediği, görece “masumiyet” çağının son demlerine götürüyor. Hikaye, İtalyan-Amerikan gençlerden oluşan “The Wanderers” (Gezginler) çetesinin etrafında şekilleniyor ancak Kaufman’ın Bronx’u, The Warriors’ın tekinsiz, gece yarısı metrosu estetiğinden ziyade, American Graffiti’nin (1973) nostaljik, rock’n roll dolu sokaklarına daha yakın; bir farkla: Burada şiddet ve etnik gerilim, o nostaljik cilanın hemen altında fokurdamakta.

“The Wanderers”, ilk bakışta West Side Story’nin müzikalsiz, daha sert bir versiyonu gibi dursa da, aslında çok katmanlı bir büyüme hikayesi. Kaufman, çeteler arası rekabeti (ki bu rekabet, her biri kendine has absürt ve karikatürize edilmiş tarza sahip diğer çetelerle, örneğin dazlak “Baldies” veya Asyalı “Wongs” ile olan çatışmalarla renklenir, bir fon olarak kullanır. Asıl odak noktası, Richie (Ken Wahl) ve arkadaşlarının, yaklaşan yetişkinlik, değişen toplumsal dinamikler ve belirsiz bir gelecekle yüzleşme süreçleri.

blank

Filmin en güçlü yönlerinden biri, dönemin ruhunu (zeitgeist) yakalamadaki başarısı. Bu başarıda, Dion & The Belmonts’un başını çektiği doo-wop, erken dönem rock ve pop klasiklerinden oluşan muazzam soundtrack’in payı büyük. Müzik, sadece bir arka plan unsuru değil, karakterlerin duygusal dünyasını ve dönemin enerjisini yansıtan bir anlatı aracı.

“The Wanderers”ı benzerlerinden ayıran asıl unsur, tonundaki cesur değişim. Film, ilk yarısında enerjik, hatta yer yer komediye kaçan, karikatürize bir çete filmi havasındayken; sonlara doğru, özellikle de Kennedy suikastının haberiyle birlikte, keskin bir dönüş yapar. O “masumiyet çağı”nın perdesi yırtılır. Eğlenceli sokak kavgalarının yerini, daha gerçekçi bir şiddet ve varoluşsal bir hüzün alır. Çete üyeleri, sadece rakip çetelerle değil, aynı zamanda değişen Amerika gerçeğiyle de yüzleşmek zorundadır. Artık lise bitmiştir, bazıları askere (Vietnam’a), bazıları mafyaya, bazıları ise belirsizliğe sürüklenecektir. Bu tema yıllar sonra Fandango’da tekrar karşıma çıktı. O zamanlar “The Wanderers”ı izlemediğim için bana orjinal gelmişti.

blank

Kaufman, bu ton geçişini ustalıkla yöneterek, filmi sadece bir nostalji treni olmaktan çıkarmış ve onu, bir dönemin kapanışına yakılmış melankolik bir ağıda dönüştürmüş. Final sahnesi, Bob Dylan’ın “The Times They Are A-Changin'” şarkısının çaldığı o an, sadece bir çetenin değil, bir Amerika’nın da dağılışını simgeliyor.

“The Wanderers”, enerjik anlatımı, unutulmaz karakterleri, muhteşem müzikleri ve yüzeydeki eğlencenin altına gizlediği sosyolojik derinliğiyle, 1970’ler Amerikan sinemasının gizli kalmış hazinelerinden biri. Bir dönemin atmosferini solumak, gençlik enerjisine tanık olmak ve aynı zamanda bir devrin kapanışının hüznünü hissetmek isteyen sinefiller için kaçırılmaması gereken, çok katmanlı bir seyirlik.

The Wanderers – Uygunsuzlar

Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen, sinema eleştirmeni, senarist, oyuncu ve Öteki Sinema’nın kurucusudur. OFCS (Online Film Critics Society) üyesidir. Sinema yazılarına 2001 yılında DivxTR, ardından Divx Planet’te başlamış, 2005 sonunda Öteki Sinema'yı kurmuştur.

Yayıncılık kariyerine 90’lar radyo çılgınlığında Gölcük Mega FM ve Radyo Paradise başlamıştır. Salçalı Makarna adlı radyo şovunun yaratıcısıdır. İzmit Sabancı Kültür Tiyatrosu üyesidir.

2012-2023 yılları arasında Medyaradar’da televizyon sektörüne dair eleştiriler kaleme almış, 2014-2016 sezonunda Okan Bayülgen’in Dada Dandinista programında yazı grubunu yönetmiştir. 2017-2019 yılları arasında Antalya Sinema Derneği’ne danışmanlık yapmış, 2014-2023 döneminde Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası’nda oyuncu olarak yer almıştır.

“Bir Notanın Hikayesi” belgeselinin senaristi, “Bir İz – Madımak” belgeselinin danışmanı ve “Agatha’da Cinayet” adlı tiyatro oyununun yazarıdır. Sinema yazılarına Öteki Sinema’da devam etmektedir.

1 Comment Bir yanıt yazın

  1. The Wanderers filmi Uygunsuzlar adiyla Ankara Akün Sineması’nda vizyona girmiş izlemiş ve beğenmiştim. Akün Sineması ve tabii ki İstanbul Emek Sinemasi aynı işletmeye ait ve o dönemler birbirinden guzel müzikal filmler getirdiler. Hatirlayabildiklerim;
    Elvis, Müzik Makinesi, Rock’n Roll, The Doors, Hair, Grease, Saturday Night Fever

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

blank

Öteki'den Haber Al

Buna da Bir Bak!

blank

Adı Vasfiye (1985)

Atıf Yılmaz'ın kendi deyimiyle "sosyal içerikli fantastik film" olarak tabir
blank

Gençliğimiz Bile Dijital: Gemini Man (2019)

Gemini Man, yaşlı Hollywood aksiyon yıldızlarının bayrağı kendi dijital gençliklerine