“Kayseri’ye Büyük Bir Festival Yakışır”

unnamed (1)

 ‘Biz Kayseri ve Talas’a daha büyük ve kapsamlı bir festival yakışır düşüncesindeyiz, kimsenin rakibi değiliz!’

Kayseri’de Yücel Çakmaklı Film Atölyesi’ni kuran ve önce Talas Kültür ve Sanat Festivali olarak başladıkları etkinliklerini sonra Uluslararası Altın Çınar Film Festivali olarak değiştiren ekipten Hasan Basri Özdemir ve Akif Kaya ile görüştük.

Yücel Çakmaklı FilmKayseri’nin Talas bölgesinde tarihi bir binada faaliyet yürüten gençler hem sinemaya hem de  şehrin tarihi dokusuna dair üretimlerde bulunup Kayseri’nin adını duyurma konusunda önemli bir misyon üstleniyorlar. Şu sıralar biraz destek problemi yaşayan gençlere yönelttik sorularımızı…

Öteki Sinema özel röportaj: Banu Bozdemir  

Yücel Çakmaklı film Atölyesi… Önce ismiyle başlayalım, sanırım isim konusunda bayağı araştırma yapmışsınız, onun hikayesini dinleyebilir miyiz?

Akif Kaya: Yücel çakmaklı ismi bizim için çok ayrı bir yerde kendisi sinema camiasında milli sinemanın kurucusu olarak  görülüyor.Yücel Hoca yaptığı filmlerle topluma farklı bir bakış açısı sunuyor ve inandığı doğruları filmlerinde işlemesi, çizgisinden hiç sapmaması gerçekten takdir ediliyor. O dönemde sinema camiasında her kesim tarafından kabul görmüş ve çok sevilen bir yönetmen. İsim konusunda atölye kurucuları olan Kerim Abanoz, Hasan Basri Özdemir, Alper Şahin, Erol Mutlu ve dönemin Talas Belediye Başkanı olan Rifat Yıldırım ile atölyenin ismi Yücel Çakmaklı olarak belirlendi. İlk günden bu yana desteğini esirgemeyen Kayseri valisi Orhan Düzgün’e, Talas Belediyesine ve şu an Belediye Başkanı olan Dr. Mustafa Palancıoğlu’na atölyemize ve festivalimize katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

Hasan Basri Özdemir: Atölye ismi konusunda üç isim vardı aklımızda bunlardan birisi Elia Kazan diğerleri ise Seyfi Teoman ve Yücel Çakmaklı idi. Biz atölyenin restorasyon sürecinde bu isimlerin yakınları ile irtibat kurmaya çalıştık aslında ama bunda başarılı olamadık bize geri dönüşte olmadı daha sonra dönemin Talas Belediye Başkanı Sayın Rifat Yıldırım’ın desteğiyle de Yücel Çakmaklı’nın ailesi ile görüşüp kurucu üyelerimiz Akif Kaya, Kerim Abanoz, Alper Şahin ve Erol Mutlu ile birlikte yönetim kurulu kararı alıp atölyemizin ismini Yücel Çakmaklı Film Atölyesi olarak belirledik.

İstanbul ya da belli başlı büyük şehirler etkinlikler, atölyeler konusunda daha aktif ve dinamiktir. Kayseri gibi daha çok binalarıyla büyüme gösteren şehirlerde bu tarz atölyeler çok önemli. Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

A.K: Metropol şehirlerde film sektörü, sinema, tiyatro, konser gibi etkinlikler çok rahat alıcısını bulabiliyor.Anadolu’da zorlanmıyoruz desem yalan olur ama bu zorluklar bizim motivasyonumuzu kırmıyor.Biz ekip olarak her şeyin farkındayız. Farkındalığımız üst noktada değişim Anadolu ve Kayseri için kaçınılmaz bir sürecin içerisindeyiz ve bu sürecin takdir edilecek bir duruma gelmesi bizi mutlu edecektir. Gerek kayseri içerisinden gerek metropol şehirlerden gelen insanlar bizim yaptığımız çalışmaları çok beğeniyorlar, hoşlarına gidiyor, tepkilerin olumlu olduğunu söyleyebilirim.

H.B.Ö: Aslında atölyenin bulunduğu sokak sizinde dediğiniz gibi Kayseri’de mantar gibi biten binaların arasında tarihi dokusunu korumuş ve bu özelliğiyle de insanların nefes alma yeri olarak şehrin en gözde mekanı olma özelliğini taşıyor. Bugün Kayseri’ye baktığımızda Türkiye’nin en hızlı gelişen şehirlerinden biri fakat bu gelişim ve kentleşme şehrin sosyo-kültürel hayatını ve kodlarını da yok ediyor yani bir şehrin gelişimi sadece lüks binalarla ve uzun uzadıya giden yollarla kendini tamamlamıyor bunun yanında insanları dört duvar arasından çıkaracak şehre değer katacak kültür ve sanat etkinlikleri gerekli bu anlamda hem bizim atölyemiz hem de sokağımızda bulunan diğer atölyeler bu misyonu üstlenmiş durumda. Sokağı ziyarete gelen insanlar bu tarz atölyelerin açılmasından memnun hatta birçoğu neden bu kadar geç kalındı diye de sitem etmiyor değil.

 Yeriniz çok güzel ve anlamlı bir yer. Biraz böyle bir yeri tercih etmenizin sebebini anlatır mısınız?

A.K: Atölye fikri ortaya çıktığında dönemin Talas Belediye başkanı olan Rifat Yıldırım’a proje olarak sunuldu. Bizlere kendisi şunu dedi; ‘tarihi Ali Saip Paşa sokağı var koşup gidin oradan yer beğenin.’ Biz de durur muyuz, gidip atölyemizin yerini beğenip belediyeden kiraladık. Atölyemizin konumu gerçekten çok güzel tarihi konakların arasında otantik bir yerdeyiz.Siz de gelip gördünüz Talas’ı. Gerçekten çok güzel, şirin bir yer. Kapadokya’dan medeniyetinden kesitleri görebiliyorsunuz.

unnamed (3)

H.B.Ö: Şüphesiz sanat kendini yaşanmışlıklar içerisinde var eder. Atölye binamız 150 yıllık geçmişi olan tarihi bir konak. Atölyemiz ve bulunduğu sokak birçok medeniyete ve kültüre ev sahipliği yapmış bir yer. Sokak içerisinde Türk, Ermeni ve Rum kültürünü görmek mümkün hatta ve hatta erken Bizans, geç Roma dönemine ait yer altı şehri de hemen sokağın altında bulunmakta bu anlamda biz de böyle bir yerde sanatın kendini daha kolay var edip, hayat bulacağını düşündük.

Kayseri Altın Çınar Film festivali. İkinci yılında gayet profesyonel bir festival izlemini sunuyor, bunu nasıl başardınız?

A.K: Kayseri Altın Çınar Film Festivali Yücel Çakmaklı Film Atölyesi’nin en önemli projelerinden birisi. Profesyonel olması sizin teveccühünüz çok teşekkür ederiz. Başarılı olmasının en önemli sebebi işini seven iletişim fakültesi öğrencilerinden kurulu olması.  Gerçekten çok çalışkanlar. Teşekkür ederiz onlara. Koordinatörlerin şu konuda hemfikir.  Toplum için yapılan çalışmaları çok önemsiyoruz ve üzerine çok düşünüyoruz o yüzden başarılı olabilir. Sonuç olarak Kayseri Altın Çınar Film Festivali sinemayla uğraşan, film çeken, film çekme düşüncesinde olan kişilere umarım motivasyon kaynağı olur.

unnamed (2)

H.B.Ö: Festivalimiz ilk olarak Talas Kültür Ve Sanat Festivali olarak başladı. Daha sonra yönetim kurulu kararı ile Altın Çınar ismini alıp yoluna devam etti. Aslında festivalin daha ilk yılından iyi bir grafik çizdiğini festivalimize gelen konukların söylemlerinden anlayabiliyorduk. Fakat bu başarının altında yatan en büyük güç ise festivalin arkasındaki gizli kahramanlar bunlar: başta festivale gönlünü koyan Kayseri Valisi Sayın Orhan Düzgün Talas Kaymakamı Sayın Yasemin Özata Çetinkaya, Talas Eski Belediye Başkanı Sayın Rifat Yıldırım, Sinema Yazarı Burçak Evren ve Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesinin bağımsız film üreten öğrencileri ki bence en önemli pay da şüphesiz öğrenci kardeşlerimizin desteği; çünkü bu festival onların festivali ve bir yıl boyunca her şeyin güzel olması için yılmadan bıkmadan emek veriyorlar, kısacası ne ticari ne de politik hiçbir kaygı olmadan şehre artı değer katıp sinema ve sanatın bu topraklarda var olmasını sağlıyorlar.  Tüm buradan bir kez daha onlara yürekten teşekkür ediyoruz iyi ki varlar. 2. Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali’ne destek veren Talas Belediye Başkanı sayın Dr. Mustafa Palancıoğlu’na, Erciyes Üniversitesi rektör yardımcısı Prof.Dr. sayın Murat Doğan’a iletişim Fakültesi dekanı Prof.Dr. sayın Hamza Çakır’a desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.

Kayseri’de üniversitenin de bir festivali var. Aslında siz biraz da oradan kopup bu oluşumu kurdunuz. O anlamda destek alıyor musunuz, ya da paslaşıyor musunuz?

A.K: Evet üniversitenin de sekiz yıldır yapılan bir festivali var. Öğrencilere büyük katkılar ve imkanlar sunuluyor. Bu noktada Hamza Hoca’ya teşekkür ederiz. Bizde öğrenciyken katıldık ödüller aldık ama şöyle bir durum var. Kayseri Altın Çınar Film Festivali ‘bir şehir festivali’ ve her sene değişip  gelişen uluslararası teması olan bir festival. Kayseri’de dört tane üniversite var ve üniversitelerin tam desteğini alıp gençlerle sinemayı buluşturmak hedeflerimiz arasında.

H.B.Ö: Biz lisans ve yüksek lisans eğitimimizi Kayseri’de tamamladık . Öğrencilik yıllarından beri okulumuzun başarısı için emek verdik hala da öyle bizim Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri olduğumuz gerçeği değişmeyecektir ve orası bizim okulumuz, evimiz yani sinema ile ilk tanıştığımız yer. Biz şuna inanıyorduk başarı yaptığın en son işin bir öncekinden daha iyi olmasıdır. Okul yıllarında birçok proje ürettik, belgesel filmler ve kısa filmler yaptık. Ulusal ve uluslar arası birçok festivalde ödül aldık hatta ve hatta bir festivalde aynı anda 1.lik 2.lik 3.lük ödülünü de aldığımız festivaller oldu; ama çıtayı biraz daha yükseltmek gerekiyordu. Düşünün ki bir okul belgesel dalında ekolleşmeye doğru gidiyor ve bu okulun kendi festivali de var ama üçüncü sınıf okul festivalinden kurtulamıyor kısır bir döngü yani…

Biz de hem Talas’a Hem de Kayseri’ye daha büyük ve kapsamlı bir festivalin yakışacağını düşündük ve bu projemizi dönemin Talas Belediye Başkanı Rifat Yıldırım’a anlattık oda bize her türlü desteği vereceğini söyledi. Biz de daha sonra okuldaki hocalarımıza gidip onlarla konuştuk bir danışma kurulu belirledik bu kurulda iletişim fakültesi dekanı Prof. Dr.  Hamza Çakırla birlikte okuldan üç hocamız da yer aldı. Biz okuldan bağımsız olarak atölyeyi kurup festivali başlattık fakat okulumuza rakip olma gibi bir düşünce ile yola çıkmadık.  Bunu bizi tanıyan herkes biliyor zaten; ama şu an ki süreç ve algıyı soracak olursanız durum farklı yani şu an bizden habersiz festivallerin birleştirilmesi düşünülüyor. Şimdiki belediye başkanının açıklamaları da bu yönde.  Okulunda negatif bir tutumu var bize karşı ki hiçbir saygısızlığımız olmamasına rağmen. Bahane ise iki festivalin gereksizliği, zaten iletişim fakültesinin bir festivalinin olduğudur. Yani bu yıl Erciyes İletişim’den ve Talas Belediyesi’nden destek almayacağımız kesin. Zaten beklemiyoruz da köstek olmasınlar yeter diyeceğim köstek de olacaklar bunu da biliyorum ama bizim uğraşımız devam edecek yani biz yolumuza devam etmek için elimizden geleni yapacağız. Olmazsa da uğraştık olmadı diyeceğiz sonuçta biz kendimizi var etmek için sanatı kullanmıyoruz sanatı var etmek için tüm çabamız…

İlerisi için projeleriniz neler?

A.K: Her birimizin ayrı ayrı hedefleri var. Atölye olarak hedeflerimiz arasında bölgede sosyal sorumluluk projeleri, uzun metraj film, atölye eğitimlerini ve etkinliklerini geliştirmek ve toplumla her platform da buluşup memlekete katkılar sunmak.

unnamed (1)

H.B.Ö: Şu an bir internet televizyonu ve dergi projemiz var. İnternet televizyonumuz önümüzdeki günlerde test yayınına başlayacak, dergi projemiz ise şu anda tasarım aşamasında. İnşallah bu yıl festivalimizin üçüncüsünü yapacağız ve dergimizi de festival içerisinde konuklara tanıtıp festival konuklarımıza dağıtacağız tabi birde tüm sinemaseverlere.

Kısa film, belgesel çekiyorsunuz peki atölye olarak uzun metraj çekme fikri var mı?

A.K: Olmaz olur mu bizim ekip olarak mükemmeliyetçi yapımız var. Ortamın  uzun metraja hazır olması gerekiyor. Bir şeyler yazıp çiziyoruz. Sizde iyi bilirsiniz  bir filmi ortaya çıkarmak için bütçe gerekiyor.Bu bütçeyi oluşturduğumuz an uzun metraj çalışmalarımız hızlanacağı düşüncesindeyim.

H.B.Ö: Şu an senaryosunu yazdığımız bir uzun metraj film projemiz var iki yıl içerisinde çekmeyi planlıyoruz ve önümüzdeki günlerde bu proje için daha fazla mesai harcamaya başlayacağız.

Kayseri önceki sorularımdan birinde de değindiğim gibi daha çok binalarıyla öne çıkıyor. Ama sizin atölyenin misyonu arasında şehrin tarihi, doğal dokusunu korumaya yönelik çalışmalar da yer alacak. Bundan biraz bahsedebilir misiniz?

A.K: Kayseri  5.000 yıllık tarihi, coğrafyası ve bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış, alt yapısı olan bir şehir. Bu özellikler yavaş yavaş ortaya çıkarılmaya çalışılıyor ve Kayseri de bu anlamda bir geriye dönüş gerçekleşmelidir. Bellek taraması yapılmalıdır. Atölye olarak bizim hassas olduğumuz konular var. Tarih, çevre, mimari, toplum, sosyal konular ile ilgili çalışmalarımız olacak.

H.B.Ö: Dediğim gibi şu an bizim atölyenin bulunduğu sokakta 52 evin restorasyonu tamamlanarak geçtiğimiz yıl halkın hizmetine açıldı. Fakat şu an Talas’ta böyle bir çalışma yok hatta bizim sokak bile unutulmuş durumda. biz sokağın unutulmaması için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğiz. Şüphesiz Kayseri modern ve güzel bir şehir. Fakat unutulmamalıdır ki Kayseri’nin beş bin yıllık kadim bir geçmişi var ve beş farklı medeniyete ev sahipliği yapmıştır. En önemlisi bir Selçuklu şehridir bu anlamda yapılacak olan kültür ve turizm atakları şehre değer katacaktır. Ki şu an atölye olarak eski kayseri mimarisi ile ilgili yaptığımız ve özellikle unutulmuş, yıkılmaya yüz tutmuş konakları anlatan bir belgesel film projesi var kurgu aşamasında ve bitmek üzere…

Yeni yönetmenler de yetiştiriyorsunuz, bayağı çabalıyorsunuz karşılığını alıyor musunuz?

A.K: Bu sorunuz için şunu söyleyebilirim biz okyanusta bir damlayız, genç arkadaşların bakış açısını değiştirip yönlendirebiliyorsak ne mutlu bize. Ayrıca şunu belirtmek isterim bu bir süreç ve mutlaka birileri sıyrılıp başarı sağlayacaktır diye düşünüyorum.

10632668_576095669186758_4482773727070356483_n

H.B.Ö: Atölyemizde eğitim alan öğrencilerimiz eğitimlerini tamamladı hatta hepsi belgesel filmlerini çekmeye başladı. Hepsi yetenekli ve sinemaya özellikle belgesel sinemaya gönül vermiş, kendine bunu dava edinmiş kardeşlerimiz. Ocak 2015 ile birlikte bu filmleri festivallere göndereceğiz. Ayrıca benim ve Musa Ak’ın yönetmenliğini üstlendiği Akif Kaya’nın da görüntü yönetmenliğini yaptığı TURAB adlı belgeselimizde bu filmlerle birlikte festivallere katılacak. Bu yıl atölyemiz için verimli geçti ürettiğimiz belgesel filmlerle sinemamıza değer katacağımızı umut ediyoruz.

Son olarak söylemek istedikleriniz varsa buyurun?

A.K: Yücel Çakmaklı film atölyesi olarak çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah uzun soluklu projelere imza atabiliriz. Sorularınız için teşekkür ederim. İyi çalışmalar. Kolay gelsin.

H.B.Ö: Bizim projelerimiz arasında en önemlisi Altın Çınar Film Festivali ve aslında her birimiz de film üreten genç yönetmenler olarak Kayseri’yi temsil ediyoruz.  Gittiğimiz her festivalde kendi isimlerimizin yanında Kayserili ekip olarak anılıyoruz bu da kayseri için ayrı bir değer ve biz Kayseri’deki bu yürüyüşü devam ettirmek için elimizden geleni yapacağız.  Buna yönelik kültür çalışmalarımızı bu yıl bir bir faaliyete sokacağız tabi burada yerel yönetimlerin desteği de önemli bu anlamda bizden desteğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyoruz.

Yazar hakkında: Banu Bozdemir

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu... Sinema yazarlığına Klaket dergisiyle adım attı, Milliyet Sanat muhabirliği yaptı. Film+, Cumhuriyet, Yeni Yüzyıl, Vatan'da çalıştı. Sky Türk Tv’de sinema, "sanat ve sevgilim İstanbul" programlarında yapımcı, sunucu ve yönetmenlik yaptı. TRT için Bakış isimli bir kısa film çekti. Cinedergi.com da editör… Yayınlanmış 18 adet çocuk kitabı var ve Leylalı Haller adında bir gençlik romanı var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir